ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Aba”
01Babagân / Mücerred Babalar
Balım Sultan sonrası mücerred babalar ve pîr evindeki dedebaba otoritesini esas alan teşkilat hattı.
Karabaşiyye
Karabaş-ı Velî'nin İstanbul merkezli yayılma ve kurumsallaşma dönemini anlatan nispet. Kaynak, bunu ayrı bir tarikattan çok Şâbâniyye'nin güçlü devamı olarak yorumlar.
Şâbâniyye
Şâbâniyye, Halvetiyye'nin Cemâliyye kolundan Şeyh Şâbân-ı Velî'ye nispet edilen; halvet, zikr-i dâimî, aşk, irfan, hizmet ve zâhir-bâtın dengesi etrafında gelişen tasavvuf yoludur.
Âciziyye
Süleyman Âcizî Baba'nın Prizren merkezli Balkan kolu.
Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Bekriyye
Mustafa Kemâleddin el-Bekrî'nin eser ve halifeleriyle Suriye, Mısır, Hicaz ve Kuzey Afrika'da büyüyen Şâbânî-Karabaşî hattı.
Bektaşiyye
Hacı Bektâş-ı Velî'nin tarihî ve menkıbevî hafızası çevresinde Anadolu abdalları, Rumeli gazi-dervişleri ve XVI. yüzyılda Balım Sultan'ın düzenlediği erkânla teşekkül eden; Babagân ve Çelebiler otorite hatları bulunan tasavvuf geleneği.
Çerkeşiyye
Çerkeşî Mustafa Efendi'nin şeriat-tarikat bütünlüğü vurgusuyla Batı Karadeniz, Orta Anadolu, İstanbul ve Balkanlarda yayılan kol.
Dekken Çiştî Hankahları
Burhâneddin Garîb ve Gîsûdırâz çevresinde Devletâbâd, Gülberge ve Dekken'de gelişen bölgesel hankah ağı.
Halîliyye
Geredeli Hacı Halil Efendi üzerinden Orta ve Batı Anadolu'da devam eden; mensuplarının kendilerini çoğunlukla doğrudan Halvetî-Şâbânî diye tanımladığı aktarım hattı.
Hâşimiyye
Mustafa Hâşim Baba'ya nispet edilen şube.
Hayriyye
Hacı Muhammed Baba Kürkî ve Mustafa Hayri Baba üzerinden Malatya çevresinde anılan Hâlisî aktarım hattı.
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
A‘rec Şeyhî Çelebi
A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.
Abdullah Bosnevî
Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi (1636-1691), babası Abdülahad Nûrî Sivâsî’nin terbiyesinde yetişen; onun vefatından sonra yaklaşık kırk yıl Mehmed Ağa Zâviyesi postunu taşıyarak Sivâsî-Nûrî irşad ve kurum hafızasını sürdüren Halvetî şeyhidir.
Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
Abdülmelik Atâ
Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.
Abdürrezzâk Şâban Efendi
Abdürrezzâk Şâban Efendi (ö. 1098/1686-87), İnebolu çevresinden İstanbul'a gelerek Kasımpaşa Kızanlık Çeşme Mescidi imamlığı yapan; 1668'den vefatına kadar Eyüp Sultan Camii kürsüsünde hadis, tefsir ve vaaz hizmeti yürüten âlimdir.
Ahmed Amiş Efendi
Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.
Ahmed-i Zarîfî
Ahmed-i Zarîfî (ö. 30 Aralık 1912), babası Şumnulu Hacı Mehmed Sâlih Efendi’den sonra Şehremini-Topkapı’daki Pazar Tekkesi’nin postuna geçen; Sinâniyye çevresinde vekâlet, irşad ve terbiye hizmetleri üstlenen Halvetî şeyhidir.
Şâbânî tâcı
Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.
İnâbet (Şâbâniyye)
Tâlibin tevbe, bağlılık ve mânevî eğitim talebiyle mürşide başvurması; ardından kelime-i tevhid ve esmâ eğitiminin başlaması.
Erbaîn (Şâbâniyye)
Sâlikin mürşid gözetiminde kırk gün süreyle ibadet, az yemek, az uyumak, zikir ve iç gözleme yoğunlaştığı halvet uygulaması.
Halvet (Şâbâniyye)
Belirli süre tenhada ibadet ve zikirle meşgul olmanın yanında, Şâbânî yorumda toplum içinde de kalbi Hak ile tutma ve çokluk içinde birlik bilinciyle yaşama ilkesi.
