ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
36 sonuç · toplam 36 · “Ribat” · 1/2
01Ribat
(رباط) 1. Sınır muhafaza karakolu, hudutta nöbet tutma, Islam ülkesinin hudutlarını koruma ve savunma, gaza, savas. 2. tas. a Islam ülkesini düşmana Mim
RIBAT VE TEKKELERDE KALMANIN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 13. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Bu nur kandili, Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde yakılmıştır. (O nura tâlib ol
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
Dicle kıyısındaki ribât ve medresesi
Bağdat · Irak · Müridleriyle birlikte kaldığı Dicle kenarındaki harabenin yerine yapılan tekke (ribât) ve yanındaki medrese. Zehebî, diğer müelliflerin aksine burada iki ribât yapıldığını kaydeder. Bağdat'ta vefat edince bu medresenin yanın…
Ebü'n-Necîb Ribâtı ve Medresesi (Dicle kenarı)
Bağdat · Irak · Müridleriyle birlikte kaldığı harabenin yerine yapılan tekke ve yanındaki medrese; 563/1168'de vefat edince medresesinin yanına defnedilmiştir. Zehebî diğer müelliflerin aksine iki ribât yapıldığını kaydeder. Konum yaklaşıkt…
Ebü'n-Necîb Ribâtı ve Medresesi
Bağdat · Irak · Şeyhinin Dicle kenarında kurduğu ribât ve medrese; vefatından sonra makamına o oturmuştur. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kutbüddin Ebherî : Bu kayıt Şeyh Kutbeddin-i Ebheri ana dosyasıyla birleştirildi.
Sühreverdiyye’nin teşekkülü: ribattan kurumsal irşad ağına
Ebü’n-Necîb’in mürid âdâbı ile Şihâbeddin Ömer’in Bağdat merkezli kurumsallaştırmasının birbirini nasıl tamamladığı.
Sühreverdî terbiyesinde şeyh, mürid, sohbet ve ribat
Tasavvuf eğitimini kişi kültüne indirgemeden, sorumluluklar ve kurumsal mekân üzerinden açıklayan bir inceleme.
Abdülkādir-i Geylânî
Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Ebû Necîb Ziyâüddin Abdülkāhir es-Sühreverdî
Ebû Necîb es-Sühreverdî (490–563/1097–1168), Şâfiî fıkhını ribât terbiyesiyle birleştiren; Âdâbü’l-mürîdîn, Bağdat’taki Dicle ribâtı ve yeğeni Ebû Hafs Ömer üzerinden Sühreverdiyye’nin kurumsal temelini atan âlim–mürşiddir.
Avârifü'l-maârif
Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî · Tarikatlar döneminde yazılan ilk eserlerden olup en önemli kitabıdır; müridlerin hankah ve ribâtlarda gözetmesi gereken edebi ilk defa düzenli biçimde o anlatmıştır.
Zâviye
Genellikle tekkeden daha küçük irşad, ibadet, barınma veya yolcu ağırlama birimi için kullanılan tarihî terimdir. Sınır bölgelerinde ribât, şehirlerde mahalle tekkesi veya bir şeyhin sohbet mekânı işlevi görebilir. Tekke, hankah ve zâviye k…
Âdâb
İ) t. Edep Uyulması gereken görgü kuralları, göz önünde tutulması gerekli olan esaslar, izlenmesi gereken yol yordam. En iyi hal ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen esaslar. tas. Süfilerin uydukla…
Baş kesmek
Eğilmek. tas. Mevlevilikte dervişlerin, canların ve semazenlerin | şeyhlerinin önünde özel bir şekilde durup baş eğmeleri. Baş kesmek teslimiyetin | — simgesidir. Bkz. İnhina, Secde. Baş okutmak Bektaşilikte her yıl muharrem ayında mürşidin…
Ehli nazar
اهل نظر) Hakikatin akıl ve istidlâlle bilineceği görüşünde olanlara ehl-i nazar, tuttukları yola tarik-i nazar denir Ehl-i niyaz Şer'i hükümlere VE tarikat edebine 80re hareket eden Ehli ribat Ribata devam eden, orada ikamet eden ve görevli…
Eytat
Direkler, sütunlar. tas. Biri doguda, digeri batıda, üçüncüsü kuzeyde, dördüncüsü güneyde bulunan dört büyük veli. Ibn Arabi'ye göre, Allah bu bölgeleri bu ermiş kulları aracılığı ile korur. Bu dört veli sirayla Abdülhay, Abdülalim, Abdülmü…
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
çilehane
Dervişlerin tekke, hankah, ribat ve zaviyelerde çile n doldurmak veya çıkarmak ama cıyla kırk gün boyunca kalacağı e dar ve karanlık hücrelere verii len ad. bk. halvethane
ağfer
ağfer s. (>l) [Ar.] Çok bağışlayan, mağfiret eden. 2. “Esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri) arasında zikredilen, daha çok da O’nun vasfinı ifede eden söz. ağıt a. 1. Sosyal ve toplumsal felâketler veya çok sevilen bir kişinin kaybı için…
Yehova Şâhidleri
Amerika Birleşik Devletleri'nde Ch. Şarl Russel tarafından 1872'de kurulan, 1931 senesinden sonra kendilerini bu adla tanıtmaya çalışan mezheb ve misyoner teşkîlâtına verilen ad. Yehova şâhidleri, Tevrât'ın, Yehova adını verdikleri tanrının…
Hill
Hac veya umre için ihrâma girilen mîkât denilen yerler ile Harem yâni Mekke şehri sınırı arasına verilen ad. Harem adı verilen yerde ihramlı iken yapılması haram (yasak) edilen şeyler, burada helâl olduğu için Hill adı verilmiştir. Hill'in…
Hak (el-Hakk)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: ...Allah, Hak'dır. (Müş…
Destâr Suyu
Mevlânâ’nm sandukası üzerinde, sarık ucunun batırıldığı suya denir. Bu su, şifâ niyetiyle içilirdi. Mevlânâ’nm türbesine girince, sol tarafta sed üzerinde, gayet sanatlı bir kazan bulunur. Bu kazana, Mevleviler “Nisan Tası” derler. Mevlânâ’…