ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
53 sonuç · “rık”
01Nehrî Kolu
Şemdinli'nin Nehrî köyünde Seyyid Tâhâ çevresinde teşekkül eden; Türkiye, İran ve Irak'a yayılan Hâlidî şube.
Ammâriyye
Ammâr Bû Sennâ’ya nispet edilen, doğu Cezayir’den Tunus’a yayılan bölgesel Kādirî kol.
Bekkâiyye
Sîdî Ahmed el-Bekkây'a nispet edilen ve Küntiyye/Muhtâriyye'nin tarihî öncülü olan Batı Afrika Kādirî hattı.
Bekriyye
Mustafa Kemâleddin el-Bekrî'nin eser ve halifeleriyle Suriye, Mısır, Hicaz ve Kuzey Afrika'da büyüyen Şâbânî-Karabaşî hattı.
Buhûriyye
Buhûriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Câğbûb–Kufra Sahra Ağı
Muhammed el-Mehdî döneminde zâviye, kervan, eğitim ve haberleşme ağının Sahra ve Orta Afrika'ya genişlemesi.
Câhidiyye
Câhidiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Cemâliyye
Cemâliyye, Halvetiyye'nin dört ana gövdesinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Cihangiriyye
Cihangiriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Çerkeşiyye
Çerkeşî Mustafa Efendi'nin şeriat-tarikat bütünlüğü vurgusuyla Batı Karadeniz, Orta Anadolu, İstanbul ve Balkanlarda yayılan kol.
Dâvûdiyye (Kādiriyye)
Ebû Bekir b. Dâvûd'a nispet edilen Suriye kökenli Kādirî kol.
Demirtaşiyye
Demirtaşiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Abdülazîz b. Ebû Bekir el-Mehdevî
Abdülazîz el-Mehdevî (yaklaşık 1150–1224), Ebû Medyen çevresinde yetişen, Tunus’ta bir tedris ve sohbet merkezi yöneten; İbnü’l-Arabî’nin Rûhu’l-kuds ve el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de özel bir muhatap olarak andığı, Ahmed el-Bûnî’nin de ‘şeyhimiz’ dediği İfrîkiyeli sûfîdir.
Abdülkerîm el-Kuşeyrî
Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.
Abdüllatîf el-Câmî
Abdüllatîf el-Câmî (ö. 1555-56), Semerkant ve Buhara’dan İstanbul, Halep ve Hicaz’a uzanan seyahatleri; Kanûnî’ye Kübrevî zikir telkini ve Hazînî’ye verdiği nispetle XVI. yüzyılın hareketli irşad ağını temsil eder.
Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî
Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî (ö. 15 Rebîülâhir 1077/1666), amcası Rûmiyye Şeyhi'nden Nakşibendî terbiyesi alan; Âmid'den Bursa'ya gelerek Dâye Hatun ve Ulu Cami'de irşad halkaları kuran şeyh ve şairdir.
Ahmed el-Alevî el-Müstegānimî
Ahmed el-Alevî (1869–1934), Müstegānim'de Muhammed el-Bûzîdî'nin terbiyesinde yetişen; Şâzeliyye-Derkāviyye içindeki Aleviyye kolunu Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Avrupa'ya taşıyan Cezayirli sûfî müelliftir.
Ahmed el-Ervâdî
Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire ve İstanbul arasında tahsil ve irşad faaliyetinde bulunan Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’nin halifesi ve Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin mürşididir. Hadis isnadı, ilmî icâzet ve tarikat hilâfetini aynı şahsiyette birleştirmiştir.
Ahmedü Bamba
Ahmedü Bamba (M'Backé – 19 Temmuz 1927, Tûbâ); Senegal'de en güçlü tarikat olan Mürîdiyye'nin kurucusu . Fransız sömürge yönetimince iki defa sürgüne gönderilmiş, iş birliğini sürekli reddetmiştir.
Akşehirli Abdurrahman Gubârî
Akşehirli Abdurrahman Gubârî (ö. 974/1566-67), Şeyh Hamdullah ekolünden hattat, Şeyh Abdüllatif’in müridi, Irakeyn seferi kâtibi, şehzade hocası ve Mekke’de mahmil kadısı olan Nakşibendî şairdir.
