ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
48 sonuç · toplam 48 · “inzivâ” · 1/2
01inzivâ
Sözlük anlamı, “Toplum hayatından kaçıp tek başına ya şama.” olan bu söz, “Dış dünya 367 ircâ' i ile bütün bağlarını keserek Allah a ile birleşebilmek için insanın kendi içine kapanması.” anlamında bir terim..]
Sütûhiyye
Ahmed el-Bedevî’nin Tantâ’daki dam inzivasına ve “dam ehli” diye anılan ilk çevresine nispet edilen tarihî Bedevî kolu.
Hasîrîzâde Hacı Ahmed Muhtâr Efendi
Ahmed Muhtâr Efendi (1821–1901), babası Süleyman Sıdkî’den hilâfet alan; kardeşi Hasan Rızâ’nın inzivaya çekilmesinden sonra Sütlüce postunu fiilen sürdüren ve hizmeti oğlu Elîf Efendi’ye bırakan Sa‘dî şeyhidir.
Hasîrîzâde Şeyh Hasan Rızâ Efendi
Hasan Rızâ Efendi (1813–1886), babası Süleyman Sıdkî’nin ardından kardeşi Ahmed Muhtâr’la birlikte Sütlüce postuna geçen; daha sonra Üsküdar’da inzivayı tercih eden Sa‘dî şeyhidir.
Kabûlî Şeyh Mustafa Efendi
Kabûlî Mustafa Efendi (ö. 1825), mahkeme kâtipliğini bırakarak inzivayı seçen; Rifâiyye, İbnü’l-Arabî düşüncesi, hat sanatı, şiir ve telifle meşgul Edirneli şeyhtir.
Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi
Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi (ö. 1721), büyük imtihanla medreseye seçilen; Trablusşam kadılığının ardından ilim ve ibadete yönelerek inzivayı tercih eden Osmanlı âlimidir.
Seyyid Abdullah Çelebi Bursevî
Seyyid Abdullah Çelebi (ö. 977/1569), Bursa Zeynîler Zâviyesi şeyhi Seyyid Ali Efendi'nin oğlu; medrese görevlerinden sonra inzivayı seçmiş, hac dönüşünde Aksu menzilinde vefat etmiş Osmanlı âlimidir.
Şeyh Hasan Ünsi Efendi
Şeyh Hasan Ünsi Efendi b. Recep b. Şehid Muhammed, ilm-i zahir ü batında kemal sahibi idi. Zühd ü takva ile daima halayıktan münkat ı' ve münzevi olup, elli seneden mütecav iz dışarı çıkmamışt ır. Ahir ömrüne değin mücahede ve inz iva üzere…
Şeyh İsmâil Necâ Efendi
İsmâil Necâ Efendi, babası Süleyman es‑Sıdkî’nin yetiştirdiği halifesi; kısa süren post hizmetinden sonra Gümüşsuyu’nda inzivaya çekilen Sa‘dî şeyhidir.
Şeyh Mahmud Hayrân-ı Zeynî
Mahmud Hayrân-ı Zeynî, II. Bayezid devrinde Bursa Zeynîler Zâviyesi’nde inziva ve tevhid zikriyle yaşayan, aynı zâviye çevresine defnedilen Zeynî dervişidir.
el-Cevâhir ve geriye kalan hizbler
İBRÂHÎM-İ DESSÛKÎ HAZRETLERİ · Halvethânesinde inzivaya çekildiği yıllarda bazı eserler telif ettiği rivayet edilirse de vefat ettiğinde geriye yalnız birkaç hizb ile el-Cevâhir adlı eseri kalmıştı.
Celvetî halveti
Mürşid izniyle az yemek, ibadet, tevhid zikri ve tefekkür düzeninde yürütülen sınırlı inziva eğitimi; nihai hedef topluma ve hizmete celvettir.
Halvet
Uzlet, inziva, yalnızlık, tek başına yaşamak topluma karışmamak, ihtilat halinde olmamak. 2. tas. a Ne bir meleğin ne de diğer herhangi bir 1 kimsenin bulunmadığı bir halde ve yerde Hak ile sirren (manen) konuşmak, ruhen sohbet etmek (İFM;…
Halvethane
Sâlikin tek başına ibadet ettiği yer, inzivaya çekildiği köşe, çilehane. Tekkelerin ve bazı mescitlerin çevresinde yapılan kapalı, karanlık ve daracık hücre ve odalar. 2. Velayet makamındaki kemal halleri. Sâlikin Hak'la Hak olduğu makam, s…
İnhina
نحناء) (7, Eğilmek, ser-furü, boyun eğmek, tas. Müridin şeyhini veya halifesini veyahut başka bir müridi eğilerek selamlaması (KM 16. bahis). Bu tür selamı secde sayıp, reddedenler “Ne senden bana rüku ne benden sana kıyam, selamün aleyküm,…
Mescit
Secde edilen, namaz kılınan yer, musalla, namazgâh, küçük | tas. a İlk zahitler ibadet etmek için çekildikleri köşelere (küşe-i inzivaya) mescit derlerdi. b Daha sonra hankah ve tekkelerde namaz kılmak için ayrılan ye- re de mescit denilmiş…
Mihrap
İlk zahit ve süfiler ibadet için çekildikleri inziva köşesine mi'rab derlerdi. Halkın gönüllerinin yöneldiği matlap, maksüt, murat. » Mihriban s. fars. Şefkatli, sevecen. tas. Rububiyet sıfatı.
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Samt
+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…
Usûl
Yol yöntem, metot, tas, Adap erkân, tasavvufun temelleri, Tasavvufun esası beştir: gündüz oruç tutmak, gece namaz kılmak, ihlaslı olmak, davranışları sürekli olarak denetim altında tutmak. Allah’a tevekkül etmek (Gineyd). Sehl'e göre usül y…
Uzlet
Halka karışmamak, onlardan ayrı yaşamak, inzivaya çekilmek. tas. Günaha girmemek, daha çok ve daha ihlaslı ibadet etmek için toplumdan ayrılıp ıssız ve kimsesiz yerlere çekilmek, tek başına yaşamak. Buna halvet, inziva, vihdet adı da verili…
Vesvese
Kuruntu, iskil. tas. Şeytan'ın ilkâı, kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terk edilmesi veya geciktirilmesi veya eksik yapılması için Şeytan'ın insanı kışkırtması, aklını çelmesi, nefsin aşağı arzularına uymaya teşvik etmesi. İnsanın için…
savma'a
Glm^) [Ar.] “İbadet yeri, tekke.” anlamında kullanılan terim. Hristiyan papazlarınm inzivaya çekildikleri özel yapılmış hücre.
Halvetiyye
öz. a. İslâm dünyasmm en yaygın olan ve Şeyh Ebi Abdullah Sıracüddin Ömer el-Halvetî ’ye nipet edilen bir büyük tarikatın adı. İran’ın Geylân bölgesinde 14. yüzyılm ikinci yarısmda oluşum gösteren ve Ömer el-Halvetî’nin Tebriz’e yerleşmesi…