Açıklama
Dinî Terimler Sözlüğü
Nakşibendiyye yolunda on bir temel esastan biri. Sâlik'in (tasavvuf yolcusunun) Kelime-i tevîhdden sonra kalbinden; "İlâhî! Maksûdum Sensin. Matlûbum (maksadım) Senin rızândır."demesi.
Bâzgeşt, zikr (Kelime-i tevhîdi söylemek ile hâsıl olan kalb uyanıklığının devam etmesi, kalbin Allahü teâlâdan başkasına bağlılıktan kurtulması içindir. Kelime-i tevhîd söylemek, kalbdeki her türlü düşünceyi giderir. Yalnızca Allahü teâlâyı anmak kalır. Böylece kalb, Allahü teâlâyı anmaktan başka her şeyden boşalır.
(Şeyh Ali bin Vâiz Hirevî)
Tasavvuf Sözlüğü
Nakşbendî ıstılahındandır. Nefy-ü isbât dediğimiz, bir tek nefesde, tefekkür? olarak 21 adet “la ilahe illallah” zikrinin çekilmesinden sonra, zikreden dervişin soluğunu bırakırken, zikrettiği şeyin mânâsı üzerinde tefekküre dalması, ve “ilahi ente maksûdî ve rıdâke matlûbî” (Allah’ım maksudum ancak Sen’sin ve matlûbum ancak Sen’in rızandır) diyerek tefekkürde derinleşmesi olayına bâz-geşt denilir. Bu uygulamadan gaye, zikreden sûfînin kelime-i tevhîdin mânâsını şuur altına iyice yerleştirmesi ve onu hayatının bir parçası hâline getirmesidir. Bu sır, bilinç altında o şekilde yer eder ve dervişin ayrılmaz bir parçası olur ki, sonunda o dervişin gözünde, Allah’ın varlığından başka bütün varlıklar silinir, her yerde Hakk’ı görür ve bilir hâle gelir. Nakşîliğin en önemli esâslarından birisi işte budur : Yani, zikrettiği şey üzerinde tefekküre dalmak, zikrettiğinin mânâsını düşünmekle, zâkir’in Mezkûra (Allah’a) ulaşmasıdır.