Ara
Menü

Serî es-Sakatî

Serî es-Sakatî (155/772, Bağdat-Kerh – Bağdat); Bağdatlı ilk sûfîlerden, Cüneyd-i Bağdâdî'nin dayısı ve üstadı . Menkıbeleri, sözleri ve fikirleri genellikle Cüneyd tarafından nakledilmiştir.

Doğum
772
Vefat
865
Unvan
Bağdat sûfîliği öncüsü, Cüneyd-i Bağdâdî’nin dayısı ve mürşidi

Doğumu ve mesleği

155'te (772) Bağdat'ın Kerh semtinde doğdu. Babasının hurdacılık (sakatî) mesleğini devam ettirerek geçimini sağladı.

Hayatının ilk döneminde hadis tahsil etmek için Mekke'ye kadar uzanan seyahatlerde bulundu.

Tasavvufa yönelişi

Tasavvuf yolunu tutmasında üstadı Ma'rûf-i Kerhî ile Habîb er-Râî'nin etkisi vardır.

İki rivayet nakledilir: Ma'rûf-i Kerhî yanında yetim bir çocukla Serî'nin dükkânına gelmiş, ondan çocuğu giydirmesini istemiş; isteği yerine getiren Serî, Ma'rûf-i Kerhî'den aldığı duanın bereketiyle zühd yoluna girmiştir. Bir başka rivayete göre ise Habîb er-Râî'ye dervişlere harcanmak üzere 10 akçe vermiş, Râî'nin duası üzerine gönlü dünyevî ilgilerden soğumuş ve tasavvufa yönelmiştir.

Ma'rûf-i Kerhî ve Hâris el-Muhâsibî ile Bişr el-Hâfî gibi dönemin ünlü sûfîlerinin sohbetinde bulundu.

Seyahatler

Bağdat'tan kuzey bölgelerine yaptığı seyahatler sırasında birçok sûfî ile tanışma imkânı buldu. Abadan'da Basra tasavvuf ekolüne mensup sûfîlere ait bir zâviyede riyâzete girdi.

Yolculuk esnasında karşılaştığı Ali el-Cürcânî ona Suriye'ye gitmesini tavsiye etti. Suriye'de İbrâhim b. Edhem'in fütüvvet ve ihlâs temelli tasavvuf anlayışını devam ettiren sûfîlerden etkilendi. Bir süre Dımaşk, Remle, Kudüs ve Tarsus'ta ikamet etti.

Altmış yaşlarında iken o bölgede Bizanslılar'a karşı cihada katıldıktan sonra 218 (833) yılında Bağdat'a yerleşti ve hayatının sonuna kadar burada yaşadı.

Kabri Bağdat'taki Şûnîziyye Kabristanı'nda Cüneyd-i Bağdâdî'nin yanı başındadır.

Konumu

Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Saîd el-Harrâz, Ebü'l-Hüseyin en-Nûrî, Semnûn b. Hamza, İbn Mesrûk gibi Bağdatlı ve Horasanlı; Ali el-Gadâirî ve İsmâil b. Abdullah eş-Şâmî gibi Suriyeli sûfîlerin önderi ve döneminin en başta gelen şeyhlerindendir.

Sülemî sonraki sûfîlerin çoğunun Serî'nin yolunu tuttuğunu söyler. Ebû Nuaym el-İsfahânî ve Ferîdüddin Attâr onu ilim, hikmet, mürüvvet, muhabbet, mârifet ve şefkat ehli bir sûfî olarak tanıtır.

Zühdü ve edebi

Helâlliği şüpheli olan şeyleri yemekten ve kullanmaktan hassasiyetle kaçınır, dini geçim yolu hâline getirenleri şiddetle kınardı.

Müridlerine “Dininin selâmette, bedeninin rahatta olmasını isteyen inzivâ köşesine çekilsin” diyerek uzleti tercih etmelerini öğütler; ticaretle meşgul olanların gönüllerini bir an bile Hak'tan ayırmamalarını tavsiye eder, el emeğiyle geçinmelerini ve gıdası şüpheli olan kimsenin kalbine ilâhî nurun yansımayacağını söylerdi.

Sırt üstü yatmayacak, ayağını kıble tarafına uzatmayacak kadar Hak karşısındaki edebe riayetkârdı.

