Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

37 sonuç · “erş

01
Şahsiyet

A‘rec Şeyhî Çelebi

A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.

02
Şahsiyet

Abdülfettah Çelebi

Abdülfettah Çelebi (ö. 977/1569), Şeyh Nasreddin’in oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin yeğenidir. Amcasından mülâzemet almış; Hacı Hasan ve Pîrî Paşa medreselerinde ders vererek hâric derecesine yükselmiştir.

03
Şahsiyet

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi (ö. 1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Rüstem Paşa, Sahn, Şehzade ve Atik Valide medreselerinde ders verdikten sonra Galata kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

04
Şahsiyet

Abdülkerîmzâde İffetî Mustafa Efendi

Abdülkerîmzâde İffetî Mustafa Efendi (ö. 1726), Refdî Mehmed Efendi’nin oğlu; İstanbul medreselerinde ders veren, İffetî mahlasıyla Dîvân tertip eden ve Durmuşzâde Ahmed Efendi’den ta‘lik öğrenen Osmanlı âlimidir.

05
Şahsiyet

Acem Hoca Sâdık

Acem Hoca diye tanınan İsfahanlı Sâdık (ö. 1132/1719-20), İstanbul Fethiye'deki Sinan Paşa Medresesi'nde talebelere Farsça öğreten; Türkçe ve Farsça şiir örnekleri Vekāyi‘u’l-Fuzalâ'da korunan şair ve hocadır.

06
Şahsiyet

Âdem Dede

Antalyalı Âdem Dede (1591/92-1653), Hotin seferinin ardından Mevlevîliğe yönelen; İsmâil Ankaravî’den sonra Galata Mevlevîhânesi postuna geçen, Mesnevî dersleri, cömertliği ve sade Türkçe ilâhileriyle tanınan Mevlevî şeyhidir.

07
Şahsiyet

Ahıskalı Hüseyin Efendi

Ahıskalı Hüseyin Efendi (ö. 13 Receb 1135/19 Nisan 1723), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra İstanbul medreselerinde ders veren ve 1719-1720’de Lefkoşa kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

08
Şahsiyet

Aksarâyî Şeyh Ali Efendi

Ali b. Şaban el-Aksarâyî (ö. 1111/1699-1700), Aksaray’da yaklaşık otuz yıl ders ve vaaz, yirmi yıl fetva hizmeti veren; Kayseri Şifâiyye Medresesi’ne tayin edilen Osmanlı âlimidir.

09
Şahsiyet

Ali Behçet Efendi

Ali Behçet Efendi (1727–1822), Konya ve Afyonkarahisar’daki ilmî-Mevlevî terbiyesini Bursa’da aldığı Nakşibendî, Kâdirî, Kübrevî, Çiştî ve Şüttârî icâzetleriyle birleştiren; Üsküdar Selimiye Dergâhı’nda Nakşibendî-Müceddidî irşadı, Mesnevî ve Mektûbât dersleriyle tanınan şeyhtir.

10
Şahsiyet

Allâme-i Şâşî Mehmed Çelebi

Allâme-i Şâşî Mehmed Çelebi (ö. 1577), Ahî Çelebi ailesinden gelen; Zeynelâbid, Ahîzâde, Kazızâde ve Ma‘lûl Emîr Efendi çevresinde yetişerek Bursa ile Beşiktaş medreselerinde ders veren Osmanlı müderrisidir.

11
Şahsiyet

Altıparmak Mehmed Efendi

Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir.

12
Şahsiyet

Amasyalı Cuma Efendi

Amasyalı Cuma Efendi (ö. Zilhicce 972/Temmuz 1565), Müftü Sa‘dî Efendi çevresinde yetişen; Küçük Ağa ve Yörgüç Paşa medreselerinde ders veren, fetva, ta‘likat ve risaleleriyle tanınan XVI. yüzyıl Osmanlı âlimidir.

