Ara
Menü

Muzaffer Ozak

Muzaffer Ozak (1916, İstanbul – 13 Şubat 1985); vâiz, sahaf ve Halvetî-Cerrâhî şeyhi. Sahaflar Çarşısı'ndaki dükkânını bir sohbet meclisine çevirmiş, Cerrâhiyye'yi Avrupa ve Amerika'ya taşımıştır . Şiirlerinde “Aşkî” mahlasını kullanır.

Doğum
1916
Vefat
1985
Unvan
Cerrâhî şeyhi, vâiz, sahaf ve müellif

Bir şehid ailesinin tek erkeği

İstanbul'da Karagümrük Nûreddin Cerrâhî Tekkesi yakınındaki bir evde dünyaya geldi. Doğduğu yıl kazanılan bir zafer dolayısıyla Muzaffer adı verildi.

Babası Kayı Türkleri'nin Kızılkeçeli aşiretinin Cebeci ve Başağaoğulları kollarından gelen Konyalı Hacı Mehmed Efendi, annesi Ozaklar sülâlesinden Yanbolu Halvetî Tekkesi şeyhi Seyyid Hüseyin Efendi'nin torunu Ayşe Hanım'dır.

Plevne Medresesi'nde hoca iken 1878 Balkan bozgunu sonrası ailesiyle birlikte İstanbul'a göç edip sonraki yıllarda huzur dersleri hocalığına yükselen babasını küçük yaşta kaybetti.

İki dayısı, on bir ağabeyi I. Dünya Savaşı'nda, en küçük ağabeyi Murad Reis de Millî Mücadele sırasında şehid olunca Muzaffer Ozak dayılarının yetimi iki küçük kız, kendi kız kardeşi ve annesinden oluşan fakir ve kimsesiz bir ailenin beş altı yaşlarındaki tek erkek ferdi olarak kaldı.

Tahsili

İlk tahsilini babasının medrese arkadaşı Uşşâkī şeyhi Abdurrahman Sâmi Saruhânî'nin himayesinde yapan Muzaffer Ozak henüz on sekiz yaşındayken şeyhini ve hocasını kaybetti.

Fâtih Camii başimamı Mehmed Râsim Efendi'den Kur'ân-ı Kerîm ve tecvid, Gümülcineli Açıkbaş Mustafa Efendi'den Arapça dersleri aldı… Reîsülhattâtîn Kâmil (Akdik), Nureddin ve tuğrakeş İsmail Hakkı (Altunbezer) beylerin Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki hat ve tezyinat derslerine dinleyici olarak katıldı.

Müezzinlik ve sahaflık

Ali Yazıcı, Soğanağa ve Karagümrük Kefeli camilerinde müezzinlik yaptı. Kefeli Camii imamı Şâkir Efendi'den kitapçılık sanatını öğrendi. Daha sonra Beyazıt Camii'ne müezzin olarak tayin edildi. Bu sırada Sahaflar Çarşısı'nda bir dükkân açıp müezzinliğin yanında sahaflık yapmaya başladı.

Yirmi yılı aşkın bir süre Süleymaniye Camii'nde ramazan aylarında fahrî imamlık yaptı.

İki mürşid

Vezneciler Camii'nde imamlık yaptığı sırada “ikinci mürşidim” dediği Halvetî-Şâbânî şeyhi Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi'ye intisap etti. Ondan Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ve Fusûsü'l-hikem'ini okudu. Yedi yıl boyunca her gün dükkânına gelip karşılaştığı müşkülleri cevaplandıran Ahmed Tâhir Efendi'den tasavvufun bütün inceliklerini öğrendi.

Maraşlı'nın vefatından (1954) sonra… kendisine Kādiriyye tarikatından hilâfet verilmek istendi. Fakat kendisi, istihâresinde gördüğü ve çocukken Arapça hocası Açıkbaş Mustafa Efendi'nin Fâtih Camii'nde elini öptürüp başarısı için kendisinden dua niyaz ettiği Halvetî-Cerrâhî şeyhi Fahreddin Efendi'ye (Erenden) intisap etti.

