Ara
Menü

Atâzâde Ahmed Efendi

Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.

Vefat
1724
Unvan
Ayasofya, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde görev yapan Osmanlı müderrisi
Temalar
Atâullah Efendi, mülâzemet, müderrislik, Kadızâde Mehmed Medresesi, Ayasofya-i Kebîr, Saray-ı İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân, Pîrî Paşa, Emîr Buhârî Zâviyesi

Kimliği ve ailesi

Atâzâde Ahmed Efendi, kaynakta “el-Mevlâ Ahmed ibnü’l-mevlâ Atâullah” şeklinde tanıtılır. Babası Atâullah Efendi, IV. Mehmed devri ulemâsı arasında yer alan bir ilmiye mensubuydu. Atâzâde nisbesi bu baba-oğul bağından gelir. Aynı nisbe ve adı taşıyan daha erken tarihli hekim veya müderrislerle birleştirilmemelidir.

Tahsil ve mülâzemet

Kaynak çocukluk ve ilk tahsil safhalarını ayrıntılandırmaz; ilim öğrenme yaşına geldiğinde kabiliyetiyle ilmiye çevresine girdiğini belirtir. 1097 yılı Cemâziyelâhirinde/1686’da, Bolevî Biraderi Ali Efendi’nin Mekke’den dönüşü münasebetiyle oluşturulan mülâzemet listesinde dördüncü sırada yer aldı. Böylece resmî tedris yoluna kabul edildi.

Kırk akçeli medreselere kadar ilerleyişi

Osmanlı medrese hiyerarşisinin başlangıç ve orta basamaklarında görev yaptı; kırk akçeli bir medreseden ayrıldıktan sonra yeni bir mansıp bekledi. Şeyhî bu ara devri yalnız bir boşluk olarak değil, ilmiye kariyerinin olağan bekleme ve intikal safhası olarak kaydeder.

Kadızâde Mehmed Efendi Medresesi

11 Rebîülevvel 1118’de kendi dersiyesi olan Kadızâde Mehmed Efendi Medresesi ibtidâ-i hâric derecesine yükseltildi ve görev yine kendisine verildi. Bu ayrıntı, bazen medrese binasının derecesi yükseltilirken mevcut müderrisin de görevini koruyabildiğini gösteren somut bir ilmiye kaydıdır.

Ayasofya-i Kebîr Medresesi

26 Cemâziyelâhir 1122’de Seyyid Mutahhar Efendi’den boşalan Ayasofya-i Kebîr Medresesi’ne tayin edildi. Kaynak burayı Ali Efendi’nin dersiyesi olarak ayrıca tanımlar. Atâzâde’nin bu görevi, İstanbul’un merkezî eğitim kurumlarından birinde tedris halkası yürüttüğünü gösterir.

Saray-ı İbrâhim Paşa Medresesi’nin yeniden açılması

1127 Zilhiccesinde Saray-ı İbrâhim Paşa Medresesi’ne geçmesi gündeme geldiğinde yapı medrese olmaktan çıkarılıp saray haline getirilmişti. 6 Cemâziyelevvel 1129’da yeni bir hatt-ı hümâyunla tekrar medrese statüsüne alınarak dâhil derecesiyle Atâzâde’ye verildi. Biyografinin en kıymetli kurum tarihi ayrıntılarından biri budur: bir yapının kullanım statüsü, padişah emri ve müderris tayini aynı kayıtta birleşir.

Kürkçübaşı ve Sahn-ı Semân

1 Zilkade 1131’de Atâullah Efendi tezkirecisi Abdullah Efendi’nin yerine Kürkçübaşı Medresesi’ne mûsıla-i Sahn derecesiyle geçti. 15 Zilhicce 1133’te Beyler Hocası mülâzımı Kara Ahmed Efendi’nin yerine Sahn-ı Semân medreselerinden birine tayin edildi. Böylece kariyerinin en yüksek ve itibarlı tedris halkalarından birine ulaştı.

Pîrî Paşa Medresesi ve son görevi

26 Şâban 1134’te Hoca İsmâil Efendi’nin yerine Pîrî Paşa Medresesi’ne ibtidâ-i altmışlı derecesiyle getirildi. Vefatına kadar bu görevde bulundu. Kaynak ona kadılık, şeyhlik veya tarikat hilâfeti isnat etmez; meslek kimliği açık biçimde müderrislik ve Osmanlı ilmiye teşkilâtı içindedir.

