Ara
Menü

Sayfalar 152–158

1.806 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 152–158 rur ve bunları da Allah yolunda savaşan gazilere verirdi. Dünya zevklerinden hiç hoşlanmaz ve haz almaz, bu fâni âlemde Allah ve Resûlüne lâyık olmaya ve milletini özellikle hristiyan milletlerinden üstün kılmaya, güçlü ve şerefli bir devlet kurmaya çalışır, mâ'nen ve maddeten bu devleti güçlendirmeğe uğraşırdı. Ulemaya ve meşâyihe son derece saygı ve sevgi besler, onların peygamber vârisleri olduklarını söyler, haklarına büyük bir titizlikle riayet ederdi. Onlara itaati, kendisine borç bilirdi. Onların irşâd ve ikazlarına minnet ve şükran ile mukabele eder ve gösterdikleri yoldan inhiraf etmeyerek devletini ve milletini idare eder, ordularını yönetirdi. Günümüzde, buna şaşanlar olabilir. Oysa, Hadis-i Nebevi' dir. Gerçek âlimler, peygamberlerin vârisleridirler. Zira, o muhterem zevat hakikat-i Muhammediyye'ye daha ziyade vâkıf bulunduklarından halleri ve davranışlarıyla Resûl-ü zişanı taklit ederler ve onun gibi olmağa özenirler. Bu bakımdan, gösterdikleri yol Allah yoludur, Resûlüllah yoludur. Bu yol ise, saadet ve selâmete, izzet ve rif'ate iletir.…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 152–158 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org