Ara
Menü

Seyyid Fehim Arvâsî

Seyyid Fehîm-i Arvâsî (1241/1825, Arvas – 1313/1895, Arvas); Nakşibendî-Hâlidî şeyhi ve âlim. Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'nin halifesi; 93 Harbi'nde talebeleriyle Doğubayazıt cephesine gitmiş , hac yolunda II. Abdülhamid'in sarayında on iki gün misafir edilmiştir. Soyu Hz. Hüseyin'e ulaşır.

Doğum
1826
Vefat
1895
Unvan
Allâme; Arvâs medrese-tekkesinin mürşidi

Arvas'ta bir ilim ailesi

İslâm âlimlerinin büyüklerinden ve evliyânın meşhurlarından. Seyyid olup soyu Hz. Hüseyin'e ulaşır. Lakabı Şeyh ve Allâme'dir. Arvaslı olduğu için Arvâsî nisbesi ile meşhurdur. Babası Abdülhamîd Arvâsî'dir.

1825 (H. 1241)'de Arvas'da doğdu. 1895 (H. 1313)'de vefat etti. Kabr-i şerifi, Van'da Müküs'ün Arvas köyündedir.

Mensup olduğu temiz ve asîl aile, Anadolu'nun şark vilâyetlerinin ilim, irfan ve güzel ahlâk vasfının timsâli olmuştur. Dedelerinin her biri zamanlarının âlimi, fazilet örneği ve saygı değer ferdleri idi.

Tahsili

Babası Abdülhamîd Efendi'yi küçük yaşta kaybeden Seyyid Fehîm hazretleri ilim tahsiline başladı. Kısa zamanda Kur'ân-ı kerîmi hatm ve hıfzetti.

Sonra ecdadının kurduğu ve öteden beri ilim yayan büyük âlimler yetiştiren Arvas ve Hasan Velî medreselerinde Arabî ve fen ilimlerini okudu.

Sonra Cezîre'ye gidip Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin talebelerinden Şeyh Hâlid-i Gezerî'nin derslerine devam etti. Kısa zamanda emsâlini geçip meşhur oldu. Dinî ilimleri ve zamanın fen bilgilerini kısa zamanda öğrendi.

Tasavvufta

Tasavvufda ise, büyük âlim ve velî Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî hazretlerinin huzurunda mânevî olgunluklara erişip, icâzet-i mutlaka ile insanlara doğru yolu anlatmak ve öğretmek müsaadesi verildi.

Hocasının emrine uyup aklî ve naklî ilimlerde zamanın yegâne âlimi oldu. Buyururdu ki: “Allahü teâlâ'ya hamd olsun. Seyyid Tâhâ'yı gördüm, tasavvufun ve hakikatin ne olduğunu öğrendim.”

Seyyid Fehîm-i Arvâsî hazretleri, hocası Tâhâ-yı Hakkârî'nin vefatı üzerine onun kardeşi Seyyid Salih ile sohbet etti. Daha sonra da hocasının yerine talebelere ders verip insanlara rehberlik yaptı.

Nüfuzu

Çeşitli ilimleri, hattâ ziraatı ve sanatları, siyasal bilgileri de iyi bilen Fehîm-i Arvâsî hazretlerine, Van valisi ve devlet adamları meselelerini gelip sorarlar ve müşküllerini hallederlerdi. Bütün bunlara rağmen yüksek bir tevazu sahibi idi.

Sohbet ve dersleriyle pek çok insanın doğru yola kavuşmasına vesile oldu. Van ve havalisinde çok sevildi ve hürmet gördü. İlmin, medeniyetin ve İslâm ahlâkının yayılmasında çok büyük hizmetler yaptı.

Doksanüç harbinde Ruslara karşı millî birliğimizi korumak için talebeleriyle birlikte Doğu Bâyezîd cephesine gidip büyük muvaffakiyetler gösterdi.

Hac yolculuğu

Seyyid Fehîm hazretleri, hocası Tâhâ-yı Hakkârî'nin oğlu Seyyid Ubeydullah-ı Hakkârî ile birlikte hacca gitmek üzere Hicaz yolculuğuna çıktıklarında önce İstanbul'a uğradılar.

Sultan İkinci Abdülhamîd Han onların İstanbul'u teşrifini duyunca sarayına davet etti. Sarayda onları misafir edip ziyadesiyle ikram gösterdi. Sohbetlerine iştirak etti. On iki günlük bir misafirlikten sonra, Mısır'a gitmek üzere merasimle Haydarpaşa'ya kadar uğurladı.

Mısır'a vardıklarında kiraladıkları bir evde bir müddet ikamet ettiler. Bu arada Câmiülezher Medresesi'ne gidip oranın müderrisleriyle görüştüler.

Ailesi

Muhammed Emîn Efendi, Seyyid Fehîm Arvâsî hazretlerinin on mübarek oğlundan ikincisidir. Arvas Medresesi'nde meşhur müderris Molla Muhammed Merhum'un yanında okumuş, mantık ilmini babasının icâzet verdiği talebelerinden meşhur Molla Mahmûd Sûrî hazretlerinden tamamlamış, diğer bütün ilimleri mübarek babası Seyyid Fehîm Arvâsî hazretlerinden okuyarak feyz almış, az zamanda “Allâme” sıfatıyla şöhret kazanmıştır.

Babasından tasavvufta mutlak hilâfet ile şereflenmiş, irşâda mezun buyurulmuştur.

Kaynak notu: Bu kartın malzemesi, TDV İslâm Ansiklopedisi'nde müstakil madde bulunmadığı için Evliyalar Ansiklopedisi maddelerinden derlenmiştir; menkıbe niteliğindeki bölümler traditional olarak işaretlenmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Bu ilmi bu kadar yere sermeye hakkın var mı?”

Şeyhinin tevazuuna itirazı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Hocasına gösterdiği edeb ve sadâkat karşısında hocası Tâhâ-yı Hakkârî; “Yeter Molla Fehîm! Kanaatime göre bugün ilimde bir umman denizisiniz. Seyyid Şerîf Cürcânî hazretlerinden sonra ilimde seyyidlerin yüzünü siz güldürdünüz. Bu ilmi bu kadar yere sermeye hakkın var mı?” buyurmuştur.

Bu söze karşı da gösterdiği tevazu ve arz-ı hâli üzerine, hocası onu kucaklayıp çok yüksek mârifetlere kavuşturdu.

Çerçeve. Söz, tasavvufta edeb ile ilmin hakkını verme arasındaki gerilimi anlatır: şeyh, müridini fazla alçalmakla itham etmektedir. Karşılaştırma da manidardır — Seyyid Şerîf Cürcânî, İslâm ilim tarihinin en büyük seyyid âlimlerindendir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Ezher'de çözülemeyen mesele

Kâğıdı bir bakışta okumak.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mısır'da Câmiülezher Medresesi'ne gittiklerinde odalardan birinde, önündeki kâğıtta yazılı bir meseleyi çözmek için etrafına açtığı pek çok kitabı durmadan karıştırıp mütâlâa ettiği hâlde içinden çıkamayıp derin derin düşünen bir âlimi görürler.

Seyyid Fehîm hazretleri kâğıttaki yazıyı ilk görüşte okur ve anlar. O âlimin “İlim okumuş musunuz?” sorusuna tevazu ile cevap verince, “Siz bu kâğıttaki ibarenin mânasını bilir misiniz?” der; “Evet” cevabını alınca yine hayretler içinde düşünceye dalar.

Meğer Câmiülezher Medresesi'nin bütün şubeleri bu meselenin çözülmesi için seferber edilmiş, Reîsü'l-ulemâ başta olmak üzere bütün müderrisler gece gündüz çalışmıştır.

