Ara
Menü

Mevlânâ Hacı Feyzullâh Efendi Hazretleri

Feyzullah Efendi'yi Mühür-dar nasb ederek Sivas ve Malatya taraflarına azimetle Kürt muharebelerinde bulundu. /1 69/ 1 250/( 1 834)'de ordunun Malatya'da bulunan umum hasta-hanesi nezare tine ta'yin olunduysa da, mansıb-ı dünyeviyye arzusunda oll\lllV ı p, mürşid-i kamil ta harri ederdi. Malatya'da hulefa-yı Hz. Halid'den müftü eı Hüseyin el-Vfüz (kud ..…

Yol
Nakşibendiyye
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Feyzullah Efendi'yi Mühür-dar nasb ederek Sivas ve Malatya taraflarına azimetle Kürt muharebelerinde bulundu. /1 69/ 1 250/( 1 834)'de ordunun Malatya'da bulunan umum hasta-hanesi nezare tine ta'yin olunduysa da, mansıb-ı dünyeviyye arzusunda oll\lllV ı p, mürşid-i kamil ta harri ederdi. Malatya'da hulefa-yı Hz. Halid'den müftü eı Hüseyin el-Vfüz (kud .. dise sırruhu) hazretlerine inabe eyledi. 1 25 5/( 1 839 )'de Reşid Paşa'nın vefatıyla yerine ta'yin olunan Çerkez Hafız Paşa, müşarünileyhi Nüzul Emn ti'nde ibka ve muahha ran Maraş kolunda İzzet Muhammed Paşa Ordusu Nüzul Emaneti'ne me'mGren Ma raş'a isra etti.

Ordunun inhizamıyla lbrahim Paşa, Maraş'a vürudunda ibraz-ı hürmet- Şeyh Muhammed Halid Zıyaeddin-i Nakşıbendi 31 1 le, birlikte bulunulmasını beyan eylemesiyle, birkaç ay Maraş'da ikamet ettikten son ra, İbrahim Paşa, müşarünileyhi evlad ü iyaliyle M ısır'a gönderdi. Hin-i mülakatta Mehmed Ali Paşa, "Ordu-yı hümayunuma olan hüsn-i slt u şöhret ve şecaat ü besôlet ve sıdk u istikametiniz mesmuumuz olmağla ele getirilebildiğiniz halde , tarafımıza gönderilme nizi İbrahlm'e yazmış idim. Hele , el-hamdü li'llah, bir emlr-i dillre daha muvaffak oldum." yolunda iltifat eyledi.

Bir ay sonra Erzak-ı Umumiyye Mahazini ve Teşğil-i Zimemat Nezared.eri uhdesine tefviz olundu. Muahharan Ziraat-ı Umumiyye Emanet-i cesime sine terfian me'mur oldu. Bir müddet sonra istifa ve güç hal ile tahlis-ı giriban ederek vefat eden mürşidi nin yerine diğer bir mürşid taharrisi maksadıyla Antalya'ya giden bir sefineye rakib ve yolda bir İngiliz korsanına esir oldu. Birkaç gün sonra sebili ihla edildikten sonra, fırtınanın şiddetinden Alfüyye (Alanya) 1skelesi'ne çıktı. Ulemadan biri, Hace Muhammed el-Kudsi (kaddesa'llahu sırrahu) hazretlerini se na etmekle derhal Konya'ya gitti ise de, Hz.

Aziz'in Bozkır kasabasına tabi' Hoca kar yesinde aram eylediği anlaşılmakla karye-i mezkı1reye şitab eyledi. Hz. Aziz'e duhul ve arz-ı hal eyledikte, "Soyun da gel." buyuruldu. lkamet-gahına avdetle hademe ve ceva risini toplayarak bütün eşya-yı nefise ve emval ve nukudunu bunlara tevzi' ile arzu edenlerin birbirleriyle izdivac etmelerini tavsiye ve tezviç ettikten sonra, Tahir ve Sa dık namındaki mahdumlarıyla zevce-i mükerremesini mezkur ikamet-gahda savn-ı Samadani'ye tevdi' eyledi.

