Ara
Menü
ذ

Hak (el-Hakk)

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-8979
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>...Allah, Hak'dır. (Müşriklerin) Allahü teâlâdan başka taptıkları bâtıldır (yok olucudur). (Hac sûresi: 62)</p><p>Her gün el-Hak ism-i şerîfini bin defâ söyliyenin huyu ve ahlâkı güzelleşir. (Yûsuf Nebhânî)</p><p>Hak şerleri hayr eyler,</p><p>Zannetme ki gayr eyler,</p><p>Mevlâ görelim n'eyler,</p><p>N'eylerse güzel eyler.</p><p>(İbrâhim Hakkı Erzurûmî)</p><p>Aklın varsa ey kardeşim</p><p>Hakkı sevmek olsun işin</p><p>Aşk tadını tatmıyanın</p><p>Kalbi temiz olmaz imiş.</p><p>(M. Sıddîk bin Saîd)</p><p>2. İslâmiyet.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>Hak gelince, bâtıl (şirk, puta tapmak) gider. Bâtıl, her zaman gidicidir. (İsrâ sûresi: 81)</p><p>3. Gerçek, doğru.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>Cennet ehli (Cennet'e girince) Cehennem ehline; &quot;Biz Rabbimizin bize vâdettiğini (sevâbı) hak bulduk. Siz de Rabbimizin size vâdettiğini (azâbı) hak buldunuz mu? diye seslenir. (Onlar da) evet derler. (A'râf sûresi: 44)</p><p>Ölüm haktır, kabr haktır. Kabirde, Münker ve Nekir denilen iki meleğin meyyite (ölüye) suâl sorması haktır. Haşr (kabrden kalkıp Arasât meydanında hesâb vermek için toplanmak) haktır. Neşr haktır. Dünyâda yapılan amellerin işlerin hesâbını vermek haktır. Amellerin tartılması haktır. Cehennem üzerinde bulunan ve üzerinden geçilecek, Sırat denilen köprü haktır. Cennet'in mü'minler (inananlar) için, Cehennem'in de kâfirler için olduğu haktır. (Nesefî)</p><p>4. Alacak.</p><p>Bir kimse, peygamberlerin alâ nebiyyinâ ve aleyhimüssalevâtü vesselâm yaptığı ibâdetleri yapsa, fakat üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennet'e giremeyeceği bildirilmiştir. (İmâm-ı Rabbânî)</p><p>5. Pay, hisse.</p><p>Bâyi' (satıcı)den başka bir kimsenin hakkı bulunan bir malın satılması, o kimsenin izin vermesine bağlıdır. Yâni izin vermezse müşteri (alıcı) o mala mâlik, sâhib olamaz. (İbn-i Âbidîn)</p><p>6. Hâtır, hürmet.</p><p>Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; &quot;Allahümme innî es'elüke bilhakkıssâ'ilîne aleyke&quot; yâni; &quot;Yâ Rabbî! Senden isteyip de verdiğin kimselerin hakkı için, senden istiyorum, derdi ve böyle duâ ediniz!&quot; buyururdu. (İbn-i Mâce)</p><p>Yâ ilâhî ol Muhammed hakkı çün</p><p>Ol şefâat kânı Ahmed hakkı çün</p><p>Biz âsî mücrim kulları</p><p>Yarlığayûb günâhlardan berî</p><p>Kabrimiz îmân ile pür nûr kıl</p><p>Mûnis-i gılmân ile hem hûr kıl.</p><p>(Süleymân Çelebi)</p><p>7) İnsanın yapması lâzım gelen şey.</p><p>Müslümanın müslüman üzerine beş hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastalığında arayıp sormak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek, aksırıp elhamdülillah deyince, yerhamükellah diye karşılık vermek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9850
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>...Allah, Hak'dır. (Müşriklerin) Allahü teâlâdan başka taptıkları bâtıldır (yok olucudur). (Hac sûresi: 62)</p><p>Her gün el-Hak ism-i şerîfini bin defâ söyliyenin huyu ve ahlâkı güzelleşir. (Yûsuf Nebhânî)</p><p>Hak şerleri hayr eyler,</p><p>Zannetme ki gayr eyler,</p><p>Mevlâ görelim n'eyler,</p><p>N'eylerse güzel eyler.</p><p>(İbrâhim Hakkı Erzurûmî)</p><p>Aklın varsa ey kardeşim</p><p>Hakkı sevmek olsun işin</p><p>Aşk tadını tatmıyanın</p><p>Kalbi temiz olmaz imiş.</p><p>(M. Sıddîk bin Saîd)</p><p>2. İslâmiyet.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>Hak gelince, bâtıl (şirk, puta tapmak) gider. Bâtıl, her zaman gidicidir. (İsrâ sûresi: 81)</p><p>3. Gerçek, doğru.</p><p>Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:</p><p>Cennet ehli (Cennet'e girince) Cehennem ehline; &quot;Biz Rabbimizin bize vâdettiğini (sevâbı) hak bulduk. Siz de Rabbimizin size vâdettiğini (azâbı) hak buldunuz mu? diye seslenir. (Onlar da) evet derler. (A'râf sûresi: 44)</p><p>Ölüm haktır, kabr haktır. Kabirde, Münker ve Nekir denilen iki meleğin meyyite (ölüye) suâl sorması haktır. Haşr (kabrden kalkıp Arasât meydanında hesâb vermek için toplanmak) haktır. Neşr haktır. Dünyâda yapılan amellerin işlerin hesâbını vermek haktır. Amellerin tartılması haktır. Cehennem üzerinde bulunan ve üzerinden geçilecek, Sırat denilen köprü haktır. Cennet'in mü'minler (inananlar) için, Cehennem'in de kâfirler için olduğu haktır. (Nesefî)</p><p>4. Alacak.</p><p>Bir kimse, peygamberlerin alâ nebiyyinâ ve aleyhimüssalevâtü vesselâm yaptığı ibâdetleri yapsa, fakat üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennet'e giremeyeceği bildirilmiştir. (İmâm-ı Rabbânî)</p><p>5. Pay, hisse.</p><p>Bâyi' (satıcı)den başka bir kimsenin hakkı bulunan bir malın satılması, o kimsenin izin vermesine bağlıdır. Yâni izin vermezse müşteri (alıcı) o mala mâlik, sâhib olamaz. (İbn-i Âbidîn)</p><p>6. Hâtır, hürmet.</p><p>Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; &quot;Allahümme innî es'elüke bilhakkıssâ'ilîne aleyke&quot; yâni; &quot;Yâ Rabbî! Senden isteyip de verdiğin kimselerin hakkı için, senden istiyorum, derdi ve böyle duâ ediniz!&quot; buyururdu. (İbn-i Mâce)</p><p>Yâ ilâhî ol Muhammed hakkı çün</p><p>Ol şefâat kânı Ahmed hakkı çün</p><p>Biz âsî mücrim kulları</p><p>Yarlığayûb günâhlardan berî</p><p>Kabrimiz îmân ile pür nûr kıl</p><p>Mûnis-i gılmân ile hem hûr kıl.</p><p>(Süleymân Çelebi)</p><p>7) İnsanın yapması lâzım gelen şey.</p><p>Müslümanın müslüman üzerine beş hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastalığında arayıp sormak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek, aksırıp elhamdülillah deyince, yerhamükellah diye karşılık vermek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan.

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

...Allah, Hak'dır. (Müşriklerin) Allahü teâlâdan başka taptıkları bâtıldır (yok olucudur). (Hac sûresi: 62)

Her gün el-Hak ism-i şerîfini bin defâ söyliyenin huyu ve ahlâkı güzelleşir. (Yûsuf Nebhânî)

Hak şerleri hayr eyler,

Zannetme ki gayr eyler,

Mevlâ görelim n'eyler,

N'eylerse güzel eyler.

(İbrâhim Hakkı Erzurûmî)

Aklın varsa ey kardeşim

Hakkı sevmek olsun işin

Aşk tadını tatmıyanın

Kalbi temiz olmaz imiş.

(M. Sıddîk bin Saîd)

2. İslâmiyet.

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

Hak gelince, bâtıl (şirk, puta tapmak) gider. Bâtıl, her zaman gidicidir. (İsrâ sûresi: 81)

3. Gerçek, doğru.

Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:

Cennet ehli (Cennet'e girince) Cehennem ehline; "Biz Rabbimizin bize vâdettiğini (sevâbı) hak bulduk. Siz de Rabbimizin size vâdettiğini (azâbı) hak buldunuz mu? diye seslenir. (Onlar da) evet derler. (A'râf sûresi: 44)

Ölüm haktır, kabr haktır. Kabirde, Münker ve Nekir denilen iki meleğin meyyite (ölüye) suâl sorması haktır. Haşr (kabrden kalkıp Arasât meydanında hesâb vermek için toplanmak) haktır. Neşr haktır. Dünyâda yapılan amellerin işlerin hesâbını vermek haktır. Amellerin tartılması haktır. Cehennem üzerinde bulunan ve üzerinden geçilecek, Sırat denilen köprü haktır. Cennet'in mü'minler (inananlar) için, Cehennem'in de kâfirler için olduğu haktır. (Nesefî)

4. Alacak.

Bir kimse, peygamberlerin alâ nebiyyinâ ve aleyhimüssalevâtü vesselâm yaptığı ibâdetleri yapsa, fakat üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennet'e giremeyeceği bildirilmiştir. (İmâm-ı Rabbânî)

5. Pay, hisse.

Bâyi' (satıcı)den başka bir kimsenin hakkı bulunan bir malın satılması, o kimsenin izin vermesine bağlıdır. Yâni izin vermezse müşteri (alıcı) o mala mâlik, sâhib olamaz. (İbn-i Âbidîn)

6. Hâtır, hürmet.

Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; "Allahümme innî es'elüke bilhakkıssâ'ilîne aleyke" yâni; "Yâ Rabbî! Senden isteyip de verdiğin kimselerin hakkı için, senden istiyorum, derdi ve böyle duâ ediniz!" buyururdu. (İbn-i Mâce)

Yâ ilâhî ol Muhammed hakkı çün

Ol şefâat kânı Ahmed hakkı çün

Biz âsî mücrim kulları

Yarlığayûb günâhlardan berî

Kabrimiz îmân ile pür nûr kıl

Mûnis-i gılmân ile hem hûr kıl.

(Süleymân Çelebi)

7) İnsanın yapması lâzım gelen şey.

Müslümanın müslüman üzerine beş hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastalığında arayıp sormak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine gitmek, aksırıp elhamdülillah deyince, yerhamükellah diye karşılık vermek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)

Sözlüğe dön ←