Aba
Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi tercih etmişlerdir. Aba, dervişliğin ve süfiliğin simgesidir. Halk, aba giyen süfilere evliya ve ermiş nazarıyla bakıp saygı gösterdiğinden, bazı kurnaz kişiler fakir ve sûfî olmadıkları halde sırf çıkar sağlamak için aba giymiş ve halkın bu kıyafete olan güvenini kötüye kullanmışlardır. Bu yüzden “Aba giyen nice zındık, kabâ giyen nice sıddık (dürüst) vardır,” denilmiştir. Ebü Hafs el-Haddâd, aba yerine kabâ giyen Şâh Sucâ'yı görünce, “Abada aradığımı kabâda buldum,” demişti. Ca'fer Sadık da inanç sömürüsü yapan kişilere benzememek için aba giyer, ama bunun üzerine de kabâ giyinirdi. Bkz. Âl-i Aba. Boş değildir zâhidâ köhne abâsı dervişin Defineler bilmez misin kasrın harâbından çıkar Derdli İbrahim
Abâdile
Abâdile , Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden birinin tecellisini kendisinde belirgin biçimde gerçekleştiren kimseleri ifade eder. Sâlik, hangi ilâhî ismin hakikatine daha güçlü biçimde mazhar olmuşsa o isme nispet edilen kulluk vasfıyla anılır. Meselâ el-Mün‘im, “nimet veren” demektir. Bu isme belirgin biçimde mazhar olan kul, Allah’ın nimet vericiliğini daha çok müşahede eder; kendisine ulaşan nimeti başkalarına yansıtması onun ahlâkında öne çıkar. Böylece isimle kul arasında rubûbiyet ve ubûdiyet ilişkisi kurulur. Abdülcebbâr, Abdülmüntakim, Abdülkādir, Abdülhâdî, Abdülhalîm ve Abdüssabûr gibi isimler de aynı adlandırma mantığı içinde değerlendirilir.
Abâ-i ulviyye
Abâ-i ulviyye veya pederân-ı bülend , “ulu atalar, yüce babalar” anlamında kullanılan Farsça bir tamlamadır. Felsefe ve astroloji geleneğinde hava, su, toprak ve ateşten oluşan dört unsurun kaderini yönlendirdiğine inanılan yıldızlara verilen ad. Tasavvufta yaratılışın zuhuruyla ilişkilendirilen ilâhî isimler. Bazı tasavvufî kozmoloji metinlerinde akl-ı evvel, nefs-i küllî, tabiat-ı küllî ve hebâ için kullanılan toplu ad. “Ulvî babalar” nitelemesi, yaratıkların ortaya çıkmasını sağlayan iradenin bu ilâhî isimler ve kozmik ilkeler üzerinden açıklanmasına dayanır.
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere mağlup ve mahküm olup kendilerinden geçen ve dengelerini kaybeden sâliklere ebnâü'-ahval (hal çocukları) denir. Bunlar sekr ve cezbe halindeyken şer'i hükümlere uymayan sözler söyleyebilir, fıkıh ölçülerine göre caiz olmayan işler yapabilir; fakat bu türden beyan ve davranışlardan sorumlu olmazlar. Zira hal sebebiyle bilinç ve iradelerini ya kısmen ya da tamamen yitirmişlerdir. Bu zümrenin en iyi örneği meczuplar ve behlüllerdir. Dini his ve heyecanların etkisiyle olağan olmayan biçimde konuşan ve hareket eden her sâlik ebndülahval'dendir. Âbaü'l-ahval temkin, ebndü'l-ahval telvin sahibidir. Temkin, telvinden üstündür. Hallâc, “Peygamberler haller üzerinde tam olarak hâkimiyet kurmuşlardır; bu hallerde diledikleri gibi tasarruf ederler. Diğerlerine ise haller musallat kılınmıştır. Onlar üzerinde haller tasarruf eder, oysa haller nebilerin yönetimi ve etkisi altındadır” der. Bkz. Temkin, Telvin. Abd—Abdiyet i. ar. (4 (عبد - عبد 1. Kul, köle, bende. 2. tas. Hakk'a kul olduğu için başkasına kul olmayan. Hz. Peygamber'in en yüce makamı, insanoğlunun sahip olduğu manevi mertebelerin en yükseği abdiyettir (kulluk). Kelime-i sehadette,
Ab-ı harâbât
İ) Harabelerin suyu. tas. Saf ve halis olma hali. Zahir ve bâtındaki bulanıklığı temizleyen ve harabeyi mamure haline getiren rahmani tecelli (sr).
Râmîten (Râmeyten)
Buhara · Özbekistan · Doğduğu ve nisbesini aldığı kasaba; Emîr Külâl'in güreşirken Muhammed Baba Semmâsî'nin dikkatini çektiği köy de burasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.
