HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve tahsili
Seyyid Nûrî Efendi 27 Receb 1179’da, milâdî 7 Ocak 1766’da Üsküdar’da doğdu. Babası, Eyüp Sultan Camii kürsü şeyhi Seyyid Osman Efendi; dedesi ise Nakşibendî çevresinden Seyyid İbrâhim Necâtî Efendi’ydi. Fâtih Camii’ndeki derslere devam ederek icazet aldı; babasından tefsir ve hadis, Şeyhülislâm Müftîzâde Ahmed Efendi’den el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye ile Fusûsü’l-hikem okudu.
Saray ve Dîvân-ı Hümâyun hizmeti
İlmî birikimi ve Osmanlı hatlarındaki mahareti sebebiyle Şeyhülislâm Mekkî Efendi’nin aracılığıyla III. Selim’in şehzade ve sultanlarının eğitiminde görevlendirildi. Bâbıâli Dîvân-ı Hümâyun Kalemi’nde yaklaşık yirmi iki yıl çalıştı ve serhalifeliğe yükseldi.
Rifâî terbiyesi
1208/1794’te Lâleli yakınındaki Alaca Mescid Dergâhı şeyhi Sâdık Rifâî Efendi’ye intisap etti ve on dokuz yıl hizmetinde bulundu. Şeyhinin 1812’de vefatından sonra onun işaretiyle Karasarıklı İbrâhim Sabrî Efendi’nin terbiyesine girdi. Hilâfet aldıktan sonra Üsküdar’da irşadla görevlendirildi.
Kurban Nasuh Baba Zâviyesi
Debbağlar Meydanı’ndaki, daha eski Hamzevî hafızasıyla da ilişkili Kurban Nasuh Baba Zâviyesi’ni ihya edip genişletti. 3 Rebîülevvel 1228/6 Mart 1813’te burada Rifâî ayinini icraya başladı. Kırk beş yıl süren irşadı sırasında dergâh, İstanbul’daki Rifâî çevresinin önemli buluşma ve eğitim merkezlerinden biri oldu.
Salât-ı Kemâliyye şerhi
Nûrî Efendi’nin başlıca eseri Salât-ı Kemâliyye üzerine yazdığı ve Nûriyye-i Kemâliyye adıyla da anılan şerhtir. Eseri 14 Şâban 1268/4 Haziran 1852 gecesi tamamladı. Şerhte tefsir, hadis ve fıkhı tasavvufla ilişkilendirir; tasavvufun merkezine nefsin tezkiyesi, kalbin tasfiyesi ve mârifetullahı yerleştirir. Allah’ın zâtı hakkında ölçüsüz spekülasyondan kaçınmayı, ilâhî sıfat ve nimetler üzerinde düşünmeyi, zikrin yalnız dil tekrarından ibaret kalmamasını vurgular.
Halifeleri ve aile devamı
Kaynakta halifeleri arasında Üsküdarlı Mûsâ Efendi, Tahta Minare şeyhi Sâlih Efendi, Odabaşı Dergâhı şeyhi Abdullah Efendi, Tesbihçi şair Esad Efendi ve Sarrac İshak Dergâhı şeyhi Muhammed Fazlı Efendi sayılır. Vefatından sonra oğlu Tevfik Efendi posta geçti; Tevfik Efendi kırk dört yıl sonra 12 Muharrem 1317/23 Mayıs 1899’da vefat ederek dergâh hazîresine defnedildi.
Vefatı
Seyyid Nûrî Efendi doksan yaşını aşmışken 29 Muharrem 1273/29 Eylül 1856 Salı günü vefat etti. Ertesi gün ihya ettiği Kurban Nasuh Baba Dergâhı’na defnedildi ve kabri üzerine türbe yapıldı. Osman Şems Efendi’nin tarih manzumesi, onun kırk beş yıllık irşadını ve Rifâî yolundaki hizmetini özellikle anar.
Çarşıdaki manda anlatısı
Hüseyin Vassâf, Şeyh Vahdî Efendi’den işittiği bir rivayeti ayrıca kaydeder: Üsküdar çarşısında kuduran bir mandanın halkı dağıttığı sırada Nûrî Efendi’nin bir bakkaldan aldığı yumurtayı hayvanın alnına atarak onu sakinleştirdiği, ardından boynuna ip taktırıp sahibine teslim ettiği anlatılır. Bu kayıt tarihî biyografinin kesin olgusu değil, Nûrî Efendi’nin sükûnet ve tasarruf sahibi bir şeyh olarak hatırlanışını gösteren gelenek içi menkıbedir.