Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

39 sonuç · “ırz

01
Şahsiyet

Acem Seyyid Ömer Efendi

Acem Seyyid Ömer Efendi (ö. 4 Rebîülevvel 1138/1725), Mirza Mustafa Efendi'den mülâzemet alan; Hayreddin Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğinden Sahn-ı Semân ve altmışlı medreselere yükselen Osmanlı âlimidir.

02
Şahsiyet

Akşehirli Abdî Halife

Abdullah b. Hacı Mahmud, meşhur adıyla Abdî Halife (ö. 972/1564-65), Bahâeddinzâde’den icazet alarak Akşehir’de Bayramiyye’yi yayan, zâviye kuran ve risaleler kaleme alan şeyhtir.

03
Şahsiyet

Atpazârî Seyyid Osman Fazlı Efendi

Atpazârî Osman Fazlı Efendi (1632–1691), Şumnu’da doğup Zâkirzâde Abdullah Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Aydos, Filibe ve İstanbul’da irşad faaliyetleri yürüten, Ekberî-Konevî çizgide eserler veren ve Mağusa sürgününde vefat eden Celvetî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Baba Zâkir

Baba Zâkir (ö. 1407 veya 1417), kaynaklarda Ali, mezar taşında Alâaddin adıyla anılan; Emîr Sultan’ın zâkirbaşısı ve halifesi olarak Bursa Namazgâh çevresinde mescid ve zâviye kuran sûfîdir.

05
Şahsiyet

Baldırzâde Abdurrahman Efendi

Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.

06
Şahsiyet

Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi

Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi (ö. 12 Receb 1060/11 Temmuz 1650), Bursa ve İstanbul medreselerinde yetişen, Üsküdar ve Mekke kadılıklarında bulunan; Ravza-i Evliyâ ile Bursa’nın şahıs ve şehir hafızasını kuran Osmanlı âlimi ve şairidir.

07
Şahsiyet

Eğirdirli Burhâneddin Efendi

Eğirdirli Burhâneddin Efendi (ö. Safer 970/Ekim-Kasım 1562), Tosyalı Nasuh Efendi’nin terbiyesinde yetişip ailesinin Eğirdir’deki Zeyniyye zâviyesine postnişin olan; tefsir, hadis, vaaz ve zikir meclislerini birlikte yürüten şeyhtir.

08
Şahsiyet

Giritli Ali Baba (Zincirli)

Giritli Ali Baba, Kādiriyye’nin Zincîriyye adıyla Balkanlarda yayılan koluna nispet edilen; ağır zincir taşıması, Bağdat dönüşü Cizre’de vefatı ve Bosna-Makedonya-Arnavutluk halife ağı geleneksel kaynaklarda anlatılan sûfîdir.

09
Şahsiyet

Hacı Muhammed Zihni Efendi

Hacı Muhammed Zihni Efendi müşarünileyh ( Necib Efen di)'in ehass-ı müridanındandır. Göz yaşlarımla yazdım wrlh-i irtihiılin Zihni Efendi buldu vahdet-sarli-yı vislıli (JL,.. J ı,SI_,... 0.J..>. J ı.S...ly. ı,S...1.:.i \ .)) = ( 1 332/1 914) Tercüme-i hali sfür asarda mükemmelen yazılmıştır. Suret-i intisablarına müteallık vak'a ber-vech-i atidir: Zihni…

10
Şahsiyet

Koca Emirzâde Tabib Seyyid Halil Efendi

Koca Emirzâde Seyyid Halil Efendi (1617-1689), Haseki Dârüşşifası başhekimi bir babanın yanında tıp öğrenen, Eminü'l-ganem Medresesi'nin ilk müderrisi ve Medine kadısı olan Osmanlı hekimidir.

11
Şahsiyet

Ma‘rûf-i Kerhî

Ma'rûf-i Kerhî (ö. 200-204 / 815-820, Bağdat); Iraklı zâhid ve sûfî. Kādiriyye'den Bektaşiyye'ye kadar Sünnî ve Şiî birçok tarikatın silsilesi onunla devam eder ; kabri asırlarca şifa umulan bir ziyaretgâh olmuştur.