Bir berbere giderek re'sini ve lıhyesini tıraş ettirirken berberin elinden üç defa ustura düşmesiyle, bunun güşad-ı lıhyeye işaret olduğunu teyakkun ederek, hemen lıhyesini çevirtip, ba'de'l-istihmam huzur-ı Hazret'e vardı. Bila-tavakkuf bir halvet gahda erbaine idhal buyuruldu. Yedi mah müddet, süluk ve ibadac /1 70/ ve meşakk-ı riyazat üzre olduğu halde, icazet ve hilafet ihsan buyurulacağına dair Hz. Şeyh bir ma'na irae eyledi.

Gurre-i Re biu'l-evvel 1 2 5 7/(23 Nisan 1 84 1 ) Cuma günü name-i hilafeti i'ta ve usul-i tarik-ı ir şadı ta'lim ettikten sonra, şeyh-i evvelinin makam-ı irşadına me'muren Malatya'ya gidilmesi irade buyurulduğundan, o gün hareket etti. Mukaddemen "bunca servet ü saman ve debdebe vü darat ile onsekiz esb-i küheylan" önünde çekilerek Malat ya'dan çıktığı halde, böyle üç semerli hayvanla avdetini görenler, hayran ve sırr u hikmetini anlayınca etrafına şitaban olduklarından, ifa-yı fariza-i hac niyyetiyle 1 258/( 1842 ) 'de Medine-i Münevvere'ye azimet ve hak-pa-yı Hz.

Veli-i ni'met-i a'zam (salla'llahu aleyhi ve sellem)'e vaz'-ı cebin-i ubudiyyet ve Mekke-i Mükerreme'ye azimet ile ifa-yı hac eyledi. Esna-yı avdette Şam'a giderek Mevlana Halid hazretleri ni ziyaretle Malatya'ya geldi. 1 262/( 1 846 )'de li-ecli's-sıla Vidin'e azimet ve üç mah ikametle kırk-elli alim ve salih zatı irşad eyledikten sonra, Dersaadet tarikıyla Malatya'ya avdet etti. Harput'a da giderek bir hafta kadar ikametle altmış zatı irşiid eyledi. İkinci defa azimetinde nü fıis-ı kesire dahil-i tarik oldu. 1 264/( 1 848 )'te Dersaadet halkının irşadına me'mı1r buyurulması üzerine Dersa adet'e geldi.

1 270/( 1 8 54)'te Rus Muharebesi'nin zuhuruyla Rumeli'ye gitmeye ma'nen me'mı1r oldu. Muharebelerde bulunarak ba'de'l-musalaha Vidin Valisi Sami Paşa ile birlikte Dersaadet'e avdet ve Şehremini semtinde ariyeten bir hanede ikamet ile irşad-ı nasa bezl-i himmet eyledi. 1 272/( 1 856)'de nasın tehacümü üzerine Hz. Ha lid'in emr-i ma'nevisiyle saadet-hanelerinin bahçesinde küçük bir mescid-i şerif inşa buyurdu. 1 2 76/( 1 859)'da Kuleli vak'asında gadren ve beş sene kürek cezasına mahkumen Midilli'ye icla edildi. Sultan Abdülaziz'in cülusunda avdet buyurdu.

Sebeb-i Nefyi: Tarih-nüvisanın beyanına göre, Sultan Abdülmecid Han merhumun evahir-i saltanatlarında orduda başlayan nefha-i inkılab, ulema arasından me'mı1rin-i idare nin en yüksek tabakasına kadar yayıldığından, bu sı1retle teşekkül eden bir cem'iyyet meyanında Feyzullah Efendi hazretleri dahi bulunduğu beyanıyla tevkif olunarak / 1 7 1/ Kuleli kışlasında verilen i'dam kararı pil.dişil.ha arz olundukta, "Meydanda fi'l-i kati. yok, tasawurda kdmış. Ben adam öldümıek istemem . Cezilları kd'a-bendlil!e uıhvu edilsin." buyurmuşlar.

