ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
45 sonuç · “emân”
01Abdülmelik Atâ
Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.
Acem Seyyid Ömer Efendi
Acem Seyyid Ömer Efendi (ö. 4 Rebîülevvel 1138/1725), Mirza Mustafa Efendi'den mülâzemet alan; Hayreddin Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğinden Sahn-ı Semân ve altmışlı medreselere yükselen Osmanlı âlimidir.
Alâeddin Ali el-Manavî
Alâeddin Ali el-Manavî (ö. 974/1566-67), Kemalpaşazâde’den mülâzemet alan; İnegöl, İstanbul, Trabzon ve Manisa medreselerinden Bağdat kadılığına yükselen Osmanlı âlimidir.
Arabzâde Abdülbâki Çelebi
Arabzâde Abdülbâki Çelebi (895/1490–971/1564), Mollâ Arab’ın oğlu; taşra medreselerinden Sahn-ı Semân’a yükselen ve Halep, Mekke, Bursa ile Mısır kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Arslan Baba
Arslan Baba, tarihleri bilinmeyen; Yesevî geleneğinde Ahmed Yesevî’nin ilk mürşidi, Mansûr Ata’nın babası ve peygamberî emanet menkıbesinin taşıyıcısı olarak anılan Türkistan sûfîsidir.
Atâzâde Ahmed Efendi
Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.
Balıkzâde İbrâhim Çelebi
Balıkzâde İbrâhim Çelebi (ö. 1003/1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Gümülcine, Silistre ve Tırhala’dan Feyyûm ile Mansûre’ye uzanan görev hattında kadılık yapan Osmanlı âlimidir.
Balyabadralı (Badralı) Mehmed Efendi
Balyabadralı Mehmed Efendi (ö. 1003/1595), Mora’daki Balyabadra’dan yetişip İstanbul medreselerinde yükselen; Koca Sinan Paşa’nın Macaristan seferinde ordu kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.
Beşiktaşlı Yahyâ Efendi
Beşiktaşlı Yahyâ Efendi (1495–1571), Kanûnî Sultan Süleyman’ın sütkardeşi; Zenbilli Ali Efendi’nin talebesi, Sahn-ı Semân müderrisi, Müderris mahlaslı şair ve Beşiktaş’taki geniş hayır çevresinin kurucusudur.
Bozanzâde Mahmud b. Ahmed
Bozanzâde Mahmud b. Ahmed (ö. Şevval 983/Ocak-Şubat 1576), İskilip’te doğan; Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alıp onun fetva kâtipliğini yapan, Rodos ve Manisa müftülüklerinde bulunan, Ebüssuûd fetvalarını güvenilir bir mecmuada toplayan ve kitaplarını Fâtih Camii’nde vakfeden Osmanlı âlimidir.
Cürcân Efendi (Muhyiddin Mehmed b. İbrâhim)
Muhyiddin Mehmed b. İbrâhim, Molla Cürcân veya Cürcân Efendi (ö. 969/1562), Akyazı’dan yetişerek Sahn-ı Semân’a ve Amasya müftülüğüne ulaşan; Şehzade Bayezid krizinde Îcâdî Hayreddin Efendi ile arabuluculuk yapan Osmanlı âlimidir.
Çalık Ya‘kūb bin Bayram Efendi
Çalık Ya‘kūb bin Bayram Efendi (ö. 975/1567-68), Ankara’dan yetişen; Hasköy, Filibe, Saraybosna, Çorlu, Edirne ve Sahn-ı Semân medreselerinde görev yapan, Saraybosna müftülüğünün ardından Bağdat kadılığına ulaşan Osmanlı âlimidir. Kaynaklar onu doğruluğu, adaleti ve gösterişten uzak yaşayışıyla anar.
fî-emâni’llah
“Allah’a emanet ol! Allah’a ısmarladık!” anlamında esenleme sözü.
