Ara
Menü

Ma‘rûf-i Kerhî

Ma'rûf-i Kerhî (ö. 200-204 / 815-820, Bağdat); Iraklı zâhid ve sûfî. Kādiriyye'den Bektaşiyye'ye kadar Sünnî ve Şiî birçok tarikatın silsilesi onunla devam eder ; kabri asırlarca şifa umulan bir ziyaretgâh olmuştur.

Vefat
816
Unvan
Iraklı zâhid, sûfî ve çok sayıda tarikat silsilesinin müşterek halkası

Doğumu ve ihtidâsı

Bağdat'ın Kerh mahallesinde doğdu. Sâmerrâ yakınındaki Kerh-i Bâceddâ veya Şehrizor civarındaki Kerh-i Cüddân'dan olduğu da kaydedilir.

Hıristiyan veya bir rivayete göre Vâsıtlı Sâbiî bir ailenin oğludur. Bütün kaynaklarda şu anlatılır: çocukluğunda ailesi tarafından hıristiyan bir hocaya teslim edildiği, teslîs inancına karşı çıktığı için hocası kendisini dövünce ailesini terkedip kaçtığı, yıllar süren bu ayrılığı sırasında sekizinci imam Ali er-Rızâ ile karşılaştığı, onun vasıtasıyla müslüman olduğu, eve döndüğünde evlât hasretiyle yanan anne ve babasının da ona uyup müslüman oldukları.

Bazı kaynaklarda babasının adının Ali olarak geçmesi, onun İslâmiyet'i kabul ettikten sonra bu adı almış olabileceğini akla getirmektedir.

Zühde yönelişi

Ma'rûf'un zühd hayatına yönelmesi, Dâvûd et-Tâî'nin müridi Ebü'l-Abbas İbnü's-Semmâk vasıtasıyla olmuştur.

Kûfe'de vaazını dinlediği İbnü's-Semmâk'in, Allah'tan yüz çeviren kimseden Allah'ın da yüz çevireceğini, Allah'a bütün kalbiyle yönelen kimseye O'nun rahmetiyle yöneleceğini ve bütün mahlûkatı ona yönelteceğini ifade eden sözlerinden çok etkilendiğini, Allah'a yönelip efendisi İmam Ali er-Rızâ'nın hizmeti dışında bütün meşguliyetini ve malını terkettiğini söylemesi, Ma'rûf-i Kerhî'nin Ali er-Rızâ ile münasebetinin sürekli olduğunu göstermektedir.

Tartışmalı rivayetler

Ali er-Rızâ'nın kapıcısı olduğu, Şiî bir grup onu ziyaret ederken meydana gelen izdiham sırasında kemiklerinin kırılıp bir süre sonra öldüğü kaydedilir. Zehebî, muhtemelen Ali er-Rızâ'nın kapıcısının adının da Ma'rûf olduğunu söyleyerek bu rivayeti doğru kabul etmez.

Onun İmam Ali er-Rızâ'nın kapıcısı olduğuna dair Sünnî kaynaklarında da yer alan bu bilgi Şiî çevrelerinde genel kabul görmekle birlikte, bazı Şiî müellifleri tarafından eski Şiî tabakat kitaplarında Ma'rûf'un adının geçmemesi sebebiyle şüpheyle karşılanmıştır.

Bir başka karışıklık daha düzeltilir: bir kısım eserlerde Ma'rûf'un İmam Ca'fer es-Sâdık'ın yakınlarından olduğu kaydedilmekteyse de, bu rivayet onun Ma'rûf-i Mekkî adlı biriyle karıştırılmasından kaynaklanmaktadır.

İbn Teymiyye'nin itirazı

İbn Teymiyye, Ma'rûf-i Kerhî'nin Kerh dışına çıkmadığını ileri sürerek Ali er-Rızâ vasıtasıyla müslüman olup ondan hırka giydiğine ve Dâvûd et-Tâî'nin sohbetlerine katıldığına dair bilgilerin doğru olmadığını söylemiş, Ebû Nuaym el-İsfahânî ve Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî gibi müelliflerin bu tür bilgilere yer vermemiş olmasını da dayanakları arasında zikretmiştir.

