ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
41 sonuç · “Hilm”
01Hilmî Osman Efendi
Hilmî Osman Efendi (ö. 1132/1719-20), yeniçeri kaleminde başhalifelik ve yeniçeri efendiliği yapan Osmanlı bürokrat ve şairidir.
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi (ö. 1004/1595-96), Balyabadra ve Mizistre’de kadılık yapan, mukataa mallarını teftiş eden ve Hilmî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı ilmiye mensubudur.
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi (ö. 1004/1595-96), Bahâeddinzâde Abdullah Efendi’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; Üsküdar Rum Mehmed Paşa Medresesi’nde ders veren, şiirlerini bizzat Kınalızâde’ye gönderen Bursalı âlim ve şairdir.
Bursalı Hilmî Mehmed Efendi
Bursalı Hilmî Mehmed Efendi (ö. 1133/1720-21), Eşrefî çevresine mensup Ali Dede’nin oğlu; Leysîzâde’den Hamza Bey Medresesi’ne uzanan uzun tedris hayatı, yumuşak huyu ve Emir Sultan civarındaki kabriyle tanınan Osmanlı müderrisidir.
Çalık Ali Efendi
Çalık Ali Efendi (ö. 973/1565-66), Mâlûl Emîr Efendi’den mülâzemet alan, Hekimzâde Çelebi Medresesi’nin ilk müderrisi olduktan sonra büyük şehirlerde kadılık yapan ve Konya kadısı iken vefat eden Osmanlı hukuk âlimidir. Ferâiz ve muâmelât alanındaki ta‘likatıyla, ilmi ve hilmiyle tanınmıştır.
Edib Harâbî
Ahmed Edib Harâbî (1853-1916/17), Şahkulu Dergâhı’nda Mehmed Ali Hilmi Dedebaba’ya bağlanan, hece ve aruzla yazdığı nefesleri ve hacimli divanıyla tanınan son dönem Bektaşî şairidir.
El-Hâc Şeyh Muhammed İzzeddin Safiyyullâh Efendi
Muhammed İzzeddin Safiyyullâh Efendi (d. 1867), Mustafa Hilmî-i Sâfî’nin ilk müridi ve halifesi; İnegöl’de müderrislik ve irşad, İstanbul’da Şeyh Mahmud Bedreddin Dergâhı meşihatı yapan Uşşâkî şeyhidir.
Hasan Hilmi Efendi
Azdavaylı Hasan Hilmi Efendi (1240/1825, Azdavay – 24 Safer 1329 / 1911, İstanbul); Nakşibendî-Hâlidî şeyhi. Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî'nin halifesi ve halefi ; hocasının vefatından sonra on sekiz yıl ders okutmuştur. Kabri Süleymaniye Camii bahçesindedir.
Hüseyin Hilmi er-Rifâî
Hüseyin Hilmi er-Rifâî (ö. 1969), Âdem Nûri’nin halifesi olarak Prizren’de babasının kurduğu dergâhı yönetmiş ve 1953’te oğlu Cemâlî Cemâleddin’e hilâfet vermiştir.
İsmâil Necâti Efendi
İsmâil Necâtî Efendi, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî ve Hasan Hilmi Efendi’den sonra Gümüşhaneli Dergâhı postuna geçen Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
İstanbullu Ali Sabîh Ağa
İstanbullu Ali Sabîh Ağa (ö. Receb 1134/1722), mülâzemet aldıktan kısa süre sonra genç yaşta vefat eden şairdir.
Kādızâde Mustafa Hilmî
Kādızâde Mustafa Hilmî (952–977/1545-46–1569), şeyhülislâm Kādızâde'nin oğlu; Abdülkerîmzâde çevresinde yetişmiş, Şah-ı Hûbân Medresesi'nde ders vermiş ve Hilmî mahlasıyla şiir söylemiştir.