Çerçeve. Menâkıb edebiyatının klasik kalıbıdır: taşradan gelen âlimin merkezdeki ulemâyı geçmesi. Kaynak bir menkıbe derlemesidir; tarihî bir kayıt olarak alınmamalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Oğlunun otuz iki yaşındaki ölümü

“Muhammed Emîn'in ciğerleri kebâb oldu.”

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Muhammed Emîn Efendi 1900 senesinde Arvas'tan… hacca gitmek üzere Şam'a geldiler. Medine'de Mekke Şerîfi, Peygamber efendimizin türbesinin altın kapısını açtı; ziyaretten çıkınca ağzından yanmış ciğer kokusu geliyordu. Seyyid Abdülhakîm hazretleri; “Muhammed Emîn'in ciğerleri kebâb oldu, çok yaşamaz” buyurdu. O andan itibaren hastalandı.

Bir cuma günü sabah namazından sonra, “Tûr beni örttü” mânasında “Gāmenî Tûr” diyerek ebced hesabına göre (1318) vefat tarihini söyledi. Sonra kelime-i tevhîd okuyup temiz ruhunu teslim etti. Muhammed Emîn Efendi, vefatında otuz iki yaşındaydı.

Çerçeve. Ölüm, babasının vefatından beş yıl sonradır. “Gāmenî Tûr”, hem ölüm yerini (Tûr dağına yakın liman) hem tarihini (ebcedle 1318) veren çift katmanlı bir tarih düşürmedir — tasavvuf edebiyatının en incelikli örneklerindendir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Allâme Muhammed Emîn Efendi”.

Hayatından kayıtlar

İlk 3 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

93 Harbi'nde talebeleriyle cepheye

Doğubayazıt'ta bir medrese kafilesi.

Metni gösterMetni daralt

Doksanüç harbinde Ruslara karşı millî birliğimizi korumak için talebeleriyle birlikte Doğu Bâyezîd cephesine gidip büyük muvaffakiyetler gösterdi.

Çerçeve. 93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) Doğu Anadolu'da ağır kayıplarla sonuçlanmıştır. Bir medrese şeyhinin talebeleriyle cepheye gitmesi, bölgede tarikat şeyhlerinin hem dinî hem içtimaî önder olduğunu gösterir; aynı yıllarda Küfrevî'nin oğulları da benzer roller üstlenecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Sarayda on iki gün

II. Abdülhamid'in daveti.

Metni gösterMetni daralt

Hocası Tâhâ-yı Hakkârî'nin oğlu Seyyid Ubeydullah-ı Hakkârî ile birlikte hacca gitmek üzere Hicaz yolculuğuna çıktıklarında önce İstanbul'a uğradılar.

Sultan İkinci Abdülhamîd Han onların İstanbul'u teşrifini duyunca sarayına davet etti. Sarayda onları misafir edip ziyadesiyle ikram gösterdi. Sohbetlerine iştirak etti. On iki günlük bir misafirlikten sonra, Mısır'a gitmek üzere merasimle Haydarpaşa'ya kadar uğurladı.

Çerçeve. II. Abdülhamid'in Doğu Anadolu'daki tarikat şeyhleriyle kurduğu ilişkinin bir örneğidir; aynı padişah, Pîr Muhammed Küfrevî'nin türbesini de yaptırmıştı. Yol arkadaşı Seyyid Ubeydullah-ı Hakkârî, 1880'de Urmiye bölgesinde isyan edecek olan nüfuzlu emîr-şeyhtir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

“Seyyid Tâhâ'yı gördüm, hakikatin ne olduğunu öğrendim”

Şeyhine bağlılığı.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvufda büyük âlim ve velî Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî hazretlerinin huzurunda mânevî olgunluklara erişip, icâzet-i mutlaka ile insanlara doğru yolu anlatmak ve öğretmek müsaadesi verildi.

Buyururdu ki: “Allahü teâlâ'ya hamd olsun. Seyyid Tâhâ'yı gördüm, tasavvufun ve hakikatin ne olduğunu öğrendim.”

Çerçeve. Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halifesidir ve Nehrî'de merkezlenen Hâlidiyye'nin bölgedeki başıdır. Aynı şeyh, Pîr Muhammed Küfrevî'yi de yetiştirip Bitlis'e göndermişti — Doğu Anadolu Hâlidîliğinin iki büyük kolu aynı elden çıkmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Eser bırakmadı

Geriye kalan bir medrese ve bir nesil.

Metni gösterMetni daralt

Kaynakta ona ait bir telif zikredilmez; geriye kalan Arvas medresesi, yetiştirdiği âlimler ve on oğluyla devam eden bir ailedir.

Çerçeve. Aynı durum Doğu Anadolu Hâlidîliğinin genelinde görülür: Pîr Muhammed Küfrevî de kitap bırakmamıştır. Bilgi, yazılı eserle değil icâzet ve sohbet zinciriyle aktarılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
ESER / METİN

Hakkındaki kaynaklar

Menâkıb derlemeleri ve bölge çalışmaları.

Metni gösterMetni daralt

Hayatına dair bilgiler Evliyalar Ansiklopedisi'nin “Fehîm-i Arvâsî”, “Allâme Muhammed Emîn Efendi” ve “Ubeydullah-ı Hakkârî” maddelerinden; ayrıca “Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Tasavvuf Tarihine Dair Bir Kaynak” ve “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin İnanç Turizmi Potansiyeli” başlıklı akademik çalışmalardan derlenmiştir.

Çerçeve. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde müstakil bir madde bulunmadığı için kaynak türü diğer kartlardan farklıdır; menkıbe niteliğindeki kayıtlar ayrıca işaretlenmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi; akademik dergi kayıtları.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Arvâsîler

Doğu Anadolu'nun ilim ailesi.

Metni gösterMetni daralt

Mensup olduğu temiz ve asîl aile, Anadolu'nun şark vilâyetlerinin ilim, irfan ve güzel ahlâk vasfının timsâli olmuştur. Dedelerinin her biri zamanlarının âlimi, fazilet örneği ve saygı değer ferdleri idi.

Ecdadının kurduğu ve öteden beri ilim yayan büyük âlimler yetiştiren Arvas ve Hasan Velî medreselerinde Arabî ve fen ilimlerini okudu.

Çerçeve. Aile hem medrese hem tarikat geleneğini birlikte taşır; on oğlundan ikisi (Muhammed Emîn ve Seyyid Tâhâ) kaynaklarda ayrıca anılır. Nesil, XX. yüzyılda Seyyid Abdülhakîm Arvâsî ile İstanbul'a taşınacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
TARİHÎ KAYIT

İcâzet-i mutlaka

Sınırsız irşad yetkisi.

Metni gösterMetni daralt

İcâzet-i mutlaka, halifenin yer, zaman ve kişi sınırı olmaksızın irşad ve hilâfet verme yetkisiyle donatılmasıdır.

Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî hazretlerinin huzurunda mânevî olgunluklara erişip icâzet-i mutlaka ile insanlara doğru yolu anlatmak ve öğretmek müsaadesi verildi.

Aynı yetkiyi kendi oğluna da vermiştir: Muhammed Emîn Efendi babasından tasavvufta mutlak hilâfet ile şereflenmiş, irşâda mezun buyurulmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
KAVRAM

Zâhir ve bâtın birlikte

Medrese ile tekkenin aynı elde toplanması.

Metni gösterMetni daralt

Çeşitli ilimleri, hattâ ziraatı ve sanatları, siyasal bilgileri de iyi bilen Fehîm-i Arvâsî hazretlerine, Van valisi ve devlet adamları meselelerini gelip sorarlar ve müşküllerini hallederlerdi. Bütün bunlara rağmen yüksek bir tevazu sahibi idi.