Kaynak bu dayanağı çürütür: ancak İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî ve ahbâruh adlı eserinde onun Ali er-Rızâ vasıtasıyla müslüman olduğunu kaydetmekte ve Dâvûd et-Tâî'nin sohbetlerine katıldığını da Sülemî'den naklen zikretmektedir. Ayrıca Ma'rûf'un Kerh dışına çıktığı kaynaklarda belirtilmektedir.

Buna karşılık Zehebî de Sülemî'nin bu kaydının doğru olmadığını belirterek İbn Teymiyye ile aynı kanaati paylaşmıştır; onun Dâvûd et-Tâî ile görüşmediğini ileri süren Şiî müellifleri de vardır.

Vefatı ve kabri

200 (815-16) veya 201 (816-17) yılında Bağdat'ta vefat ettiği belirtilmekle birlikte 204 (819-20) tarihini verenler de vardır.

Zâviyesinin bulunduğu yere defnedilen Ma'rûf-i Kerhî'nin kabrinin çevresinde kendi adıyla anılan bir kabristan oluşmuş ve mezarının üzerine bir cami inşa edilmiştir.

Kabir ziyareti geleneği

Ma'rûf-i Kerhî'nin mânevî tasarrufunun ölümünden sonra devam ettiğine inanıldığından kısa bir süre içinde kabri ziyaretgâh hâline gelmiştir.

İlk kaynaklardan itibaren nakledilen “Ma'rûf'un kabri tecrübe edilmiş bir ilâçtır” sözü yaygındır. Kaynak bundan geniş bir sonuç çıkarır: tasavvufta velî kabirlerini ziyaret edip şifa bulma geleneği muhtemelen Ma'rûf'un kabrinin gördüğü bu ilgiden sonra başlamıştır.

XVII. yüzyılda Bağdat'ı ziyaret eden Evliya Çelebi türbe etrafında oluşan kültürden bahsetmektedir.

Silsilelerdeki yeri

Tasavvuf tarihinin en büyük şahsiyetlerinden olan Ma'rûf-i Kerhî'nin önemi, daha çok Kādiriyye, Halvetiyye, Nakşibendiyye, Rifâiyye, Desûkıyye, Mevleviyye, Safeviyye, Ni'metullāhiyye, Nurbahşiyye, Bektaşiyye gibi Sünnî ve Şiî birçok tarikatın silsilesinin kendisiyle devam etmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu silsilelerin ilki Ali er-Rızâ, Mûsâ el-Kâzım, Ca'fer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır, Ali Zeynelâbidîn ve Hüseyin b. Ali vasıtasıyla Hz. Ali'ye ulaşır. On iki imamdan yedisinin yer aldığı “silsiletü'z-zeheb” denilen bu silsileyi sadece Nakşibendîler, Ca'fer es-Sâdık'tan sonra Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir ve Selmân-ı Fârisî vasıtasıyla Hz. Ebû Bekir'e de ulaştırırlar.

Diğer silsile Dâvûd et-Tâî, Habîb el-Acemî ve Hasan-ı Basrî vasıtasıyla yine Hz. Ali'ye varır. Üçüncü bir silsile de Ferkad es-Sebahî, Hasan-ı Basrî, Enes b. Mâlik vasıtasıyla Hz. Ali'ye ulaşır.

Talebelerinden en önde geleni, birçok silsilenin kendisiyle devam ettiği Cüneyd-i Bağdâdî'nin şeyhi Serî es-Sakatî'dir. Ayrıca müridleri Şehâbeddin Ahmed Tebrîzî, İsrâfil el-Mağribî, Ebû Hamza Muhammed el-Bağdâdî ile de farklı silsileler oluşmuştur.

Çağdaşlarının takdiri

Ahmed b. Hanbel başta olmak üzere Yahyâ b. Maîn, Bişr el-Hâfî gibi dönemin önemli simalarının Ma'rûf-i Kerhî'yi ziyaret edip kendisiyle bazı konuları istişare ettikleri; Ma'rûf'un ilimde yetersiz olduğunu söyleyen birine Ahmed b. Hanbel'in “İlimle elde edilmek istenen şey Ma'rûf'un ulaştığı mertebedir” cevabını verdiği, onun duası makbul sayılan abdal zümresinden olduğunu söylediği kaydedilir.