Şahsiyeti

Şeyhî Mehmed Efendi onu ilme bağlanmış, güzel halli, açık tabiatlı, temiz niyetli, varlıklı ve neşeli bir ilmiye mensubu olarak tasvir eder. Bu kısa portre, görev listesinin arkasındaki şahsiyet hakkında kaynağın doğrudan değerlendirmesidir; modern unvanlar veya eser nispetleri eklenmemiştir.

Hastalığı, vefatı ve cenazesi

Zâtülcenp hastalığına yakalandı ve 13 Rebîülâhir 1136 gecesi, Ocak 1724’te vefat etti. Ertesi gün cenazesi Fâtih Camii’ne getirildi; öğle namazından sonra cenaze namazı kılındı. Pîrî Paşa Medresesi’ndeki görev, aynı ayın yirmi altısında Ya‘kūbzâde Seyyid Mustafa Efendi’ye verildi.

Emîr Buhârî Zâviyesi civarındaki kabri

Edirnekapı dışında, Emîr Buhârî Zâviyesi civarında babası Atâullah Efendi’nin yanına defnedildi. Bu kayıt aile kabir yerini açıklar; Atâzâde Ahmed Efendi’nin Nakşibendiyye’ye intisap ettiğini göstermez. Zâviye çevresi tarihî defin coğrafyası olarak haritada yer alırken kişi herhangi bir tarikat atlasına eklenmemiştir.

İlmiye tarihindeki yeri

Atâzâde Ahmed Efendi’den günümüze ulaştığı doğrulanmış müstakil bir eser bilinmemektedir. Onun tarihî değeri, yaklaşık dört on yıla yayılan mülâzemet ve tedris çizgisinde; medrese derecelerinin yükselmesi, yapıların kullanım değişikliği ve müderris tayinlerinin nasıl işlediğini gösteren ayrıntılı görev kaydındadır.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Servet sahibi, şûh meşrepli bir mahdûm

Kaynak onu ilim çevresine bağlı, Rum diyarının mahdûmları arasında sayılan, açık tabiatlı, servet sahibi ve şûh meşrepli biri olarak anlatır.

Metni gösterMetni daralt

Maddenin kapanışında kişilik tarifi verilir: hâlinin salâhıyla bilinen, ilimlere intisap etmeye istekli, dâhil-i idâd-ı mahâdîm-i Rûm — yani Rum diyarının (Anadolu-Rumeli ilmiyesinin) mahdûmları arasında sayılan — açık tabiatlı ve içi temiz, servet sahibi ve şûh meşrepli biri.

Bu tavsif dikkat çekicidir: eserin çoğu maddesinde kişiler zühd ve salâh sıfatlarıyla anılırken, burada varlıklı oluş ve neşeli mizaç açıkça kaydedilmiştir. “Mahdûm” tabiri de onun kendi kazandığı bir mevkiden çok, ulemâ ailesi çocuğu olarak tanındığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Zâtülcenb hastalığından vefat

1136 Rebîülâhir'inin 13'ü Pazartesi gecesi, yakalandığı zâtülcenb hastalığından vefat etti; ertesi gün Fatih Camii'nde cenaze namazı kılındı.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak vefat sebebini açıkça yazar: 1136 Rebîülâhir'inin on üçüncü Pazartesi gecesi, mübtelâ olduğu maraz-ı zâtülcenbden intikal etmiştir. Zâtülcenb, akciğer zarı iltihabı (satlıcan) demektir ve dönemin kayıtlarında ölümcül seyreden hastalıklar arasında sayılır.

Ertesi Pazartesi günü naaşı Ebü'l-feth Sultan Mehmed Han Camii'ne getirilmiş, öğleden sonra namazı kılınmış, ardından Edirnekapı dışında Emîr Buhârî Zâviyesi civarında babasının yanına defnedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeEmîr Buhârî ZâviyesiEdirnekapı dışındaki bu zâviyenin civarında, babası Atâullah Efendi'nin yanına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Atâzâde Ahmed Efendi : Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeEbü'l-feth Sultan Mehmed Han CamiiVefatının ertesi günü naaşı buraya getirildi ve cenaze namazı öğleden sonra burada kılındı. İlişkili kişi dosyası Atâzâde Ahmed Efendi : Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeAyasofya-i Kebîr Medresesi1122 Cemâziyelâhir'inin 26. günü es-Seyyid Mutahhar Efendi'den boşalan yere, hareket itibarıyla bu medreseye tayin edildi. İlişkili kişi dosyası Atâzâde Ahmed Efendi : Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.