Postnişinlik

1965 yılında halife tayin edilen Ozak şeyhinin vefatı (1966) üzerine Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nin on dokuzuncu türbedarı ve postnişini sıfatıyla irşad görevine başladı.

Muzaffer Ozak vâiz olarak görev yaptığı, aralarında Sultan Ahmed, Beyazıt, Fâtih, Eyüp, Süleymaniye gibi selâtin camilerinin de bulunduğu toplam kırk iki camide, kahvehanelerde, Karagümrük'teki Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nde ve özellikle kendine has bir ilim ve irfan merkezi, bir sohbet meclisi niteliği taşıyan sahaf dükkânında her seviyeden insana İslâmiyet'i öğretmeye, sevdirmeye ve dini yaşamalarını sağlamaya çalıştı.

Vefatı

Muzaffer Ozak, Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nde on dokuz yıl irşad faaliyetinde bulunduktan sonra 13 Şubat 1985 tarihinde vefat etti ve tekkenin türbe kısmına defnedildi.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Bir savaştan geriye kalan çocuk

On bir ağabey, iki dayı.

Metni gösterMetni daralt

Gazi Osman Paşa'nın sancaktarbaşısı olan iki amcasından biri Plevne'de şehid olmuş, diğerine sancağı Ruslar'a kaptırmadığı için paşa unvanı verilmişti.

İki dayısı, on bir ağabeyi I. Dünya Savaşı'nda, en küçük ağabeyi Murad Reis de Millî Mücadele sırasında şehid olunca Muzaffer Ozak dayılarının yetimi iki küçük kız, kendi kız kardeşi ve annesinden oluşan fakir ve kimsesiz bir ailenin beş altı yaşlarındaki tek erkek ferdi olarak kaldı.

Çerçeve. Rakam tek başına bir devrin hesabıdır: bir ailede on üç erkek savaşta ölmüştür. Geriye kalan beş altı yaşındaki çocuk, sonradan kırk iki camide vaaz edip tarikatı üç kıtaya taşıyacaktır. Adının “Muzaffer” konmasının sebebi de doğduğu yıl kazanılan bir zaferdir — 1916.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
BİYOGRAFİK KAYIT

Sahaf dükkânı bir irfan meclisi

Beyazıt'taki tezgâh.

Metni gösterMetni daralt

Beyazıt Camii'ne müezzin olarak tayin edildi. Bu sırada Sahaflar Çarşısı'nda bir dükkân açıp müezzinliğin yanında sahaflık yapmaya başladı.

Vaazlarını kırk iki camide, kahvehanelerde, Karagümrük'teki Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nde ve özellikle kendine has bir ilim ve irfan merkezi, bir sohbet meclisi niteliği taşıyan sahaf dükkânında sürdürmüştür.

Çerçeve. Şeyhi Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi de yedi yıl boyunca her gün dükkânına gelip müşküllerini cevaplandırmıştır. Yani hem talebeliği hem şeyhliği aynı dükkânda geçmiştir. Tekkelerin kapalı olduğu bir devirde sohbetin bir esnaf dükkânına taşınması, kolun ayakta kalma biçimini de gösterir: mekân değişmiş, meclis sürmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
BİYOGRAFİK KAYIT

Reddedilen Kādirî hilâfeti

İstihâre ve bir çocukluk hâtırası.

Metni gösterMetni daralt

Maraşlı'nın vefatından (1954) sonra Kādirihâne'ye ve Kasımpaşa Aynî Ali Baba Rifâî Tekkesi'ne devam ettiği dönemde kendisine Kādiriyye tarikatından hilâfet verilmek istendi.

Fakat kendisi, istihâresinde gördüğü ve çocukken Arapça hocası Açıkbaş Mustafa Efendi'nin Fâtih Camii'nde elini öptürüp başarısı için kendisinden dua niyaz ettiği Halvetî-Cerrâhî şeyhi Fahreddin Efendi'ye (Erenden) intisap etti.

