ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
41 sonuç · “Molla”
01Molla Ahmed-i Kazvînî
Molla Ahmed-i Kazvînî (892/1487–966/1558-59), Kazvin'den İstanbul'a gelen; mantık, ferâiz ve kelâm alanlarında eser veren âlimdir.
Molla Câfer Çelebi el-İskilibî
Molla Câfer Çelebi el-İskilibî (ö. 978/1570), Amasya’dan Şam’a uzanan ilmiye görevlerinin ardından Anadolu kazaskerliğine yükselen, II. Selim’e hocalık eden, Muslihuddîn-i Sirozî’ye bağlanan ve İskilip’te cami, medrese ve vakıflar kuran Osmanlı âlimidir.
Molla Gürânîli Ömer Efendi
Molla Gürânîli Ömer Efendi (1683–1744), Fütûhât-ı Mekkiyye’den geniş seçmeleri Türkçeye tercüme ve şerh eden; vâridât, mektup ve tasavvufî kavram açıklamaları bırakan İstanbul sûfî-müellifidir.
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ Ricâl-i Zeyniyye’den olup, ism-i şerîfleri Ahmed’dir. İzniklidir. 875/(1470) senesinde otuzüç yaşında iken irtihâl-ı dâr-ı bakâ eylediler. Bursa’da, Molla Hüsrev civârında, Zeynîler yakınındadır. Türbelerinin üstü açıktır; Sultân Abdülhamîd Hân-ı sânînin Baş Mâbeyncisi Hacı Ali Paşa merhûm ta’mîr ve tecdîd eylemişti. Ziyâret…
Molla Şemseddin Fenârî
Molla Şemseddin Fenârî, 1350'de doğan ve 1431'de Bursa'da vefat eden Osmanlı âlimidir. Rifâiyye'den hırka giymiş; Zeyniyye, Ekberiyye ve başka tasavvuf çevreleriyle de ilişki kurmuştur.
Molla Tevfîk bin Mehmed
Molla Tevfîk bin Mehmed (ö. 1010/1601-02), Gîlân’dan Diyarbakır ve İstanbul’a uzanan ilmî yolculuğunda umuma açık dersler vermiş; Türkçe ve Farsça edebiyatla, kitap istinsahıyla ve muallimlikle tanınmış âlimdir.
A‘rec Şeyhî Çelebi
A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Ahî Mîrim Halvetî (Molla Ali Melhemî Şirvânî)
Ahî Mîrim Halvetî, yeni araştırmalarda Molla Ali Melhemî Şirvânî olarak tanımlanan; Pîr Ömer el-Halvetî’den sonra İzzeddin Halvetî’ye uzanan erken Halvetî irşad halkasını sürdüren şeyhtir.
Arabzâde Abdurraûf Efendi
Arabzâde Abdurraûf Efendi (932/1525-26–1009/1600), Vâiz Mollâ Arab’ın oğlu; yüksek medreselerde müderrislik yapan ve Osmanlı coğrafyasının başlıca kadılıklarında görev alan âlimdir.
Arabzâde Abdülbâki Çelebi
Arabzâde Abdülbâki Çelebi (895/1490–971/1564), Mollâ Arab’ın oğlu; taşra medreselerinden Sahn-ı Semân’a yükselen ve Halep, Mekke, Bursa ile Mısır kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Molla
Âlim ve medrese mensubu. Tasavvuf edebiyatında kelime bazen yalnız dış bilgiyle yetinen, ilmini hâl ve ahlâkla doğrulamayan zâhir ehli tipini eleştirmek için kullanılır. Bu eleştiri ilme değil, bilginin gurur ve şekilciliğe dönüşmesine yöneliktir. Molla Kasım anlatısı Yûnus Emre geleneğinde Molla Kasım’ın şiirleri şeriata aykırı bularak bir bölümünü yaktığı, bir bölümünü suya attığı; “Derviş Yûnus bu sözü eğri büğrü söyleme / Seni sîgaya çeken bir Molla Kasım gelir” beytine ulaşınca yaptığı işi fark ettiği anlatılır. Bu menkıbe, şiirin zâhirî hükümle acele yargılanması temasını işler; tarihî olayla aynı kesinlikte okunmaz.
mollâ-yı rûm
Mevlâna’nın unvanı
Molla Fenârî Medresesi
Bursa · Türkiye · Tekaüd vazifesiyle birlikte kendisine tevcih edilen ve otuz yıl kadar ilim ve ibadetle meşgul olduğu Bursa medresesi. İlişkili kişi dosyası Nasuh Efendi Ankaralı : Nasuh Efendi (ö. 972/1564-65), Ankara doğumlu; Kadrî Efendi'den mülâzemet alarak Bursa Mollâ Fenârî Medresesi'nde uzun yıllar ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Bursa
Bursa · Türkiye · Mahrûsa-i Bursa'dan zâhir olduğu kaydedilir; ilk medresesi olan Köpüklü Medresesi de “maskat-ı re'si” (doğum yeri) olan bu şehirdedir. İlişkili kişi dosyası Dıhkî Mustafa Efendi : Bursalı Dıhkî Mustafa Efendi (ö. Zilhicce 1135/Eylül-Ekim 1723), Bâdincânî Mehmed Efendi’den mülâzemet alarak Bursa’daki Köpüklü, Esediyye, Sarrâfiyye ve Molla Fenârî medreseleriyle İnegöl İshak Paşa Medresesi’nde görev yapan Osmanlı âlimidir.
Cennetü'l-Bakī', Medine
Medine · Suudi Arabistan · Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret ettiğinin ertesi günü, 24 Zilhicce 822'de (11 Ocak 1420) vefat edip defnedildiği şehir. Cenaze namazında Molla Fenârî de bulunmuş, Zeynüddin el-Hâfî Mısır'dan getirttiği beyaz taşı kabrinin başına diktirmiştir; taş 1810'daki bir ziyarette yerinde bulunamamıştır. Konum yaklaşıktır.
Cidde
Cidde · Suudi Arabistan · Sefîne'ye göre ikinci hac yolculuğunda Cidde'ye yakın bir mahalde gemide vefat etmiş ve Cidde'de defnedilmiştir. Defin yerini tarif eden cümle metinde kesik olduğundan kabrin tam yeri bilinmemektedir; koordinat şehir düzeyinde yaklaşıktır.
Eyüp Sultan Kabristanı
İstanbul · Türkiye · 18 Şevval 1007’de, ikinci kez Eyüp kadısıyken vefat edip defnedildiği kabristan. İlişkili kişi dosyası Kemâl Begzâde Mehmed Efendi : Kemâl Begzâde Mehmed Efendi (ö. 1007/1599), Ahmed Çelebi’den mülâzemet alan; yüksek medreselerde ders verdikten sonra Halep, Eyüp, Kahire ve Edirne kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Zenbilli Ali Efendi Mescidi, Mektebi ve Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Zeyrek'te kendi yaptırdığı mescid ve mektebin hazîresinde medfundur. Tek kubbeli, kare planlı Ali Cemâlî Efendi Mektebi Zeyrek Yokuşu'nda 1523-1525 yılları arasında inşa edilmiştir. Oğlu Muhyiddin Mehmed Şah (Molla Çelebi) da mektebin bitişiğinde babasının kabri yanına defnedilmiştir.
Tire
Tire · Türkiye · Kaynak, Bostan Efendi'nin 904 (1498) yılında İzmir yakınlarındaki Tire kazasında, Tireli tüccar Muhammed Ali'nin oğlu olarak dünyaya geldiğini kaydeder. İlk hocası Sâdık Efendi'nin yanında Kur'an'ı ezberlemesi ve Tireli Molla Efendi'nin sohbetlerinde bulunması da bu şehirde geçmiştir.
Delhi
Delhi · Hindistan · Esir alındıktan sonra getirilip mülhidlikle suçlanarak idam edildiği başşehir (10 Eylül 1659). İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Gimri
Gimri · Dağıstan (Rusya) · Doğduğu köy. 1832'de burada yapılan savaşta Molla Muhammed şehid düştü, Şâmil ağır yaralı kurtuldu; köy sonradan General Lanskoy tarafından tahrip edildi. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Molla Çelebi Camii
İstanbul · Türkiye · Tekaüdünden sonra oturduğu Fındıklı kasabasında, bu caminin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi : İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1729), âlim Kürd İshak Efendi'nin oğlu olup İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı ilmiye mensubudur.
Fenâyî Mescidi (Akbaba Mehmed Efendi Mescidi)
İstanbul · Türkiye · Molla Gürânî Mahallesi’nde Akbaba Mehmed Efendi tarafından yaptırılan mescit. Vefatında bu mescidin yanına defnedilmiş, bu sebeple mescit sonradan Fenâyî Mescidi olarak anılmaya başlanmıştır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Fenâî Efendi : Muhammed Fenâî Efendi (ö. 1728), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin halifesi; İstanbul’da Akbaba Mescidi çevresinde zikir halkası kuran Sinânî-Halvetî şeyhi ve ilâhi şairidir.
Molla Fenârî Camii Hazîresi
Bursa · Türkiye · Molla Fenârî 1 Receb 834 (15 Mart 1431) tarihinde Bursa'da vefat etmiş ve kendi yaptırdığı caminin hazîresine defnedilmiştir. Bursa'da yaptırdığı üç mescid ile bir medrese, 833/1430 tarihli vakfiyesiyle desteklenmiştir. Hüseyin Hüsâmeddin'in bazı vakıf kayıtlarına ve kitâbelere dayanarak verdiği 838/1434-35 vefat tarihi, yaygın kabul gören 834/1431 tarihinden ayrılır; bu ihtilaf kaynakta açıkça belirtilir.
Hindistan Kādiriyyesi: Uç'tan Lahor ve Bengal'e
Hint alt kıtasındaki Kādirî aile, şube, tekke, müellif ve coğrafya bağlarını ayıran kapsamlı dosya.
Mollâ Kabız Yargılaması: İddia, Münazara ve Hüküm
Nev‘îzâde Atâyî'nin kaydı üzerinden Mollâ Kabız'ın görüşleri, ilk münazara, İbn Kemal ve Sa‘dî Efendi'nin katıldığı ikinci oturum ve 934/1527-28'deki hüküm birbirinden ayrılarak incelenir.
İstanbul'da Tasavvufî Hayatın Kurumları
Fetih öncesi Osmanlı mirasından Meşrutiyet yıllarına İstanbul'daki tekke-medrese-devlet ilişkilerini, semâ ve devran tartışmalarını, toplum hizmetlerini ve idarî denetimi birlikte okuyan ana dosya.
Sayfalar 95–101
Muzaffer Ozak Külliyatı · Zira, sevdiği o kulunun âh-ü eniyni Allahu tealâ'ya hoş gelir ve niyazına devam etmesi için de talebini geciktirir. Allahu tealâ'nın, sevdiği kullarına nâzı ehline malûmdur. Dualar
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 134–139
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey mümin! Bâzı kimseler vardır ki, onlara hiç kıymet vermeyiz. Onlar gizli birer hazinedir. Onlar âhiret sultanlarıdır. Insanların kurtarıcısıdır. Bunlar, köylü kıyafeti ile dolaşı
Sayfalar 222–229
Muzaffer Ozak Külliyatı · katil hadiselerinin rehberi ve öncüsü olarak her birinden nasibini alacaktır. Milletler, birbirlerinden akıl, feraset, fetanet, güç. kuvvet, güzellik bakımlarından farklı ve faik o
Sayfalar 230–236
Muzaffer Ozak Külliyatı · hazinesinden çıkmış değildir, dedi. Pederimden kalan çiftliğin gelirindendir. Şeyh hazretleri, keseyi aldı ve içinden bir kaç akçe çıkararak dervişlerden birisine uzattı: — Bu para
Sayfalar 275–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az
Sayfalar 241–247
Muzaffer Ozak Külliyatı · Fahr-i âlem, sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden sahih olarak rivayet edilen haberlere göre, mahşer günü bütün şehitler kılıçları ve silâhları ellerinde olduğu halde vakur bir
Sayfalar 277–284
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Ikindi namazlarını kazaya bırakanlar, bu gibi musibetlere ve felâketlere düçar olur, buyurdular. Ey hiç namaz kılmayan gafiller!.. — Namaz kılmıyorum amma, bana bir şeycikler olm
Sayfalar 358–367
Muzaffer Ozak Külliyatı · delil göstererek isbat edebilir misiniz? deyince, hoca efendi cevabı yapıştırmış: — Hay hay papaz efendi, demiş. Söylediklerimin hak ve gerçek olduğuna bütün semavi kitaplar, yani
Sayfalar 479–485
Muzaffer Ozak Külliyatı · Imkânı mı var? Yaptığı fenalığın cezasını çekecekti! Üç günlük dünya hayatına âhiretini satmış, mülkünün ve saltanatmın hep bâki kalacağma inanmış ve aldanmıştı. O da cehenneme, ce
Sayfalar 550–557
Muzaffer Ozak Külliyatı · HIKAYE Eğin'in köylerinden olan bir dostum anlatmıştı: — Yaralı idik, aç, yorgun ve bitâp düşmüştük. Kafkas cephesinden âdeta sürüne sürüne köyümüze geliyorduk. Yiyecek bir şeyler
Sayfalar 702–709
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bektaşi ve Alevi müslümanlar Sünnilere, Sünniler Bektaşi ve Alevilere ver yansın ediyorlar. Asırlardır bu SEN - BEN çekişmesinden neler kaybettiğimizi hiç düşündünüz mü? Merhum Meh