Ara
Menü
ذ

Fazilet

ع

Köken ve kullanım

i, ar.

ع

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Fezâil Erdem. İnsanda doğuştan var olan iyi huyların ve güzel niteliklerin geliştirilmiş ve olgunlaştırılmış şekilleri. Bunun zıddı rezilettir (ç. rezâil).

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

İnsanın toplum içinde iyilik yapmasını ve kötülüklerden uzak durmasmı özendiren ve yönlendiren ruhî yetenekler için kullanılan bir terim; “rezîlet” (bk. bu madde) karşıtı. Bu söz, toplum için önemli bir değer yargısı olarak Kur’ân-ı Kerîm’den başlayarak pek çok hadiste ele ahnmış ve onun üzerinde yorumlar yapılmıştır.

Özellikle İnsanî vasıflar çerçevesinde adalet, hoşgörü, doğruluk, kardeşlik, dostluk, dayanışma, sevgi, cömertlik, barışçılık, güler yüzlülük gibi değerlerin Kur’ân-ı Kerîm’de çokça işlendiği söz konusudur. Aynı değer yargıları hadislerde de sıkça dile geirilmiştir. Bu terimin özellikle ahlâkî erdemleri ifade etmesi felsefî kültürün gelişmesi ve genişlemesi ile başlamıştır.

İlk İslâm filozoflarından sayılan Kmdî, eserlerinde “fezâ'ilü’l-insâniyye” kavramı üzerinde önemle ve ısrarla durmuştur. Farabî ise bu terimi, “nazarî faziletler, fikrî faziletler, ahlâkî faziletler, pratikler faziletler” olarak dört başlıkta irdelemiştir. Bunlar sonraki dönemlerde, “hikmet, şecaat, iffet, adalet” biçiminde ele almmış ve yorumlanmıştır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Üstünlük. İyi ahlâklılık.

Fazîlet ehlinin değerini, ancak fazîlet ehli bilir. (Hadîs-i şerîf-Bostân-ül-Ârifîn)

Namazı cemâat ile kılmak, yalnız kılmaktan yirmi yedi derece daha fazîletlidir. (Hadîs-i şerîf-El-Fıkh alel Mezâhibi Erbe'a)

Dört halîfenin fazîlet ve üstünlükleri hilâfetteki sıralarına göredir. (İmâm-ı Gazâlî)

İlim sâhibleri, diğer mü'minlerden yedi yüz derece daha fazîletlidir. (İbn-i Abbâs)

İmâm-ı Şâfiî'ye bir mes'ele soruldu; sükût etti. "Niçin sustun?" dediklerinde; "Fazîletin sükûtta mı cevapta mı, nerede olduğunu anlayıncaya kadar sükûtu tercîh ettim" buyurdu. (İmâm-ı Gazâlî)

Hazret-i Ebû Bekr'in fazîleti; îmânda ve çok mal vermekte, nefsini bu yolda hizmetçi etmekte, en önde olması sebebiyledir. (İmâm-ı Rabbânî)

2. Farz ve vâciblerin hâricindeki nâfile ibâdetler yâni müstehâb ve sünnetler.

Din üç kısımdır: Emirler, yasaklar ve fazîletler. (Muhammed Rebhâmî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, olgunluk, erdemlilik, üstünlük gibi anlamları ihtiva eder. Fazilet insanın doğuştan getirdiği iyi yönlerinin, olgunlaştırılmış şekline denir. Ayrıca Tasavvufta esma cennetine de denir. Bu cennetin ehli, sayıca, me’ârif cennetinden azdır. Ancak, onların Allah katındaki derecesi daha yüksektir. Bunlar, ilâhî lezzet ehli diye anılırlar.

Sözlüğe dön