Kaynaklarda günaha düşmekten sakınarak kendini daima murakabe eden, öldükten sonra toprağın naaşını kabul etmeyeceği endişesiyle kimsenin kendisini tanımadığı bir yerde ölmeyi arzu edecek kadar riyadan kaçınan, oldukça mütevazi bir sûfî olduğu belirtilir. “Keşke herkesin üzüntüsünü ben çeksem de onlar rahatlasa” diyerek başkalarını kendine tercih ederdi.

Hadis ve sünnet

Müridler için zühd ve tasavvuf yoluna intisap etmeden önce hadis tahsilinin gerekli olduğu, aksi hâlde dinî hayatın gevşekliğe sürükleneceği görüşündedir.

Müridi Cüneyd'e şöyle dua etmişti: “Allah sana önce sûfîliği, sonra hadisi öğrenen değil; önce hadisi, sonra sûfîliği öğrenen bir kişi olmayı nasip etsin.”

Bununla birlikte Bişr el-Hâfî gibi hadis rivayet etmekten çok hadisin anlamını kavramaya önem vermiş, bu sebeple fazla hadis rivayet etmemiştir. Ona göre sünnet üzere azîmet ehli olmak, bid'at üzere çokça yapılan amelden daha hayırlıdır.

İlim, mârifet ve bâtın

Tasavvuf anlayışında şer'î ve zâhirî hükümlere riayet esastır. İlim ancak amele ulaştırdığı ölçüde değerlidir ve sûfînin ulaştığı mârifet nuru ondaki takvâ nurunu söndürmemelidir. Allah hakkında mârifet sahibi olmanın alâmeti O'nun hukukunu gözetmek ve mümkün olduğu kadar nefse tercih etmektir.

Ârifi bir temsille anlatır: ârif, her yeri ışıklandıran güneş, herkesin yükünü çeken yeryüzü, hayatın kaynağı olan su ve her tarafı aydınlatan meşale gibidir.

Sınırı da koyar: Kur'an ve hadislerin zâhirî mânalarıyla çelişen bâtınî bilgi geçersizdir. Bâtınî mârifete ulaşmak için çokça amelde bulunarak nefsin hesaba çekilip eğitilmesi gerekirbu tavrında nefis muhasebesini esas alan Hâris el-Muhâsibî'nin etkisi vardır.

Muhabbet ve ahlâk

Tasavvufî tecrübesinde Allah muhabbeti önemli bir yer tutar. “Muhabbet ehlinin yüzüne kılıç vurulsa bundan haberi olmaz” ve “Allahım! Bana ne ile azap edersen et, yeter ki aramıza perde koymak suretiyle azap etme” sözleriyle aşk derecesindeki muhabbeti fenâ ve ittihâd hâliyle irtibatlandırmıştır.

Tasavvufu güzel ahlâka ulaşma şeklinde algılar: ona göre farzları yerine getirmek, haramlardan kaçınmak, gaflette olmamak, çokça sadaka vermek, tövbekâr ve şefkatli olmak erdemli kişilerin ahlâkıdır. Güzel ahlâk, insanları incitmemek, kin beslemeden ve öç almayı düşünmeden halktan gelen eziyetlere katlanmaktır — kaynak bunu melâmetî tavrının bir sonucu sayar.

“Seyyidü't-tâife” diye anılan Bağdat tasavvuf ekolünün kurucusu Cüneyd-i Bağdâdî'yi yetiştirerek kendinden sonraki sûfîler üzerinde etkili olmuştur.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç4 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Otuz yıllık istiğfar

Yanmayan dükkân için söylenen “elhamdülillâh”.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Bir menkıbeye göre çarşıda çıkan bir yangının ardından kendi dükkânının yanmadığını haber alınca “elhamdülillâh” demiş.

Fakat dükkânları yananların üzüntülerini paylaşmadığı için hata ettiğini anlamış ve otuz yıl Allah'tan af dilemiştir.

Çerçeve. Bu menkıbe, onun “Keşke herkesin üzüntüsünü ben çeksem de onlar rahatlasa” sözünün karşılığıdır: îsâr (başkasını kendine tercih) ilkesinin bir anlık ihlâli bile otuz yıllık muhasebe konusu olmuştur.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: İbnü'l-Cevzî, Sıfatü's-safve, II, 371.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Yetim çocuk ve on akçe

Tasavvufa girişinin iki rivayeti.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Birinci rivayet: Ma'rûf-i Kerhî yanında yetim bir çocukla Serî'nin dükkânına gelmiş, ondan çocuğu giydirmesini istemiş; isteği yerine getiren Serî, Ma'rûf-i Kerhî'den aldığı duanın bereketiyle zühd yoluna girmiştir.

