Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

47 sonuç · “Niyet

01
Şahsiyet

Abdullah Salâhî Uşşâkî

Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.

02
Şahsiyet

Hâce Selîm Sırrî Efendi

Hâce Selîm Sırrî Efendi (ö. 1227/1812), Mehmed Emîn Kerkükî’nin halifesi; Hâtûniye Tekkesi’ni Nakşibendî irşad ve Mesnevî çevresine taşıyan, mûsiki eşliğindeki zikir meclisleriyle tanınan postnişindir.

03
Şahsiyet

Seyyid Muhammed Nûr Bedeûnî

Seyyid Muhammed Nûr Bedeûnî (ö. 1723), Muhammed Seyfüddin Sirhindî’nin halifesi; helâl kazanç, kul hakkı ve sünnete bağlılık vurgusuyla tanınan, Mazhar Cân-ı Cânân’ı yetiştiren Müceddidî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Şeyh Ali el-Mansûrî

Mansûre doğumlu Şeyh Ali el-Mansûrî (ö. 1134/1721), Ezher'de hadis, kıraat ve tecvid tahsil eden; Belgrad, Köprülü Kütüphanesi, Süleymaniye Türbesi ve Sultan Ahmed Camii'nde ilmî görevler üstlenen şeyhülkurrâdır.

05
Sözlük

Bâz geşt

Zikir sırasında niyeti yenileyerek Allah'ın rızasına yönelmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.

06
Sözlük

Teberrük tâcı

Bir tarikatta eğitimini tamamlamış kişiye başka bir tarikat şeyhi tarafından muhabbet ve bereket niyetiyle giydirilen tâc. Esas eğitim nispetini mutlaka değiştirmez.

07
Sözlük

Adem-i mana

Mana adamı, hakiki insan, her şeyin aslını ve hakikatini bilen, mana âlemine vâkıf, merd-i mana, mana eri. Nüsha-i vahdet âdemdir Nefha-i kudret âdemdir Âdem'den gayri ademdir Gel âdeme er bu deme Şeyh Ibrahim

08
Sözlük

Ahkâm-ı bâtına

İç dünyaya ve kalbe ilişkin hükümler. Niyet, ihlâs, riya, kibir, tevekkül ve benzeri mânevî-ahlâkî konuların hükümlerini ifade eden klasik bir tabirdir. “Bâtınî fıkıh” diye de anılan bu alan, ibadet ve davranışların yalnız dış biçimini değil niyetini ve kalpteki etkisini ele alır; zâhirî hükümleri geçersiz sayma anlamına gelmez.

09
Sözlük

Akit

Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağlı kalmakla, havas ise buna ek olarak kalple yaptıkları akitlere de bağlı kalmakla yükümlüdür. “Akitlere bağlı kalınız” mealindeki ayetten süfiler bu anlamı çıkarmışlardır. Akl-ı evvel (J (عقل ا و x. İlk akıl. “Allah'ın ilk yarattığı şey akıldır,” hadisi ile bu akla işaret edilmiştir. 2. Vahdet mertebesi. 3. Nur-i Muhammedi. 4. Cebrail. 5. Insanın hakikati. 6. Arş. Akl-ı evvel Allah'tan ilk zuhur eden şeydir. Allah önce onu, sonra onun aracılığıyla tüm diğer şeyleri yaratmıştır. Buna ilâhî ilmin ilk zuhuru adı da verilir. İlahi ilim ayrıntısızdır; aşağıya doğru inerken ayrıntılı hale gelir: ilâhî ilme Ümmü'Lkitap, akla evvele imam-ı mübin, levhe hitab-ı mübin adı verilir. Bunlara sırasıyla nun, kalem ve levh de denir. Kalem-i alâ, adl, el-hakku'l-mahluk bih, imam-ı mübin, hakikat-i Muhammediye, dürre-i beyzâ, nur-i Muhammed, ruh-ı azam, ukab akl-ı evvele verilen diğer isim- lerdir. Akl-ı kül (külli ilâhî akıl) akl-ı evvelden sonra gelen bir mertebedir. Levh gök kubbesindeki adil ölçü ve doğru kıstastır; nurlu bir müdrike olup akl-ı evvele tevdi edilen bilgilerin suretleri onunla zuhur eder. Akl-ı külli, akl-ı evvelin mazharıdır. Âdem külli aklın, Havva külli nefsin suretidir. Akl-ı meas fikir kanunu ile ölçülen bir nurdur, ancak alet ve vasıtayla; külli akla ait çeşitli idrak şekillerinden yalnızca biriyle idrak eder. Akl-ı evvelin yolu ona kapalıdır. Mutasavvıflar, “Allah akılla idrak edilemez,” dedikleri zaman, akıl kelimesiyle kı- yas ve mantık esasları dahilinde faaliyet gösteren akl-ı meaş'ı kastederler. “Allah akılla bilinir,” dedikleri zaman kıyas ve başka araçlar olmadan idrak eden akl-ı evveli kastederler. Bir tek nurdan ibaret olan akl-ı evvel ve kalem-i alâ kula nispetle akl-ı evvel, Hakk’a nispetle kalem-i alâ ismini alır. Allah Cebraili Hz. Muhammed'e nispet olunan akl-ı evvelden yarattığından o, Cebrail'in babası ve bütün âlemin aslıdır. Bu yüzdendir ki miraçta Hz. Peygamber Cebrail'in durmak zorunda kaldığı noktanın ilerisine tek başına gitmiştir. “Hz. Muhammed'in önün- de aklı kurban et,” diyen Hz. Mevlânâ bununla akl-ı meaş'ı kast eder. Akl-ı meaş'a akl-ı cüzi de denir. İlahi ismin deposu ve Allah'ın emini olması itibariyle Cebrail’e mmm اذ AY KR İS e e gt NN A

