Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

39 sonuç · “afv

01
Şahsiyet

Hattat Hâfız Osman Efendi

Hattat Hâfız Osman (1642–1698), sülüs ve nesih yazıda Osmanlı hat üslûbunu yenileyen; mushaf ve hilye tertibinde kalıcı tesir bırakan, Sünbül Efendi Hânkāhı’nda zâkirbaşılık yapan sanatkâr ve derviştir.

02
Şahsiyet

Kömürcü Muhammed Efendi

Kömürcü Muhammed Efendi, Uşşâkıyye’nin eski mensuplarından; Biga’da irşad faaliyeti yürüten ve Safvetî mahlaslı Hersekli Muhammed Fevzi’yi yetiştiren şeyhtir.

03
Şahsiyet

Mustafa Safvet Efendi

Mustafa Safvet Efendi, II. Meşrutiyet sonrasında Urfa mebusluğu yapan; Tasavvuf gazetesini çıkaran, Olanlar Dergâhı meşîhatinde bulunan ve Tasavvufun Zaferleri’ni yayımlayan son dönem Kādirî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Muzaffer Ozak

Muzaffer Ozak (1916, İstanbul – 13 Şubat 1985); vâiz, sahaf ve Halvetî-Cerrâhî şeyhi. Sahaflar Çarşısı'ndaki dükkânını bir sohbet meclisine çevirmiş, Cerrâhiyye'yi Avrupa ve Amerika'ya taşımıştır . Şiirlerinde “Aşkî” mahlasını kullanır.

05
Şahsiyet

Sahhaf Kösec Ali Efendi

Sahhaf Kösec Ali Efendi (ö. 1727), Babadağı'ndan İstanbul'a gelip Erzurum ve Sofya kadılıklarında bulunan, Revan kadısı iken vefat eden Osmanlı âlimidir.

06
Şahsiyet

Seyyid Ali Safvetî Efendi

Seyyid Ali Safvetî Efendi (ö. 1005/1597), İbrâhim Gülşenî’nin torunu ve Ahmed Hayâlî’nin oğlu; Kahire’deki Gülşenî Âsitânesi’nde postnişinlik yapmış divan sahibi sûfî şairdir.

07
Şahsiyet

Şeyh Ebü’s-Safâ Şemseddin Ahmed Hayâlî

Ebü’s-Safâ Şemseddin Ahmed Hayâlî (ö. 977/1569-70), babası İbrâhim Gülşenî’nin ardından Kahire Gülşenî Âsitânesi’nde otuz yedi yıl postnişinlik yapan, silsileyi oğlu Ali Safvetî’ye aktaran şair ve şeyhtir.

08
Şahsiyet

Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi

Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi Abdülazîz Efendi-zâdedir. Yahyâ Gâlib Efendi’nin birâderi ve halîfesidir. Onbeş sene kadar icrâ-yı meşîhat edip, terk-i âlem-i nâsût eyledi. Birâderinin yanında medfûndur. Safvet-i kalbe mâlik kendi hâlinde bir zât idi. (Kuddise sırruhû). Şeyh Fahreddîn Efendi Verilen ibârenin hesaplanmasından 1273 çıkmaktadır. (H) Rızâeddîn Efendi-zâdedir ve ondan müstahleftir. Pederinin irtihâlinde câ- nişîni…

09
Şahsiyet

Şeyh Mustafa Saffet Yetkin

Mustafa Saffet Yetkin (1866–1950), Şeyh Ali Tâlebânî’den Kādirî-Hâlisî hilâfeti alan; Meclis-i Meşâyih reisliği, Urfa mebusluğu ve Tasavvuf dergisi başmuharrirliği yapan âlim, şeyh ve siyasetçidir.

10
Şahsiyet

Ya‘kūb Afvî Efendi

Ya'kūb Afvî Efendi (1089/1678, Topkapı, İstanbul – 1149/1736); Celvetî şeyhi ve müellif. Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi'nin on beşinci postnişini ; babası “odabaşı şeyhi” diye tanınan Fenâî Mustafa Efendi'dir.

11
Şahsiyet

Yazıcı Muhammed Safvetî Efendi

Yazıcı Muhammed Safvetî Efendi (ö. 1778), Yeniçeri yazıcılığını bırakarak Cemâleddin Uşşâkī'ye intisap eden, Edirne ve İstanbul'da irşad eden Uşşâkī şeyhi ve şairdir.