İkinci rivayet: Habîb er-Râî'ye dervişlere harcanmak üzere 10 akçe vermiş, Râî'nin duası üzerine gönlü dünyevî ilgilerden soğumuş ve tasavvufa yönelmiştir.

Çerçeve. İki rivayet de aynı yapıdadır: bir hurdacının bir bağışı, bir duanın karşılığında bütün hayatını değiştirir. Kaynak ikisini de “tasavvuf yolunu tutmasında Ma'rûf-i Kerhî ile Habîb er-Râî'nin etkisi vardır” hükmüyle özetler.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hücvîrî, Keşfü'l-mahcûb, s. 137 / Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü'l-evliyâ, s. 355.

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Cüneyd için edilen dua

Önce hadis, sonra tasavvuf.

Metni gösterMetni daralt

Müridi Cüneyd'e şöyle dua etmişti: “Allah sana önce sûfîliği, sonra hadisi öğrenen değil; önce hadisi, sonra sûfîliği öğrenen bir kişi olmayı nasip etsin.”

Çerçeve. Bu, bir temenniden fazlasıdır: müridler için zühd ve tasavvuf yoluna intisap etmeden önce hadis tahsilinin gerekli olduğu, aksi hâlde dinî hayatın gevşekliğe sürükleneceği görüşünün ifadesidir. Serî'nin kendisi de gençliğinde hadis tahsili için Mekke'ye kadar uzanan seyahatlerde bulunmuştu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ebû Tâlib el-Mekkî, Kūtü'l-kulûb, I, 322.
BİYOGRAFİK KAYIT

Tanınmadığı yerde ölmek isteği

Riyadan kaçışın son noktası.

Metni gösterMetni daralt

Kaynaklar onu, öldükten sonra toprağın naaşını kabul etmeyeceği endişesiyle kimsenin kendisini tanımadığı bir yerde ölmeyi arzu edecek kadar riyadan kaçınan biri olarak tanıtır.

Çerçeve. Dileği gerçekleşmedi: 218'de (833) Bağdat'a yerleşip hayatının sonuna kadar burada yaşadı ve Şûnîziyye Kabristanı'nda, yetiştirdiği Cüneyd-i Bağdâdî'nin yanı başına defnedildi — tanındığı şehrin en tanınmış kabrine.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sülemî, Tabakātü's-sûfiyye, s. 53.
BİYOGRAFİK KAYIT

Altmışında cihada katılmak

Tarsus sınırındaki yıllar.

Metni gösterMetni daralt

Suriye yıllarında bir süre Dımaşk, Remle, Kudüs ve Tarsus'ta ikamet etti.

Altmış yaşlarında iken o bölgede Bizanslılar'a karşı cihada katıldıktan sonra 218 (833) yılında Bağdat'a yerleşti.

Çerçeve. Suriye'de etkilendiği çevre tesadüfî değildir: İbrâhim b. Edhem'in fütüvvet ve ihlâs temelli tasavvuf anlayışını devam ettiren sûfîler. Fütüvvet ile sınır gazâsı o devirde iç içedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Serî es-Sakatî”, c. 36, s. 564-565.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ayağını kıbleye uzatmamak

Edebin gündelik ölçüsü.

Metni gösterMetni daralt

Sırt üstü yatmayacak, ayağını kıble tarafına uzatmayacak kadar Hak karşısındaki edebe riayetkârdı.

Çerçeve. Aynı hassasiyet lokmaya da uzanır: helâlliği şüpheli olan şeyleri yemekten ve kullanmaktan hassasiyetle kaçınır, gıdası şüpheli olan kimsenin kalbine ilâhî nurun yansımayacağını söylerdi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü'l-evliyâ, s. 355.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Cüneyd'in nakli

Sözlerinin bize ulaşma yolu.

Metni gösterMetni daralt

Serî es-Sakatî'nin kaleme aldığı bir eser bilinmez. Kaynağın kaydı şudur: menkıbeleri, sözleri ve fikirleri genellikle Cüneyd tarafından nakledilmiştir.

Cüneyd hem yeğeni hem talebesidir; Serî onu yetiştirerek “seyyidü't-tâife” diye anılan Bağdat tasavvuf ekolünün kurucusunu ortaya çıkarmış ve böylece kendinden sonraki sûfîler üzerinde etkili olmuştur.

Sülemî sonraki sûfîlerin çoğunun Serî'nin yolunu tuttuğunu söyler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Serî es-Sakatî”, c. 36, s. 564-565.
ESER / METİN

Klasik tabakatlardaki yeri

Sülemî, Ebû Nuaym, Kuşeyrî, Hücvîrî, Attâr.

