Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-558- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 189
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(4 (حضى</p><ol><li>Hazır olma, huzurda bulunma.</li><li>tas. a Vahdet makamı.</li></ol><blockquote>b Hakk'ın huzurunda bulunma ve kendinden geçme. Halktan gâib olan Hakk'ın<br>huzurunda bulunur. Hak'tan gâib olan ise halkın huzurunda bulunur. Huzur ve<br>gaybet izafi kavramlardır. Birbirinin zıddı oldukları halde aynı manada kullanılabilirler. Bkz. Gaybet.</blockquote><p>Huzur-i Hak Sâlikin Hakk'ı kalbinde hazır bulması.</p><p>Huzur-i kalp Kalbin, saflık sayesinde gözden gâib olan sevgilisinin yanında hazır</p><p>olması.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6148- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 189
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(4 (حضى</p><ol><li>Hazır olma, huzurda bulunma.</li><li>tas. a Vahdet makamı.</li></ol><blockquote>b Hakk'ın huzurunda bulunma ve kendinden geçme. Halktan gâib olan Hakk'ın<br>huzurunda bulunur. Hak'tan gâib olan ise halkın huzurunda bulunur. Huzur ve<br>gaybet izafi kavramlardır. Birbirinin zıddı oldukları halde aynı manada kullanılabilirler. Bkz. Gaybet.</blockquote><p>Huzur-i Hak Sâlikin Hakk'ı kalbinde hazır bulması.</p><p>Huzur-i kalp Kalbin, saflık sayesinde gözden gâib olan sevgilisinin yanında hazır</p><p>olması.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1112- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 331
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Sûfîlikte halk ile irtibatını kesmiş olan sa likin Allah’ı kalbinde bulması. § tam. huzûr-ı hak a. (ja. j j.aQ tas. Tasavvuf yolunda 331 hüccet-i zahriyye n kendi nefsinden uzaklaşarak e Hak ile bütünleşmek. -ı</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9768- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>1. Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbde bulunmaması.</p><p>Peygamber efendimizin bildirdiği âyet-i kerîmeleri ve duâları, belli vakitlerinde okumalıdır. Bunlar ve nâfile namazlar, ihlâs ile, kalb huzûru ile okunmazsa, sahîh olmazlar, faydaları dokunmazlar. (Abdullah-ı Dehlevî)</p><p>2. Nezd, yan.</p><p>Bir mü'minin kabrini ziyâret eyleyen, Hak teâlâ huzûrunda nâfile bir hacdan ziyâde ( fazla ) sevâba nâil olur ( kavuşur ). (Hadîs-i şerîf-Ey Oğul İlmihâli)</p><p>Büyüklerin huzûru, sohbeti ile şereflenmeyen zavallıların hâli harâbdır. (İmâm-ı Rabbânî)</p><p>Yüzüm yok huzûra çıkam yâ Rabî!</p><p>Neler etti bana bu nefs-i denî.</p><p>(M. Sıddîk Gümüş)</p><p>3. Rahat, gönül ferahlığı seâdet.</p><p>Şeytanın hîlelerinden dördüncüsü, şimdi dünyâyı kazanmak için çalış da, râhata kavuş, o zaman rahat rahat, huzûr içinde ibâdet edersin diyerek ibâdete mâni olur. Buna cevâb olarak, ecel benim elimde değildir. Herkesin ömrünü Allahü teâlâ ezelde taktir etmiştir.Belki yakında ölürüm. İbâdet vazîfelerini vaktinde yapmalıyım, demelidir. (Hâdimî)</p><p>Allah korkusu ve Allah sevgisi insanları seâdet ve huzûra kavuşturan iki kanat gibidir. (Mustafa Sabri Efendi)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11832- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, hazır olmak, gelmek demektir. Huzurun zıddı gâib olmaktır. Halktan gâib olan Hak ile, Hak’dan gâib olan da halk ile huzura erer. Kalbin, Hakk’ın yanında hazır bulunmasına huzûr-ı kalb denir. Mevlevî tabiri olarak huzur, Konya’daki türbe ve merkezî tekkeye denir. Nurî şöyle der: “Ben kaybolunca ortaya O çıkar, ben ortaya çıkınca O kaybolur.”</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
حضى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(4 (حضى
- Hazır olma, huzurda bulunma.
- tas. a Vahdet makamı.
b Hakk'ın huzurunda bulunma ve kendinden geçme. Halktan gâib olan Hakk'ın
huzurunda bulunur. Hak'tan gâib olan ise halkın huzurunda bulunur. Huzur ve
gaybet izafi kavramlardır. Birbirinin zıddı oldukları halde aynı manada kullanılabilirler. Bkz. Gaybet.
Huzur-i Hak Sâlikin Hakk'ı kalbinde hazır bulması.
Huzur-i kalp Kalbin, saflık sayesinde gözden gâib olan sevgilisinin yanında hazır
olması.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Sûfîlikte halk ile irtibatını kesmiş olan sa likin Allah’ı kalbinde bulması. § tam. huzûr-ı hak a. (ja. j j.aQ tas. Tasavvuf yolunda 331 hüccet-i zahriyye n kendi nefsinden uzaklaşarak e Hak ile bütünleşmek. -ı
Dinî Terimler Sözlüğü
1. Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbde bulunmaması.
Peygamber efendimizin bildirdiği âyet-i kerîmeleri ve duâları, belli vakitlerinde okumalıdır. Bunlar ve nâfile namazlar, ihlâs ile, kalb huzûru ile okunmazsa, sahîh olmazlar, faydaları dokunmazlar. (Abdullah-ı Dehlevî)
2. Nezd, yan.
Bir mü'minin kabrini ziyâret eyleyen, Hak teâlâ huzûrunda nâfile bir hacdan ziyâde ( fazla ) sevâba nâil olur ( kavuşur ). (Hadîs-i şerîf-Ey Oğul İlmihâli)
Büyüklerin huzûru, sohbeti ile şereflenmeyen zavallıların hâli harâbdır. (İmâm-ı Rabbânî)
Yüzüm yok huzûra çıkam yâ Rabî!
Neler etti bana bu nefs-i denî.
(M. Sıddîk Gümüş)
3. Rahat, gönül ferahlığı seâdet.
Şeytanın hîlelerinden dördüncüsü, şimdi dünyâyı kazanmak için çalış da, râhata kavuş, o zaman rahat rahat, huzûr içinde ibâdet edersin diyerek ibâdete mâni olur. Buna cevâb olarak, ecel benim elimde değildir. Herkesin ömrünü Allahü teâlâ ezelde taktir etmiştir.Belki yakında ölürüm. İbâdet vazîfelerini vaktinde yapmalıyım, demelidir. (Hâdimî)
Allah korkusu ve Allah sevgisi insanları seâdet ve huzûra kavuşturan iki kanat gibidir. (Mustafa Sabri Efendi)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, hazır olmak, gelmek demektir. Huzurun zıddı gâib olmaktır. Halktan gâib olan Hak ile, Hak’dan gâib olan da halk ile huzura erer. Kalbin, Hakk’ın yanında hazır bulunmasına huzûr-ı kalb denir. Mevlevî tabiri olarak huzur, Konya’daki türbe ve merkezî tekkeye denir. Nurî şöyle der: “Ben kaybolunca ortaya O çıkar, ben ortaya çıkınca O kaybolur.”