Köken ve kullanım
i. ar.
تجلى
Kaynaklardaki ortak açıklama
- Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek.
- tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden, tecellilerin zahir olduğu gaybler yedidir: gaybu'l-hak, gaybu'l-hafâ, gaybu'ssır, gaybu'r-ruh, gaybu'-kalp, gaybu'n-nefs, gaybu'l-letaifi'l-bedeniye. Tecelli kavramında daima bir gaybten şuhüda, karanlıktan aydınlığa, bilinmezlikten bilinirliğe, belirsizlikten belirliliğe geçiş vardır. Tecelli sâlike cezbe, bazen sükün verir. İlk Tecelli, Zati tecelli: Hakk'ın Hak için, ilâhî Zatın yine kendisi için tecelli etmesi. Bu ahadiyet mertebesidir. Burada yalnızca Zat ve onun birliği (vahdet) söz konusudur. Zattaki bu vahdet ahadiyetin ve vahidiyetin kaynağıdır. İkinci Tecelli, İlk Taayyün: Mümkün varlıklara ait aynlar bu tecelli ile zahir olur. Buna ilk taayyün (belirti) de denir. Bu tecelliyle hak, isimlerdeki nispetlerle ahadiyet mertebesinden vahidiyet mertebesine iner (Ki). Üçüncü Tecelli, Şuhüdi tecelli: Nur ismini alan varlığın zahir olması, bu da Hakk'ın isimlerinin suretleriyle ekvânda zahir olmasıdır ki, esasen ekvân da isimlerin suretleridir. Bu zahir olma hali bir medetdir. Bu da her şeyin varlığının esası olan rahmani nefesten ibarettir (kı). Sıfat tecellisi: Allah'ın sıfatlarından birinin kulunun kalbinde zahir olması, İsim tecellisi: Allah'ın isimlerinden birinin kulunun kalbinde zahir olması. Fiil tecellisi: Allah'ın fiillerinden bir fiilin kulun kalbinde zahir olması. Allah'ın fiil tecellisine mazhar olan âlemdeki bütün fiilleri Hak'tan bilir, هآ“ fâile illallah,” der. Bu tecellilerde sırayla sıfatta mevsüf, isimde müsemmâ, fiilde fâil mülahaza ve müşahede edilir. Hak her an her yerde ve her şeyde çeşitli mertebelerde tecelli etmekte, yani kendini göstermektedir. Ama bunu her göz göremez. Tecelli ashabı: Vahdet-i vücut ehline göre iki türlü tecelli vardır: genel ve rahmani tecelli. Bu tecelliden herkes ve her şey tam olarak nasibini alır ve bununla kendi tabii kemalini bulur. Özel tecelli, Rahimi tecelli: Bu tecelli ile müminler, siddiklar ve arifler tevhit, marifet ve nza gibi nimetlere ererler. Bunda insanlar farklı mertebede bulunurlar. Bkz. Taayyün, Setr, Perde, Hicap, İstitar. Cihan-ârâ cihan içredir arayı bilmezler Şu mahiler ki deryâ içredir, deryyı bilmezler Bahri Dede Hallâk-ı cihan âleme ettikte tecelli Her âdemi bir hal ile kılmış müteselli eR OO 7: لمببببئيبيبيببلليل ل ل
Tedbir
te Oo oo GRAM
Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksüdu bundan içeru
Yünus
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
t^) [< Ar.celâ ve celv] (ç. b. tecelliyât) “Görünme, zahir olma.” anlamında bu sözün tasavvuf inancında Allah’ın varlığının ve İlâhî sırrm varlıklar üzerinde çeşitli konumlarda görünmesi ve sûfînin keşif yoluyla bu görünüme manevî dünyasında algılaması olarak ifade edilen bir terim. t § tam. tecellî-i âsâr a. QEI ^ (eserlerin tecellîsi) tas. Maddî âlem, bu dünya. tecellî-i efâl a. (Jl^lJ^) (eserlerin veya eylemlerin tecellîsi) tas. Allah’ın fiillerinden birinin kulun kalbine doğması.