Ara
Menü
ذ

Ribat

رباط

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-952
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
325
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(رباط) 1. Sınır muhafaza karakolu, hudutta nöbet tutma, Islam ülkesinin</p><p>hudutlarını koruma ve savunma, gaza, savas. 2. tas. a Islam ülkesini düşmana</p><p>Mim</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6666
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
325
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(رباط) 1. Sınır muhafaza karakolu, hudutta nöbet tutma, Islam ülkesinin</p><p>hudutlarını koruma ve savunma, gaza, savas. 2. tas. a Islam ülkesini düşmana</p><p>Mim</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12691
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, bağ, bend, birşeyi bağlayacak ip vs. gibi anlamları ihtiva eden bir kelime. Eskiden hudut boylarında, devletin sınırlarını korumak, ölü araziyi diriltmek, emniyet sağlamak gibi görevleri ifa etmek üzere kurulan tekke ve zaviyelere ribât adı verilirdi. Bu tekkelerde oturan dervişlere de, murâbıt denirdi. Savaşçı niteliğe sahip bu dervişler, bir zamanlar Afrika’nın Kuzey’inde “Murabitun” devleti kurmuşlardı. Tasavvuf tarihi içerisinde, sufilerin kırk dolaylarında devlet tesis ettiği görülür. Ulemadan tasavvuf erbabı olduğu gibi, sanatkardan, tüccardan, devlet adamından olmak üzere, her kesimden çok miktarda gönül insanları dikkat çekmektedir. Murabıtlar, asker-sûfilerdendir.</p>

Köken ve kullanım

i. ar.

رباط

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(رباط) 1. Sınır muhafaza karakolu, hudutta nöbet tutma, Islam ülkesinin

hudutlarını koruma ve savunma, gaza, savas. 2. tas. a Islam ülkesini düşmana

Mim

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, bağ, bend, birşeyi bağlayacak ip vs. gibi anlamları ihtiva eden bir kelime. Eskiden hudut boylarında, devletin sınırlarını korumak, ölü araziyi diriltmek, emniyet sağlamak gibi görevleri ifa etmek üzere kurulan tekke ve zaviyelere ribât adı verilirdi. Bu tekkelerde oturan dervişlere de, murâbıt denirdi. Savaşçı niteliğe sahip bu dervişler, bir zamanlar Afrika’nın Kuzey’inde “Murabitun” devleti kurmuşlardı. Tasavvuf tarihi içerisinde, sufilerin kırk dolaylarında devlet tesis ettiği görülür. Ulemadan tasavvuf erbabı olduğu gibi, sanatkardan, tüccardan, devlet adamından olmak üzere, her kesimden çok miktarda gönül insanları dikkat çekmektedir. Murabıtlar, asker-sûfilerdendir.

Sözlüğe dön ←