emânet (I)
emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifade edilmiştir. Aynı anlamda bu söz, hadislerde de zikredilmiştir. İslâm inancma ve Kur’ân-ı Kerîm deki hükümlere göre bu terim, en geniş manasıyla “adalet” kavramıyla birlikte değerlendirilmiş ve “vedî'a” olarak da nitelendirilmiştir. İslâm bilginleri, özellikle devlet adamlannm hem emanet ehli hem de adalet ehli olmaları üzerinde durmuşlar; emanet ehli olmalarını, ülkenin ve devletin imkânlarını halka hakça sunmaları olarak izah etmişlerdir.
emân
Bir İs ] lâm ülkesine girmek veya İslâm eordusuna teslim olmak isteyen e bir gayrimüslime can ve mal r güvencesi sağlayan taahhüdü veya akit belgesi. İslâm’ın yayıl ] dığı dönemlerde Müslüman ore duların kendiliğinden teslim e olan dümanlara canlarmın, mallarmm, ibadethanelerinin güvence altında olduğuna dair “emân-nâme”ler verildiği kaynaklarda zikredilmektedir.
emânet (II)
emânet (II) a. [< Ar.emn] Bu terim, peygamberlerin sıfatlarmdan biri olup Allah’tan aldığı vahiyleri aynen insanlara tebliğ etmekle görevli güvenilir kimseler için kullanılmıştır. Onlar için genel ve yaygın kanaat şudur: “Onlar İlâhî emirleri ne değiştirmişler ne de bir şey eklemişlerdir; onlarda hiçbir şekilde ihanet ve hıyanet bulunmaz.”
Dârü’l-emân
Güvenlik ve esenlik kapısı veya yurdu. Bektaşî ve tekke dilinde erenlerin himaye alanını anlatan sembolik bir adlandırma olarak kullanılabilir.
dâr-ı emân
İslâm hâkimiyeti altında bulunan bir gayrimüslim ülke
Yemâniyye
Aşın fırkalarından olup Yemân Rebâb ile Muhammed b. Yem el-Kûfî’nin önderliğinde Allah insan suretinde olduğu, yüzü şında her organının yok olac ğını savunan cemaatler
Emîr Buhârî Zâviyesi
İstanbul · Türkiye · Edirnekapı dışındaki bu zâviyenin civarında, babası Atâullah Efendi'nin yanına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Atâzâde Ahmed Efendi : Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.
Şehzade Medresesi
İstanbul · Türkiye · Vefat ettiğinde bu medresenin müderrisiydi; kaynak ölümünü "Şehzâde Medresesi'nde müderris iken" diye kaydeder. İlişkili kişi dosyası Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi : Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi (944/1537-38–19 Cemâziyelevvel 970/15 Ocak 1563), babası Ebüssuûd Efendi ile Taşköprîzâde’nin yanında yetişen; Rüstem Paşa, Haseki, Sahn-ı Semân ve Şehzade medreselerinde ders veren, Arapça ve Farsça şiirleri anılan genç Osmanlı âlimidir.
Yûşa‘ Makamı (Yuşa Tepesi)
İstanbul · Türkiye · Yûşa‘ peygamberin kabri olduğu kabul edilen ve keşfi Beşiktaşlı Yahyâ Efendi'ye nisbet edilen makam; günümüzde de önemli bir ziyaretgâhtır. İlişkili kişi dosyası Beşiktaşlı Yahyâ Efendi : Beşiktaşlı Yahyâ Efendi (1495–1571), Kanûnî Sultan Süleyman’ın sütkardeşi; Zenbilli Ali Efendi’nin talebesi, Sahn-ı Semân müderrisi, Müderris mahlaslı şair ve Beşiktaş’taki geniş hayır çevresinin kurucusudur.
Sahn-ı Semân Medreseleri
İstanbul · Türkiye · Tahsilini sürdürdüğü medrese. İlişkili kişi dosyası Kürd Sa‘dî Kalecikli : Kürd Sa‘dî Kalecikli (ö. 974/1566), Mollâ Acem, Saçlı Emir Efendi ve Ebüssuûd Efendi çevrelerinde yetişmiş; Edirne Hüsâmiyye ve Sirâciyye medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Sahn-ı Semân medreseleri
İstanbul · Türkiye · 1138 Şâban'ında Şa'bân Efendizâde Ahmed Efendi'nin yerine Sahn medreselerinden birine müderris tayin edilmiş, ilmiye yolunda bu dereceden sonra altmışlı payelere geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Mirza Efendi Telhisçisi Abdülbâkī Efendi : Mirza Efendi Telhisçisi Abdülbâkī Efendi (ö. 1730), Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi'nin hizmet çevresinden yetişen Osmanlı müderrisi ve telhisçidir.
