ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
43 sonuç · “Kuds”
01Abdülazîz b. Ebû Bekir el-Mehdevî
Abdülazîz el-Mehdevî (yaklaşık 1150–1224), Ebû Medyen çevresinde yetişen, Tunus’ta bir tedris ve sohbet merkezi yöneten; İbnü’l-Arabî’nin Rûhu’l-kuds ve el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de özel bir muhatap olarak andığı, Ahmed el-Bûnî’nin de ‘şeyhimiz’ dediği İfrîkiyeli sûfîdir.
Garîk Arabzâde Mehmed (Kudsî)
Garîk Arabzâde Mehmed Kudsî (ö. 12 Cemâziyelevvel 969/Ocak 1562), Sahn ve Süleymaniye müderrisliklerinden Mısır kadılığına yükselen; el-Hidâye hâşiyesi yazma nüshayla doğrulanan Osmanlı âlimi ve şairidir. Görev yerine giderken Rodos-İskenderiye hattındaki deniz kazasında vefat etti.
Hacı Feyzullah Efendi
Hacı Feyzullah Efendi (1805–1876), Hazergrad’dan Osmanlı hizmetine giren; Muhammed Kudsî’den Hâlidî hilâfeti aldıktan sonra Malatya, Rumeli ve İstanbul’da irşad faaliyetinde bulunan Halıcılar Dergâhı kurucusudur.
Muhammed Âlim Sıddîkī (Âlim Şeyh)
Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir.
Muhammed Kudsî el-Konevî
Muhammed Kudsî el-Konevî (1782–1852), Bozkır çevresinde yetişen; Hasan Kudsî ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’den irşad alan, Seydişehir ve çevresinde Hâlidîliği yayan âlim-şeyhtir.
Şeyh Abdullah Paçacı Zeynî
Kastamonulu Abdullah Zeynî, Paçacı Halife adıyla tanınan; Tâceddin Zeynî’den hilâfet alıp Bursa Abdüllatîf-i Kudsî Dergâhı’nda irşad eden şeyhtir.
Şeyh Abdüllatif el-Makdisî
Abdüllatif el-Makdisî (786/1384–856/1452), Kudüs'ten Horasan'a giderek Zeynüddin el-Hâfî'nin terbiyesini alan ve Zeyniyye'yi Konya üzerinden Bursa'ya taşıyan sûfîdir.
Şeyh Ahmed-i Zeynî
Şeyh Ahmed-i Zeynî, Abdüllatif-i Kudsî'nin halifeleri arasında anılan; İstanbul'da Âşık Paşa Mescidi'nde irşad eden ve 846/1442'de vefat eden Zeynî şeyhidir.
Şeyh Kudsi Baba
Kudsî Baba, Sefîne-i Evliyâ’da Tâlib-i İrşâdî’nin irşad hizmetiyle görevlendirdiği halifeler arasında anılır.
Şeyh Mustafa İsmet Efendi
Mustafa İsmet Efendi, Sefîne’de tasavvufî şiirleri ve yetiştirdiği Şerif Kudsî, Hüseyin Kudsî, Halil Nûrullah ve Ahmed Hilmi efendilerle anılır.
Kuds
س) 8) veya Kutsiyet Pak ve temiz olmak, arınmak. tas. Ermişlerin ilahi yönü, saf tarafı. Kuduret— Safvet i. ar. ورة - صفوة) 45) Bulanıklık-duruluk, keder-safa. tas, Dünya bağları ve dünya bağlarını koparma. Ebü Türâb Nakşebi “Süfiyi hiçbir şey bulandırmaz, her şey onunla durulur,” demiştir (KR 127). Ebü Ali Rüzbari, “Yakınlık safvet, uzaklık kuduret sayılır,” der (KR 127). Kah-i hesti Varlık dağı; benlik (sr). Küh-i Kaf Kaf dağı; tek renklilik makamı. Küh-i Tür Tur dağı; Hz. Musa'nın ilahi hitaba muhatap olduğu yer. İlâhî mevlaf ve fena makamı. Kul (J s3) Abd, bende, köle. tas. Mürit, derviş. Şeyh sultan, mürit onun kulu- Kurb dur. Kul olmayan sultan olmaz. Ne buldulursa kullukta buldular. Bilmek istersen meslek-i dervişanı Sevenin bendesiyiz, sevmeyenin sultanı Dervişler ve müritler şeyhlerine kul olmayı büyük bir şeref sayarlar. Fakat asıl maksat ve en büyük şeref, yüce Allah'a tam anlamıyla kul olmaktır. Kul olan hür olur. Bir şaha kul olmak gerek hergiz ma'zul olmaz ola Bir eşik yaslanmak gerek kimse elden almaz ola Yünus Kulluğundan etmesin âzâd Allahım beni Avni - Fâtih Kumarhane i. fars خا نه) o 44) Sevgilinin uğruna baş koymak, kendini aşka ver- | mek. Gönül ehlinin mahalli, sâlik kendisini bütünüyle fena fillah kumarhanesine vermezse mutlak anlamda fani ve kâmil olamaz (sr). Varını yoğunu aşk yolunda harcamak. Kumar oynamak Âşık olmak. ‘ Kur'an i. ar. (0 1,3) Hz. Peygamber'e gönderilen son semavi kitap. Cem ve ic: mal makamı; mukabili ise furkân ve tafsil makamıdır. İnsan. Âlemde dağınık olarak mevcut olan şeyler insanda toplu olarak var olduğundan ona, özellikle insan-ı kâmile ve Hz. Peygamber'e Kurân denir, “Kur'ân okuduğun zaman sen Kur'ân'daki Kur'ân ol,” “Allah Resulüne bakmak istersen Kur'ân'a bak. Kur'ân adeta onun maddi timsalidir,” “Allah'ın kelamı olan Kur'ân O'nun sıfatıdır. Hz. Muhammed de Hakk'ın sıfatıdır” (sM; cik 1:94). Yar hüsnun seyrederken cenneti anma bana Söylemez dünya sözün şol kimse kim Kur'ân okur Necati | Kur'ân-ı kebir — Kur'ân-ı sağir Âlem-İnsan. |
Mau’l-kuds
Kutsiyet suyu. tas. a Nefsi tabiat kirinden ve kötü huy pisliğinden arındıran ilim, bilgi. b Kadimin tecellisiyle hâsıl olan ve hadesi ortadan kaldiran hakiki temaşa. Zira ariflere göre hades pisliktir (kı).