12
Şahsiyet

Mahmûd Bedreddin Efendi

Mahmûd Bedreddin Efendi (ö. 1783), Cemâleddin Uşşâkî'nin halifesi; Keçeciler'de bir zâviye kuran, Dîvân sahibi Uşşâkî şeyhidir.

13
Sözlük

ırz

Sözlük anlamı, “Kişinin bedeni, ruhu, övgüye değer yaratılışı ve soyu sopu.” olan bu söz, İnsanî değerleri ön plana alan, ona toplum içinde onur ve saygınlık kazandıran, bundan dolayı her türlü tecavüz karşısmda onun dokunulmazlığı bulunan kişilik haklarmı ifade eden bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de bu terim geçmemekle birlikte insanın öteki varlıklara göre daha şerefli olduğunu ifade eden ibareler vardır (bk. İsra suresi, 17 / 70). ıskat 338 Ayrıca Hz. Peygamber ise “Vedâ hutbesinde Müslümanların mallarmın ve ırzlarınm haram kılındığmı (dokunulmaz olduğunu) özellikle vurgulamıştır (bk. Buharî, “İlim”, 9). Ayrıca İslâmî inançta ırza kastedilen saldırılar kul hakkına tecavüz sayılmıştır.

14
Sözlük

hırz

fık. İslâm huk kunda malı koruma veya sakl maya yarayan ev, dükkân, kas gibi kapalı yer veya gayrimen kulleri ifade eden bir fıkıh ter mi

15
Sözlük

âyât-I Hırz

Okunduğunda veya üzerinde taşındığında Allahü teâlânın muhâfazasına (korumasına) kavuşmaya vesîle (sebeb) olan âyet-i kerîmeler. Bir köylü, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. "Hastalığı nedir?" buyurdukta, cin çarpması dedi. "Kardeşini buraya getir" buyurdu. Resûl-i ekrem bâzı âyetleri okuyup, hastaya üfledi. Hemen iyi olup kalktı. Bu âyet-i kerîmeler şunlardır:Fâtiha, Bekara sûresi başından dört âyet, (Ve ilâhiküm) 'den başlayarak (Ya'kılûn'e) kadar, iki defâ 163 ve 164. âyetleri, Âyet-el kürsî (Hâlidûn'e) kadar, Bekara sûresi sonundaki (Lillahi) 'den başlayan üç âyet, Âl-i İmrân sûresinin (şehidallahü) ile başlayan on sekizinci âyeti, A'râf sûresinin (İnne Rabbeküm) ile başlayan elli dördüncü âyeti, Mü'minûn sûresinin (Fe-teâlellahü) ile başlayan yüz on altıncı âyeti, Cin sûresinin (Ve ennehû teâlâ) ile başlayan üçüncü âyeti, Sâffât sûresinin başından on âyet, Haşr sûresinin sonunda (Hüvallâhü) ile başlayan üç âyet, İhlâs ve Mu'avvizeteyn sûreleridir. Abdest alıp, yedi istigfâr ve on bir salevât okuyup hastanın sıhhatine niyyet ederek,güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra günde iki defâ âyet-i hırzı okuyup hasta üzerine üflemeli, şifâ buluncaya kadar (kırk gün kadar) devâm etmelidir. (Abdülazîz Dehlevî)

16
Mekân

Kalenderhane Medresesi

İstanbul · Türkiye · 944 Rebîülâhirinde 40 akçe ile Taşköprîzâde Ahmed Efendi'nin yerine müderris olduğu medrese. İlişkili kişi dosyası Baldırzâde Abdurrahman Efendi : Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.

17
Mekân

Emîr Sultan Türbesi ve Külliyesi

Bursa · Türkiye · Vefatında defnedildiği yer; rivayete göre kafileye rehberlik eden nurun söndüğü noktadır. Padişahların Bursa'ya geldiklerinde mutlaka ziyaret ettikleri türbe. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

18
Mekân

Medine-i Münevvere

Medine · Suudi Arabistan · 967 Şâban'ında Baldırzâde'nin yerine kadılığına getirildiği ve 969 Şâban'ındaki vefatına kadar bu görevde bulunduğu şehir. İlişkili kişi dosyası Nimetullah bin Ali Rûşenîzâde : Nimetullah bin Ali Rûşenîzâde (ö. Şâban 969/1562), Bursa, Trabzon, Bağdat, Halep ve İstanbul ilmiye çevrelerinde görev yapan; son olarak Medine kadılığına getirilen Osmanlı âlimidir.