13
Sözlük

erş

İ-Ar] huk. İslâm ceza hukukunda ölümle sonuçlanmayan saldırılarda mağdura ödenmesi gereken tazminat.

14
Mekân

Yahyâ Efendi Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Sultan Abdülmecid'in iradesiyle türbedar tayin edildiği, Perşembe günleri hatm-i hâcegân ve zikir icra ettiği dergâh; sandukası ve levhaları da burada anlatılır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrî Şemseddin Efendi : Muhammed Nûrî Şemseddin Efendi (1801–1864), Kayserili Muhammed Said Efendi’den Nakşibendî terbiyesi alan; Yahyâ Efendi Dergâhı’nda türbedarlık ve irşad hizmeti yürüten vaiz ve müelliftir.

15
Mekân

Semmâs

Buhara · Özbekistan · Mürşidi Muhammed Baba Semmâsî'nin köyü; yirmi yıl boyunca her pazartesi ve perşembe Sûhârî'den buraya zikrederek yürümüştür. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Emîr Külâl : Seyyid Emîr Külâl (1284–1370), Muhammed Baba Semmâsî’den hilâfet alan, Bahâeddin Nakşibend’in başlıca mürşidi olan ve Hâcegân mirasını Nakşibendiyye’nin teşekkül devrine taşıyan Buharalı sûfîdir.

16
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · Babası Seyyid Ali'nin Halife Müsterşid'e durumu arzetmek için gittiği ve dönüşte yakınlarında vefat ettiği şehir; sonradan Halife Müstencid onu sarayına davet etmiş, Bağdat şeyhleri büyük saygı göstermiştir.

17
Mekân

Arakiyeci Hacı Mehmed Efendi Mescidi Cerrâhî Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Babasının 1910'da mütevellilik ve meşihatını devrettiği dergâh; 1925'e kadar her perşembe Karagümrük'ten buraya gelip Cerrâhî âyinini icra etmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden : Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden (1885–1966), Cerrâhiyye Âsitânesi’nin 18. postnişini; tekke arşivini ve erkânını Envâr ile Tabakāt’ta kayda geçiren, âsitâneyi kapanış sonrasında koruyan müellif ve şeyhtir.

18
Mekân

Yenikapı Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · 1864'te postnişin Osman Selâhaddin Dede tarafından sikkesi “tekbirlendi”; 4 Mayıs 1868'de seyrüsülûkünü tamamlayarak Mevlevî oldu. İntisabından sonra her hafta pazartesi ve perşembe günleri burada âyinhanlar arasında âyine katıldı. Mâye âyini 30 Ocak 1884'te, ısfahan âyini 26 Ocak 1885'te, Arapça sözlü sûzinak âyini 14 Eylül 1885'te burada mukabele edildi. Koordinat şehir düzeyindedir; mevlevîhânenin tam konumu kaynakta tarif edilmemiştir.

19
Mekân

Mihrimah Sultan (İskele) Camii

İstanbul, Üsküdar · Türkiye · 1599'da Fâtih Camii vâizliğini bırakıp perşembe günleri burada vaaz vermeye başladı. İlişkili kişi dosyası Aziz Mahmud Hüdâyî : Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.