Çerçeve. Karar iki dayanağa oturur: bir istihâre ve çocukluğunda gördüğü bir sahne — hocasının başka bir şeyhin elini öptürüp dua istemesi. Verilmek istenen hilâfeti reddedip başka bir yola girmesi, Nûreddin Cerrâhî'nin kadılığı bırakıp tekkeye girmesiyle aynı örüntüdedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
BİYOGRAFİK KAYIT

Festival davetleriyle gelen açılma

1970'lerin sonundan itibaren Batı.

Metni gösterMetni daralt

Kudüs, Bağdat, Şam ve Kahire gibi şehirlerde yaptığı tasavvuf sohbetlerini Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika ve Fransa'da da yapması ve tarikat âyinlerinden örnekler sergilemesi için kültür-sanat festivalleri düzenleyen resmî ve özel kuruluşlardan davetler aldı. 1970'li yılların sonlarından itibaren müridleriyle birlikte bu davetlere katıldı.

Bu ülkelerde yaptığı tasavvuf sohbetlerinin dinleyiciler üzerinde bıraktığı tesir kendi yurttaşları üzerindeki tesir kadar müsbet oldu.

Çerçeve. Kapı bir tebliğ seferi olarak değil, bir festival daveti olarak açılmıştır. Cerrâhiyye maddesi sonucu kaydeder: “şeyhin sohbet ve eserleriyle Batı dünyasına ve Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar ulaşmış, buralarda tekkeler açılmıştır.” Bu, tekkeleri kapatılmış bir tarikatın yurt dışında şube açması gibi ender bir durumdur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
BİYOGRAFİK KAYIT

“Aşkî” mahlası

Yûnus Emre tarzında şiirler.

Metni gösterMetni daralt

Bunda heybetli ve etkileyici bir görünüşe sahip olmasının yanında İslâmiyet'e ilgi duyan herkese aşk ile hizmeti görev bilen bir âşık olmasının büyük payı vardır. Nitekim kendisi, Yûnus Emre tarzında yazdığı şiirlerinde kullandığı “Aşkî” mahlası ile bunu ifade etmek istemiştir.

Çerçeve. Mahlas bir üslûp beyanıdır. Halifesi Safer Dal'ın mahlası “Muhibbî”dir ve şiirleri yine Yûnus Emre tarzındadır; iki mahlas da sevgi kökünden gelir (aşk ve muhabbet). Cerrâhî nutuk geleneğinin XX. yüzyıldaki iki halkası bu iki adla anılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hoşsohbet bir halk vâizi

Anlatım usulü.

Metni gösterMetni daralt

Hoşsohbet ve fevkalâde nüktedan, anlaşılması zor dinî meseleleri kolayca özetleyip izah etme, konuları ibret alınacak hikâyelerle veciz bir şekilde anlatma ve öğretme yeteneğine sahip bir halk vâizi olan Muzaffer Ozak'ın vaaz ve hutbeleri, konuları ele alış ve sunuş tarzı yabancıların dikkat ve ilgisini çekti.

Çerçeve. Eserlerinin yapısı da aynıdır: İrşâd otuz üç, Envârü'l-kulûb yirmi sekiz “ders”ten oluşur ve “hutbe ve vaaz üslûbu ile kaleme alınmış”tır. Yani kitapları kürsüden çıkmıştır — İsmâil Hakkı Bursevî'nin Rûhu'l-beyân'ında olduğu gibi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

İrşâd ve Envârü'l-kulûb

Altmış bir ders.

Metni gösterMetni daralt

İrşâd (I-III, İstanbul 1964, 1967, 1968) — Otuz üç “ders”ten oluşan eser hutbe ve vaaz üslûbu ile kaleme alınmış olup konular âyet ve hadisler ışığında ibretli hikâyelerle anlatılmaktadır. İngilizce'ye özetlenerek tercüme edilmiştir (Irshad: Wisdom of a Sufi Master, trc. Muhtar Holland, New York 1988).

Envârü'l-kulûb (I-III, İstanbul 1975, 1977, 1979) — İrşâd'ın devamı niteliğindeki eser yirmi sekiz ders içermektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
ESER / METİN

Ziynet-ül-kulûb ve Aşk Yolu

Sülûk ve devran savunması.

