HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bir şehid ailesinin tek erkeği
İstanbul'da Karagümrük Nûreddin Cerrâhî Tekkesi yakınındaki bir evde dünyaya geldi. Doğduğu yıl kazanılan bir zafer dolayısıyla Muzaffer adı verildi.
Babası Kayı Türkleri'nin Kızılkeçeli aşiretinin Cebeci ve Başağaoğulları kollarından gelen Konyalı Hacı Mehmed Efendi, annesi Ozaklar sülâlesinden Yanbolu Halvetî Tekkesi şeyhi Seyyid Hüseyin Efendi'nin torunu Ayşe Hanım'dır.
Plevne Medresesi'nde hoca iken 1878 Balkan bozgunu sonrası ailesiyle birlikte İstanbul'a göç edip sonraki yıllarda huzur dersleri hocalığına yükselen babasını küçük yaşta kaybetti.
İki dayısı, on bir ağabeyi I. Dünya Savaşı'nda, en küçük ağabeyi Murad Reis de Millî Mücadele sırasında şehid olunca Muzaffer Ozak dayılarının yetimi iki küçük kız, kendi kız kardeşi ve annesinden oluşan fakir ve kimsesiz bir ailenin beş altı yaşlarındaki tek erkek ferdi olarak kaldı.
Tahsili
İlk tahsilini babasının medrese arkadaşı Uşşâkī şeyhi Abdurrahman Sâmi Saruhânî'nin himayesinde yapan Muzaffer Ozak henüz on sekiz yaşındayken şeyhini ve hocasını kaybetti.
Fâtih Camii başimamı Mehmed Râsim Efendi'den Kur'ân-ı Kerîm ve tecvid, Gümülcineli Açıkbaş Mustafa Efendi'den Arapça dersleri aldı… Reîsülhattâtîn Kâmil (Akdik), Nureddin ve tuğrakeş İsmail Hakkı (Altunbezer) beylerin Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki hat ve tezyinat derslerine dinleyici olarak katıldı.
Müezzinlik ve sahaflık
Ali Yazıcı, Soğanağa ve Karagümrük Kefeli camilerinde müezzinlik yaptı. Kefeli Camii imamı Şâkir Efendi'den kitapçılık sanatını öğrendi. Daha sonra Beyazıt Camii'ne müezzin olarak tayin edildi. Bu sırada Sahaflar Çarşısı'nda bir dükkân açıp müezzinliğin yanında sahaflık yapmaya başladı.
Yirmi yılı aşkın bir süre Süleymaniye Camii'nde ramazan aylarında fahrî imamlık yaptı.
İki mürşid
Vezneciler Camii'nde imamlık yaptığı sırada “ikinci mürşidim” dediği Halvetî-Şâbânî şeyhi Maraşlı Ahmed Tâhir Efendi'ye intisap etti. Ondan Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ve Fusûsü'l-hikem'ini okudu. Yedi yıl boyunca her gün dükkânına gelip karşılaştığı müşkülleri cevaplandıran Ahmed Tâhir Efendi'den tasavvufun bütün inceliklerini öğrendi.
Maraşlı'nın vefatından (1954) sonra… kendisine Kādiriyye tarikatından hilâfet verilmek istendi. Fakat kendisi, istihâresinde gördüğü ve çocukken Arapça hocası Açıkbaş Mustafa Efendi'nin Fâtih Camii'nde elini öptürüp başarısı için kendisinden dua niyaz ettiği Halvetî-Cerrâhî şeyhi Fahreddin Efendi'ye (Erenden) intisap etti.
Postnişinlik
1965 yılında halife tayin edilen Ozak şeyhinin vefatı (1966) üzerine Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nin on dokuzuncu türbedarı ve postnişini sıfatıyla irşad görevine başladı.
Muzaffer Ozak vâiz olarak görev yaptığı, aralarında Sultan Ahmed, Beyazıt, Fâtih, Eyüp, Süleymaniye gibi selâtin camilerinin de bulunduğu toplam kırk iki camide, kahvehanelerde, Karagümrük'teki Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nde ve özellikle kendine has bir ilim ve irfan merkezi, bir sohbet meclisi niteliği taşıyan sahaf dükkânında her seviyeden insana İslâmiyet'i öğretmeye, sevdirmeye ve dini yaşamalarını sağlamaya çalıştı.
Vefatı
Muzaffer Ozak, Nûreddin Cerrâhî Tekkesi'nde on dokuz yıl irşad faaliyetinde bulunduktan sonra 13 Şubat 1985 tarihinde vefat etti ve tekkenin türbe kısmına defnedildi.