Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

44 sonuç · “Nakşibendiyye

01
Kol

Kādiriyye-i Nakşibendiyye

Şeyh Ahmed Hatîb Sambasî’nin XIX. yüzyıl Mekke’sinde Kādirî cehrî zikir ile Nakşibendî hafî zikir, râbıta ve murakabe usullerini müşterek bir terbiye düzeninde buluşturduğu; halifeleriyle Nusantara’ya yayılan çoklu nispetli yol.

02
Yol

Nakşibendiyye

Hâcegân geleneğinden doğan, tarih boyunca Orta Asya'dan Anadolu'ya ve geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.

03
İlişkili kol

Hâcegân evresi

Nakşibendiyye adından önce Yûsuf el-Hemedânî ve Abdülhâlik Gucdüvânî çevresinde gelişen kurucu usul halkası.

04
İlişkili yol

Hüseyniyye (Mâverâünnehir)

Muhammed Hüseyin Buhârî'ye (ö. 1834) nispet edilen, Nakşibendiyye-Müceddidiyye içinde Mâverâünnehir ve Güney Kazakistan'da devam eden bölgesel irşad hattı.

05
İlişkili kol

Zenbûriyye-i Sâdıkiyye

Muhammed Sâdık Erzincânî'nin Nakşibendiyye-Müceddidiyye'den aldığı beş letâif terbiyesiyle Kādiriyye-Abdülvehhâb nispetli yedi esmâ tertibini bir arada uygulamasıyla oluşan Osmanlı irşad kolu.

06
Şahsiyet

Abdullah-ı İlâhî

Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.

07
Şahsiyet

Abdurrahman Câmî

Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .

08
Şahsiyet

Bahâeddin Nakşibend

Bahâeddin Nakşibend (718/1318 – 791/1389), Buhara yakınlarındaki Kasrıârifân'da doğup ölen ve “tarîk-i hâcegân”ın adının kendisiyle Nakşibendiyye 'ye dönüştüğü şeyh; semâ, halvet ve tekkeye itibar etmemiş, hafî zikri esas almıştır.

09
Şahsiyet

Cemâleddîn Gazi-Kumukî

Cemâleddîn Gazi-Kumukî (ö. 1286/1869), Muhammed Yeragî’nin halifesi olarak Nakşibendiyye-Hâlidiyye’yi Dağıstan’da yayan; Gazi Muhammed ile Şeyh Şâmil’in mânevî çevresinde yer alan; 1859’dan sonra Kars üzerinden Üsküdar’a hicret eden âlim, mürşid ve müelliftir.

10
Şahsiyet

Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî

Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.

11
Şahsiyet

Mazhar Cân-ı Cânân

Mirza Mazhar Cân-ı Cânân (1110/1699 – 1195/1781), Nakşibendiyye-Müceddidiyye'nin dört ana kolunu şahsında birleştiren Delhili mutasavvıf; tarikatın merkezini Sirhind'den Delhi'ye taşımış, Hinduizm hakkındaki alışılmadık değerlendirmeleriyle ve bir suikast sonucu vefatıyla tanınmıştır.

12
Şahsiyet

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (1193/1779, Karadağ, Süleymaniye – 14 Zilkade 1242 / 9 Haziran 1827, Şam); Nakşibendiyye'nin Hâlidiyye kolunun kurucusu . Delhi'de beş ayda sülûkünü tamamlamış, tarikatı Balkanlar'dan Sumatra'ya yaymıştır. Râbıta yorumu Nakşîler arasında bile tartışılmıştır.

13
Şahsiyet

Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî

Ya‘kūb-i Çerhî (ö. 851/1447), Gazne yakınındaki Çerh’te doğan; Herat ve Mısır’da ilim tahsil ettikten sonra Bahâeddin Nakşibend ile Alâeddin Attâr’ın terbiyesinde yetişen ve Ubeydullah Ahrâr vasıtasıyla Nakşibendiyye’nin Orta Asya’daki yayılışını belirleyen şeyhtir.