19
Mekân

Medine

Medine · Suudi Arabistan · 962 Cemâziyelevvel - 967 Şâban arasında kadılık yaptığı şehir; kayda göre Medine kadılığında mevleviyet ilk defa ona verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Baldırzâde Abdurrahman Efendi : Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.

20
Mekân

Bursa Ulucami

Bursa · Türkiye · Yıldırım Bayezid tarafından onun tavsiyesiyle yaptırıldığı rivayet edilen cami; “dört köşesinde birer meyhâneden başka eksiği yok” menkıbesinin geçtiği yer. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

21
Mekân

Halep

Halep · Suriye · 971 Ramazan - 973 Şevvâl arasında kadılık yaptığı şehir; ardından tekaüde ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Baldırzâde Abdurrahman Efendi : Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.

22
Mekân

Kaditler Mezarlığı

Bursa, Yıldırım · Türkiye · Adının, padişahın gönderdiği kırk kişinin “kadîd” kesilmesi menkıbesinden geldiği rivayet edilen mezarlık. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

23
Mekân

İstanbul surları (1422 kuşatması)

İstanbul · Türkiye · II. Murad'ın kuşatmasına 500 dervişiyle katıldı; 24 Ağustos 1422'de kılıcını üç kere sallayarak hücum işaretini verdiği Bizans tarihçisi Kananos tarafından kaydedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

24
Mekân

Kütahya (Timur'un huzuru)

Kütahya · Türkiye · Ankara Savaşı'ndan sonra Molla Fenârî ve İbnü'l-Cezerî ile birlikte Timur'un huzuruna götürüldüğü yer. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

25
Mekân

Pınarbaşı

Bursa · Türkiye · Bursa'da ilk yerleştiği yer için verilen rivayetlerden biri; ayrıca beraberinde gelen Seyyid Nâsır'ın zâviye açtığı semt. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

26
Mekân

Kahire

Kahire · Mısır · Hocası Nâzırzâde ile bulunduğu sırada, Halvetiyye'nin Demirtaşiyye kolundan Kerîmüddin el-Halvetî'den “usûl-i esmâ” terbiyesi gördü. İlişkili kişi dosyası Aziz Mahmud Hüdâyî : Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.

27
Mekân

Gelibolu

Çanakkale · Türkiye · Mensuplarının Rumeli yakasına geçip mürşidlerinin âdet ve menkıbelerini sınır boylarına taşımaya başladığı nokta. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

28
Eser

Sayfalar 25–32

Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl

29
Eser

Sayfalar 44–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge

30
Eser

Sayfalar 35–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h

31
Eser

Sayfalar 63–68

Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d

32
Eser

Sayfalar 73–79

Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan

33
Eser

Sayfalar 78–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay

34
Eser

Sayfalar 88–95

Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa

35
Eser

Sayfalar 106–113

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Bu harfler, müteşâbihattandır.. Bunları öğrenmek sana lâzım değildir, buyurarak tefsir ve tafsil etmek istememişler. Hz. Huzeyfe't-ül-Yemani, bu zata sormuşlar: - Sen, bu harfler

36
Eser

Sayfalar 108–113

Muzaffer Ozak Külliyatı · O'na da deriz ki: Senin milliyetin, din ile kaimdir. Bulgarlar, Macarlar, Finliler ve bir takım kavimler aslında hep Türk soyundan idiler. Hıristiyan dinine girdikten sonra kendi s

37
Eser

Sayfalar 114–121

Muzaffer Ozak Külliyatı · man ediyor. Esasen, ittikanın mâ'na ve medlûlü de budur. Ittika, bir müslümanın Haktan hakkıyle korkarak, Allahu teâlâ'nın rizasına muvafık hareket etmesidir. Namazlarını huşû ve h

38
Eser

Sayfalar 104–110

Muzaffer Ozak Külliyatı · verip, duyma nasibi olanlar hemen bu islâm gemisine iltica eylemede. Bu geminin ipi Kur'an, merdiveni ise âmâli-sâlihadır. Bu misali, sizlere anlatmak için söyledim. Allah celle di

39
Eser

Sayfalar 111–116

Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu