Ara
Menü

Sayfalar 95–101

1.772 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 95–101 Zira, sevdiği o kulunun âh-ü eniyni Allahu tealâ'ya hoş gelir ve niyazına devam etmesi için de talebini geciktirir. Allahu tealâ'nın, sevdiği kullarına nâzı ehline malûmdur. Duaların tez kabul buyrulmasında bir hâlet ve geciktirilmesinde ise ayrı bir sır ve hikmet vardır. Mü'mine lâyık olan, duasının tezden kabul buyrulmasından ötürü gururlanmamasıdır. Keza, duasına icabet buyurulmadığı ve neticesinin zuhura gelmediğinden dolayı da aslâ mahzun olmamalı ve Rabbinden ümidini kesmemelidir. Bütün ibadet ve amellerimizde olduğu gibi, duanın da kendisine mahsus âdabı vardır: - Abdestli olarak dua etmek — Dizüstüne oturarak dua etmek — Dua ederken sesini ne pek fazla yükseltmek ne de yavaş söylemek — Yalvarıp yakararak dua etmek - Bazan secde halinde iken dua etmek — Dua ederken temiz ve tenha bir yer seçmek — Dua eden, haram lokma yememek, haramdan giyinmemek hususunda dikkatli ve titiz hareket etmek, duaların tezden kabulüne vesile olur. Seher vakti, cuma gecesi,…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 95–101 · Envârü’l-Kulûb III — tarikat.org