14
Şahsiyet

Muhammed Bâkī-Billâh

Muhammed Bâkī-Billâh (971 veya 972 / 1563-65, Kâbil – 25 Rebîülâhir 1012 / 2 Ekim 1603, Delhi); Nakşibendiyye'yi Hindistan'da kökleştiren şeyh ve İmâm-ı Rabbânî'nin mürşidi. Kırk yaşında vefat etmiş, irşad devri ancak iki üç yıl sürmüştür.

15
Şahsiyet

Muhammed Küfrevî

Pîr Muhammed Küfrevî (1191/1777, Küfra/Şirvan, Siirt – 1316/1898, Bitlis); Nakşibendiyye-Hâlidiyye'nin Küfreviyye kolunun pîri . Türbesini II. Abdülhamid bir İtalyan mimara yaptırdı; halifeleri arasında Alvarlı Muhammed Lutfi vardır.

16
Şahsiyet

Muhammed Pârsâ

Hâce Muhammed Pârsâ (749/1348, Buhara – 24 Zilhicce 822 / 11 Ocak 1420, Medine); Bahâeddin Nakşibend'in halifesi, hadis âlimi ve müellif. Nakşibendiyye'yi taşra tecrübesinden şehirli bir tarikata dönüştüren eserleri onundur; Medine'de vefat edip oraya defnedilmiştir.

17
Şahsiyet

Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi

Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi (1679-1746), Celvetiyye'de Mustafa Fenâyî'nin; Nakşibendiyye-Müceddidiyye'de Arap-zâde Muhammed İlmî'nin terbiyesinden geçti. Beşiktaş Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Memiş Efendi'den Mesnevî icazeti aldı; tekkesinde hafî Hatm-i Hâcegân ile Celvetî cehrî zikrini ve Mesnevî derslerini birlikte sürdürdü.

18
Sözlük

Nakşibendiyye

İslâm coğrafyasında, “Kâdiriyye” (bk. bu madde) tarikatinden sonra en yaygın ve en çok mensubu bulunan, Orta Asya’da Kübreviyye ve Yeseviyye yöresinde doğup Arap yarımadası, Mağrib, Sahra Afrikası ve Orta Avrupa’ya kadar uzanan ve Bahâeddin Nakşibendî (öl. 791 / 1389) ye nibpet edilen tarikatın adı ve bu tarikat için kullanılan terim. Bizde, “Nakşibendîlik” adıyla yaygın olarak bilinen bu tarikat, yüzyıllar boyu varlığını sürdürmüş, son yüzyılda Hicaz’daki tarikat aleyhindeki faaliyetlerin artması, Türkiye’de tekke ve zaviyelerin kapatılması, Sovyetler Birliği döneminde n ateist faaliyetlerin yaygınlaşması sebebiyle büyük ölçüde baskı altına almmış olmakla beraber günümüze kadar varlığını sürdüregelmiştir. Kaynaklarda, üç koldan Hz. Peygamber’e kadar ulaştığı zikredilen bu tarikatın özünde, dinî akidelere uyarak zahirî, tarikat ile batınî temizliği sağlamak, hakikat ile Allah’a ulaşmak ve Kur’ân ile sünnete bağh kahnarak da haramdan, kötü alışkanlıklardan kurtulmak, töbe, istiğfar, zikir, tefekkür ve nafile namazlar ile meşgul olmak yatmaktadır.

19
Mekân

Buhara

Buhara · Özbekistan · Attâr'ın babasının vefatından sonra medresede zâhidâne hayat sürdüğü, Bahâeddin Nakşibend'e intisap ettiği ve şeyhinin 791 (1389) yılındaki vefatından sonra on yıl irşad faaliyetinde bulunduğu şehir. Nakşibendiyye'nin Buhara dışına yayılışı da buradan tayin ettiği halifelerle başladı.

20
Mekân

Buhara

Buhara · Özbekistan · Herat ve Kahire'de ilim tahsil eden Çerhî'nin 782 (1380) yılında geldiği ve Bahâeddin Nakşibend'in burada kaldığı son yıllarda ona intisap ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî : Ya‘kūb-i Çerhî (ö. 851/1447), Gazne yakınındaki Çerh’te doğan; Herat ve Mısır’da ilim tahsil ettikten sonra Bahâeddin Nakşibend ile Alâeddin Attâr’ın terbiyesinde yetişen ve Ubeydullah Ahrâr vasıtasıyla Nakşibendiyye’nin Orta Asya’daki yayılışını belirleyen şeyhtir.

21
Mekân

Cennetü'l-bakī

Medine · Suudi Arabistan · Babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildiği kabristan; mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.

22
Mekân

Emir Buhârî Dergâhı (Edirnekapı hârici)

İstanbul · Türkiye · Meşihatini yürüttüğü dergâh; Sefîne'ye göre hazîresine defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Simkeşzâde Feyzî Hasan Efendi : Simkeşzâde Feyzî Hasan Efendi (1036/1626-27–1102/1690), Abdülahad Nûrî Sivâsî'nin yanında yetişen; Halvetiyye, Nakşibendiyye ve Mevleviyye çevrelerinden icazet alan, Emir Buhârî Zâviyesi şeyhi, vaiz ve müelliftir.

23
Mekân

Berrâniyye Tekkesi

Şam · Suriye · Murad Buhârî için Şam'da inşa edilen tekke. 1097 (1686) yılında İstanbul'dan Şam'a döndükten sonra burada uzun yıllar irşad faaliyetinde bulundu; üçüncü Hicaz yolculuğunun ardından tekkenin postnişinliğini oğlu Muhammed Bahâeddin'e bırakarak 1120'de (1708) İstanbul'a gitti.

24
Mekân

Semerkant (Hâce Ahrâr Türbesi)

Semerkant · Özbekistan · 855/1451'de Ebû Said Mirza Han'ın daveti üzerine yerleştiği ve 29 Rebîülevvel 895'te (20 Şubat 1490) vefat edip defnedildiği şehir; türbesi bugün de ziyaretgâhtır. İlişkili kişi dosyası Ubeydullah Ahrâr : Ya‘kūb-i Çerhî'nin müridi Ubeydullah Ahrâr, Nakşibendiyye'yi Mâverâünnehir'de güçlü bir sosyal, ekonomik ve siyasî irşad ağına dönüştürdü.

25
Mekân

Medine-i Münevvere

Medine · Suudi Arabistan · Sefîne'ye göre hac yolculuğunda iki ay halvete girdiği yer. İlişkili kişi dosyası Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi : Neccâr-zâde Mustafa Rıza Efendi (1679-1746), Celvetiyye'de Mustafa Fenâyî'nin; Nakşibendiyye-Müceddidiyye'de Arap-zâde Muhammed İlmî'nin terbiyesinden geçti. Beşiktaş Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Memiş Efendi'den Mesnevî icazeti aldı; tekkesinde hafî Hatm-i Hâcegân ile Celvetî cehrî zikrini ve Mesnevî derslerini birlikte sürdürdü.

26
Mekân

Kasrıârifân (Bahâeddin köyü)

Buhara · Özbekistan · 718'de (1318) doğduğu ve 1389'da vefat ettiği köy; önceki adı Kasrıhindûvân'dır. Mezarının etrafında geniş bir külliye oluşmuş, köy Buharalıların telaffuzuyla Baveddin adını almıştır. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.

27
Mekân

Buhara

Buhara · Özbekistan · Mezarları dolaşırken Gucdüvânî'ye kadar uzanan silsileyi mâna âleminde müşahede ettiği şehir. Buharalılar onu “Hâce-i belâ-gerdân” diye anmış ve şehrin mânevî koruyucusu saymışlardır. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.

28
Mekân

Buhara

Buhara · Özbekistan · 849/1445 civarında doğduğu ve ilk tahsilini tamamladığı şehir; Nakşibendiyye'nin ana yurdudur ve dedesi Mahmûd-ı Fağnevî de bu silsilenin büyüklerindendir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Ahmed-i Buhârî : Seyyid Ahmed-i Buhârî (ö. 994/1586), XVI. yüzyıl ortalarında Buhara’dan İstanbul’a gelerek Unkapanı-Yeşil Tulumba çevresine yerleşen; türbesi II. Mahmud döneminde yeniden ortaya çıkarılan Nakşibendî şeyhidir.

