ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
548 sonuç · toplam 1105 · “akar” · 4/23
01Riayet
(& (رعا Gözetme, koruma, gütme. tas. a Amelleri, halleri ve vakitleri önemle korumak. Sâlik hem amele, hale ve vakte sahip olur, hem de bunlara değil, bunları verene bakar. b İlahi himaye. “Kişi, Rabb'ine varana kadar, ilâhî gözetim altında…
Ribat
(رباط) 1. Sınır muhafaza karakolu, hudutta nöbet tutma, Islam ülkesinin hudutlarını koruma ve savunma, gaza, savas. 2. tas. a Islam ülkesini düşmana Mim
Rih
+. Rüzgâr, meltem, soluk. 2, tas. İlahi rüzgâr, rahmani nefes “A]lah'ın Arş'ta depolanan ve saba adı verilen bir rüzgârı vardır. Seher vakti esen bu yel, yakarışları ve tevbeleri alıp Allah'a götürür” (sr 373),
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Ruhsat
Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde…
Sahv
Ayıklık, kendinde olma hali, huşyâri, kendine gelme. 2. tas. Hislerini yitiren ve kendinden geçen arifin hissine dönmesi, kendine gelmesi (cr). Sekr, sarhoş olma ve kendinden geçme; sahv, ayılma ve kendine gelme halidir. Sekri Hak'la olanın…
Sâlik
Lr, Yolcu. 2. tas. a Ehl-i sülûk, Allah’a giden yolu tutana seyr halinde bulunduğu sürece müritle müntehi arasındaki mutavassite sâlik denir. Imi ve tasavvuruyla değil, haliyle makamlarda seyreden sâlik bu haldeyken ayne'l-yakin türünden bi…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Setair
+. Perdeler, hicaplar. 2. tas, Maddi şekiller (suver-i ekvân) Bu sekiller, ilâhî isimlerin mazharlandir (x). Setr (=) Örtme, perdeleme. 2, tas. a Sâlikle muradı arasındaki perde, kulla Hak arasındaki perde (hicap), maddi (cismani, kevni) ör…
Sultan
Kuvvet, kudret, zor, delil, padişah. tas. Velilere öteden beri Sultan ve şah unvanlarını vermek âdet olmuştur. Sultan Halil (Nakşi), Sultan Ahmed (Yesevi), Sultan Veled (Mevlevi), Emir Sultan (Bursa'da) Karaca Ahmed Sultan (İstanbul'da). So…
Semail
Huylar, ahlak, vasıflar; şekiller. tas. a Hz. Peygamber'in tasviri, ruhi ve fiziki portresi; bunu konu alan eser ve risaleler b Bazen mevcut olan bazen mevcut olmayan ve sükün halini bozmayan hafif cezbe. ء Cemal sıfatların celal sıfatlarla…
Tasarruf
Faaliyet göstermek, yetkiyi kullanarak iş yapmak. كما Keramet göstermek, olağanüstü yollardan iş yapmak ve tesir etmek; insanlara ve eşyaya hükmetmek ve onları idare etmek; Allah'ın eşyayı ve bütün varlıkları velisine musahhar kılması. Haki…
Tecelli
Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…
Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı ol…
Tefrika
(ad (تفر Dagimkhk, perişanlık; ayrılık. tas. a Cem Hakk’a, tefrika halka işarettir. b Cem müteferrik (dağınık) olanı toplamak, tefrika toplu olanı dagıtmaktır. Cem halinde “Allah var mâsivâ yok,” denir. Tefrika halinde dünya ve ahiretin var…
Tefviz
Teslim, tevekkül. tas. Kulun, tüm işlerini Mevlâ'sına havale etmesi ve O'nun yaptığı her işi gönül hoşluğuyla karşılaması, hiçbir hususta ne dil, ne de kalple O'na itiraz etmemesi, sızlanmaması, içinde bir rahatsızlık dahi | hissetmemesi. T…
Telvin - Temkin
(تلو ين - تمكيه) 1, Boyama, renklilik. 2. tas. a Talep ve istikamet yolunu araştırma makamı (cr) telvin, istikamet üzere karar kılma ve iyice yerleşme makamı ise temkin'dir. b Kul yolda olduğu sürece, bir halden diğerine geçtiğinden telvin…
Tesbih
a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd Misbâha da denil…
Tevâli
(a! (طوا Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar. tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâ…
Tig-bend
(45 (تيغ Kılıç bağı, tas. Bektaşilikte kurbanın yününden örülen ve bele bağlanan kuşak. Talip, babanın huzuruna götürülürken rehber tiğbendi talibin boynuna takar. Baba tiğ-bende üç ilmik attıktan sonra talibin beline kuşatır. Üç ilmik Bekt…
Tar
Sina çölünde Hz. Musa'nın ilâhî hitabı işittiği dag. 2. tas. Nefs; “Tarun sag yanindan ona seslenmistik,” (Meryem Suresi 80) mealindeki ayet “Ona nefs yönünden seslenmiştik,” anlamına gelir. Hz. Musa Allah’a ibadet ederken üzerinde bulunduğ…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Uzlet
Halka karışmamak, onlardan ayrı yaşamak, inzivaya çekilmek. tas. Günaha girmemek, daha çok ve daha ihlaslı ibadet etmek için toplumdan ayrılıp ıssız ve kimsesiz yerlere çekilmek, tek başına yaşamak. Buna halvet, inziva, vihdet adı da verili…
Vadi
Nebilerin, velilerin, âlimlerin kalpleri. Tür Dağı'ndan, yani feyz menbaından fışkıran marifet suları ve nefis mükâşefe halleri bu vadilerde akar (cim 69). Bkz. Tür. Vadi-i eymün (y+ ig’ $y) I. İlahi tecelliyi kabul edecek şekilde kalbi tas…