Köken ve kullanım
i. ar.
عبو د ة
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şartla tasavvufa girersen gir. Aksi halde süfilerin türrehâtı ile meşgul olma,” demişti (sr 183: SL 334). Bkz. Şatah. Tüysüz Oğlan. Bkz. Ahdâs, Emred. PER Ubbat Bkz Abit- Ubbar. ie 1 Ubüdiyet—Ubüdeti. ar. عبو د ة) ةيدوبع(
- Kulluk. 2. tas. a Ah- Fe) (de vefa, hudüdariayet etmek, elde olana razı olmak, elde ole ee mayana sabr etmek ( cr). b Her hususta zorunlu olarak iz ie Hakk’a başvurmak. Kulluğun üç şekli vardır: Ibadet EM o (tapmak), halk icin söz konusudur. Ubadiyet (kulluk), aydınlar içindir. Ubadet (halis kulluk), seçkinler içindir. İlki ilme yakin, ikincisi ayne’l-yakin, üçüncüsü hakke'-yakin sahiplerine özgüdür. Ubüdiyet; O nasıl insanın Rabb'i ise, insanın da öylece O'na kul olmasıdır. Ubüdiyet takdiri görüp, tedbiri terketmektir. Sâlik hizmetçi istemediği sürece kuldur, hizmetçi istedi mi artık kul değil, efendidir. Ubüdiyet, rububiyeti temaşa etmektir. Abd, âbitten (kul ibadet edenden) üstün olduğu gibi, kulluk da ibadetten üstündür. Ubüdet ise kullukta kemal halidir (-97; İFM). Mazhar-ı feyz-i ubüdiyet olandır insan Yoksa ma'nide kişi şekl ile insan değil G. Dede Ucbi. ar, (<> ) 1. Kendini beğenme, böbürlenme, şımarma. 2. tas. Kişinin sahip olduğu amel, maharet, sanat, mal, makam, güzellik ve ilim gibi nimetleri çok büyük ve pek önemli görerek bunların gerçek sahibinin Hak olduğunu unutması, kendine bağlaması, bir gün yok olup gideceklerini düşünmemesi. Özellikle melamet ehli riya ile ucbu, Hakk’a giden yoldaki en büyük engeller olarak görür. Bunun ruhi yükselmeye ve manevi kurtuluşa engel olduğunu vurgular. Uçmak Bir keramet türü. Lokman-ı perende: Uçan Lokman. Menkıbeye göre, Hacı Bektaş Horasan'dan uçarak Anadolu'ya gelmişti. Bkz. Tayy-i mekân. Ufuk-ı a'lâ Ruh makamının sonu, vahidiyet ve uluhiyet mertebesi (Necm Suresi, 7) (x). Ufuk-1 mübin Kalp makamının sonu.
- Kendini beğenme, böbürlenme, şımarma. 2. tas. Kişinin sahip olduğu amel, maharet, sanat, mal, makam, güzellik ve ilim gibi nimetleri çok büyük ve pek önemli görerek bunların gerçek sahibinin Hak olduğunu unutması, kendine bağlaması, bir gün yok olup gideceklerini düşünmemesi. Özellikle melamet ehli riya ile ucbu, Hakk’a giden yoldaki en büyük engeller olarak görür. Bunun ruhi yükselmeye ve manevi kurtuluşa engel olduğunu vurgular. Uçmak Bir keramet türü. Lokman-ı perende: Uçan Lokman. Menkıbeye göre, Hacı Bektaş Horasan'dan uçarak Anadolu'ya gelmişti. Bkz. Tayy-i mekân. Ufuk-ı a'lâ Ruh makamının sonu, vahidiyet ve uluhiyet mertebesi (Necm Suresi, 7) (x). Ufuk-1 mübin Kalp makamının sonu.
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, saçma sözler, batıl boş şeyler demektir. Sûfiyyenin cezbede boğulmuş olanlarının, bulundukları hale mağlub bulunmaları sebebiyle, dışı şeriata aykırı gibi görünen ifadelerine türrehat (veya sümüklü tasavvuf) denir.