Metni gösterMetni daralt

Hakkındaki malzeme tamamen tabakat kitaplarındadır: Sülemî'nin Tabakātü's-sûfiyye'si, Ebû Nuaym'ın Hilyetü'l-evliyâ'sı, Kuşeyrî'nin er-Risâle'si, Hücvîrî'nin Keşfü'l-mahcûb'u ve Ferîdüddin Attâr'ın Tezkiretü'l-evliyâ'sı.

Ebû Nuaym ve Attâr onu ilim, hikmet, mürüvvet, muhabbet, mârifet ve şefkat ehli bir sûfî olarak tanıtırlar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sülemî, Tabakāt, s. 48-55 / Ebû Nuaym, Hilye, X, 116-128.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Keramete güvenmemek

Perdeyi yırtmak sayılan hâl.

Metni gösterMetni daralt

Kerametlere güvenilmemesi ve fazla önem verilmemesi gerektiğini, sûfînin kerametlere sahip olmasının ilâhî mahremiyet perdelerini yırtmasına sebep olacağını söylemiştir.

Somut ölçüsü şudur: bir bahçeye girildiğinde ağaçlara konan kuşların “Selâmün aleyküm ey Allah'ın velîsi” şeklinde dile gelmesi velîde gönül rahatlığına sebep oluyorsa, bu keramete esir olmak anlamına gelir.

İstidrâcı da “nefsin kusurlarını görmedeki körlük” şeklinde tarif etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kuşeyrî, er-Risâle, s. 65 / Ebû Nuaym, Hilye, X, 118.
TARİHÎ KAYIT

Zâhire aykırı bâtın geçersizdir

Bâtınî bilginin sınırı.

Metni gösterMetni daralt

Ona göre Kur'an ve hadislerin zâhirî mânalarıyla çelişen bâtınî bilgi geçersizdir.

Yol da bellidir: bâtınî mârifete ulaşmak için çokça amelde bulunarak nefsin hesaba çekilip eğitilmesi gerekir. Kaynak bu tavırda nefis muhasebesini esas alan Hâris el-Muhâsibî'nin etkisini görür — ki Serî onun sohbetinde bulunmuştur.

Aynı ilke şöyle de formüle edilir: sûfînin ulaştığı mârifet nuru ondaki takvâ nurunu söndürmemelidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ebû Nuaym, Hilye, X, 121.
TARİHÎ KAYIT

Muhabbet

Perdeden başka azap istememek.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvufî tecrübesinde Allah muhabbeti önemli bir yer tutar.

İki sözü kaydedilir: “Muhabbet ehlinin yüzüne kılıç vurulsa bundan haberi olmaz” ve “Allahım! Bana ne ile azap edersen et, yeter ki aramıza perde koymak suretiyle azap etme.”

Kaynağın değerlendirmesi: bu sözlerle aşk derecesindeki muhabbeti fenâ ve ittihâd hâliyle irtibatlandırmıştır. İkinci söz, sonraki tasavvuf edebiyatında en çok tekrarlanan münâcât kalıplarından biri olacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sülemî, Tabakāt, s. 51 / Ebû Nuaym, Hilye, X, 120.
TARİHÎ KAYIT

Ârifin dört benzetmesi

Güneş, yeryüzü, su ve meşale.

Metni gösterMetni daralt

Ârifi bir temsille anlatır: her yeri ışıklandıran güneş, herkesin yükünü çeken yeryüzü, hayatın kaynağı olan su ve her tarafı aydınlatan meşale gibidir.

Dördü de verendir ve karşılık beklemez; ikisi (yeryüzü, su) ayrıca çiğnenmeye ve harcanmaya açıktır. Tarif, onun halktan gelen eziyetlere kin beslemeden katlanmak şeklindeki güzel ahlâk anlayışıyla aynı yöne bakar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Serî es-Sakatî”, c. 36, s. 564-565.
TARİHÎ KAYIT

Helâl lokma ve el emeği

Ticaretle tasavvufun bir arada yürümesi.

Metni gösterMetni daralt

Ticaretle meşgul olanların gönüllerini bir an bile Hak'tan ayırmamalarını tavsiye eder, el emeğiyle geçinmelerini söylerdi; gıdası şüpheli olan kimsenin kalbine ilâhî nurun yansımayacağını belirtirdi.

Dini geçim yolu hâline getirenleri şiddetle kınardı.

Çerçeve. Kendisi ömrü boyunca babasının hurdacılık (sakatî) mesleğini devam ettirerek geçimini sağlamıştır; nisbesi bu meslektendir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sülemî, Tabakāt, s. 54.
TARİHÎ KAYIT

Azîmet

Sünnet üzere olanın üstünlüğü.

Metni gösterMetni daralt

Serî'ye göre sünnet üzere azîmet ehli olmak, bid'at üzere çokça yapılan amelden daha hayırlıdır.

Azîmet, ruhsatı bırakıp en zor ve en sağlam olanı tercih etmektir. Onun helâl konusundaki titizliği, uzlet tavsiyesi ve edep hassasiyeti bu ilkenin uygulamalarıdır.

Aynı ilke ilme de uygulanır: ilim ancak amele ulaştırdığı ölçüde değerlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sülemî, Tabakāt, s. 52.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAMa‘rûf-i KerhîMa‘rûf-i Kerhî → Seriyyü's-Sakatî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.HOCASI / ŞEYHİMa‘rûf-i KerhîYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.SONRAKİ HALKACüneyd-i BağdâdîSeriyyü's-Sakatî → Cüneyd-i Bağdâdî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.TALEBESİ / HALİFESİCüneyd-i BağdâdîYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bağdat · IrakŞûnîziyye KabristanıKabri, yeğeni ve talebesi Cüneyd-i Bağdâdî'nin yanı başındadır. Konum yaklaşıktır; aynı kabristana sonradan Necmeddîn-i Dâye de defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Bağdat · IrakKerh, Bağdat155'te (772) doğduğu semt; hurdacı dükkânı buradaydı. Aynı semt, üstadı Ma'rûf-i Kerhî'ye de nisbesini vermiştir. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Abadan · İranAbadanBasra tasavvuf ekolüne mensup sûfîlere ait bir zâviyede riyâzete girdiği yer. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Mersin · TürkiyeTarsusSuriye yıllarında ikamet ettiği sınır şehirlerinden; altmış yaşlarında bu bölgede Bizanslılar'a karşı cihada katıldı. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Dımaşk · SuriyeDımaşkAli el-Cürcânî'nin tavsiyesiyle gittiği Suriye'de ikamet ettiği şehirlerden; burada İbrâhim b. Edhem'in fütüvvet ve ihlâs temelli çizgisini sürdüren sûfîlerden etkilendi. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Kudüs · FilistinKudüsSuriye yıllarında bir süre ikamet ettiği şehirlerden biri. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Ramla · İsrailRemleSuriye yıllarında bir süre ikamet ettiği şehirlerden biri. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Mekke · Suudi ArabistanMekkeHayatının ilk döneminde hadis tahsil etmek için yaptığı seyahatlerin en uzak noktası. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.Bağdat · IrakSeriyyü's-Sakatî TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH SERİYYÜ'S SAKATİ” adıyla, BAĞDAT/IRAK ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi IRAK'IN BAĞDAT ŞEHRİNDE TÜRBESİ BULUNUYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 257 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]İbnü'l-Cevzî, Sıfatü's-safve, II, 371
  2. [2]Hücvîrî, Keşfü'l-mahcûb, s. 137 / Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü'l-evliyâ, s. 355
  3. [3]Ebû Tâlib el-Mekkî, Kūtü'l-kulûb, I, 322
  4. [4]Sülemî, Tabakātü's-sûfiyye, s. 53
  5. [5]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Serî es-Sakatî”, c. 36, s. 564-565
  6. [6]Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü'l-evliyâ, s. 355
  7. [7]Kuşeyrî, er-Risâle, s. 65 / Ebû Nuaym, Hilye, X, 118
  8. [8]Ebû Nuaym, Hilye, X, 121
  9. [9]Sülemî, Tabakāt, s. 51 / Ebû Nuaym, Hilye, X, 120
  10. [10]Sülemî, Tabakāt, s. 54
  11. [11]Sülemî, Tabakāt, s. 52
  12. [12]Sülemî, Tabakāt, s. 48-55 / Ebû Nuaym, Hilye, X, 116-128
  13. [13]Silsile-i Cerrâhiyye ve Halvetiyye kol şeması
  14. [14]Yahyâ Âgâh İstanbulî istinsahı, Ankara Millî Kütüphane, no. 3200
  15. [15]Kişi kartı kaynak paketi — Serî es-Sakatî
  16. [16]Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
Ortak kaynak kataloğunu aç →