Hilm
Yumuşak huylu olmak. tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına katlanma. Gücü yettiği halde eziyete katlanan halim-selim, gücü yetmeden katlanan zelil-miskin kişilerdir.
Süleymaniye Camii Hazîresi
İstanbul · Türkiye · 24 Safer 1329'da (1911) İstanbul'da vefat ettikten sonra defnedildiği yer; hocası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî de aynı hazîrededir. İlişkili kişi dosyası Hasan Hilmi Efendi : Hasan Hilmi Efendi (1825–1911), Azdavaylı; Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin’in yaklaşık elli yıllık hizmetinde yetişen, iki defa vekilliğini ve ardından Gümüşhânevî Dergâhı postnişinliğini üstlenen Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Keçeciler Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Meşihati boşalınca Molla Ahmed Efendi'nin talip olduğu, fakat Âsitâne-i Uşşâkī postnişininden hilâfet şartını taşımadığı için tayin edilemediği Uşşâkî dergâhı. İlişkili kişi dosyası Şeyh Molla Ahmed Efendi : Molla Ahmed Efendi, önce Fahreddin Efendi çevresinde bulunmuş, daha sonra Mustafa Hilmi Sâfî Efendi’den hilâfet almış Uşşâkî dervişidir.
Şahkulu Sultan Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Merdivenköy'deki dergâh; 1856'da burada intisap etmiş, 1863'te postnişin olmuş, Anadolu'dan toplanan yardımlarla yeniden inşa ettirdiği için “ikinci bâni” sayılmıştır. Vefatında önce dergâhın kış meydanına defnedilmiştir.
Anabolı
Anabolı · Yunanistan · Mora yarımadasındaki memleketi; kaynak “cezîre-i Mora dâhilinde Anabolı” diye kaydeder. Bugünkü Nafplio. İlişkili kişi dosyası Anabolulu Ali Hilmî Çelebi : Anabolulu Ali Hilmî Çelebi (ö. 1004/1595-96), Balyabadra ve Mizistre’de kadılık yapan, mukataa mallarını teftiş eden ve Hilmî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı ilmiye mensubudur.
İğci Mehmed Hüsâmeddin Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Silsilenin başındaki İğci Mehmed Hüsâmeddin'in (ö. 1169/1755) kurduğu tekke; 1925'te hâlâ faaldi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Pîr Abdurrahman Hilmî Efendi el-Cerrâhî : Pîr Abdurrahman Hilmî Efendi (1100/1688-89–1215/1800 çevresi), Süleyman Veliyyüddin ile Mehmed Hüsâmeddin Merdî irşad hatlarını şahsında birleştiren; türbedarlık ve imamlıktan Cerrâhî Âsitânesi postuna yükselen, on iki halife yetiştirmiş Cerrâhî şeyhidir.
Rum Mehmed Paşa Medresesi
İstanbul · Türkiye · Kırk akçe ile müderrislik yaptığı medrese; buradan ayrıldıktan sonra tekaüde çekildi. İlişkili kişi dosyası Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi : Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi (ö. 1004/1595-96), Bahâeddinzâde Abdullah Efendi’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; Üsküdar Rum Mehmed Paşa Medresesi’nde ders veren, şiirlerini bizzat Kınalızâde’ye gönderen Bursalı âlim ve şairdir.
Azdavay
Kastamonu · Türkiye · 1240/1825'te doğduğu ilçe; ilk tahsilini burada, memleketinin âlimlerinden yapmıştır. Babası Ümmî Abdullah Efendi'dir. İlişkili kişi dosyası Hasan Hilmi Efendi : Hasan Hilmi Efendi (1825–1911), Azdavaylı; Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin’in yaklaşık elli yıllık hizmetinde yetişen, iki defa vekilliğini ve ardından Gümüşhânevî Dergâhı postnişinliğini üstlenen Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Balyabadra
Balyabadra · Yunanistan · Kadılık yaptığı Mora kasabalarından biri. Bugünkü Patras. İlişkili kişi dosyası Anabolulu Ali Hilmî Çelebi : Anabolulu Ali Hilmî Çelebi (ö. 1004/1595-96), Balyabadra ve Mizistre’de kadılık yapan, mukataa mallarını teftiş eden ve Hilmî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı ilmiye mensubudur.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Pîr Abdurrahman Hilmî Efendi el-Cerrâhî : Pîr Abdurrahman Hilmî Efendi (1100/1688-89–1215/1800 çevresi), Süleyman Veliyyüddin ile Mehmed Hüsâmeddin Merdî irşad hatlarını şahsında birleştiren; türbedarlık ve imamlıktan Cerrâhî Âsitânesi postuna yükselen, on iki halife yetiştirmiş Cerrâhî şeyhidir.
Şam
Şam · Suriye · Tekaüdünden sonra yerleştiği ve 1004/1595-96’da vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi : Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi (ö. 1004/1595-96), Bahâeddinzâde Abdullah Efendi’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; Üsküdar Rum Mehmed Paşa Medresesi’nde ders veren, şiirlerini bizzat Kınalızâde’ye gönderen Bursalı âlim ve şairdir.
Mahmud Paşa Medresesi
İstanbul · Türkiye · İstanbul'a gönderildiğinde yerleştiği ve Nevşehirli Büyük ve Küçük Ahmed Hâzım efendilerden fıkıh, tefsir ve hadis okuyup icâzet aldığı medrese. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hasan Hilmi Efendi : Hasan Hilmi Efendi (1825–1911), Azdavaylı; Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin’in yaklaşık elli yıllık hizmetinde yetişen, iki defa vekilliğini ve ardından Gümüşhânevî Dergâhı postnişinliğini üstlenen Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Kocamustafapaşa (Ramazânî Âsitânesi)
Fatih, İstanbul · Türkiye · Bağlı olduğu Ramazâniyye kolunun merkezi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Pîr Abdurrahman Hilmî Efendi el-Cerrâhî : Pîr Abdurrahman Hilmî Efendi (1100/1688-89–1215/1800 çevresi), Süleyman Veliyyüddin ile Mehmed Hüsâmeddin Merdî irşad hatlarını şahsında birleştiren; türbedarlık ve imamlıktan Cerrâhî Âsitânesi postuna yükselen, on iki halife yetiştirmiş Cerrâhî şeyhidir.
Hacı Ömer Hüdâyî Baba'nın Halife Ağı
Doğrudan halifeler ile ikinci kuşak bağlıları ayırmak. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Rifâiyye'nin İstanbul ve Balkan Yolculuğu
Üsküdar'dan Unkapanı, Yakova ve Prizren'e. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
Rifâiyye'de İntisap, Zikir ve Seyrüsülûk
Biat merasimi, mürid adabı ve ferdî zikir basamaklarının tarihî tertibi
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 56–61
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ashab-ı kirâm rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecma'lyn, tehalükle: — Aman yâ Resülallah! dediler. Lûtfedip kerem buyur, bu çok kazançlı yol nedir? Efendimiz saadetle buyurdular: — Zikru
Sayfalar 78–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 112–123
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım
Sayfalar 134–145
Muzaffer Ozak Külliyatı · VE EZKÂ TAHİYYATİKE FADLEN VE ADEDEN Tahiyyatının sayı ve fazilet bakımlarından en pâk ve arınmışını ALÂ EŞREF-İL HALÂ'İK-İL İNSANİYYETİ İnsan olarak yaratılmışların en şereflisi V
Sayfalar 163–168
Muzaffer Ozak Külliyatı · RÜFA'I EVRÂD-I-ŞERIFI ŞERHI VE TERCEMESI Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başla- De ki: (0 Allahu teâlâ birdir, büyüklük onda nihayet bulmuştur. Dâ'im ve bâkidir. Her