Hocasının emrine uyup aklî ve naklî ilimlerde zamanın yegâne âlimi oldu.

Çerçeve. Doğu Anadolu'da medrese ile tekke ayrı kurumlar değildir; şeyh aynı zamanda müderristir. Ziraat ve sanatları da bilmesi, şeyhliğin bölgede fiilî bir idarî-içtimaî işlev taşıdığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
KAVRAM

Hâlidiyye'nin Doğu Anadolu ağı

Cezîre'den Nehrî'ye.

Metni gösterMetni daralt

Cezîre'ye gidip Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin talebelerinden Şeyh Hâlid-i Gezerî'nin derslerine devam etti.

Tasavvufta ise Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'ye bağlanmıştır.

Çerçeve. İki hoca da Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halkasından gelir: zâhirî ilimleri Hâlid-i Gezerî'den, tasavvufu Seyyid Tâhâ'dan almıştır. Hâlidiyye'nin bölgeyi bir nesilde kaplamasının mekanizması budur — Kādirî ailelerin Nakşibendîliğe geçişi de aynı yıllardadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.
KAVRAM

Silsile-i aliyye'nin otuz üçüncüsü

Kaynağın verdiği sıra.

Metni gösterMetni daralt

Silsile-i aliyye denilen evliyânın otuz üçüncüsüdür.

Çerçeve. Silsile-i aliyye, Nakşibendî-Hâlidî geleneğinde Hz. Ebû Bekir'den başlayıp otuz üç halkada tamamlanan zincirin adıdır. Bu numaralandırma, bu geleneğe mahsus bir tasniftir ve akademik kaynaklarda kullanılmaz; kartta kaynağın kendi ifadesi olarak kaydedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Van · TürkiyeArvas köyü1241/1825'te doğduğu, ecdadının kurduğu medresede okuduğu, irşad ettiği ve 1313/1895'te vefat edip defnedildiği köy; Van'ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.Hakkâri · TürkiyeNehrî, ŞemdinliŞeyhi Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'nin merkezi; icâzet-i mutlakayı burada almıştır. Aynı şeyh Pîr Muhammed Küfrevî'yi de yetiştirmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.Şırnak · TürkiyeCezîre (Cizre)Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin talebelerinden Şeyh Hâlid-i Gezerî'nin derslerine devam ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.Ağrı · TürkiyeDoğubayazıt93 Harbi'nde (1877-78) Ruslara karşı talebeleriyle birlikte gittiği cephe. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.İstanbul · TürkiyeYıldız SarayıHac yolculuğunda Seyyid Ubeydullah-ı Hakkârî ile birlikte II. Abdülhamid'in daveti üzerine on iki gün misafir edildikleri saray. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.Kahire · MısırCâmiülezherHac yolunda Mısır'da bir müddet kalırken gidip müderrisleriyle görüştükleri medrese; menkıbedeki “çözülemeyen mesele” sahnesi burada geçer. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.Van · TürkiyeVanValisinin ve devlet adamlarının meselelerini sormaya geldiği vilâyet merkezi; Van ve havalisinde çok sevilip hürmet görmüştür. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.Medine · Suudi ArabistanMedineOğlu Muhammed Emîn Efendi'nin 1900'deki haccında Peygamber türbesini ziyaret edip ardından hastalandığı ve otuz iki yaşında vefatına giden yolun başladığı şehir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Evliyalar Ansiklopedisi, “Fehîm-i Arvâsî”
  2. [2]Evliyalar Ansiklopedisi, “Allâme Muhammed Emîn Efendi”
  3. [3]Evliyalar Ansiklopedisi; akademik dergi kayıtları
  4. [4]Mehmet Saki Çakır, Nakşbendî-Hâlidîliğin Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî Kolu (XIX. Yüzyıl), doktora tezi, İstanbul Üniversitesi, 2016
  5. [5]Kişi kartı kaynak paketi — Seyyid Fehim Arvâsî
Ortak kaynak kataloğunu aç →