Metni gösterMetni daralt

Ziynet-ül-kulûb (İstanbul 1973) — ilmihal bilgilerinden sonra tasavvufun mahiyeti, seyrüsülûk, nefsin sıfatları ve mertebeleri anlatılmış, meşhur sûfîler hakkında bilgi verilmiştir. Altı adet evrâd örneğini de içeren eserin sonunda müellifin dinî-tasavvufî şiirleri yer almaktadır.

Aşk Yolu Vuslat Tariki (İstanbul, ts.) — devran ve zikrin mahiyeti, çeşitleri ve önemi anlatılmış, bu konuda yapılan itirazlara cevap verilmiştir (İngilizce trc. The Unveiling of Love, trc. Muhtar Holland, New York 1981).

Çerçeve. Aşk Yolu, semâ ve devran tartışmasının XX. yüzyıldaki halkasıdır; Ankaravî'nin üç semâ risâlesiyle aynı türdendir. Cerrâhî âyini devrânî-kıyâmî olduğu için savunma doğrudan kendi usulünü ilgilendirir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
ESER / METİN

İngilizce eserleri

New York baskıları.

Metni gösterMetni daralt

Submission, Sayings of the Prophet Muhammed (New York 1977) — Doksan dokuz hadisin şerhini içerir. Hadislerin hattı ve İngilizce şerhleri Tevfik Rüştü Topuzoğlu'na ait olup neşri Shems Friedlander tarafından yapılmıştır.

Ninety-nine Names of Allah (New York 1978) — doksan dokuz esmânın anlamı ve bunlarla dua etmenin önemi hakkında Muzaffer Ozak'ın yaptığı şerhlerin aynı kişilerce yapılan İngilizce tercümesidir.

Robert Frager, Muzaffer Ozak'ın Amerika'da çeşitli tarihlerde yaptığı sohbetleri İngilizce'ye çevirip Love is the Vine adıyla yayımlamış (New York 1988), eser Aşktır Asıl Şarap adıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir (trc. Ömer Çolakoğlu, İstanbul 2004).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
ESER / METİN

Şiirleri, tercümeleri ve neşirleri

Gülzâr-ı Ârifân ve diğerleri.

Metni gösterMetni daralt

Gülzâr-ı Ârifân, Aşk Bahçesi (İstanbul 1969, 1977) — Kaside, ilâhi ve na'tlardan oluşmaktadır.

Ozak ayrıca Kudûrî'nin el-Muhtasar'ını Türkçe'ye çevirmiş (Kudûrî-i Şerif Tercümesi: Sualli-Cevaplı, İstanbul 1958), Lâmiî Çelebi'nin Tercüme-i Şevâhidü'n-nübüvve'sinin Latin harfli baskısını yapmış (1958), M. Râif Ogan'ın yayımladığı İslâm Dünyası adlı mecmuada yazıları çıkmıştır.

Nûreddin Cerrâhî'nin sabah ve akşam evrâdının metinleri de onun neşrindedir (bk. Ozak, s. 319-348).

Çerçeve. Sahaflığı ile telifi iç içedir: Kudûrî gibi bir fıkıh muhtasarını ve Lâmiî Çelebi'nin bir tercümesini yeniden basmak, kitapçı gözüyle yapılmış tercihlerdir. Pîrin evrâdını neşretmesi de kolun metinlerini elde tutma çabasının parçasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Batı'daki sohbetlerinde savunduğu tez

Tek din, çok peygamber.

Metni gösterMetni daralt

Muzaffer Ozak, Avrupa ve Amerika seyahatleri sırasında Allah katındaki tek dinin İslâm olduğu âyetini özellikle vurgulamış, bu ifadeye açıklık getirmek üzere bütün peygamberlerin tek ilâha inanma sistemi olan İslâm'ı tebliğ ettiklerini, ancak hıristiyan ve yahudilerin bu birliği kavrayamayıp tarih boyunca peygamberlerin hatta azizlerin adlarına göre dinler ürettiklerini, gereksiz yere bunu bir rekabet ve çekişme konusu yaparak durmadan savaştıklarını, halbuki Kur'ân-ı Kerîm'de peygamberler arasında ayırım yapılmaması gerektiğinin ifade edildiğini belirtmiş, böyle ayırım yapan bir müslümanın dinden çıkmış sayılacağına dikkat çekmiştir.