Gazzâlî İhyâü ulûmi'd-dîn'de Ma'rûf'un çeşitli sözlerini nakletmiş; Mevlânâ Mesnevî'de onun büyüklüğünün İmam Ali er-Rızâ gibi bir zata hizmet etmesinden kaynaklandığına işaret ederek, “Ma'rûf, Hz. Peygamber'in haremine bekçi oldu da aşk halifesi kesildi, nefesleri Tanrı nefesi oldu” demiştir.

Düşüncesi

Zâhidliğiyle tanınmış, duası kabul edildiğine inanıldığı için daha sağlığında zâviyesi herkesin rağbet ettiği bir yer hâline gelmiştir.

Müridi Serî es-Sakatî'ye “Allah'tan bir şey dilersen Ma'rûf'un hürmetine diyerek iste” şeklindeki nasihati, tasavvuf tarihinde şeyhlerden istimdad ve tevessül geleneğini başlatan ilk örnek olması bakımından önemlidir.

Onun Ali er-Rızâ'dan huruf ilmini öğrendiği nakledilir. Sülemî ve Hücvirî, Ma'rûf'u fütüvvet ehli sûfîler arasında saymıştır. Fütüvvet ehlinin alâmetlerini vefalı olmak, karşılık beklemeden övmek ve istenmeden vermek şeklinde ifade eden Ma'rûf, tasavvufu “Hakikatleri elde etmek ve halkın elindekilerden ümidi kesmektir” şeklinde tarif etmiştir.

Ayrıca onun ilâhî aşktan ilk söz edenlerden olduğu nakledilir. Aşkın ancak Allah'ın lutfu olduğunu, kazanılan bir şey olmadığını söylemesi tasavvuf düşüncesi üzerinde ciddi etki yapmıştır.

Hadis rivayeti

Bekir b. Huneys, Rebî' b. Sabîh, Abdullah b. Mûsâ ve İbnü's-Semmâk'ten hadis almış; kendisinden Halef b. Hişâm, Serî es-Sakatî, Zekeriyyâ b. Yahyâ el-Mervezî, Yahyâ b. Ebû Tâlib rivayette bulunmuştur. İbnü'l-Cevzî onun rivayet ettiği yedi hadisin tahrîcini yapmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç4 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 4 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Teslîse itiraz eden çocuk

İhtidâsı ve ailesinin ardından gelişi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Çocukluğunda ailesi tarafından hıristiyan bir hocaya teslim edildiği, teslîs inancına karşı çıktığı için hocası kendisini dövünce ailesini terkedip kaçtığı, yıllar süren bu ayrılığı sırasında sekizinci imam Ali er-Rızâ ile karşılaştığı, onun vasıtasıyla müslüman olduğu, eve döndüğünde evlât hasretiyle yanan anne ve babasının da ona uyup müslüman oldukları bütün kaynaklarda belirtilmektedir.

Çerçeve. Ailesi hıristiyan veya bir rivayete göre Vâsıtlı Sâbiîdir. Bazı kaynaklarda babasının adının Ali olarak geçmesi, onun İslâmiyet'i kabul ettikten sonra bu adı almış olabileceğini akla getirmektedir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kabri: “tecrübe edilmiş bir ilâç”

Ziyaret geleneğinin başlangıcı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mânevî tasarrufunun ölümünden sonra devam ettiğine inanıldığından kısa bir süre içinde kabri ziyaretgâh hâline gelmiştir.

İlk kaynaklardan itibaren nakledilen “Ma'rûf'un kabri tecrübe edilmiş bir ilâçtır” sözü yaygındır.

