Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-1797- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 204
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Bir İs ] lâm ülkesine girmek veya İslâm eordusuna teslim olmak isteyen e bir gayrimüslime can ve mal r güvencesi sağlayan taahhüdü veya akit belgesi. İslâm’ın yayıl ] dığı dönemlerde Müslüman ore duların kendiliğinden teslim e olan dümanlara canlarmın, mallarmm, ibadethanelerinin güvence altında olduğuna dair “emân-nâme”ler verildiği kaynaklarda zikredilmektedir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-621- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 204
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Bir İs ] lâm ülkesine girmek veya İslâm eordusuna teslim olmak isteyen e bir gayrimüslime can ve mal r güvencesi sağlayan taahhüdü veya akit belgesi. İslâm’ın yayıl ] dığı dönemlerde Müslüman ore duların kendiliğinden teslim e olan dümanlara canlarmın, mallarmm, ibadethanelerinin güvence altında olduğuna dair “emân-nâme”ler verildiği kaynaklarda zikredilmektedir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7286- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Korkusuzluk, emniyet, güven.</p><p>1. Bir kimseye veya düşmana; söz, işâret veya yazı ile, mal ve can güvenliğinin emniyet (güven) altında olduğunu bildirme.</p><p>İlticâ edenlere emân vermekte bütün müslümanlar eşittir. Halktan herhangi biri de bu hakka sâhiptir. O hâlde kim bir müslümanın ahdini (verdiği sözü) bozarsa, ona ihânet ederse, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Kıyâmet gününde Allah onun ne farz, ne nâfile ibâdetlerini, ne de tövbesini kabûl eder. ( Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb )</p><p>2. Müslüman olmayan bir kimsenin İslâm memleketine girmesi için kendisine verilen müsâade, izin.</p><p>Müslümanlardan aldığı emânla, dâr-ül-İslâm'a (İslâm memleketine) gelen kâfir (müslüman olmayan) bir kimse, burada yaşamakta olan zımmî (gayr-i müslim vatandaş) gibi korkusuz yaşar. Onun haklarına sâhip olur. ( Serahsî )</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11328- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça sığınmayı ifade eden bir kelime. Manen, himmet yani dua yolu ile yardım talebinde bulunmak isteyen kişi, “Aman ya Rasûlallah!” diye nidada bulunur. Ebced hesabıyla “Muhammed” (s) kelimesiyle “Eman” kelimesi, her biri ayrı ayrı 92’yi verir.</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Bir İs ] lâm ülkesine girmek veya İslâm eordusuna teslim olmak isteyen e bir gayrimüslime can ve mal r güvencesi sağlayan taahhüdü veya akit belgesi. İslâm’ın yayıl ] dığı dönemlerde Müslüman ore duların kendiliğinden teslim e olan dümanlara canlarmın, mallarmm, ibadethanelerinin güvence altında olduğuna dair “emân-nâme”ler verildiği kaynaklarda zikredilmektedir.
Dinî Terimler Sözlüğü
Korkusuzluk, emniyet, güven.
1. Bir kimseye veya düşmana; söz, işâret veya yazı ile, mal ve can güvenliğinin emniyet (güven) altında olduğunu bildirme.
İlticâ edenlere emân vermekte bütün müslümanlar eşittir. Halktan herhangi biri de bu hakka sâhiptir. O hâlde kim bir müslümanın ahdini (verdiği sözü) bozarsa, ona ihânet ederse, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Kıyâmet gününde Allah onun ne farz, ne nâfile ibâdetlerini, ne de tövbesini kabûl eder. ( Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb )
2. Müslüman olmayan bir kimsenin İslâm memleketine girmesi için kendisine verilen müsâade, izin.
Müslümanlardan aldığı emânla, dâr-ül-İslâm'a (İslâm memleketine) gelen kâfir (müslüman olmayan) bir kimse, burada yaşamakta olan zımmî (gayr-i müslim vatandaş) gibi korkusuz yaşar. Onun haklarına sâhip olur. ( Serahsî )
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça sığınmayı ifade eden bir kelime. Manen, himmet yani dua yolu ile yardım talebinde bulunmak isteyen kişi, “Aman ya Rasûlallah!” diye nidada bulunur. Ebced hesabıyla “Muhammed” (s) kelimesiyle “Eman” kelimesi, her biri ayrı ayrı 92’yi verir.