Mihrimah Sultan Medresesi
İstanbul · Türkiye · 976 Şevvâlinde Bahâeddinzâde Abdullah Efendi'nin yerine müderris olduğu medrese. İlişkili kişi dosyası Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi : Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi (ö. 979/1571), Atâullah Efendi'nin himayesinde yetişmiş; Osmanlı medrese hiyerarşisinde Sahn-ı Semân'a ulaşmış âlim ve seçkin kitap koleksiyoneridir.
Sahn-ı Semân medreseleri
İstanbul · Türkiye · 978 Cemâziyelâhirinde Arap İbrâhim Efendi'nin yerine geldiği ve 979 Rebîülâhirinde vefatına kadar bulunduğu son görev yeri; yerine Mahmud Bey geçti. İlişkili kişi dosyası Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi : Leysîzâde Pîr Ahmed Çelebi (ö. 979/1571), Atâullah Efendi'nin himayesinde yetişmiş; Osmanlı medrese hiyerarşisinde Sahn-ı Semân'a ulaşmış âlim ve seçkin kitap koleksiyoneridir.
Yoros'ta yaptırdığı mescid, medrese ve hamam
İstanbul · Türkiye · Kınalızâde Hasan Çelebi, Yahyâ Efendi'nin Anadolukavağı'nda Yoros'ta bir mescid, medrese ve hamam yaptırdığını yazar. Menâkıb'da da sık sık Yoros'a giderek dinlendiği belirtilir. İlişkili kişi dosyası Beşiktaşlı Yahyâ Efendi : Beşiktaşlı Yahyâ Efendi (1495–1571), Kanûnî Sultan Süleyman’ın sütkardeşi; Zenbilli Ali Efendi’nin talebesi, Sahn-ı Semân müderrisi, Müderris mahlaslı şair ve Beşiktaş’taki geniş hayır çevresinin kurucusudur.
Ebüssuûd Efendi Mektebi Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Babasının gömüldüğü hazîreye defnedildi; müstakil maddesi burayı Eyüp civarında babasının mektebi olarak tarif eder. İlişkili kişi dosyası Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi : Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi (944/1537-38–19 Cemâziyelevvel 970/15 Ocak 1563), babası Ebüssuûd Efendi ile Taşköprîzâde’nin yanında yetişen; Rüstem Paşa, Haseki, Sahn-ı Semân ve Şehzade medreselerinde ders veren, Arapça ve Farsça şiirleri anılan genç Osmanlı âlimidir.
Süleymaniye Medresesi
İstanbul · Türkiye · Müderrislik yaptığı medreselerden biri; Sahn-ı Semân, Yavuz Sultan Selim ve Edirne Selimiye medreseleriyle birlikte anılır. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.
Ebü'l-feth Sultan Mehmed Han Camii
İstanbul · Türkiye · Vefatının ertesi günü naaşı buraya getirildi ve cenaze namazı öğleden sonra burada kılındı. İlişkili kişi dosyası Atâzâde Ahmed Efendi : Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.
Sahn-ı Semân (Fâtih Külliyesi)
İstanbul · Türkiye · 1536'da müderris olduğu, Osmanlı ilmiye hiyerarşisinin zirvesindeki sekiz medrese; burada Kanûnî'nin isteğiyle Fîrûz Şah hikâyelerini tercüme etti. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Hasan-ı Basrî'nin Tasavvuf Silsilelerindeki Yeri
Tarihî temas, ilmî isnad ve manevî aidiyet katmanları. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Mevlevî Musikisinin Aletleri
Ney, rebab, kudüm ve mutrib heyeti. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 73–80
Muzaffer Ozak Külliyatı · ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları) DERS: 21 MUNDERECAT! El-Bakara sûre-i celilesinin 186. âyet-i kerimesinin tefsiri- Kur'an-ı aziyı, Levh-i mahfuzda olduğu gibi tertip ve tanzim e