Kaynak buradan geniş bir hüküm çıkarır: tasavvufta velî kabirlerini ziyaret edip şifa bulma geleneği muhtemelen Ma'rûf'un kabrinin gördüğü bu ilgiden sonra başlamıştır. XVII. yüzyılda Bağdat'ı ziyaret eden Evliya Çelebi türbe etrafında oluşan kültürden bahseder.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sülemî, Tabakāt, s. 85 / İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî, s. 200.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

İzdihamda kırılan kemikler

Ölümü hakkındaki reddedilen rivayet.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Ali er-Rızâ'nın kapıcısı olduğu, Şiî bir grup onu ziyaret ederken meydana gelen izdiham sırasında kemiklerinin kırılıp bir süre sonra öldüğü kaydedilir.

Zehebî, muhtemelen Ali er-Rızâ'nın kapıcısının adının da Ma'rûf olduğunu söyleyerek bu rivayeti doğru kabul etmez.

Çerçeve. Kapıcılık bilgisi Sünnî kaynaklarında da yer alır ve Şiî çevrelerinde genel kabul görür; buna karşılık bazı Şiî müellifleri, eski Şiî tabakat kitaplarında Ma'rûf'un adının geçmemesi sebebiyle şüpheyle karşılamıştır. İki gelenek de kendi içinde bölünmüştür.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sülemî, Tabakāt, s. 84 / Zehebî, A'lâmü'n-nübelâ, IX, 343.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Mevlânâ'nın beyti

“Aşk halifesi kesildi.”

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mevlânâ, onun büyüklüğünün İmam Ali er-Rızâ gibi bir zata hizmet etmesinden kaynaklandığına işaret ederek şöyle demiştir:

“Ma'rûf, Hz. Peygamber'in haremine bekçi oldu da aşk halifesi kesildi, nefesleri Tanrı nefesi oldu.”

Çerçeve. Beyit, tartışmalı “kapıcılık” rivayetini bir fazilet olarak okur. Gazzâlî de İhyâ'da Ma'rûf'un çeşitli sözlerini nakletmiştir — iki büyük isim onu kendi eserlerine almıştır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Mesnevî, II, 71.

Hayatından kayıtlar

İlk 3 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

“İlimle elde edilmek istenen şey Ma'rûf'un mertebesidir”

Ahmed b. Hanbel'in cevabı.

Metni gösterMetni daralt

Ma'rûf'un ilimde yetersiz olduğunu söyleyen birine Ahmed b. Hanbel, “İlimle elde edilmek istenen şey Ma'rûf'un ulaştığı mertebedir” cevabını vermiş; ayrıca onun duası makbul sayılan abdal zümresinden olduğunu söylemiştir.

Ahmed b. Hanbel başta olmak üzere Yahyâ b. Maîn ve Bişr el-Hâfî gibi dönemin önemli simaları onu ziyaret edip kendisiyle bazı konuları istişare etmişlerdir.

Çerçeve. Bu tavrın uzun vadeli bir sonucu olmuştur: kaynak, İbnü'l-Cevzî ve İbn Teymiyye'nin Ma'rûf'a karşı yumuşaklığını açıklarken “muhtemelen her ikisini de etkileyen Ahmed b. Hanbel'in onun hakkındaki olumlu tavrıdır” der.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.
BİYOGRAFİK KAYIT

“Ma'rûf'un hürmetine iste”

Tevessül geleneğinin ilk örneği.

Metni gösterMetni daralt

Müridi Serî es-Sakatî'ye şu nasihatte bulunmuştur: “Allah'tan bir şey dilersen Ma'rûf'un hürmetine diyerek iste.”

Kaynağın değerlendirmesi: bu söz, tasavvuf tarihinde şeyhlerden istimdad ve tevessül geleneğini başlatan ilk örnek olması bakımından önemlidir.

Çerçeve. Aynı çizginin devamı kabrindedir: “Ma'rûf'un kabri tecrübe edilmiş bir ilâçtır” sözü ilk kaynaklardan itibaren nakledilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.
BİYOGRAFİK KAYIT

İbnü's-Semmâk'in vaazı

Zühde yönelten sözler.

Metni gösterMetni daralt

Ma'rûf'un zühd hayatına yönelmesi, Dâvûd et-Tâî'nin müridi Ebü'l-Abbas İbnü's-Semmâk vasıtasıyla olmuştur.