12
Sözlük

afv

(^ [Ar.] Devlet işlerinde azletme, istifasmı kabul etme. huk. Bir suçlu hakkmdaki hüküm kesinleştikten sonra cezayı tamamen veya kısmen ortadan kaldırma.

13
Sözlük

afv an-il-kat'

afv an-il-kat' a. [Ar.] fik. Bir uzvu kesilmiş olan bir kimsenin bundan dolayı oluşacak kısas ya da diyetten vazgeçmesi, yani kısas ya da diyet istememesi.

14
Sözlük

afv an-il-şecce

afv an-il-şecce a. (4-ül ûW Wr-1 fik. Başı veya yüzü yaralanan bir kimsenin bu olaydan dolayı oluşacak olan kısas ya da diyetten vazgeçmesi, yani kısas ya da diyet istememesi.

15
Sözlük

afv an-il-cerâha

afv an-il-cerâha a. [Ar.] fik. Bir kimsenin kendisini kısas ya da diyet gerektirecek biçimde yaralayan bir kimse üzerinde olan bakından, yani kısas veya diyet hakkından vazgeçerek o kimseyi affetmesi durumu.

16
Mekân

Oğlanlar Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Aksaray’daki Oğlanlar Tekkesi Kaynaklar tekkeyi Aksaray’da, Çakırağa Mahallesi’nde, Millet Caddesi ile Cerrahpaşa Caddesi’nin kavşak çevresinde gösterir. Akademik çalışmada tarihî yer 872 ada 3 parsel olarak kaydedilir. Yapı Millet Caddesi açılırken ortadan kaldırılmıştır. Adları ve irşad çevresi Tekke Oğlanlar Tekkesi ve Olanlar Dergâhı adlarının yanı sıra İbrâhim Efendi’nin meşihatiyle ilişkili olarak Gavsî Tekkesi ve Şeyh İbrâhim Efendi Dergâhı adlarıyla da anılmıştır. Sun‘ullah Gaybî 1059/1649’da İbrâhim Efendi’ye burada intisap etmiş ve şeyhinin 1065/1654’teki vefatına kadar bu çevrede bulunmuştur. Kaynakları birlikte okuma notu Sefîne kaydı tekkenin kişi ve silsile bağlantılarını; akademik çalışma ise ad varyantı, mahalle, cadde ve parsel tarifini tamamlar. OCR metnindeki bozuk kelimeler ve sayfa artıkları yayıma alınmamış, yalnız birbiriyle uyumlu yer ve ilişki bilgileri redaksiyondan geçirilmiştir. Son dönem bağlantısı Mustafa Safvet Efendi, Meclis-i Meşâyih reisliği sırasında tekkenin meşihatini vekâleten sürdürmüş; Olanlar Dergâhı son Osmanlı dönemi Kādirî çevrelerinden biri olarak yaşamaya devam etmiştir.

17
Mekân

Hîre (Nîşâbur yakını)

Nişabur · İran · Zehebî'nin kaydına göre kabrinin bulunduğu, Nîşâbur yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.

18
Mekân

Şûnîziyye Kabristanı

Bağdat · Irak · Kabri, yeğeni ve talebesi Cüneyd-i Bağdâdî'nin yanı başındadır. Konum yaklaşıktır; aynı kabristana sonradan Necmeddîn-i Dâye de defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.

19
Mekân

Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi

İstanbul · Türkiye · Celvetiyye'nin pîr makamı; 1140/1728'de on beşinci postnişin olarak buraya oturmuş, vefatına kadar irşadını sürdürmüştür. İlişkili kişi dosyası Ya‘kūb Afvî Efendi : Ya‘kūb Afvî Efendi (ö. 1149/1736), Mustafa Fenâî’nin oğlu ve Osman Efendi’nin damadı; Hüdâyî Âsitânesi’nde dokuz yıl postnişinlik yapan, Celvetî sülûkunu anlatan Hediyyetü’s-sâlikîn’in müellifidir.

20
Mekân

İnadiye (Karacaahmet yolu)

İstanbul · Türkiye · Vasiyeti üzerine annesinin yanına defnedildiği yer; Karacaahmet'e giden caddenin sağ tarafındadır. Konum semt ölçeğinde yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ya‘kūb Afvî Efendi : Ya‘kūb Afvî Efendi (ö. 1149/1736), Mustafa Fenâî’nin oğlu ve Osman Efendi’nin damadı; Hüdâyî Âsitânesi’nde dokuz yıl postnişinlik yapan, Celvetî sülûkunu anlatan Hediyyetü’s-sâlikîn’in müellifidir.

