Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Tecessüd

تجر يد

Köken ve kullanım

i. ar.

تجر يد

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme.
  2. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı olan bir beden kalıbıyla zahir olabilir (mx 11:97; HKH 1340, 16). Tecessüd, reenkarnasyon ve tenasühten ayrı bir olaydır.

Tecrit—Tefrit i. ar. (4 (تجر يد - تفر Sâlikin zahirini mal ve mülkten, bâtınını karşılık bekleme anlayışından arındırması, yaptığı her şeyi sırf Hak rızası için yapması, makam ve hal sahibi olma düşüncesini hatır ve hayalinden dahi geçirmemesi tecrit; emsal ve akrandan aynhp yalnız ve tek kalması, kimsenin sahip olmadığı hallere ve makamlara sahip olması, halini görme halinden de uzaklaşması ve her şeyi sırf Hak için yapması ise tefrittir. Tecrit malik olmamak, tefrit memlük olmamak (kta); kalpten ve sırdan mâsivâyı kaldırmaktır (irm). Tecrit kalbi masivadan arındırma, tefrit Hakk'ı şanına yakışmayan vasıflardan tenzih etmek ve | onu fert (tek ve essiz) olarak görmektir. Ehl-i tecrit; Dünyayı terkeden, onunla | olan ilgisini kesen mücerret azap; evlenmeyen. Ehl-i tefrit: Hak ile birlikte olan. Hallâc, “Bulana tek başına Hak ile olmak kâfidir,” demiştir. Tecrit üzere sefere çıkmak: Yanına azık, silah, binek ve kılavuz almadan yola çıkmak. Bkz. Mücer-

ret, Müferret.
Bu mikat-1 mahabbette giyen ihram-ı tecridi
Sezadır Zatiyâ ona visal-ı ka'be-i ulya
Mevküftur takarrub-1 Mevlâ tecerrüde
Noksan verir mehâsın-ı ehl-i kemâle mal
Hersekli A. Hikmet
Sözlüğe dön