Ali b. Ammâr el-Menzelî eş-Şuaybî
Ali b. Ammâr el-Menzelî eş-Şuaybî, XVIII. yüzyılda adına nispet edilen Menzeliyye koluyla tanınan Kādirî şeyhidir. Menzeliyye Cezayir ve Tunus’ta yayılmış, nispeti sonraki icazet hatlarıyla Batı Afrika’ya kadar taşınmıştır.
rık
(jj [Ar.] fik. İslâm hukukunmı, da, kölelik. söz,
Mevlânâ Hâlid Ziyâeddîn Türbesi
Şam · Suriye · 20 Cemâziyelâhir 1258 (30 Temmuz 1842) tarihinde inşa edilen türbe; içinde kendisiyle birlikte hanımı da medfundur. Sandukanın üzerinde II. Abdülhamid devrinde imal edilmiş sırma işlemeli puşide, baş tarafında beyaz ipekli arakıyye ve beyaz sarık bulunur. Hüseyin Vassâf Şam'a gittiğinde burayı ziyaret etmiştir. Türbenin şehir içindeki tam yeri metinde tarif edilmediğinden koordinat girilmemiştir.
Tapduk Emre Dergâhı (Emrem Sultan Zâviyesi)
Ankara · Türkiye · Kaynakların vardığı kanaate göre Yûnus Emre, Nallıhan'a yakın Emrem Sultan'daki zâviyede, Tapduk Emre Dergâhı'nda yaşamıştır. Sarıköy'deki arazisini bu zâviyeye bağışladığı belirtilir. İlişkili kişi dosyası Yûnus Emre : Yûnus Emre (638/1240-41–720/1320), Tapduk Emre’nin irşadında yetişen; Dîvânı ve Risâletü’n-nushiyye’siyle aşk, tevhid, ahlâk ve insan anlayışını Anadolu Türkçesinin kalıcı şiir diline dönüştüren mutasavvıftır.
Sünbül Efendi Hankâhı (Koca Mustafa Paşa Dergâhı)
İstanbul · Türkiye · Sefîne, Karasarıklı İbrâhim Efendi'nin bu hankâhın semâhânesinde zikre katıldığını ve bir cem‘iyyette cezbeye tutulduğunu kendi ağzından naklettiğini kaydeder. Metinde "Sünbül Hankāhı" ve "Hankāh-ı Hazret-i Sünbül" olarak iki kez geçer.
Yûnus Emre Türbesi (Sarıköy / Yûnusemre köyü)
Mihalıççık · Türkiye · Kaynakların ağırlığının işaret ettiği yer. Mezar, Ankara-Eskişehir demiryolu hattı yapılırken 6 Mayıs 1946'da açılmış, 1970'te anıtmezara taşınmıştır. İlişkili kişi dosyası Yûnus Emre : Yûnus Emre (638/1240-41–720/1320), Tapduk Emre’nin irşadında yetişen; Dîvânı ve Risâletü’n-nushiyye’siyle aşk, tevhid, ahlâk ve insan anlayışını Anadolu Türkçesinin kalıcı şiir diline dönüştüren mutasavvıftır.
Ebû Bekir eş-Şiblî'nin merkadi (İmâm-ı Âzam civarı)
Bağdat · Irak · Sefîne'ye göre Ebû Bekir eş-Şiblî'nin kabri Bağdat'ta İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe'nin türbesinin bulunduğu civardadır. Koordinat, metinde işaret edilen İmâm-ı Âzam Külliyesi çevresi için yaklaşık olarak verilmiştir; kabrin tam yeri metinde belirtilmemiştir.
Şibliye köyü
Sâmerrâ · Irak · Kaynak, Şiblî'nin 247 (861) yılında Sâmerrâ'nın Şibliye köyünde doğduğunu bildirir; nisbesi de bu köyden gelir. Köyün bugünkü yeri ayrıca tespit edilmediğinden koordinat Sâmerrâ şehri düzeyindedir. İlişkili kişi dosyası Ebû Bekir eş-Şiblî : Ebû Bekir Dülef b. Cahder eş-Şiblî (247/861–334/946), Sâmerrâ yakınında doğup Abbâsî idaresinde görev yaptıktan sonra Hayr en-Nessâc ve Cüneyd-i Bağdâdî çevresinde tasavvufa yönelen; fıkıh, hadis, Kur’an tefekkürü, mârifet ve tevhid diliyle erken Bağdat tasavvufunun başlıca temsilcilerinden olan sûfîdir.
Dünbâvend
Demâvend · İran · Devlet kademelerinde hızla yükselen Şiblî, Rey'e bağlı Dünbâvend'de valilik yaptı (Hatîb, XIV, 389). Tasavvufa yönelişi bu görev sırasında Hayr en-Nessâc'ın sohbetine katılmasıyla başlamıştır. Tarihî idarî birimin sınırları bugünkü yerleşimle birebir örtüşmediğinden koordinat verilmemiştir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Cüneyd-i Bağdâdî'nin yanında tasavvuf eğitimini tamamladığı ve hayatının en etkili dönemini geçirdiği şehirdir. Kaynak, 334 yılı Zilhicce ayında (Temmuz 946) Bağdat'ta vefat ettiğini kaydeder; defin yerini belirtmez.