21
Mekân

Fırat kenarındaki zâviyesi

Basra civarı · Irak · Attâr'ın kaydına göre geceleri ibadetle meşgul olmak için Fırat kenarında yaptırdığı zâviye. Kesin yeri bilinmemektedir. İlişkili kişi dosyası Habîb el-Acemî : Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.

22
Mekân

Urfa Halvetî Dergâhı

Urfa · Türkiye · Dârü'l-hikmeti'l-İslâmiyye'nin 1922 ekiminde faaliyetine son vermesinin ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ikinci dönem seçimlerine katılıncaya kadar postnişinliğinde bulunduğu dergâh. İlişkili kişi dosyası Mustafa Safvet Efendi : Mustafa Safvet Efendi, II. Meşrutiyet sonrasında Urfa mebusluğu yapan; Tasavvuf gazetesini çıkaran, Olanlar Dergâhı meşîhatinde bulunan ve Tasavvufun Zaferleri’ni yayımlayan son dönem Kādirî şeyhidir.

23
Mekân

Nîşâbur

Nişabur · İran · Melâmetiyye'nin doğduğu ve yayıldığı şehir; Kuşeyrî, akımın Nîşâbur'da onun vasıtasıyla yayıldığını kaydeder. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.

24
Mekân

Kerh, Bağdat

Bağdat · Irak · 155'te (772) doğduğu semt; hurdacı dükkânı buradaydı. Aynı semt, üstadı Ma'rûf-i Kerhî'ye de nisbesini vermiştir. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.

25
Mekân

Üsküdar Atpazarı Celvetî Tekkesi (Çavuşderesi)

İstanbul · Türkiye · Üsküdar Çavuşderesi'nde, Hayreddin Çavuş Mahallesi'nde Eski Semerciler mevkiindeki cami ve tekkesi. Hüdâyî Âsitânesi postuna bu tekkenin şeyhliğinden geçmiştir; damadı ve halifesi Yâkub Afvî de burada hizmetine girmiştir.

26
Mekân

Topkapı

İstanbul · Türkiye · 1089'da (1678) doğduğu semt. Konum semt merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ya‘kūb Afvî Efendi : Ya‘kūb Afvî Efendi (ö. 1149/1736), Mustafa Fenâî’nin oğlu ve Osman Efendi’nin damadı; Hüdâyî Âsitânesi’nde dokuz yıl postnişinlik yapan, Celvetî sülûkunu anlatan Hediyyetü’s-sâlikîn’in müellifidir.

27
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · Silsilenin kendisinden sonraki halkalarının şehri: Dâvûd et-Tâî'nin talebesi Ma'rûf-i Kerhî, Serî es-Sakatî ve Cüneyd-i Bağdâdî burada yetişmiştir. İlişkili kişi dosyası Habîb el-Acemî : Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.

28
Eser

SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK

Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri

29
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

30
Eser

Sayfalar 33–39

Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere

31
Eser

Sayfalar 42–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile

32
Eser

Sayfalar 78–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay

33
Eser

Sayfalar 73–78

Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded

34
Eser

Sayfalar 85–93

Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar

35
Eser

Sayfalar 117–124

Muzaffer Ozak Külliyatı · lahu tealâ cûd ve kereminden dilediği kadar verir. O'nun fazl-u kereminin sonu yoktur, diye keyfiyyeti bütün halka duyurdu. Akıl isen ne beye, ne şaha bak; Nükte-i ER-RIZKU ALLAH'a

36
Eser

Sayfalar 136–143

Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması

37
Eser

Sayfalar 141–146

Muzaffer Ozak Külliyatı · Nebisidir. Bütün güzel ahlâklarla, sıfat-ı cemile ile muttasıftır. Ve bütün müttakilerin, salihlerin imamıdır. Bütün meleklerin. peygamberlerin, mü'minlerin sevdiği ve âhirette, ce

38
Eser

Sayfalar 178–192

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ

39
Eser

Sayfalar 177–184

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 177.gösterici, nuru evvel. bâ'si sonra Muhammed Mustafa. Müctebâ. Mürtezâ, Fe-kabe kavseyn-i ev-edna. Taki. Naki. Kureyşiyyül-Hâşimiyyül-Arabi, Mekki, Medeni. Haseneynil-ahseneyn