Köken ve kullanım
i. ar.
حامى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Nimetini, lütfunu ve yüce vasıflarını dile getirerek yapılan övgü.
Saygıyla yapılan güzel ve samimi medih. Ezeli ve ebedi sevgilinin 4
kemallerini, ona hürmet ve tazim maksadıyla cemal ve celal sıfatları halinde dile
getirme (sr). Bkz. Kavli hamd, Fiili hamd, Hali hamd. |
Hâmi i, s. ar. (حامى) Bir şehrin veya beldenin manevi muhafızı olan veli.
Dinî Terimler Sözlüğü
En üstün şekilde senâ, övgü.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Dünyâda ve âhirette hamd Allahü teâlânın hakkıdır, O'na mahsustur. Hükm de O'nundur. Sonunda O'na döndürülürsünüz. (Kasas sûresi: 70)
Allahü teâlâ birdir, O'ndan başka bir ilâh yoktur. Her şeyden yücedir. Bütün hamdlerin hepsi O'na mahsûstur. Âlemlerin Rabbi olan Allahü teâlânın şânı ne yücedir.
(Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed ibni Hanbel)
Herhangi bir kimse, herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, herhangi bir kimseye, herhangi bir şeyden dolayı, herhangi bir sûretle hamd ederse, bu hamd ve şükürlerin hepsi, Allahü teâlânın hakkıdır. Çünkü her şeyi yaratan, terbiye eden, yetiştiren, her iyiliği yaptıran, gönderen hep O'dur. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, övmek manasınadır. Ululama, yüceltmeyi, ifâde etmek üzere methetmek, sena etmek demektir. Hamd üç çeşittir: Maddî dil ile yapılanıdır ki, genel olarak halkın yaptığı budur. Bu durumda olan kişi, kalbi tasdik ederek, Allah’ın, üzerindeki nimet ve ikramlarını dil ile anar. ikincisi ruhanî hamddir. Bu da, havass grubundakilerin hamdidir. Bu durumda olanların kalbi, Allah’ın, fiillerin arındırılması (İslâmîleştirilmesi) ve hâllerin terbiye edilmesi konusundaki lütuflarını anmasıdır. Üçüncü hamd ise, Rabbanî lisan ile yapılır. Bu ariflerin hamdidir. Bu, müşahede, yakınlıkta kaybolma, Allah’la yakınlık meyvesini devşirme, ruhun kudsiyyet yönüne dalması, nurların gelmesiyle, sır zevklerinin tadılması gibi özellikler sonucu, keşfedilenlerdeki gariblikler ve maârif lütuflarını idrâk ettiğinde, Hakk’a şükre yönelerek sırrın harekete geçmesidir.Bazı mutasavvıflar, hamdin beş çeşit olduğunu söylerler:Hamd-i kavlî ve lisânı : Peygamber lisanıyla, “Allah’ın, kendi zâtını övmesidir”.Hamd-i hâlî : Ruh ve kalble yapılır, ilmî ve amelî olgunlukla muttasıf olmak, Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanmak manasınadır.Hamd-i lügavî : Hürmet niyetiyle, yalnız lisanla yapılan, güzellikle öğmek ve vasfetmekten ibaret olan hamd.Hamd-i fiilî : Bedenî işleri, sadece Allah rızası için yapmak.Hamd-i örfî : Mü’mine nimet vermesi sebebiyle, hürmeti, tazimi hatırlatan iş manasınadır.