kudsî hadis
Hadis biliminde Hz. Peygamber’in Kur’ân dışın da Allah’a isnat ederek söylediğ hadisler. Bu hadisler, “merfû olarak da adlandırılmış ve ge nellikle Allah’ın ululuğu, rahme tinin genişliği, ihsanının bolluğ yanında bazı ibadetlerin fazilet ile güzel ahlâk konuları üzerin de yoğunlaşmıştır
nefs-i kudsiyye
İlâhî nefis
Hacı Bektâş-ı Velî Dergâhı, Hacıbektaş
Nevşehir · Türkiye · Eski adıyla Sulucakarahöyük (Karayol). O zamanlar çok muhtemel olarak bir Haydarî zâviyesi olan bu mütevazi dergâhta ömrünü tamamladı; kültün esas kaynağı da burasıdır. Vilâyetnâme 'ye göre ilk inzivâ mahalli Kızılca Halvet bugünkü dergâhın yerindedir.
Buhara
Buhara · Özbekistan · Herat ve Kahire'de ilim tahsil eden Çerhî'nin 782 (1380) yılında geldiği ve Bahâeddin Nakşibend'in burada kaldığı son yıllarda ona intisap ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî : Ya‘kūb-i Çerhî (ö. 851/1447), Gazne yakınındaki Çerh’te doğan; Herat ve Mısır’da ilim tahsil ettikten sonra Bahâeddin Nakşibend ile Alâeddin Attâr’ın terbiyesinde yetişen ve Ubeydullah Ahrâr vasıtasıyla Nakşibendiyye’nin Orta Asya’daki yayılışını belirleyen şeyhtir.
Sulucakarahöyük çevresindeki mağara
Nevşehir · Türkiye · Vilâyetnâme 'ye göre zaman zaman inzivaya çekildiği, bugün ziyaret yeri olan yakındaki mağara. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Bektâş-ı Velî : XIII. yüzyılda Sulucakarahöyük’te yaşayan Hacı Bektâş-ı Velî’nin tarihî şahsiyeti Baba İlyas çevresiyle; asırlar süren tesiri ise Vilâyetnâme, Rum abdalları ve kurumsallaşan Bektaşîlik üzerinden anlaşılır.
Hülgatû köyü
Çagâniyân tarafında bulunan ve Çerhî'nin irşad halkasının kurulu olduğu köy. Ubeydullah Ahrâr 834 (1431) yılında buraya gelerek ona intisap etmiş, üç ay kadar sohbetinde bulunup hilâfet almıştır. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî : Ya‘kūb-i Çerhî (ö. 851/1447), Gazne yakınındaki Çerh’te doğan; Herat ve Mısır’da ilim tahsil ettikten sonra Bahâeddin Nakşibend ile Alâeddin Attâr’ın terbiyesinde yetişen ve Ubeydullah Ahrâr vasıtasıyla Nakşibendiyye’nin Orta Asya’daki yayılışını belirleyen şeyhtir.
Karacahisar köyü
Bozkır · Türkiye · Küçük yaşta gittiği ve akrabası İbrâhim Efendi'nin (Ebû Saîd Hâdimî'nin talebelerinden) terbiyesinde büyüdüğü köy. İbrâhim Efendi'nin vefatından sonra oğlu Muhammed Efendi'nin huzurunda tahsiline devam etti; tahsilini tamamlayıp döndükten sonra burada yerleşip evlendi ve ders okuttu. Ödemişli Hasan Kudsî ile burada tanıştı. Köyün tam konumu kaynakta yoktur.