20
Mekân

Merkez Efendi Külliyesi

İstanbul · Türkiye · Kuruluş ve Sünbülî çevre Merkez Efendi, Sünbül Sinan’dan hilâfet aldıktan sonra 920/1514 dolayında sur dışındaki bu münzevi tekkeyi kurdu. İlk yapı mütevazı bir zâviye iken Şah Sultan’ın vakıfları ve Mimar Sinan eliyle yenilenen cami-tevhidhâne sayesinde tam teşekküllü bir tarikat merkezine dönüştü. Merkez Efendi 959/1552’de burada defnedildi. Şehirdeki yeri Külliye Sünbül Efendi Âsitânesi’nden sonra Sünbüliyye’nin en önemli İstanbul merkezlerinden biriydi. Âsitâne veya pîr makamı sayılmamasına rağmen Merkez Efendi’ye duyulan bağlılık sebebiyle güçlü bir ziyaretgâh kimliği kazandı. Dergâhın âyin günü perşembeydi; XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren meşihat Merkezzâdeler diye anılan ailede devam etti. Mimarî katmanlar Cami-tevhidhâne, Merkez Efendi Türbesi, küçük türbe, çilehâne, kuyu, şadırvan, dârülkurrâ, hamam, harem ve tekke birimleri külliyenin tarihî programını oluşturuyordu. Defterdar Abdülbâki Paşa 1608’de dârülkurrâ yaptırdı; II. Mahmud 1836’da cami-tevhidhâne, türbe ve cümle kapısını kapsayan büyük bir yenileme gerçekleştirdi. Bugünkü iz 1925’ten sonra cami-tevhidhâne cami olarak yaşamayı sürdürdü; türbeler ve çilehâne korundu. Buna karşılık selâmlık, derviş hücreleri, mutfak ve taamhâne gibi birçok tekke bölümü zaman içinde ortadan kalktı. Mekânın günümüzdeki görünümü, XVI. yüzyıl kuruluşuyla XIX. yüzyıl yenilemelerini birlikte taşır.

21
Mekân

Said Çavuş

İstanbul · Türkiye · İki adı Küçükmustafapaşa'daki merkez kaynaklarda Said Çavuş Tekkesi ve Atâ Efendi Tekkesi adlarıyla geçer. XIX. yüzyılda faal yeni Rifâî merkezleri arasında sayılır. Kapanış arifesindeki görev Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 cetvelinde postnişin Şeyh Hakkı Efendi, âyin günü Perşembe olarak görünür. Ad varyantı ayrı iki tekke üretilmeden aynı tarihî kayıtta korunmuştur.

22
Mekân

Hüsâmeddin Uşşâkî Âsitânesi

İstanbul · Türkiye · Uşşâkiyye'nin âsitânesi ve pîr evi Kasımpaşa Hacıahmet Mahallesi'ndeki tekke, Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî tarafından XVI. yüzyılın son çeyreğinde kuruldu. Uşşâkî Âsitânesi, Pîr Evi, Perşembe Tekkesi ve Şimşirli Tekke adlarıyla anıldı. Yusuf Efendi'nin XVIII. yüzyıl ihyası Tersane Emini ve daha sonra Sadâret Kethüdâsı olan Yusuf Efendi, eskimiş tekke yapılarını yeniden inşa ettirdi ve âsitâneye tatlı su getirdi. İzzî Tarihi, bu faaliyeti onun ölüm kaydında kalıcı hayır eseri olarak gösterir. Mimari düzen Son dönem mimari programında tevhidhâne, iki türbe, hazîre, selâmlık, harem, mutfak ve şadırvan bulunuyordu. XX. yüzyıldaki kayıplara rağmen pîr türbesi ve tekke hafızası aynı yerde yaşamayı sürdürür. İrşad ve musiki hafızası Âsitâne yalnız meşihat merkezi değil, zikir ve tekke musikisinin de önemli İstanbul odaklarından biriydi. Hüseyin Vassâf'ın seyrüsülûkunu burada tamamlaması, merkezin geç Osmanlı dönemindeki canlılığını gösterir.

23
Mekân

Rufâî Âsitânesi Perşembe Şeyh Hüsnî Efendi Beşiktaş Ebulhüdâ Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Rufâî Âsitânesi Perşembe Şeyh Hüsnî Efendi Beşiktaş Ebulhüdâ Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.

24
Mekân

Şeyh Halîm Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Şeyh Halîm Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.

25
Mekân

Balçık Baba Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Balçık Baba Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.

26
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

27
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

28
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

29
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

30
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

31
Eser

Sayfalar 10–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh

32
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

33
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

34
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b

35
Eser

Sayfalar 18–25

Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl

36
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

37
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu