HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Aile ve tahsil
Antakyalı Vâiz Arab'ın oğludur. Samsunîzâde Ahmed Efendi ve İshak Çelebi medreselerinde ders verdi; Hayreddin Efendi'den mülâzemet aldı.
Medrese ve kadılık çizgisi
Çekmece Abdüsselâm, Bursa Kaplıca, Mahmud Paşa, Mihrimah Sultan ve Sahn-ı Semân medreselerinde görev yaptı. Ebüssuûd Efendi'yi küçük düşürdüğü kabul edilen bir yardımcıyı görevlendirmesi üzerine azledilip Bursa'ya sürüldü; iki yıl sonra affedilerek yeniden Sahn'a, ardından Süleymaniye medreselerinden birine getirildi. 969/1561-62'de Mısır kadılığına tayin edildi.
Deniz kazası ve vefatı
Kış şartlarında Rodos üzerinden İskenderiye'ye giderken gemi ağır fırtınaya yakalandı. Kaynak, Kur'an okuduğu sırada büyük bir dalgayla denize düşen on sekiz kişi arasında bulunduğunu ve kurtarılamadığını bildirir. Hadise 12 Cemâziyelevvel 969/Ocak 1562'de meydana geldi. “Garîk” lakabı bu ölüm kaydıyla ilişkilidir.
Eserleri ve şiiri
Beyzâvî Tefsiri, Hidâye, İnâye, İbnü'l-Hümâm, Sadru'ş-şerîa ve Şerh-i Miftâh çevresinde hâşiye ve ta‘likleri vardı. Şerh-i Hidâye kaynakta en tanınmış eseri olarak gösterilir. Kudsî mahlasını kullandı ve tezkirelerde şair olarak anıldı.
Kaynak dilinin sınırı
Kaynağın, meşâyih-i tarikata mesafeli olduğu için bazı sûfîlerin bedduasına uğradığı yönündeki rivayeti tarihî ölüm sebebi sayılmamış; sonraki anlamlandırma olarak ayrılmıştır.