10
Sözlük

Âyin-i cem

İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı. Alevilerde, kadınlar da bu ayinlere katılır. Ayin-i ehlullah (ae! يين D Ayin-i tarikat, evliya ayini. Şeyh veya halifesi tarafindan yönetilen, mürit ve dervişlerin katılımıyla yapılan tarikat ayinleri. Evliyanın sireti, gidişat, hareket ve ibadet tarzı, meşrebi ve zihniyeti. Bütün tarikatlerde belli ayinler ve dini törenler, başka bir deyimle vecd yoluyla Allah’a yaklaşmak için yapılan belli hareketler vardır. Bu ayine Mevleviler semâ veya mukabele, Kadiriler devran, Rifailer ve Sadiler zikr-i kıyam, Celvetiler nısf kıyam, Halvetiler darb-ı esma, Şazeliler hadra ve Nakşbendiler hatm-ı hâcegân ismini verirler. Bu ayinler tekkelerde, zaviyelerde, mescitlerde ve evlerde icra edilir. Birkaç tarikat hariç bütün tarikat ayinlerinde besteli şiirler ve ilahiler, bazı tarikatlerde ise buna ek olarak ney ve kudüm gibi musiki âletlerini çalmak esastır. Bkz. Deveran.

11
Sözlük

Bâd-i saba

Zidd-1 bâd-i semum, bad-i debür. Meltem, seher vakti doğudan esen ve güllerin açmasını sağlayan hafif rüzgâr. tas. Ruhaniyet doğusundan gelen rahmani kokular. “Ben Rahmanın nefesinin Yemen'den geldiğini hissediyorum,” hadisiyle buna işaret edilmiştir. .. Bahr-ı bilâ-şâti

12
Sözlük

Beççe-i Türkân

Türklerin çocukları veya gençleri. Tasavvuf şiirinde güzelliğiyle can alan ve gönül yakan ay yüzlü sevgililer için kullanılan Farsça bir terkiptir.

13
Sözlük

Bed-nami- Bed-nam

eb) Bir kimsenin adinin kötüye çıkması; adı kötüyü çıkan, kınanan, yerilen, karalanan. tas, Melamet mertebesi ye hali. “Al lah yolunda mücâhede ederler ve kınayanların kanımasından korkmazlar.” Bilmeyesin bed-nâm u nam bir ola sana hâsu âmm Bildinse ilmi temam gel imdi oku bir varak Yünus _

14
Sözlük

Behime

veya Behâim 1, Hayvan, insan hariç diğer canlılar, 2. tas. BLE XX Bela—Belva e are بي tela Belva Tasavvufta insanın bedensel arzuları ve nefsani eğilimleri genellikle behimiyet , ruhsal yönelişi ve istekleri insaniyet (melekiyet) terimleriyle ifade edilir. Ibn Arabi Fütühat'ın 357. ve 378. bölümlerinde behimeden söz eder, bütün canlıların Allah'ı tanıdıklarını ileri sürer