Âmid (Diyarbakır)
Diyarbakır · Türkiye · Doğduğu şehir; babasının Âmidî nisbesi ve türbesinin buradaki varlığı Berdea iddiasını çürütür. Tebriz'den ayrıldıktan sonra buraya dönüp Ma'nevî 'yi burada yazmaya başladı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Gülşenî : Dede Ömer Rûşenî'nin yanında yetişen; Diyarbakır ve Kahire'deki irşadıyla Gülşeniyye'yi kurumsallaştıran sûfî.
Galata Mevlevîhânesi (Kalekapısı Hânkâhı)
İstanbul · Türkiye · 1258/(1842)’de harem dairesinde doğduğu, babasının ve kendisinin postnişinlik ettiği, matbah tâkındaki kitâbeyi hattıyla yazdığı ve babasının lahdine defnedildiği mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Vardar Yenicesi (Giannitsa)
Giannitsa · Yunanistan · Evrenoszâde Ahmed Bey'in yaptırdığı hankaha yerleşip ölümüne kadar ayrılmadığı, Selânik'e yaklaşık 40 km. uzaklıktaki kasaba. Evliya Çelebi buradaki türbesinden uzun uzun bahseder; ancak Semavi Eyice ve Ekrem Hakkı Ayverdi türbeye dair herhangi bir ize rastlayamamışlardır — bu yüzden verilen konum kasaba ölçeğinde ve yaklaşıktır.
Delhi
Delhi · Hindistan · Esir alındıktan sonra getirilip mülhidlikle suçlanarak idam edildiği başşehir (10 Eylül 1659). İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Vulçıtrın
Vushtrri · Kosova · Babasının kadılığı sırasında, 900 (1494-95) yılı civarında doğduğu kasaba. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
İmam Rızâ Türbesi
Meşhed · İran · Tûs'un Nûkan kasabasında vefat edip Hârûnürreşîd'in yanına defnedildiği yer; hâtırasını yaşatmak için yöreye Meşhed adı verildi. Kabri üzerine içi değerli madenlerle tezyin edilmiş bir türbe yapılmıştır.
Sofya
Sofya · Bulgaristan · 1137 Şevvalinde kendisine tevcih edilen ve vefatına kadar elinde kalan kadılık; selefi Babadağlı Ali Efendi’dir. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Cîl
Bağdat civarı · Irak · 767'de (1365-66) doğduğu, Bağdat yakınlarındaki kasaba; nisbesi buradan gelir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Abdülkerîm el-Cîlî : Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.
Molla Çelebi Camii
İstanbul · Türkiye · Tekaüdünden sonra oturduğu Fındıklı kasabasında, bu caminin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi : İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1729), âlim Kürd İshak Efendi'nin oğlu olup İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı ilmiye mensubudur.
Sadreddin Konevî Türbesi
Konya · Türkiye · 1054/1644'te vefat ettiği şehirde, İbnü'l-Arabî'nin en yakın talebesi Sadreddin Konevî'nin yanına defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Abdullah Bosnevî : Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Edirne
Edirne · Türkiye · Ârif Bey'in uzun yıllar bulunduğu, Şeyh Şerefeddin Efendi'ye intisap edip hilâfet aldığı ve vefat ettiğinde büyük bir cenaze kalabalığının toplandığı şehir. İlişkili kişi dosyası Şeyh es-Seyyid Muhammed Ârif Bey : Seyyid Muhammed Ârif Bey, Edirne’de Şeyh Şerefeddin Efendi’nin terbiyesinde sülûkünü tamamlayan; İkinci Ordu serbaytarı ve miralay olarak görev yapan Halvetî halifesidir.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Şâbân-ı Velî: Hayatı ve Kastamonu'daki İrşadı
İhtilaflı doğum kayıtlarından 1569'daki vefatına uzanan kaynaklı biyografi üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetiyye'den Şâbâniyye'ye Silsile
Şirvan, Erzincan, İstanbul, Bolu ve Kastamonu arasında ilerleyen eğitim zinciri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Kastamonu'dan Üç Kıtaya Şâbâniyye
Anadolu, Balkanlar, Hicaz ve Afrika'ya uzanan halife ağları üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Kolları ve Yenilenme Hatları
Karabaşiyye, Nasûhiyye, Bekriyye, Çerkeşiyye, Kuşadaviyye ve Halîliyye üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye Adabı ve Miyâr Geleneği
Değişebilen şekiller ile kalıcı ahlâk amacını ayıran tarikatnâmeler üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Edebiyat ve Musiki Hafızası
Nutuklar, divanlar, ilâhiler, bestekârlar ve hat eserleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbân-ı Velî Külliyesi, Hazireler ve Hafıza Mekânları
Kastamonu merkezinden İstanbul ve Anadolu dergâhlarına uzanan maddî miras üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Hâlisiyye: Kerkük'ten Yukarı Fırat'a
Kadiriyye'nin bölgesel aktarım haritası. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista