HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve tahsili
Seyyid Muhammed Emin Paşa 1249/1833’te doğdu. Babası Seyyid Mustafa Efendi’dir. Küçük yaşta İstanbul’a gelerek dayısı Hüseyin Efendi’nin yanında ilk tahsilini gördü. Yusuf Kâmil Paşa 1850’de Mısır’dan İstanbul’a döndüğünde onu himayesine aldı. Muhammed Emin, Yusuf Kâmil Paşa’nın ilim ve edebiyat meclislerinden yararlandı; Dağıstanlı Hüseyin Nâzım Efendi, Kastamonulu Hoca Mustafa Efendi, Hoca Mecid Efendi, Kırşehirli Mahmud Efendi ve Bursalı Zeki Dede gibi isimlerden ders gördü.
Memuriyet hayatı
Yusuf Kâmil Paşa’nın Ticaret Nezâreti’ne tayini üzerine 1852’de onun mühürdarı oldu. Daha sonra Meclis-i Vâlâ Mazbata ve Mektûbî odalarında, Şûrâ-yı Devlet’te görev yaptı. Kozan, Amasya, Malatya, Kırşehir ve Denizli mutasarrıflıklarında bulundu; Rumeli beylerbeyliği pâyesi aldı. Denizli’de vergi uygulamalarını adalet ilkelerine aykırı bulduğu için emekliliğini istedi; görevden ayrılınca Yakacık’taki evinde uzun süre inzivaya çekildi.
Adalar mutasarrıflığı
1907 Temmuzunda Adalar livasının idaresi için yeniden göreve çağrıldı ve Büyükada’ya gönderildi. Kaynak, bu görev sırasında siyasî baskılara karşı adaletli ve bağımsız davranmaya çalıştığını vurgular. II. Meşrutiyet’in ardından idarî statü değişince tekrar Yakacık’a çekildi.
Mevlevî ve Nakşibendî-Hâlidî bağları
1283/1866’da Konya’daki Mevlânâ Dergâhı postnişini Mahmud Sadreddin Çelebi’nin gönderdiği sikke, Yenikapı Mevlevîhânesi’nde Osman Selâhaddin Dede tarafından kendisine giydirildi. Bu kayıt Mevlevî muhibliği ve kabulünü gösterir. 7 Muharrem 1289 / 17 Mart 1872’de Nakşibendiyye-i Hâlidiyye şeyhi Mevlânâ Feyzullah Efendi’ye intisap etti. Yoğun devlet görevi sebebiyle düzenli halvete vakit bulamadığını söylediğinde şeyhinin gündelik hayat içinde kalbî zikri sürdürmesini öğütlediği nakledilir.
İlim, tercüme ve hat
Arapça ve Farsça bilen Muhammed Emin Paşa dinî ilimler, hikmet, edebiyat ve tasavvufla ilgilendi. Kaynak on sekiz tercüme eserinden söz eder; eser adlarının ayrıntılı listesi Osmanlı Müelliflerinin ikinci cildinde aranmalıdır. Güzel hattıyla çok sayıda kitap istinsah ettiği de kaydedilir. Buradaki “on sekiz eser” ifadesi on sekiz özgün telif anlamında değil, tercüme faaliyetinin toplamı olarak okunmalıdır.
Ahlâkı ve aile tanıklığı
Vassâf’ın biyografisi, Paşa’nın oğlu Mahmud Kemal İnal’ın verdiği ayrıntılı tercüme-i hâle dayanır. Bu sebeple metin hem yakın aile tanıklığı hem de güçlü bir övgü dili taşır. İdarî görevlerinde dürüstlük, yoksulluk dönemlerinde tevekkül, ilme bağlılık ve Hz. Peygamber muhabbeti başlıca vasıfları olarak anlatılır. Kaynakta yer alan rüyalar ve vefat sonrası görülen manevî sahneler tarihî biyografiden ayrı, aile ve tarikat hafızası olarak değerlendirilmelidir.
Vefatı
8 Zilkade 1326’da, Aralık 1908’de zatürreden vefat etti ve Merkez Efendi Kabristanı’na defnedildi. Eşref, Halil Edib, Muallim Fânî, Hüseyin Hâşim ve Hüseyin Vassâf tarafından vefatına tarih ve mersiyeler yazıldı.