HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Hulefâ-i müşârünileyhimden Abdullâh Efendi berber imiş. Ziyâret-i Haremeyn’e
muvaffak olmuş ve azîzinin emr ü işâretiyle Odabaşı’ndaki tekkeyi vücûda getirmişti. Pek
âşık, o mertebe sâdık bir zât imiş. Mücâhedesi pek şedîd imiş. Lâtîfeye de meyilleri
varmış. Hattâ Haremeyn-i muhteremeyni ziyâret esnâsında dâimâ başında tâc-ı Rufâî’yi
bulundurup avdette Şap Denizi’nde vapurun küpeştesinde etrâfı temâşâ ederken nasılsa tâcı
Verilen ibârenin hesaplanmasından 1300 çıkmaktadır. (H)
Bu şiirini erzin bozuktur. (H)
denize düşmüş. Tâcının başından gittiğini, deniz üzerinde yüzdüğünü görünce "Ey Şap
Denizi! Sana hilâfet verdim.O tâc sana bahşolundu." diye huzzâra ”Siz de şâhid olunuz.”
yolunda lâtîfe-gûluk etmişlerdir.
1288/(1871) senesinde irtihâl-i dâr-ı bakâ eylemiş ve dergâh-ı şerîfte odasına defn ile burası türbe hâline getirilmiş idi.
Mükerrem Şeyh Abdullâh Efendi bunda makbûrdur Bu dergâh-ı şerîfi itdi inşâ sa’yi meşkûrdur
Harîm-i sırrı pâk Hazret-i Ahmed Rufâîdir Nice zikr ehlini irşâd yüzünden zâtı mağfûrdur
Bütün ahlâk-ı ulviyye onun zâtında mevcûddur Bütün ef’âl ü etvârı hakîkat hâlde mebrûrdur
Göçüp bin iki yüz seksen sekiz sâlinde ol ârif Visâl ile sürûr deryâsına dalmakla mesrûrdur
Gel ey Vassâf kemâl-i şevkle bir fâtiha-hân ol Bu şeyh-i ârif-i bi’llâha kim irfânı meşhûrdur
Yerlerine mahdûmları Şeyh Hâfız Ahmet Muhtâr Efendi post-nişîn olmuştur. El- yevm hâl-i şeyhûhettedir. Dergâh, harîk-ı kebîrde yanmıştır.
Kudemâ-yı meşâyıh-ı Rufâiyye'den mübârek hoş-gû, mücâhid bir zâttır. Hilâfeti,
pederinin halîfesi olup tekkede medfûn Sarraç Mahmûd Efendi-zâde Sarrâc Ahmed
Efendi'dendir.