Kûfe'de dinlediği vaazın özü şudur: Allah'tan yüz çeviren kimseden Allah'ın da yüz çevireceği; Allah'a bütün kalbiyle yönelen kimseye O'nun rahmetiyle yöneleceği ve bütün mahlûkatı ona yönelteceği.

Kendi ifadesiyle sonuç: Allah'a yönelip efendisi İmam Ali er-Rızâ'nın hizmeti dışında bütün meşguliyetini ve malını terketti. Kaynak bu cümleyi ayrıca bir delil sayar: Ali er-Rızâ ile münasebetinin sürekli olduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Telifi yok

Ona nisbet edilen tek risâle.

Metni gösterMetni daralt

Ma'rûf-i Kerhî'nin eser telif ettiğine dair kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır.

Ona nisbet edilen Fütûh-i Erbaîn isimli risâle İbrâhim Edhem Giridî tarafından tercüme edilip neşredilmiştir (İstanbul 1312). Kırk bölümden oluşan risâlede ilâhî aşk konusu ele alınmaktadır.

Konusu, ona atfedilen en karakteristik görüşle örtüşür: ilâhî aşktan ilk söz edenlerden olduğu nakledilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Fütûh-i Erbaîn, trc. İbrâhim Edhem Giridî, İstanbul 1312.
ESER / METİN

Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî ve ahbâruh

Tasavvuf eleştirmeninin yazdığı menâkıb.

Metni gösterMetni daralt

İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî ve ahbâruh adıyla yirmi yedi bölümden oluşan bir eser kaleme almıştır.

Kaynak bunun sonucunu da not eder: tasavvufa ve sûfîlere birçok eleştiri yönelten İbnü'l-Cevzî'nin Ma'rûf'un faziletlerini anlatan böyle bir eser yazması, onun görüşlerini sürdüren İbn Teymiyye'nin Ma'rûf-i Kerhî'yi eleştirmemesine sebep olmuştur.

Muhtemelen her ikisini de etkileyen Ahmed b. Hanbel'in onun hakkındaki olumlu tavrıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî ve ahbâruh.
TARİHÎ KAYIT

Hadis rivayetleri

Aldığı ve verdiği isimler.

Metni gösterMetni daralt

Bekir b. Huneys, Rebî' b. Sabîh, Abdullah b. Mûsâ ve İbnü's-Semmâk'ten hadis almış; kendisinden Halef b. Hişâm, Serî es-Sakatî, Zekeriyyâ b. Yahyâ el-Mervezî ve Yahyâ b. Ebû Tâlib rivayette bulunmuştur.

İbnü'l-Cevzî onun rivayet ettiği yedi hadisin tahrîcini yapmıştır.

Hadis aldığı isimler arasında İbnü's-Semmâk'in bulunması dikkat çeker — zühd hayatına yönelmesine vesile olan kişi aynı zamanda hocasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Silsiletü'z-zeheb

On iki imamdan yedisinin geçtiği altın zincir.

Metni gösterMetni daralt

Ma'rûf'tan geriye giden ilk silsile şöyledir: Ali er-Rızâ, Mûsâ el-Kâzım, Ca'fer es-Sâdık, Muhammed el-Bâkır, Ali Zeynelâbidîn ve Hüseyin b. Ali vasıtasıyla Hz. Ali'ye ulaşır.

On iki imamdan yedisinin yer aldığı “silsiletü'z-zeheb” denilen bu silsileyi sadece Nakşibendîler, Ca'fer es-Sâdık'tan sonra Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir ve Selmân-ı Fârisî vasıtasıyla Hz. Ebû Bekir'e de ulaştırırlar.

Aynı isim üç ayrı zincirin düğüm noktasıdır; ikincisi Dâvûd et-Tâî, Habîb el-Acemî, Hasan-ı Basrî; üçüncüsü Ferkad es-Sebahî, Hasan-ı Basrî, Enes b. Mâlik yoluyla yine Hz. Ali'ye varır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Muhammed Pârsâ, Risâle-i Kudsiyye, s. 28.
TARİHÎ KAYIT

Tevessül ve istimdad

Şeyhin hürmetine dua etmek.

