Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

47 sonuç · toplam 47 · “fermân” · 2/2

01
Mekân · Bağlam eşleşmesi

Aydınoğlu Tekkesi

İstanbul, Fatih · Türkiye · Bâbıâli yakınında Salkım Söğüd'de, Alay Köşkü civarındaki dergâh. Ünsî Hasan Efendi kırk bir yıl burada sakin oldu ve bu süre içinde tekkeden yalnız üç defa çıktı: zelzelede harap olunca cuma namazı için Ahmed Pa…

↗
02
Mekân · Bağlam eşleşmesi

Kıbrıs

Kıbrıs · Kıbrıs · Köprülü Mehmed Paşa'nın aldığı fetva ve fermanla, Türk Ahmed ve Divane Mustafa ile birlikte sürüldüğü yer; kısa bir sürgünün ardından aynı yıl Şam'a dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Üstüvânî Mehmed Efendi : Üstüvânî Mehmed…

↗
03
Mekân · Bağlam eşleşmesi

Bulgurlu çilehânesi

İstanbul, Üsküdar · Türkiye · Bir çilehâne ve hamam yaptırdığı yer; çilehânenin bulunduğu köy, Ilısuluk tarlaları ve Gaziler tepesinin bir kısmı I. Ahmed tarafından fermanla adına tescil edildi. İlişkili kişi dosyası Aziz Mahmud Hüdâyî : Az…

↗
04
Mekân · Bağlam eşleşmesi

Budin — eyalet defterdarlığı ve Defter-i Halîl

Budin (Budapeşte) · Macaristan · Budin eyaleti defterdarı olarak on iki sancağın tahririni yaptı; 9 Eylül 1565 tarihli fermanla görevden ayrıldı. Biyografideki yeri Çandarlı Halil Bey (1508–1570), Çandarlı Îsâ Paşa’nın oğlu; medrese öğretim…

↗
05
Makale · Bağlam eşleşmesi

Senûsiyye ve Osmanlı Devleti

İhtiyat ve tanıma Kurucunun bazı Osmanlı yerel yöneticilerine ihtiyatı zamanla resmî tanıma ve iş birliğine dönüştü. 1856 ve 1860 heyetleri İstanbul'da kabul edildi. 1865 fermanı Hicaz, Trablusgarp ve Bingazi idarecilerine Senûsî tekke ve m…

↗
06
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 200–206

Muzaffer Ozak Külliyatı · dar şehzade diye bilinen çingene oğlanı da bütün kırlar ve ormanlar üzerine âmir tayin ederek eline ferman vermiş ve saraydan uzaklaştırmıştı. Kanarya kafesine girmiş, o zamana kad

↗
07
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 263–271

Muzaffer Ozak Külliyatı · ve yerinde buldular ve o günden itibaren Istanbul'da bulunan bütün tekke ve zaviyelerde günde yetmiş bin tevhid getirilmesini ferman buyurdular. Işte, o günden itibaren tevhid eden

↗
08
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 450–455

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu cennet ibrigine kevser suyu doldurulmuştu. Allah, böylece Rıdvana emrü ferman etmişti. O ibrik ile, o leğene dökülen kevser suyu ile abdest aldım. Beni, Kâbe'de, hatem denilen y

↗
09
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 524–529

Muzaffer Ozak Külliyatı · Recep ayının yirmi altıncı gecesi ki, biz ona Mirâc gecesi diyoruz. Işte o mübarek ve mukaddes gece, taraf-ı ilâhiden Habib-i Hüdâ efendimize emir ve ferman buyurulmuş, ümmet-i Muh

↗
10
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

↗
11
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 9–16

Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny

↗
12
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 44–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge

↗
13
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 48–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev

↗
14
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 96–105

Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et

↗
15
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 109–115

Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al

↗
16
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 144–151

Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâhe ve mel'iketehû yusallûne alen-Nebiy - Yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû lesliymâ... (Allahu teâlâ ve melekleri, Nebiyullah'a salât ederler. Ey iyman edenler

↗
17
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 159–165

Muzaffer Ozak Külliyatı · Üdebali'ye tâbir ettirerek memnun ve mesrur oradan ayrıldı. (Bu kıssayı, evvelce de belirttiğimiz gibi IRAD'ın ikinci cildinde teferruatıyla ve bu risâlemizde de hulâsatan arz etmi

↗
18
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 281–287

Muzaffer Ozak Külliyatı · habım? Ezvâc ve evlâdım neredeler? Hani; Fatıma'm, Rukiyye'm, Zeyneb'im, Ibrahim'im, Kasım'ım, Abdullah'ım? Ummetlerim neredeler, söyle ey Cibril-i emin söyle ümmetlerim nerede? bu

↗
19
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 362–369

Muzaffer Ozak Külliyatı · «TEVHIDE GEL!» Âkılim diyen kişi, revhide gel tevhide.. Ucmadan bu can kuşu Tevhide gel tevhide.. Arifler tevhid eder, Yönelir hakka gider, Bir kez Allah de, yeter; Tevhide gel tev

↗
20
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 378–385

Muzaffer Ozak Külliyatı · Zikrimiz illallah olsun, Kalplerimiz safa bulsun, Gönlümüze nurlar dolsun, Gelin illallah diyelim.. Allah ile olur her iş, Kalpten ihraç olur teşviş, Edelim yar ile cünbüş, Gelin i

↗
21
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 424–430

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Ey Habib-i zişân!.. Biz, Kur'an-ı aziymi sana meşakkat ve mihnet olarak zorluk için inzâl etmedik. Mübarek ayaklarının ikisini de yere basarak namazını kıl ki, vücud-u pâkine zah

↗
22
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 438–444

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık!.. Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri, bazı melekleri öyle kuvvetli yaratmıştır ki, onların bu kuvvetlerini dille tavsif ve kalemle tarif edebilmek imkân haricin

↗
23
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 579–586

Muzaffer Ozak Külliyatı · 8) Secde-i havf (Korku secdesidir ki, esrar-ı ilâhiyyeden bir şeyi müşahede edip, onun dehşeti ile Allahu tealâ'ya secde etmektir.) Secde-i münâcat; melâike-i kirâmın, Enbiyâ-i izâ

↗