Çerçeve. Tez iki uçlu keskindir: hıristiyan ve yahudilere “ayrı din ürettiniz” derken, müslümanlara da “peygamberler arasında ayırım yapan dinden çıkar” der. Yani birlik çağrısı her iki tarafa da bir uyarı taşır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
KAVRAM

Hümanizm ve “dünya dini” eleştirisi

Sentez teşebbüslerine itiraz.

Metni gösterMetni daralt

Hümanizm adı altında her dinden bir şeyler alıp birleştirerek bir dünya nizamı veya dini kurmaya çalışmanın yersiz olduğunu, ayrıca insan yapımı uydurma bir din olması dolayısıyla bunun dünya ve âhiret için tehlikeli bir iş olacağını her fırsatta tekrarlamıştır.

Katı veya eskimiş saydıkları bazı hükümleri eleştirerek İslâm'ı küçük düşürmek isteyen hıristiyan ve yahudi cemaati mensuplarına kendi dinlerinden örneklerle cevap vermiş, diğer semavî dinlere yabancı olmadığını ve konuya tek taraflı bakmadığını ortaya koymuştur.

Çerçeve. Konumu incedir: Batı'da tasavvuf âyini sergileyen, festivallere katılan bir şeyh, aynı zamanda dinler arası sentez fikrini reddeder. Bu, dört asır önce Ekber Şah'ın Dîn-i İlâhî'sine İmâm-ı Rabbânî'nin verdiği cevapla aynı çizgidedir — ilgi ile karışım arasındaki farkı korumak.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
KAVRAM

On dokuzuncu türbedar

Postnişinliğin resmî adı.

Metni gösterMetni daralt

1965 yılında halife tayin edilen Ozak şeyhinin vefatı (1966) üzerine Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nin on dokuzuncu türbedarı ve postnişini sıfatıyla irşad görevine başladı.

Çerçeve. Unvanın çift olması 1925 sonrasının hukukî durumundan gelir: postnişinlik tanınmayan bir sıfat, türbedarlık ise kadrolu bir memuriyettir. Şeyhi Fahreddin Efendi de aynı iki unvanı taşımıştı. Sayı — on dokuzuncu — 1703'ten beri kesintisiz sayılan bir sıradır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.
KAVRAM

İki mürşid, üç yol

Uşşâkī, Şâbânî ve Cerrâhî hattı.

Metni gösterMetni daralt

Yetişmesinde üç Halvetî kolu bulunur: ilk tahsilini babasının medrese arkadaşı Uşşâkī şeyhi Abdurrahman Sâmi Saruhânî'nin himayesinde yapmış; “ikinci mürşidim” dediği Halvetî-Şâbânî şeyhi Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi'ye intisap etmiş; nihayet Halvetî-Cerrâhî şeyhi Fahreddin Efendi'ye bağlanmıştır.

Çerçeve. Üçü de Halvetiyye'nin kollarıdır — Uşşâkıyye ve Cerrâhiyye Ahmediyye'den, Şâbâniyye Cemâliyye'den. Yani yol değiştirmemiş, aynı ağacın dalları arasında dolaşmıştır. İbnü'l-Arabî'nin Fütûhât ve Fusûs'unu Şâbânî şeyhinden okumuş olması da nazarî tasavvuf terbiyesinin kaynağını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Karagümrük, İstanbul · TürkiyeNûreddin Cerrâhî Tekkesi ve Türbesi1966'da on dokuzuncu türbedar ve postnişin olarak göreve başladığı, on dokuz yıl irşad ettiği ve 13 Şubat 1985'te vefat edince türbe kısmına defnedildiği yer. 1916'da doğduğu ev de bu tekkenin yakınındadır. Konum yaklaşıktır.Beyazıt, İstanbul · TürkiyeSahaflar ÇarşısıBeyazıt Camii müezzinliği sırasında açtığı dükkân; “kendine has bir ilim ve irfan merkezi, bir sohbet meclisi” diye tarif edilir. Şeyhi Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi yedi yıl boyunca her gün buraya gelip müşküllerini cevaplandırmıştır.Beyazıt, İstanbul · TürkiyeBeyazıt CamiiMüezzin olarak tayin edildiği ve sonradan vâizlik yaptığı selâtin camilerinden biri. İlişkili kişi dosyası Muzaffer Ozak : Muzaffer Ozak, Karagümrük Cerrâhî Âsitânesi'ndeki irşadı, İstanbul camilerindeki vaazları, sahaflık ve yayın faaliyeti ve eserleriyle XX. yüzyıl Cerrâhîliğinin etkili temsilcisidir.Fatih, İstanbul · TürkiyeSüleymaniye CamiiYirmi yılı aşkın bir süre ramazan aylarında fahrî imamlık yaptığı cami. İlişkili kişi dosyası Muzaffer Ozak : Muzaffer Ozak, Karagümrük Cerrâhî Âsitânesi'ndeki irşadı, İstanbul camilerindeki vaazları, sahaflık ve yayın faaliyeti ve eserleriyle XX. yüzyıl Cerrâhîliğinin etkili temsilcisidir.İstanbul · TürkiyeCamili Han MescidiOnarımına vesile olduğu ve vefatına kadar vaaz verip hutbe okuyup cuma namazı kıldırdığı mescid. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muzaffer Ozak : Muzaffer Ozak, Karagümrük Cerrâhî Âsitânesi'ndeki irşadı, İstanbul camilerindeki vaazları, sahaflık ve yayın faaliyeti ve eserleriyle XX. yüzyıl Cerrâhîliğinin etkili temsilcisidir.Fatih, İstanbul · TürkiyeFâtih CamiiBaşimam Mehmed Râsim Efendi'den Kur'an ve tecvid okuduğu; ayrıca çocukken hocası Açıkbaş Mustafa Efendi'nin Fahreddin Efendi'nin elini öptürüp dua istediği cami — Cerrâhî intisabının hâtırası buradandır.Pleven · BulgaristanPlevneBabasının medresede hocalık yaptığı ve 1878 bozgunuyla İstanbul'a göç ettikleri şehir; amcalarından biri burada şehid olmuştur. İlişkili kişi dosyası Muzaffer Ozak : Muzaffer Ozak, Karagümrük Cerrâhî Âsitânesi'ndeki irşadı, İstanbul camilerindeki vaazları, sahaflık ve yayın faaliyeti ve eserleriyle XX. yüzyıl Cerrâhîliğinin etkili temsilcisidir.New York · ABDNew York1970'lerin sonundan itibaren katıldığı davetlerin ve İngilizce eserlerinin ( Submission , Ninety-nine Names of Allah , The Unveiling of Love , Love is the Vine ) merkezi; Cerrâhiyye'nin Batı'daki tekkeleri bu seyahatlerle açılmıştır.Kahire · MısırKahireKudüs, Bağdat ve Şam ile birlikte tasavvuf sohbetleri yaptığı şehirlerden biri; halifesi Safer Dal bu yolculuklarda kendisine eşlik etmiştir. İlişkili kişi dosyası Muzaffer Ozak : Muzaffer Ozak, Karagümrük Cerrâhî Âsitânesi'ndeki irşadı, İstanbul camilerindeki vaazları, sahaflık ve yayın faaliyeti ve eserleriyle XX. yüzyıl Cerrâhîliğinin etkili temsilcisidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ozak, Muzaffer”, c. 34
  2. [2]Envâr ve Tabakāt-ı Cerrâhiyye
  3. [3]Kişi kartı kaynak paketi — Muzaffer Ozak
Ortak kaynak kataloğunu aç →