Metni gösterMetni daralt

Tevessül, duada bir zatın hürmetini vesile kılmak; istimdad ise ondan mânevî yardım istemektir.

Kaynak, geleneğin başlangıcını bir cümleye bağlar: müridi Serî es-Sakatî'ye “Allah'tan bir şey dilersen Ma'rûf'un hürmetine diyerek iste” şeklindeki nasihati, tasavvuf tarihinde şeyhlerden istimdad ve tevessül geleneğini başlatan ilk örnek olması bakımından önemlidir.

Kabir ziyareti geleneğinin de aynı isimle başladığı belirtilir — sonraki asırların en çok tartışılan iki uygulaması aynı kaynağa dayandırılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.
TARİHÎ KAYIT

İlâhî aşk

Kazanılmayan, verilen şey.

Metni gösterMetni daralt

Onun ilâhî aşktan ilk söz edenlerden olduğu nakledilir.

Esas tesbiti şudur: aşkın ancak Allah'ın lutfu olduğunu, kazanılan bir şey olmadığını söylemesi tasavvuf düşüncesi üzerinde ciddi etki yapmıştır.

Bu, aşkı çalışmayla elde edilen bir makam değil bir mevhibe sayan çizgidir; sonraki asırlarda “kesbî değil vehbî” tartışmasının kökeni burasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68.
TARİHÎ KAYIT

Fütüvvet

Vefa, karşılıksız övgü, istenmeden verme.

Metni gösterMetni daralt

Sülemî ve Hücvirî, Ma'rûf'u fütüvvet ehli sûfîler arasında saymıştır.

Kendi tarifiyle fütüvvet ehlinin alâmetleri: vefalı olmak, karşılık beklemeden övmek ve istenmeden vermektir.

Tasavvuf tarifi de aynı yöne bakar: “Hakikatleri elde etmek ve halkın elindekilerden ümidi kesmektir.”

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sülemî, Tabakāt / Hücvîrî, Keşfü'l-mahcûb.
KAVRAM

İbn Teymiyye'nin itirazı ve çürütülmesi

“Kerh dışına çıkmadı” iddiası.

Metni gösterMetni daralt

İbn Teymiyye, Ma'rûf-i Kerhî'nin Kerh dışına çıkmadığını ileri sürerek Ali er-Rızâ vasıtasıyla müslüman olup ondan hırka giydiğine ve Dâvûd et-Tâî'nin sohbetlerine katıldığına dair bilgilerin doğru olmadığını söylemiş; dayanak olarak da Ebû Nuaym ve İbnü'l-Cevzî gibi müelliflerin bu bilgilere yer vermemiş olmasını zikretmiştir.

Kaynak iki karşı delil verir: İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî'de onun Ali er-Rızâ vasıtasıyla müslüman olduğunu kaydetmekte ve Dâvûd et-Tâî'nin sohbetlerine katıldığını Sülemî'den naklen zikretmektedir; ayrıca Ma'rûf'un Kerh dışına çıktığı kaynaklarda belirtilmektedir.

Tartışma tek yönlü değildir: Zehebî de Sülemî'nin kaydının doğru olmadığını belirterek İbn Teymiyye ile aynı kanaati paylaşır; Dâvûd et-Tâî ile görüşmediğini ileri süren Şiî müellifleri de vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İbn Teymiyye, Minhâcü's-sünne, VIII, 44.
KAVRAM

İki Ma'rûf karışıklığı

Ma'rûf-i Mekkî ile karıştırılması.

Metni gösterMetni daralt

Bir kısım eserlerde Ma'rûf'un İmam Ca'fer es-Sâdık'ın yakınlarından olduğu kaydedilmekteyse de, bu rivayet onun Ma'rûf-i Mekkî adlı biriyle karıştırılmasından kaynaklanmaktadır.

Çerçeve. Aynı tür bir ad karışıklığı ölüm rivayetinde de vardır: Zehebî, Ali er-Rızâ'nın kapıcısının adının da Ma'rûf olduğunu söyleyerek izdiham rivayetini reddeder. Ad benzerliği, biyografisindeki iki ayrı düğümün de sebebidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ma'sûm Ali Şah, Tarâiku'l-hakāik, II, 289.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKADâvûd et-TâîDâvûd-i Tâî → Ma‘rûf-i Kerhî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.ÖNCEKİ HALKAAli er-RızâZenbûriyye-Kādiriyye silsilenâmesinde Ali er-Rızâ ile Ma‘rûf-i Kerhî arasında kurulan gelenek içi mânevî aktarım bağıdır. Erken biyografik hoca-talebe ilişkisi olarak kesinleştirilmez.SONRAKİ HALKASerî es-SakatîMa‘rûf-i Kerhî → Seriyyü's-Sakatî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.TALEBESİ / HALİFESİSerî es-SakatîYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bağdat · IrakMa'rûf-i Kerhî Türbesi ve CamiiZâviyesinin bulunduğu yere defnedildi; kabrinin çevresinde kendi adıyla anılan bir kabristan oluştu ve mezarının üzerine bir cami inşa edildi. Kısa sürede ziyaretgâh hâline gelmiş, “tecrübe edilmiş bir ilâç” diye anılmıştır.Bağdat · IrakKerh, BağdatDoğduğu ve nisbesini aldığı mahalle; İbn Teymiyye buradan hiç çıkmadığını ileri sürmüş, kaynak ise çıktığının kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Aynı mahalle Serî es-Sakatî'nin de doğum yeridir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.Kûfe · IrakKûfeEbü'l-Abbas İbnü's-Semmâk'in vaazını dinleyip zühde yöneldiği şehir; mürşidi Dâvûd et-Tâî'nin de şehridir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.Sâmerrâ · IrakKerh-i Bâceddâ (Sâmerrâ civarı)Yâkūt'un kaydettiği alternatif menşe yerlerinden biri. Konum Sâmerrâ'ya göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.Süleymaniye · IrakŞehrizor (Kerh-i Cüddân civarı)Yâkūt'un kaydettiği ikinci alternatif menşe. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.Wasit · IrakVâsıtBir rivayete göre ailesinin Sâbiî olarak mensup bulunduğu şehir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.Meşhed · İranMeşhed (Ali er-Rızâ)Vasıtasıyla müslüman olduğu ve hizmetinde bulunduğu sekizinci imam Ali er-Rızâ'nın medfun bulunduğu şehir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.Bağdat · IrakMa‘rûf-i Kerhî TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MA'RUF-İ KERHİ” adıyla, BAĞDAT/IRAK ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi IRAK'IN BAĞDAT ŞEHRİNDE TÜRBESİ BULUNUYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 200 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ma'rûf-i Kerhî”, c. 28, s. 67-68
  2. [2]Sülemî, Tabakāt, s. 85 / İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî, s. 200
  3. [3]Sülemî, Tabakāt, s. 84 / Zehebî, A'lâmü'n-nübelâ, IX, 343
  4. [4]Mesnevî, II, 71
  5. [5]Muhammed Pârsâ, Risâle-i Kudsiyye, s. 28
  6. [6]Sülemî, Tabakāt / Hücvîrî, Keşfü'l-mahcûb
  7. [7]İbn Teymiyye, Minhâcü's-sünne, VIII, 44
  8. [8]Ma'sûm Ali Şah, Tarâiku'l-hakāik, II, 289
  9. [9]Fütûh-i Erbaîn, trc. İbrâhim Edhem Giridî, İstanbul 1312
  10. [10]Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî, Menâkıbü Ma'rûf el-Kerhî ve ahbâruh
  11. [11]Silsile-i Cerrâhiyye ve Halvetiyye kol şeması
  12. [12]Yahyâ Âgâh İstanbulî istinsahı, Ankara Millî Kütüphane, no. 3200
  13. [13]Kişi kartı kaynak paketi — Ma‘rûf-i Kerhî
  14. [14]Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
Ortak kaynak kataloğunu aç →