Çagâniyân (Nevçagâniyân) köyü
Alâeddin Attâr'ın 802 (1400) yılında toprağa verildiği köy; kaynakta Buhara yakınlarında gösterilir ve adı Çagâniyân veya Nevçagâniyân biçiminde geçer. Ya‘kūb-i Çerhî de Bahâeddin Nakşibend'in vefatı üzerine Attâr'ın yanına buraya gelmiş ve onun ölümüne kadar burada kalmıştır.
Sinan Paşa Medresesi
İstanbul · Türkiye · 1128 Muharrem'inin 18. günü Kudsîzâde Mülâzımı Mustafa Efendi'nin yerine, ibtidâ altmışlı itibarıyla Fethiye'deki bu medreseye tayin edildi. İlişkili kişi dosyası Kefevî Salih Efendi : Kefevî Salih Efendi (ö. 1725), Kefe'den İstanbul'a gelerek Süleymaniye müderrisliğine yükselen ve Haremeyn vakıfları müfettişliği yapan Osmanlı âlimidir.
Konya
Konya · Türkiye · Kaynak: dersler kesildiğinde Konya'ya gidip beş ay Ödemişli Hasan Kudsî Efendi'nin sohbetinde bulundu ve icâzet aldı. Hasan Kudsî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî tarafından Konya'ya gönderilmiş halifesidir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Kudsî el-Konevî : Muhammed Kudsî el-Konevî (1782–1852), Bozkır çevresinde yetişen; Hasan Kudsî ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’den irşad alan, Seydişehir ve çevresinde Hâlidîliği yayan âlim-şeyhtir.
Abdal Mûsâ Zâviyesi, Tekkeköy
Antalya (Elmalı) · Türkiye · Kültünün yayılmasında baş rolü oynayan Abdal Mûsâ'nın türbesi. Sulucakarahöyük tekkesinden yetişen Abdal Mûsâ, önce Bursa havalisinde, sonra Bergama ve Antalya'da Osmanlı gazilerine onun menkıbelerini anlatarak tanıtmıştır.
Bozkır'ın Hoca köyü
Bozkır, Konya · Türkiye · İlk mürşidi Hüseyin Vâiz'in vefatından sonra yeni bir rehber ararken, Alâiye iskelesinde duyduğu haber üzerine Konya'ya, oradan Muhammed Kudsî'nin bulunduğu Bozkır'ın Hoca köyüne gitti. Kar altında, bir ayağı çıplak biçimde köye vardığını, “Soyun da gel” emri üzerine altın, mücevher ve silah sandıklarını dağıtıp hizmetindekileri serbest bıraktığını anlatır. Burada kırk günlük halvete girdi, yedi ay riyâzetten sonra 1257 Rebîülevvelinin başında bir cuma günü medresenin bir odasında icâzetnâmesi okunarak irşadla görevlendirildi. Köyün bugünkü karşılığı doğrulanamadığı için koordinat verilmemiştir.
Hisârışâdmân
Hisar (Hisârışâdmân) · Tacikistan · Çerhî'nin, Alâeddin Attâr'ın vefatından sonra yerleştiği ve 851 (1447) yılında vefat ettiği bölge; bugün Tacikistan sınırları içindedir. Harap olan türbesi Sovyet rejiminin yıkılmasından sonra restore edilmiştir.
Hârizm
Hârizm · Attâr'ın şeyhinin emriyle seyahat ettiği ve Nakşibendiyye'nin onun vasıtasıyla ulaştığı yer. Attâr'ın ailesi de Hârizm'den Buhara'ya göç etmiş bir tüccar ailesidir. İlişkili kişi dosyası Hâce Alâeddin Attâr : Alâeddin Attâr (ö. 802/1400), Bahâeddin Nakşibend’in damadı ve doğrudan halifesi; hafî zikir, murakabe ve sohbet terbiyesini ilk Nakşibendî kuşağa taşıyan Buharalı şeyhtir.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Hâlidiyye'nin Halife Ağı: Irak'tan Kafkasya ve İstanbul'a
Mevlânâ Hâlid'in halifelerini Ervâdî-Gümüşhânevî, Nehrî, Sebtî-Palu, Şirvânî-Kafkasya, Hânî, Tavîlî ve Cezerî hatlarıyla karşılaştıran ana ağ dosyası.
Hâcegân Yolunun Teşekkülü
Hâcegân yolunun tarihî çevresini, erken halkalarını ve Bahâeddin Nakşibend’e ulaşan irşad ağını kaynak karşılaştırmasıyla ele alan geniş dosya.
Nakşibendiyye’de Eğitim Usulleri
Müceddidiyye öncesi kaynakların gösterdiği Nakşibendî eğitim dilini birbirinden ayrılan uygulama başlıklarıyla açıklayan dosya.
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 66–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · Halbuki, biz; «Allah'a iyman» ve «Ona ibadet etmek için» halk olunduk. Onu bilen ve ona ibadet kılana, ebedi bir hayat verilir ki, ölümü yok; bir mülk verilir ki, zevali yok, bir g
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan