Ara
Menü
ذ

Tevâli

طوا

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1095
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
384
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(a! (طوا</p><ol><li>Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar.</li><li>tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâli, levâih ve levaminin daha güçlü, daha kalıcı ve daha parlak şeklidir.</li></ol><p>Tevazui.ar. x, Alçak gönüllülük. 2. tas. a Insanın nefsini Hakk'ın huzurunda kulluk mevkiine koyması, halka karşı şefkatli olması, kibirli ve gururlu olmaması. b Hak'tan hakkı, Hak için kabul etmek. ء Hak karşısında eğilmek, hakkı kabullenmek.</p><blockquote>Tevazü ehline âlemde herkes serfurü' eder<br>Durur seccade yerde lik halkın secdegâhıdır<br>Reşâd<br>Tevazu hâmetin kavs etmeyen âl-i makam olmaz<br>Mehi seyr et hilâl olmazdan evvel bedr-i tâm olmaz<br>Kutsi</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6854
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
384
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(a! (طوا</p><ol><li>Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar.</li><li>tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâli, levâih ve levaminin daha güçlü, daha kalıcı ve daha parlak şeklidir.</li></ol><p>Tevazui.ar. x, Alçak gönüllülük. 2. tas. a Insanın nefsini Hakk'ın huzurunda kulluk mevkiine koyması, halka karşı şefkatli olması, kibirli ve gururlu olmaması. b Hak'tan hakkı, Hak için kabul etmek. ء Hak karşısında eğilmek, hakkı kabullenmek.</p><blockquote>Tevazü ehline âlemde herkes serfurü' eder<br>Durur seccade yerde lik halkın secdegâhıdır<br>Reşâd<br>Tevazu hâmetin kavs etmeyen âl-i makam olmaz<br>Mehi seyr et hilâl olmazdan evvel bedr-i tâm olmaz<br>Kutsi</blockquote>

Köken ve kullanım

i. ar.

طوا

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(a! (طوا

  1. Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar.
  2. tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâli, levâih ve levaminin daha güçlü, daha kalıcı ve daha parlak şeklidir.

Tevazui.ar. x, Alçak gönüllülük. 2. tas. a Insanın nefsini Hakk'ın huzurunda kulluk mevkiine koyması, halka karşı şefkatli olması, kibirli ve gururlu olmaması. b Hak'tan hakkı, Hak için kabul etmek. ء Hak karşısında eğilmek, hakkı kabullenmek.

Tevazü ehline âlemde herkes serfurü' eder
Durur seccade yerde lik halkın secdegâhıdır
Reşâd
Tevazu hâmetin kavs etmeyen âl-i makam olmaz
Mehi seyr et hilâl olmazdan evvel bedr-i tâm olmaz
Kutsi
Sözlüğe dön ←