15
Sözlük

Bel bağlamak

Şedd-i vast, kuşak bağlamak. tas. a Süfiler özellikle sefere çıkarken bellerine bir kuşak bağlarlar. b Fütüvvet ehli bir törenle, örgütlerine aldıkları üyelerine şet kuşatırlar, Mevlevilerde elifi nemed, Bektaşilerde trygbend kuşanılır. Kuşak güven ve sadakatin simgesidir. Ben/Benlik a Kibir, gurur, egoizm. Benlik Allah’a mahsustur. b Süfinin manevi ve ruhani kimliği. “Ben demek Şeytan işidir,” veya “Ben diyeni irşat mümkün değildir,” gibi sözler tasavvufun bu konudaki yaklaşımını yansıtır. Bkz. Ene, Enaniyet. Beni benlikten al kurtar ilâhî Ki gide benden benlik günâhi wae Beni sorman bana bende degilem 3 Bir ben var bende benden içeru Yünus

16
Sözlük

Bidâyet

Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve taliplere ehl-i bidâyet, ehl-i bidâyet mübtedi, son halde bulunanlara ise ehl-i nihayet, ehl-i nihayet ve müntehi gibi adlar verilir. ikisi ortasında olanlara ise evsat, evâsit, ehl-i vasat denir, Bunlardan her bir zümrenin uymaları :reken kurallar ve yerine getirmeleri gereken tek tek gösterilmiştir ( As Bilmek em eral) Bing 45-135). Iyi bir sonuca ulaşmak için samimi ve ciddi bir başlangıç şarttır. Sonu iyi olmayanların mutlaka başlangıçlarında bir bozukluk veya aksaklık vardır. Nihayette sıddık olmak için bidâyette sadık olmak şarttır. Bu yüzden Nakşibendiler, “Nihayet hali, bidâyet halinde mevcuttur” derler. Bidâyetin hulus-u kalp ve iyi niyetle olması şarttır (sr).

17
Mekân

Gucdüvân (Gicdüvân)

Buhara · Özbekistan · Buhara'ya yaklaşık 30 km. uzaklıktaki, doğduğu, inzivaya çekildiği ve hankahında ömrünü tamamlayıp defnedildiği köy; türbesi buradadır. 918/1512'de bir Safevî muhasarasından kurtulması onun ruhaniyetine bağlanmıştır.

18
Mekân

Bistâm

Semnan · İran · Bâyezîd-i Bistâmî'nin türbesini ziyaret edip ruhaniyetinden terbiye aldığı şehir; İbn Battûta kabrinin burada olduğunu bildirir. İlişkili kişi dosyası Ebü’l-Hasan el-Harakānî : Ebü’l-Hasan Ali b. Ahmed el-Harakānî (352/963-425/1033), Bistâm yakınındaki Harakan’da yaşayan; Bâyezîd-i Bistâmî’ye mânevî nispeti, Ebü’l-Abbas el-Kassâb’dan terbiyesi, halka hizmet ve merhamet merkezli sözleriyle Horasan tasavvufunun etkili sûfîlerinden biridir.

19
Mekân

Gucdüvân

Gijduvan · Özbekistan · Rüyada ruhaniyetine intisap ettiği ve Hâcegân silsilesinin ilk halkası sayılan Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'nin (ö. 617/1220) şehri. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.

20
Mekân

Kudüs

Kudüs · Filistin · Mart 1599'da mahreç mevleviyeti olarak tayin edildiği ilk büyük kadılık. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.

21
Mekân

Mihne (Ebû Saîd-i Ebü'l-Hayr)

Meyhene · Türkmenistan · Ruhaniyetinden terbiye aldığını söylediği, kendisinden bir asır önce vefat etmiş Ebû Saîd-i Ebü'l-Hayr'ın (ö. 440/1049) memleketi ve medfeni. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ferîdüddin Attâr : Ferîdüddin Attâr (ö. 618/1221), Nîşâbur’da eczacılık ile telifi birlikte yürüten; aşk, hayret ve fenâ yolculuğunu Mantıku’t-tayr, Musîbetnâme ve Tezkiretü’l-evliyâ gibi eserlerle klasik tasavvuf edebiyatının merkezine yerleştiren sûfî şairdir.

22
Mekân

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Türbesi

Konya · Türkiye · Mısır dönüşü uğradığı ve kaynağın “ruhâniyetinden istifâde etti” diye kaydettiği ziyaret durağı. Kaynak ziyaretin tarihini ve Konya'da kalış süresini vermez; koordinat şehir ölçeğindedir. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Adlî Efendi : Hasan-ı Adlî Efendi (ö. 1026/1617), İştipli âlim ve Halvetî-Sünbülî şeyhi; Hasan Necmeddin’den hilâfet alıp Balat, Yanya ve Manastır’da irşaddan sonra Kocamustafapaşa Sünbül Efendi Âsitânesi postuna geçen şair ve müelliftir.