29
Mekân

Simav

Kütahya · Türkiye · Doğum, eğitim ve irşad çevresi Abdullah-ı İlâhî’nin doğduğu; Semerkant dönüşünde dergâhını kurup Nakşibendîliği yaymaya başladığı kasabadır. Medrese ilimlerine vukufu sayesinde çevresindeki halka kısa sürede genişlemiştir. Kaynak aktarımında Ahmed-i Buhârî’nin de burada seyrüsülûkünü tamamladığı belirtilir. Kişi bağlantısı Simavlı Abdullah-ı İlâhî (ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr’ın halifesi olarak Nakşibendiyye’nin Ahrârî yorumunu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan; Simav, İstanbul ve Vardar Yenicesi çevrelerini etkileyen âlim-sûfîdir.

30
Mekân

Bâgıstan

Taşkent · Özbekistan · 806/1404'te doğduğu köy; çocukluğunda ziraatla uğraşan babasına yardım ettiği yer. Konum şehir merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ubeydullah Ahrâr : Ya‘kūb-i Çerhî'nin müridi Ubeydullah Ahrâr, Nakşibendiyye'yi Mâverâünnehir'de güçlü bir sosyal, ekonomik ve siyasî irşad ağına dönüştürdü.

31
Makale

Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları

Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.

32
Makale

Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem

Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.

33
Makale

Altın Silsile: Kırk Halka

Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.

34
Makale

Şâzeliyye’nin İstanbul’daki izi ve Ertuğrul Tekkesi

Muhammed Zâfir el-Medenî, II. Abdülhamid ve geç Osmanlı İstanbul’undaki sınırlı fakat etkili Şâzelî çevresi.

35
Makale

XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.

36
Makale

Tarikatların Teşekkülü: Zühd Çevrelerinden Kurumsal Yollara

İlk zâhid çevreleri, klasik tasavvuf dili ve XII. yüzyıldan sonra belirginleşen tarikat kurumları TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

37
Makale

Melâmet Bir Tarikat mı, Bir Meşrep mi?

İlk Melâmetî çevrelerden Bayramî-Melâmî yorumlara uzanan kavramsal ayrım TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

38
Makale

Reşehât'ta Hâcegân Haritası

Yûsuf el-Hemedânî'den Bahâeddin Nakşibend ve Ahrâr çevresine kişi, şehir, meslek ve sohbet ağı

39
Makale

Reşehât Aynü'l-Hayât Nasıl Okunmalı?

Reşha, kâşife, biyografi, sohbet ve menkıbe katmanlarını birbirine karıştırmadan okuma kılavuzu

40
Makale

Nakşibendiyye: Hâcegân'dan Hâlidiyye'ye Tarihsel Örgü

Nakşibendiyye'yi yalnız Hâlidiyye'ye indirgemeden Hâcegân, Ahrâriyye, Kâsâniyye, Müceddidiyye, Mazhariyye ve Hâlidiyye safhalarıyla anlatan ana rehber.

41
Makale

Kādiriyye'nin Afrika ve Güneydoğu Asya Ağları

Küntiyye, Sokoto, Mürîdiyye ve Sambasî terkibi üzerine kişi, eser, mekân ve silsile bağlantılarını birleştiren ayrıntılı dosya.

42
Makale

Semmâniyye: Halvetî Ana Silsile, Çoklu İcazet

Muhammed es-Semmân'ın çoklu icazetlerini, öğretisini, eserlerini ve Sudan–Güneydoğu Asya yayılımını sınıflandıran dosya.

43
Eser

Sayfalar 221–230

Muzaffer Ozak Külliyatı · dır. Allahu teâlâyı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim. Ne acep kerim oldu Allahu azim-üş-şân.. Ne acep azım oldu Allahu azım-uş-şan, ne acep halım oldu

44
Eser

Sayfalar 490–497

Muzaffer Ozak Külliyatı · Insana ve irfana yakışan; her şeyden önce kendini bilmek aczini ve zaafını idrak etmektir: Bakuben ne göresin? Gözün açılmayınca, Kimseyi ne bilesin? Sen, seni bilmeyince.. Tek ve