Karasarıklı İbrahim Sabri Efendi Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Küçük Mustafa Paşa'daki dergâh Karasarıklı lakaplı İbrâhim Sabri Karadestârî'nin adıyla kaydedilir. Karadestârî, Osman Himâyetî'nin halifesi ve Yeşil Tulumba-Balkanlar hattının erken irşad halkasıdır.
Çırakçı Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Tarihî envanter kaydı Çırakçı Tekkesi, Küçükmustafapaşa'daki Rifâî merkezleri arasında kaydedilir. Aynı semtte Said Çavuş ve Karasarıklı İbrâhim Sabri dergâhları da bulunduğundan semt adı tek başına özdeşlik kanıtı değildir. Saçlı Efendi varyantı Bazı sonraki listelerde Küçükmustafapaşa için Saçlı Efendi Tekkesi adı görülür. Çırakçı ile aynı yapı olduklarını gösteren açık belge bulunmadığından iki ad kesin biçimde birleştirilmemiştir. Yayın ilkesi Postnişin, bânî veya âyin günü yalnız yapı adından tahmin edilmemiş; kayıt araştırılabilir tarihî kimliğiyle korunmuştur.
Karasarıklı
İstanbul · Türkiye · Karasarıklı (Dolmabahçe) , Risâle-i Rifâiyye içinde 1925 öncesi İstanbul Rifâî tekke ve zâviyeleri arasında kaydedilir. Ad bazen yapının resmî adını, bazen şeyh veya mahalle lakabını yansıtabilir. Bâni, açık adres, postnişin silsilesi ve bugünkü yapı durumu ikincil kaynak ve arşiv kaydıyla doğrulanıncaya kadar bu kayıt tarihî envanter düzeyindedir.
Tokat Mevlevîhânesi
Tokat · Türkiye · Tokat’taki eski Mevlevî hafıza Tokat’ta Mevlevî varlığı XIII-XIV. yüzyıllara kadar izlenir. Muînüddin Süleyman Pervâne’nin Fahreddîn-i Irâkī için hankah yaptırdığı, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi’nin şehre halifeler gönderdiği aktarılır. 1455 tahriri bir Mevlevî hankahı ve otuz iki hânelik Mevlevîhâne mahallesini kaydeder. Muslu Ağa ve yeniden kuruluş Evliya Çelebi 1656’da haftada iki gün âyin yapılan gelişmiş bir Tokat Mevlevîhânesinden söz eder. Son şeyh Mehmed Hâdi Dede’nin 1911 tarihli mektubu, Muslu Ağa’nın 1048/1638’de bir tekke kurduğunu bildirir. 1115/1703 tarihli hüccet ise bu yapının yıkıldığını ve Müderris Mehmed Efendi b. Dânişî Ali Efendi tarafından yeniden inşa edildiğini gösterir. Bugünkü yapının katmanları Günümüze ulaşan ahşap mevlevîhâne Soğukpınar mahallesindedir ve ağırlıkla XVIII-XIX. yüzyıl yapı katmanlarını taşır. Semâhâne, şeyh dairesi, odalar, hamam ve kütüphane bölümlerindeki ahşap işçiliği ve kalem işi tavanlar Anadolu tarikat mimarisinin seçkin örneklerindendir. Yaşayan miras Yapı günümüzde Mevlevîhâne Müzesi adıyla kültür ve sergi faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Bu güncel işlev, XIII. yüzyıldan itibaren görülen şehirdeki Mevlevî varlığının bütün dönemlerinin aynı bina içinde geçtiği anlamına gelmez; erken hankahlar ile mevcut yapı ayrı tarih katmanlarıdır.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tarikat Tâcını Nasıl Okumalı?
Genel tekke maddî kültürü rehberi. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
1925 Öncesi İstanbul Rifâî Dergâhları
Risâlede semtleriyle kaydedilen 56 tekke ve zâviye. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 40–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · mur etmiştir. Hâlet-i-ihtizardaki mü'mine, sağ tarafında cennetteki makamına nazar ettirir. Cennetteki makamını ve ona verilecek hurileri, sarayları, derecatı, hizmet ehli olan cen
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen
Sayfalar 95–101
Muzaffer Ozak Külliyatı · Zira, sevdiği o kulunun âh-ü eniyni Allahu tealâ'ya hoş gelir ve niyazına devam etmesi için de talebini geciktirir. Allahu tealâ'nın, sevdiği kullarına nâzı ehline malûmdur. Dualar
Sayfalar 109–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al
Sayfalar 125–132
Muzaffer Ozak Külliyatı · ler. Zira, onlar daha önce dünya hayatında güzel işler işlemişler, iyilik etmişlerdi.) Hasan-ül-Basri hazretlerinin Basra halkına irâd buyurdukları hitabeye devam edelim: — Ey Basr