Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-52- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 23
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(! ع (احد Hades. Yeni yetmeler, oğlanlar, tüyleri yeni bitmiş yakışıklı ve güzel sesli çocuklar. Bazı mutasavvıflar bu nitelikteki oğlanları sohbet toplantılarına çağırmışlar, onlara ilâhî okutup coşmuşlardır. Râiha-i tayyibe, vechisabih ve savt-ı melih dedikleri güzel koku, şirin yüz ve hoş nağme hoşlarına gitmiştir. Tüysüzün şahsında Allah'ın güzelliğinin tecellilerini seyrettiklerini söylemişlerdir. Bu işe cemalperestlik, şâhid-bâzi, tüysüze de emred ve şahit demişlerdir. Büyük süfiler oğlanlarla düşüp kalkmayı ve sohbet etmeyi tehlikeli bir iş ve büyük bir afet olarak görmüş, çevrelerindekileri bu konuda sık sık uyarmışlardır Ahiretlik ( 376, 396). Bkz. Şahit. Ahd-i emanet ( (عهد | ما</p><ol><li>Emaneti kabul ve onu muhafaza edeceğine dair ahit ve peyman verme, emaneti taahhüt etme (Ahzâb Suresi, 72). 2. İlahi taahhüt, ezeli ahit | (Yasin Suresi, 60).</li><li>İlahi taahhüt, ezeli ahit | (Yasin Suresi, 60).</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5498- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 23
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(! ع (احد Hades. Yeni yetmeler, oğlanlar, tüyleri yeni bitmiş yakışıklı ve güzel sesli çocuklar. Bazı mutasavvıflar bu nitelikteki oğlanları sohbet toplantılarına çağırmışlar, onlara ilâhî okutup coşmuşlardır. Râiha-i tayyibe, vechisabih ve savt-ı melih dedikleri güzel koku, şirin yüz ve hoş nağme hoşlarına gitmiştir. Tüysüzün şahsında Allah'ın güzelliğinin tecellilerini seyrettiklerini söylemişlerdir. Bu işe cemalperestlik, şâhid-bâzi, tüysüze de emred ve şahit demişlerdir. Büyük süfiler oğlanlarla düşüp kalkmayı ve sohbet etmeyi tehlikeli bir iş ve büyük bir afet olarak görmüş, çevrelerindekileri bu konuda sık sık uyarmışlardır Ahiretlik ( 376, 396). Bkz. Şahit. Ahd-i emanet ( (عهد | ما</p><ol><li>Emaneti kabul ve onu muhafaza edeceğine dair ahit ve peyman verme, emaneti taahhüt etme (Ahzâb Suresi, 72). 2. İlahi taahhüt, ezeli ahit | (Yasin Suresi, 60).</li><li>İlahi taahhüt, ezeli ahit | (Yasin Suresi, 60).</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10644- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, yeni yetişmiş, genç, delikanlı gibi manaları olan bir kelime. Büyük sufiler, yeni yetme, güzel yüzlü gençler ile sohbet etmeyi tehlikeli görmüşlerdir.</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
ع
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(! ع (احد Hades. Yeni yetmeler, oğlanlar, tüyleri yeni bitmiş yakışıklı ve güzel sesli çocuklar. Bazı mutasavvıflar bu nitelikteki oğlanları sohbet toplantılarına çağırmışlar, onlara ilâhî okutup coşmuşlardır. Râiha-i tayyibe, vechisabih ve savt-ı melih dedikleri güzel koku, şirin yüz ve hoş nağme hoşlarına gitmiştir. Tüysüzün şahsında Allah'ın güzelliğinin tecellilerini seyrettiklerini söylemişlerdir. Bu işe cemalperestlik, şâhid-bâzi, tüysüze de emred ve şahit demişlerdir. Büyük süfiler oğlanlarla düşüp kalkmayı ve sohbet etmeyi tehlikeli bir iş ve büyük bir afet olarak görmüş, çevrelerindekileri bu konuda sık sık uyarmışlardır Ahiretlik ( 376, 396). Bkz. Şahit. Ahd-i emanet ( (عهد | ما
- Emaneti kabul ve onu muhafaza edeceğine dair ahit ve peyman verme, emaneti taahhüt etme (Ahzâb Suresi, 72). 2. İlahi taahhüt, ezeli ahit | (Yasin Suresi, 60).
- İlahi taahhüt, ezeli ahit | (Yasin Suresi, 60).
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, yeni yetişmiş, genç, delikanlı gibi manaları olan bir kelime. Büyük sufiler, yeni yetme, güzel yüzlü gençler ile sohbet etmeyi tehlikeli görmüşlerdir.