23
Mekân

Erdebil Tekkesi

Erdebil · İran · Safeviyye tarikatının merkezi; önce buraya gitmeye niyetlenmiş, Akşemseddin'in şöhretini duyunca vazgeçmiştir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.

24
Mekân

Keşmir

Srinagar · Hindistan · Ubeydullah Ahrâr'ın ruhaniyetinden gelen işarete uyarak Mâverâünnehir'e giderken önce uğradığı bölge. Konum bölge merkezine göredir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Bâkī-Billâh : Muhammed Bâkī-Billâh (ö. 1012/1603), Hâce Muhammed İmkenegî’den yetişerek Delhi’de Nakşibendî irşad merkezi kuran ve İmâm-ı Rabbânî’yi yetiştiren mutasavvıftır.

25
Mekân

Tirmiz

Termez · Özbekistan · Uzun yıllar ruhaniyetinden faydalandığı Hakîm et-Tirmizî'nin (ö. 320/932) şehri; Üveysîliğinin ikinci ayağı. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.

26
Mekân

Kasrıârifân

Buhara · Özbekistan · Ruhaniyetinden hafî zikri öğrettiği Bahâeddin Nakşibend'in köyü ve türbesi; Nakşibendiyye buradan doğmuştur. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.

27
Mekân

Mescid-i Nebevî

Medine · Suudi Arabistan · Hacı Beşir Ağa'nın naklettiği menkıbeye göre iki üç gecede bir muvâcehe penceresine gelip hadisleri Hz. Peygamber'in ruhaniyetinden tahkik ettiği, ardından tayy ederek Köstendil'e döndüğü yer. Menkıbe kaydıdır.

28
Mekân

Bicâye (Bougie)

Bejaia · Cezayir · Ebû Medyen ile görüşmek için gittiği, fakat şeyhin 594/1198'de vefat etmiş olması sebebiyle buluşamadığı şehir; ruhaniyetinden hayatı boyunca istifade ettiğini belirtmiştir. İlişkili kişi dosyası Muhyiddin İbnü'l-Arabî : Muhyiddin İbnü'l-Arabî (1165–1240), Endülüs'ten Mağrib, Hicaz, Anadolu ve Şam'a uzanan hayatı; el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ile Fusûsü'l-hikem'i ve tasavvuf düşüncesindeki geniş tesiriyle tanınan sûfî müelliftir.

29
Makale

İlk Dönem Melâmetîliğinin Temel İlkeleri

Nişâbur çevresinde ihlâs, fütüvvet, emek ve hâli gizleme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.

30
Makale

Nûru'l-Arabî'de Sülûk ve Tevhid Mertebeleri

Fiillerden sıfatlara, zâttan cem mertebelerine uzanan eğitim dili üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.

31
Makale

Hasan-ı Basrî: Zâhid, Âlim ve Öncü Sûfî

Kurumsal kuruculuk yerine ahlâkî ve tarihî öncülük. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

32
Makale

Hasan-ı Basrî'nin Zühd ve Hüzün Anlayışı

Dünyayı terk etmekten kalbi korumaya. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

33
Makale

Muhasebe, Murakabe ve Amel Bilgisi

Bilginin ahlâka dönüşmesi. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

34
Makale

Çiştiyye'de Semâ ve Kavvâlî

Semâ meclisi Şiir, ses ve ritim kalbi zikre yöneltmek için kullanıldı. Katılımcının niyeti, sözlerin anlamı, meclisin edebi ve şeyhin gözetimi semâın meşruiyet şartları arasında görüldü. Emîr Hüsrev Emîr Hüsrev'in Farsça-Hindevî şiiri repertuvarı derinden etkiledi. Kavvâlî, tarana ve bütün ilgili makamları tek başına o

35
Makale

Tasavvuf ve Hadis: Kaynak, Sıhhat ve Yorum

Üç ayrı soru Bir sözün hadis diye aktarılması, hadis kaynaklarında bulunması ve sahih kabul edilmesi üç ayrı meseledir. Tasavvufî yorumun etkileyici olması isnad değerlendirmesinin yerini tutmaz. Temel öğretiler Niyet, ihsan, zühd, takvâ, zikir, sabır, tevekkül ve nefis muhasebesi sahih hadis külliyatında geniş dayanaklara sahiptir. Terimin sonraki teknik bi

36
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

37
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

38
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

39
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

40
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

41
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

42
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

43
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

44
Eser

Sayfalar 18–25

Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl

45
Eser

Sayfalar 33–39

Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere

46
Eser

Sayfalar 29–34

Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin

47
Eser

Sayfalar 37–42

Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad