HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bu metin, Cerrâhî silsile arşivindeki kişi dosyasının tamamı esas alınarak paragraf ve manzume düzeni korunmak suretiyle hazırlanmıştır. Gelenek içi menkıbeler tarihî kayıtlarla aynı kesinlikte değerlendirilmez.
Hayatı ve silsiledeki yeri
HZ. MA’RÛF-I KERHÎ
Ma‘rûf-i Kerhî
hristiyan bir aileden dünyaya geldiği rlvayet edilir. Bağdat tasavvuf ekolunun önde gelenlerinden bir zattır. Kabri Bağdattadır.
İsm-i Şerifleri: İsmi Mahmud, Künyesi Ebû Mahfuzdur. Pederinin isimleri Firuzdur. Ebu Mahfuz Maruf Ali el-Kerhidir., Ebeveyni hristiyandı,Kerhî denilmesi Bağdat civarındaki Kerhî beldesinden dolayıdır 200 veya 201 815/816 yılında göçmüştür Bağdat’ta dicle nehrinin kıble yönünde medfundur. Abbasi halifesi Memun zamanında göçmüştür. Dönemindeki Bazı Zatlar; İmam Ali Rıza efendimize bende olmuştur Ebû Ali Dekkak,Mehmed-i Mansur-i Tusi, İbni Semmak,İmam Ahmet Bin Hanbel, Abbasi halifesi Harun Reşid ve Muhammed el-Emin devrinde yaşamıştır. Diğer Mâlumat; Kendisinin dört halifesi Hayrü’n-Nessâc, Şeyh Tüsteri,Ebu İshak, kâim-i makamı Sırrîyyü’s Sakatî dir Not:Tasarrufu devam eden dört veliden biridir.
Şeyh Ma’ruf Kerhi (ks) Hazretlerini Beyan Eder. (LEMEZAT) O, ulaştırıcı ve diriltici meltem rüzgarı misilli nefesin ve gizli olgunlukların sahibi ve mahremi, cemal makamlarının varisi, tarikat yolunun muktedası, hakikat yolunun rehberi ve ulaştırıcı şeyhlerin seçkini, kutbü’l-arifin Şeyh Ma’rüf Kerhi hazretleridir. İranlı ateşperest iken, İslamla şereflenmişti. Ana-babası Ma’rufu biraz büyüdüğünde mecusi ayini için “Tersa”ya verdi. Ona hocalığa gelen her öğretmen, “Allah üçtür” demesi için ısrar ettikçe ‘Ma’ruf ezeli neşvesiyle “Allah birdir derdi.
Bir gece şafak sökerken evden kaçan Ma’ruf adını ve namını önceden duyduğu imam-ı Ali Musa er-Rıza’nın yanına gelerek elini öpüp, iman ve islamla şereflendi. Kendisi musikide üstaddı. “Şeyh Cemal Yunus hırka-ı şerifeyi Mekke’de Şeyh Abdülkadir Geylaniden giydi. Geylani ise Saidü’l-Mübarek’den giydi. O da Ebi Bekri’ş-Şibli’den O da Cüneyd-i Bağdadi’den hırka giydiler, Cüneyd, Seriyyis-Sakati’den hırka giydi.
O Ma’ruf u Kerhi’den o da Aliyyü’l- Rıza’dan, o atası Musa Kazımdan o atası Ca’fer’den, Ca’fer ise Muhammed el- Bakır’dan, o babası Zeyne’l-Abidin’den o babası Hüseyin’den o babaları Aliyyü’l Murtaza’dan ve o da Resul u Ekrem (sav) den alıp hırka giymişlerdir” der. “Civanmertliğin işareti üçtür ve hadis ile sabittir. Bunlar ahde vefa etmek, kendisi hazır değilken bir kişiyi medh etmek, istemediği bir şeyi bağışlamak, vermektir.
Bedbahtlığın işareti ise şaka, Hüda’nın hısmını çekecek işler azap ve cefa gibi üç şeydir ki, kendi nefsini lüzumsuz meşguliyetlerden dinini ve dünyasını yaramaz işlerden temizlememek şer-i şerifin emirlerine sarılmakta tereddüt etmek veya kaçınmaktır.”
Tasavvufun alameti şudur ki; halkın elindekinden ümidi kesmek, masiva ve havatır’ın ihracı ile muhabbeti sağlamaktır
Kendisinin dört halifesi: “Hayrü’n- Nessac, Şeyh Tüsteri, Ebu İshak, kaim-i makamı ve baş halifesi Sırriyyü’s Sakati”dir