ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
39 sonuç · “Tâhâ”
01Nehrî Kolu
Şemdinli'nin Nehrî köyünde Seyyid Tâhâ çevresinde teşekkül eden; Türkiye, İran ve Irak'a yayılan Hâlidî şube.
Sûrsûre Kolu
Tâhâ Harîrî'nin Irak'taki Sûrsûre Dergâhı merkezli halkası.
Tâhâ Harîrî
Tâhâ Harîrî (ö. 1292/1875), Bağdat'taki tahsilinin ardından Seyyid Tâhâ Nehrî'den hilâfet alan; Sûrsûre'de yaklaşık kırk yıl tedris ve irşad yürüten, Esad Erbilî'nin mürşidi Hâlidî şeyhidir.
Evliyâzâde Ali Fâiz Efendi
Evliyâzâde Ali Fâiz Efendi (ö. 10 Kasım 1726), medrese basamaklarından Kudüs, Şam ve Medine kadılıklarına yükselen; kaynakta halka iyi muamele eden derviş tabiatlı bir kadı ve Fâiz mahlaslı şair olarak anılan Osmanlı âlimidir.
Mehmed Emin Şebinkarahisârî
Mehmed Emin Şebinkarahisârî, eldeki kayıtta Haydar Baba’nın halifesi olarak anılan Halvetî-Şâbânî şahsiyettir. Kāsım Yağcıoğlu’nun şeyhi değildir; iki kişi arasında mürşid–halife bağı kurulmamıştır.
Seyyid Fehim Arvâsî
Seyyid Fehîm-i Arvâsî (1241/1825, Arvas – 1313/1895, Arvas); Nakşibendî-Hâlidî şeyhi ve âlim. Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'nin halifesi; 93 Harbi'nde talebeleriyle Doğubayazıt cephesine gitmiş , hac yolunda II. Abdülhamid'in sarayında on iki gün misafir edilmiştir. Soyu Hz. Hüseyin'e ulaşır.
Seyyid Sâlih Nehrî
Seyyid Sâlih Nehrî (ö. 1280/1863-64), ağabeyi Seyyid Tâhâ'nın halifesi; Berdesor'dan Nehrî'ye geçerek hânkâhı yeniden işler hâle getiren ve Şeyh Ubeydullah'ı halef tayin eden postnişindir.
Seyyid Sıbgatullah Arvâsî
Seyyid Sıbgatullah Arvâsî (ö. 1287/1870), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Kulat'tan Gayda'ya taşıdığı medrese-tekke düzeni ve yetiştirdiği halifelerle Nehrî kolunun Hizan çevresindeki başlıca temsilcisidir.
Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî
Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî (ö. 1853), ilk terbiyesini amcası Seyyid Abdullah Şemdînî'den alan, Mevlânâ Hâlid'in yanında sülûkünü tamamlayıp Nehrî merkezli geniş bir irşad ağı kuran Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Şeyh Abdullah Odabaşı Rifâî
Hulefâ-i müşârünileyhimden Abdullâh Efendi berber imiş. Ziyâret-i Haremeyn’e muvaffak olmuş ve azîzinin emr ü işâretiyle Odabaşı’ndaki tekkeyi vücûda getirmişti. Pek âşık, o mertebe sâdık bir zât imiş. Mücâhedesi pek şedîd imiş. Lâtîfeye de meyilleri varmış. Hattâ Haremeyn-i muhteremeyni ziyâret esnâsında dâimâ başında tâc-ı Rufâî’yi bulundurup avdette
Şeyh Muhammed-i Sahfî
Şeyh Muhammed-i Sahfî Bursa’da Şehâbeddîn Mahallesi’nde nice zamân tahsîl-i ulûm-ı zâhirî ve kitâb bey’ u şirâsıyla iştigâl etmiştir. Bundan dolayı “Sahfî” (tahallus) eylediler. Hz. Mısrî’den ahz-i feyz edip, nâil-i hilâfet olarak hânkâh-ı şerîfde seccâde-i irşâda câlis olmuştur. 1146/(1733-34) senesinde terk-i hayât-ı müsteâr eyledi. Bursa’da Âsitâne-i Hz. Mısrî’de medfûndur. (Kaddesa'llâhu sırrahû). İlâhî cilve-gâh-ı Şeyh Sahfî'i…
Şeyh Tâhâ Efendi (Ma‘rûfî)
Şeyh Tâhâ Efendi (Ma‘rûfî), Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde kulaksız ma‘rûfî tekkesi'nin 1924-25 postnişini olarak kaydedilir.
Şeyh Ubeydullah Nehrî
Şeyh Ubeydullah Nehrî (1827/28-1883), Seyyid Tâhâ'nın oğlu ve Seyyid Sâlih'in halifesi; Nehrî hânkâhının irşad, eğitim, sosyal hizmet ve siyasî görünürlüğünü birlikte taşıyan şair ve postnişindir.
Tâhâ
Kur’ân’ın yirminci sûresinin başında bulunan kesik harfler ve sûrenin adı. Bu harflerin anlamı hakkında farklı yorumlar yapılmış; kesin bilgisinin Allah’a ait olduğu da ifade edilmiştir. Hurûf-ı mukattaa maddesine de bakınız.
Van
Van · Türkiye · Zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvufa yönelen Sıbgatullah Arvâsî, Van'a giderek Seyyid Muhyiddîn Efendi'nin hizmetine girdi. Uzun yıllar süren riyâzet ve mücâhede devresini burada geçirdi; hocasının “vefat etmiş velîlerden istifade edecek makama geldin” sözü de bu dönemin sonuna aittir. Koordinat şehir düzeyindedir; kaynak Van'da hangi medrese veya tekkede bulunduğunu belirtmez.
Şemdinli
Hakkâri · Türkiye · Kaynak, Seyyid Abdullah'ın Şemdinli civarında dünyaya geldiğini, doğum tarihinin ise bilinmediğini kaydeder. Küçük yaşta ilim tahsiline burada yöneldi. Koordinat ilçe merkezi düzeyindedir; kaynak köy adı vermez (mevcut biyografideki Humâro nahiyesi kaydı bu kaynağa dayanmaz).
Beşir Ağa Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Şeyhi Tâhâ el-Harîrî'nin vefatını hac dönüşünde öğrenip İstanbul'a gitmeye karar veren Esad Efendi'nin şehre geldiğinde bir süre misafir olarak kaldığı dergâh. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.
Arvas köyü
Van · Türkiye · 1241/1825'te doğduğu, ecdadının kurduğu medresede okuduğu, irşad ettiği ve 1313/1895'te vefat edip defnedildiği köy; Van'ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.
Süleymaniye Medresesi
Süleymaniye · Irak · İlk tahsilinin ardından Irak'ın Süleymaniye beldesine giderek buradaki medresede okudu; aklî ve naklî ilimleri burada tamamladı. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî ile arkadaşlığı da bu medrese yıllarında başladı ve ikisi burada bir mürşid arayışına girdiler. Koordinat şehir düzeyindedir; medresenin tam konumu kaynakta belirtilmemiştir.
Nehrî
Şemdinli, Hakkâri · Türkiye · Seyyid Tâhâ-i Hakkârî'nin Molla Murâd Hurûsî ile gönderdiği “Kendi yuvana dön!” haberi üzerine onun hizmetine koştu ve asıl terbiyesini burada gördü. Mürşidinin vefatından sonra yerine geçen Seyyid Sâlih'in sohbetlerine devam etti. Kaynak yer adını Nehrî olarak açıkça vermez, Seyyid Tâhâ'nın yanına gidildiğini söyler; bu sebeple koordinat verilmemiş, konum yalnızca Seyyid Tâhâ'nın bilinen merkezi üzerinden adlandırılmıştır.
Küfrevî Tekkesi
Bitlis · Türkiye · Şeyhi Tâhâ-yı Hekkârî tarafından gönderildikten sonra kurduğu ve Küfreviyye kolunun merkezi olan tekke; postnişinliği beş kuşak boyunca aile içinde sürmüştür. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Küfrevî : Muhammed Küfrevî (ö. 1898), Seyyid Tâhâ Nehrî'den hilâfet alarak Bitlis'te tekke kuran; Doğu Anadolu, Kafkasya ve İran'a uzanan geniş halife ağıyla Küfrevî kolunu meydana getiren âlim ve mürşiddir.
Nehrî, Şemdinli
Hakkâri · Türkiye · Şeyhi Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'nin merkezi; icâzet-i mutlakayı burada almıştır. Aynı şeyh Pîr Muhammed Küfrevî'yi de yetiştirmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.
Küfra (Şirvan)
Siirt · Türkiye · 1191/1777'de doğduğu ve babasının medresesinde tahsil görüp müderrislik yaptığı kasaba; nisbesini buradan alır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Küfrevî : Muhammed Küfrevî (ö. 1898), Seyyid Tâhâ Nehrî'den hilâfet alarak Bitlis'te tekke kuran; Doğu Anadolu, Kafkasya ve İran'a uzanan geniş halife ağıyla Küfrevî kolunu meydana getiren âlim ve mürşiddir.
Nehrî
Şemdinli, Hakkâri · Türkiye · Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî tarafından Şemdinli'ye gönderilince Nehrî kasabasına yerleşti. Burada medrese, tekke ve zâviyeler yaptırarak ders ve irşadı bir arada yürüttü; Türkiye, İran ve Irak'ın çeşitli yerlerinden gelenleri yetiştirdi. Kaynak, bölgedeki aşiretler üzerindeki tesirini özellikle vurgular. Kasabanın konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.
Cezîre (Cizre)
Şırnak · Türkiye · Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin talebelerinden Şeyh Hâlid-i Gezerî'nin derslerine devam ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Tefsir, hadis ve fıkıh tahsili için gittiği ilim merkezlerinden biri. Amcası Seyyid Abdullah’ın ikinci ziyaretinde Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî ile ilk defa burada karşılaşmıştır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî : Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî (ö. 1853), ilk terbiyesini amcası Seyyid Abdullah Şemdînî'den alan, Mevlânâ Hâlid'in yanında sülûkünü tamamlayıp Nehrî merkezli geniş bir irşad ağı kuran Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Nakşibendî-Hâlidî Nehrî Kolu
Nehrî'den Türkiye, İran ve Irak'a uzanan aktarım ağı. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Nehrî'den Yayılan Kollar
Gayda, Norşin, Sûrsûre, Küfrevî, Arvâs ve Bârzân bağlantıları. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Hâlidiyye'nin Halife Ağı: Irak'tan Kafkasya ve İstanbul'a
Mevlânâ Hâlid'in halifelerini Ervâdî-Gümüşhânevî, Nehrî, Sebtî-Palu, Şirvânî-Kafkasya, Hânî, Tavîlî ve Cezerî hatlarıyla karşılaştıran ana ağ dosyası.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
NAMAZIN FAZİLETİ VE YÜCELİĞİ
Avârifü’l-Maârif · 36. bölüm · Abdullah b. Abbas (r.a), Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Allahu Teâlâ, Adn cennetini yarattığı zaman, orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitme
GÜNLÜK İBÂDET VE ZİKİRLERİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 50. bölüm · Mü’minin gündüze âit olarak yapacağı amellerden birisi; sabah namazını kıldığı yerde kıbleye karşı oturup zikirle meşgul olmasıdır. Ancak, özel ibâdet yerine gitmeyi, herhangi bir
HALLERİN AÇIKLANMASI
Avârifü’l-Maârif · 61. bölüm · 1- MUHABBET Allah için muhabbet konusunda Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlünün kendilerinin dışı
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 164–169
Muzaffer Ozak Külliyatı · yapanlar; ana-babaya âsi olanlarla, kinci olanlar müstesna. Buğz sahibi kimseler, üç günden ziyade mü'min kardeşiyle dargın duranlar bu gece afvı ilâhiyyeye nail olamazlar. Ey âşık
Sayfalar 182–190
Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b
Sayfalar 257–264
Muzaffer Ozak Külliyatı · Sallû âlâ seyyidina Muhammed Sallû âla mürşidina Muhammed Sallû âlâ şemsiddûha Muhammed Sallû âlâ bedriddûca Muhammed Sallû âlâ nûr-il-hûda Muhammed. El-evvelü Allah, El-âhırü Alla