Fakat bir müddet-i cüz'iyye mürurunda Sultan Abdülaziz calis i taht olunca Midilli'den lstanbul'a avdetleri vaki' olmuştur. irtihali: 1 7 Cemaziye'l-ahir 1 293/(9 Temmuz 1 876) tarihine müsadif Pazar günü rıhlet ederek dergah-ı şerifde defn olundu. Üzerine türbe yapıldı. (Kadde sa 'llilhu sırrahu) Feyzullah Efendi hazretlerinin Halıcılar'da elyevm medfıin bulundukları yeri iş tiraları, 1 283/( 1 866) tarihine müsadifdir. Mescid-i şerifin ve hücuratın inşasından sonra, burası merci' -i hass u amm oldu. Binlerce uşşaka bir meygede-i aşk u muhab bet haline geldi.

Kendileri ilmen, ulema derecesinde sahib-i müktesebat olmadıkları halde, ilm-i ledünne mazhariyyetleri mülabesesiyle, mütebahhirin-i ulemadan bir çokları çeşme-i füyuzat- ı arifanelerinden dil-sir oldular. Gayet zeki, fatin, müdebbir, mücahid, aşık ve arif bir zattır. Esasen yazdığım ter cüme-i halleri bu ahvaline mir'at-ı hakikat-nümadır. Pek genç iken ordı1-yı İslam'da isbat-ı vücut etmesi, Millet-i lj)lamiyye'nin tealisi için maddeten çalıştığına delildir.

Şeyh Muhammed HAiid Zıyll.eddin-i Nakşıbendi 313 Az vakitte gerek Osmanlı Ordusu'nda, gerek Mısır Hükumeti nezdinde mazhar-ı ih tiram ve haiz-i makam olması, usul-i idare ve tedbir-i umfirda kudret ve dehasını her kese teslim ettirdiğine delildir. Vahdet-nişin olup, ziihiri işlerden bi'l-ahare diimen keş olması, alem-i ma'naya ne mertebe-i şedidede merbUt olduğunu gösterir. Millet-i lslamiyye'nin izmihlal uçurumuna gitmekte olduğunu görüp, onu kurtar mak için çalışan ve menfaat-i zatiyyesini fedadan çekinmeyen mücahidinden olduğu na da meslekleri delildir.

Kendilerinin tercüme-i hal ve meniikıb-ı ali'l-alini müridiinından Es'ad Muhlis Paşa'nın damiidı Nesib Bey nam zat, Kemü'l-Füyôz namıyla cem' ve tahrir etmiş ve dergah-ı şerife vakf eylemiş ise de, Cibali harik-ı kebirinde bu eser ve dergah ve tür be ve hucurat, tamiimıyla tu'me-i lehib olmuşnır. Hayat-ı sfiriyyelerini idrak eden nice zevat-ı kiram ile müşerref oldum. Dedi ler ki: "Cenab-ı Fey' a ilm-i uehb1 ihsan buyurulmıq idi. Al/.ame geçinenler, huzilr-ı ari fO:nelerinde alız açamazlardı. Her şeyden bahs eder, her türlü esrilr-ı kalbiyyeyi keşf eyler; sözleri dmma esrar u hikmete nazır idi.

Bir insanın ne mertebe müşkili olsa, /1 72/ huz.Ur/a rına girildikıe , Hz. Şeyh mübalıeseyi o müşkil olan ahual üz.erine tahuil ederek, hall-i mesa il eylerlerdi." Urefa-yı asrdan ve Hz. Şeyh'in mensublanndan Emin Paşa merhum, "Hz. Fey . Meme.i okumadı . Acabcl, ondan da bahs edebilir mil Bahs buyursa da bakal!f11 ne mertebeye kadar icale-i miWllat buyuracak! Vakı/ olsam diye lıaımmdan geçti. Bir gün hu z.Ur-ı şeriflerine dahil oJdulumda, havrllna Mesne.ıi-i şerifin ebyaı-ı g&nızasından ue esrar ı zeukıyyesinden bahs ediyorlar gördüm. Daimli nazarlarını bana teucih ile if&lelerine devam buyurdular.

Kalbim tir tir titredi. l.aten Haz.ret'in uluw-ı kemaline imanım uardı. Bir da ha böyle bir tecrübeden ihtiraz ettim. diye nakl-i hal eylediler. " lrtihalleri şayi' olunca, teessürat-ı umumiyye husule gelmiş, herkes cenazesinde hazır bulunmağa şitiibiin olmuştur. İhtiramat-ı mahsusa ile Fatih Ciimi' -i şerifine nakl ve orada cenaze namazı eda olunarak mefarık-ı ta'zimde dergah-ı şeriflerine getirilip medfen-i mübareklerine defn eylemişlerdir.

Şemiili : Uzunca boylu, buğday renkli, güler yüzlü, mülayim sözlü, orta sakallı, mütenasib endamlı, enli kaşlı bir zat-ı muhterem olup, beyaz fes giyerler, beyaz sarık sararlar imiş. Ahlak-ı hasene-i Muhammediyye ile mütehalli, her hal ü harekatından hak-bin olanlar, ders-i ibret ü hakikat alırlardı . Evsaf ı fazılasına herkes meftun olmuş idi. Hulefasından bir zattan işittim: Hz. Şeyh Ehlullah'dan pek çok zevar-ı kirama esna-yı seyahatlerinde mülaki ol muşlardır. Erzincan'da Terzi Baba hazretleriyle mülakat ederek, "Feyzu/lfıh Efendi! Siz Hiciiz'a gidiyorsunuz.

Benim orada şeyhim AbdulUlh-ı Mekkl hazretlerini gör. Bana gücen mişler, kendilerine arz eyleyiniz, onlar denizdir, ben içinde balığım. Deniz ne kndar fırtına lı olsa, balık kendisini karaya atmadıkça içinde kalır. Kendilerine böylece söyleyiniz, affet sinler." diye Feyzullah Efendi'den ricada bulunmuş ve Feyzullah Efendi de bu sözleri Mekke-i Mükerreme'de müşarünileyhi bulup, arz eder. "Şeyhleri hafifçe tebessüm bu yurdu." diye, Feyzullah Efendi'nin bu vak'ayı hikaye eylediğini nakl eyledi. Hariktan mukaddemki ziyaretimde, türbe-i şerifelerini pek ma'mfü bulmuş idim.

Büyük bir sandukaları ve başında beyaz arakıyye ve beyaz sarıkları vardı. Medayıhı mutazammın levhalar vardı: Merkad-i hat.m-i veliiyetdir bu cii-yı cô.n-fezô. Bunda medfun ol vücUd-ı ekmel-i FeyZ-i Huda Gir huşu' u meskenetle gözle "Fa'hla'" • 242 emrini V-i eymen mukaddesdir bıkii ' -ı asfiyô. Biibdan mihraba dek memlu neviil-i birrile Sür yüz.ün adiib ile al hubb-ı ziit-ı Kibriyô.'ya Cevher-i ciindan aziz tut sen bu hô.k-i a'tarı İktihiil itmekle gider dide-i dilden amil Garf ü reşf itmekdedir uşşak ab-ı feyzini Bahr-ı rahmet zehr-i re'fetdir o şô.h-ı zü.'l-atô. Nô.il-i gend'ne-i rahmet olursun zô.irô.

Sıdk u ihliis ile bak sad-ziir-ı sırrı ruşenô. Bu darlh-i envere çô.rub-i çeşm-i hıdmet ol Feth u nusreıle neslb-i habs-i sivô.dan bul rehô. * * * 242. Burada, Meryem Suresi 12. ayetteki, "Ayağındakileri çıkar." mealindeki, Hz. M Gsa'ya Tuva vadi sindeki, Cenab-ı Hakk'ın hitabına teşbih vardır. Şeyh Muhammed Halid Zıyaeddin-i Nakşıbendi 315 Heme-ih1 rfılM fütUIM sultan İder abd.ine nesW..

i sad ihsan Elf i sad-elf tahiyyat u selam Her nefes sarıa eyii zahr-ı eniim * * * Lutfuna mazhar alam dirsen eğer Allah' ın Merkad-i pakine gel Hazret-i Feyzu'lliih 'ın * * * Bu kabre gurub eyledi hurşUl-i hakikat Bundan dil-i uşşaka hüviyyet mütecelti Adiib ile gir siiha-i gül-ziirına zlrii Bu ravzadadır feyz-i velayet mütecelti Hln-i ziyarette sünGh etmiştir: Arz-ı ta ' zlm iderek ravzana ru-miil oldum Feyz-bahş ol bana yii Hazret-i Şeyh Feyzu'lliih Virdidir bende-i dergahın olan Vassaf ın Yetiş imdadıma yii Hazret-i Şeyh Feyzu'lliih Hulefası Hz. Feyzullah'ın yüzondört halifesi olduğu tahk'ik kılınmıştır.

(Kaddesa'lliihu es riirahum) /17 4/ ŞEYH S ADIK EFENDİ 1 259/( 1 843 )'da Hz. Feyzullah'ın sulb-i pakinden tevellüd eyledi. Tahsilden son ra pederlerinden müstahlef oldu. 1 287/( 1 870) senesinde irşad-ı nasa me'mGren Mekke-i Mükerreme'ye i'zam buyuruldu. Üç sene sonra İstanbul'a avdet eyledi. Pe der-i ekremlerinin intikaline kada: yanlarında bulundu. Sonra gGya takllb-i hüku met için, "bir meclis-i hafide esnii-yı müziikeriitta bulunmuş" diye ba'zı bed-blnft nın kurban-ı iftiraları oldu. Bir müddet Heybeliada'da nezaret altında tutularak, son ra Hudeyde'ye nefy edildi.

Bir müddet sonra Hicaz'da ikamete me'mGr oldu. 1 326/( 1 908) senesinde İstanbul'a geldiler; pederlerinin makamına oturdular. 316 Senne-i Evliya Bir gün suret-i mahsusada meclis-i enverlerine gittim, müşerref oldum. Arif, ka mil, aşık bir zattır. Orta boylu, buğday benizli; beyaz mutavassıt sakallı, nahifü'l-bün ye bir zat-ı ali-kadr idi. Hoş-sohbet olup; neş'e-i ma'neviyyeye sahih idi. Varidat-ı kal biyyesi vardı. 26 Safer 1 335/(22 Aralık 1 9 1 6 ) tarihinde irtihal-i dar-ı naim eyledi. Hz. Feyzul lah'ın kabr-i enveri ittisalinde defin-i hak-i mağfirettir.

ŞEYH BEDRİ EFENDİ (Şeyh Sadık Efendi'nin) mahdumu (olan) Bedri Efendi, elyevm ca-nişin-i meşi hattir. Harik-ı kebirde dergahın, müştemilatıyla ve eşyasıyla yanması, bi-çiireyi açık ta bırakmış, dergahın su mahzeninin içinde, evlad ü iyaliyle senelerce barınmış idi. Ahiren, bir odalı bir mesken vücuda getirip, burada hatm-i hacegiin yapmaktadır. Mesleğine aşık, hoş-hal bir zattır. Tekkeler seddolununca açıkta ve hal-i zarurette kalmasıyla, Hz. Feyzullah'a dil dade olan İbnü'l-Emin Mahmud Kemal Beyefendi, Evkaf Müzesi'nde bir hizmete al mış ve kayd-ı zaruretten kurtarmıştır.

LESKOFÇALI GALİB BEY İsmail Paşa'nın oğludur. Mükemmel tercüme-i hali ve Divan'ı İbnü'l-Emin Mahmud Kemal Bey'in uluvv-i himmetiyle 1 335/( 1 9 1 7 ) senesinde Matbaa-i Ami re'de basılmıştır.

Hacı Feyzullah Efendi hazretlerine intisab ederek, atideki fahriyyeyi uşşaka yadi gar etti: Mazhar-ı nur-ı RasUlu'lliih olan Nakşlleriz Sırr-ı mir'ılı:-ı Cemalu'lliih olan Nakşı/eriz P"ışviimız pirimiz Sıddik-ı A'zam'dır bizim Fahr-i ins ü cdn ile hem-riih olan Nakşlleriz Ser-te-ser eşya olur enviirımızdan Nakşıbend Asmiin-ı feyze mihr ü miih olan Nakşlleriz Sarf-ı enfiis eyleriz daim uırlk-ı aşkda Hiinkiih- ı dilde vakf-ı iih oliın Nakşlleriz

Nakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASINakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi

Dört terkli, müjganlı ve stilize geometrik bedâhe işlemeli Nakşibendî tâcı. Kubbe merkezinde gül mühür bulunmaz.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Bir gün hu­ z.Ur-ı şeriflerine dahil oJdulumda, havrllna Mesne.ıi-i şerifin ebyaı-ı g&nızasından ue esrar­ ı zeukıyyesinden bahs ediyorlar gördüm. Daimli nazarlarını bana teucih ile if&lelerine devam buyurdular. Kalbim tir tir titredi. l.aten Haz.ret'in uluw-ı kemaline imanım uardı.

Metni gösterMetni daralt

Bir gün hu­ z.Ur-ı şeriflerine dahil oJdulumda, havrllna Mesne.ıi-i şerifin ebyaı-ı g&nızasından ue esrar­ ı zeukıyyesinden bahs ediyorlar gördüm. Daimli nazarlarını bana teucih ile if&lelerine devam buyurdular. Kalbim tir tir titredi. l.aten Haz.ret'in uluw-ı kemaline imanım uardı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Sebeb-i Nefyi: Tarih-nüvisanın beyanına göre, Sultan Abdülmecid Han merhumun evahir-i saltanatlarında orduda başlayan nefha-i inkılab, ulema arasından me'mı1rin-i idare­ nin en yüksek tabakasına kadar yayıldığından, bu sı1retle teşekkül eden bir cem'iyyet meyanında Feyzullah Efendi hazretleri dahi bulunduğu beyanıyla tevkif olunarak / 1 7 1/ Kuleli kışlasında verilen i'dam kararı pil.dişil.ha arz olundukta, "Meydanda fi'l-i kati. yok, tasawurda kdmış. Cezilları kd'a-bendlil!e uıhvu edilsin." buyurmuşlar. Fakat bir müddet-i cüz'iyye mürurunda Sultan Abdülaziz calis­ i taht olunca Midilli'den lstanbul'a avdetleri vaki' olmuştur. irtihali: 1 7 Cemaziye'l-ahir 1 293/(9 Temmuz 1 876) tarihine müsadif Pazar günü rıhlet ederek dergah-ı şerifde defn olundu.

Metni gösterMetni daralt

Sebeb-i Nefyi: Tarih-nüvisanın beyanına göre, Sultan Abdülmecid Han merhumun evahir-i saltanatlarında orduda başlayan nefha-i inkılab, ulema arasından me'mı1rin-i idare­ nin en yüksek tabakasına kadar yayıldığından, bu sı1retle teşekkül eden bir cem'iyyet meyanında Feyzullah Efendi hazretleri dahi bulunduğu beyanıyla tevkif olunarak / 1 7 1/ Kuleli kışlasında verilen i'dam kararı pil.dişil.ha arz olundukta, "Meydanda fi'l-i kati. yok, tasawurda kdmış. Cezilları kd'a-bendlil!e uıhvu edilsin." buyurmuşlar. Fakat bir müddet-i cüz'iyye mürurunda Sultan Abdülaziz calis­ i taht olunca Midilli'den lstanbul'a avdetleri vaki' olmuştur. irtihali: 1 7 Cemaziye'l-ahir 1 293/(9 Temmuz 1 876) tarihine müsadif Pazar günü rıhlet ederek dergah-ı şerifde defn olundu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.