Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-536- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 184
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>Yumuşak huylu olmak.</li><li>tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına katlanma. Gücü yettiği halde eziyete katlanan halim-selim, gücü yetmeden katlanan zelil-miskin kişilerdir.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6125- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 184
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p></p><ol><li>Yumuşak huylu olmak.</li><li>tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına katlanma. Gücü yettiği halde eziyete katlanan halim-selim, gücü yetmeden katlanan zelil-miskin kişilerdir.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9713- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Yumuşak huylu olmak, kızmamak. Gücü yettiği halde affetmek.</p><p>Yâ Rabbî! Bana ilim ver. Hilm ile zînetlendir. Takvâ ( haramdan kaçmayı ) ihsân eyle! Âfiyet ile beni güzelleştir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Allahü teâlâ, hayâ, hilm ve iffet sâhiblerini sever. Fuhuş ( çirkin ) söyleyenleri ve sarkıntılık yaparak dilenenleri sevmez. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>İlim, öğrenmekle; hilm de gayretle hâsıl olur. Allahü teâlâ hayırlı iş için çalışanı, maksâdına kavuşturur. Kötülükten sakınanı, ondan korur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)</p><p>Hilmi sebebiyle kul, gündüzleri oruç tutan, geceleri namaz kılanların derecesine kavuşur. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)</p><p>Öfke ânındaki hilm, zâlimlerin gazabından korur. (Hazret-i Ali)</p><p>Allahü teâlânın hilmi o kadar çoktur ki, kullarının cezâlarını vermekte acele etmiyor. (İmâm-ı Rabbânî)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11710- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, yumuşak başlı olmayı ifade eden bir kelime, eğer “halm veya hulm” olarak bir başka kalıptan olursa, rüya görmek anlamına gelir. Öfke sırasında kul, itidal ve sükûnetini koruyarak, gücü yetmesine rağmen, muhatabından uzaklaşabiliyorsa, bu özelliğe hilm denir. Allah da el-Halîm’dir, günah işleyen kulun cezasını hemen vermez. Belki hatasından döner diye geciktirir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11726- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, yumuşak başlı olmayı ifade eden bir kelime, eğer “halm veya hulm” olarak bir başka kalıptan olursa, rüya görmek anlamına gelir. Öfke sırasında kul, itidal ve sükûnetini koruyarak, gücü yetmesine rağmen, muhatabından uzaklaşabiliyorsa, bu özelliğe hilm denir. Allah da el-Halîm’dir, günah işleyen kulun cezasını hemen vermez. Belki hatasından döner diye geciktirir.</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
حلم
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Yumuşak huylu olmak.
- tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına katlanma. Gücü yettiği halde eziyete katlanan halim-selim, gücü yetmeden katlanan zelil-miskin kişilerdir.
Dinî Terimler Sözlüğü
Yumuşak huylu olmak, kızmamak. Gücü yettiği halde affetmek.
Yâ Rabbî! Bana ilim ver. Hilm ile zînetlendir. Takvâ ( haramdan kaçmayı ) ihsân eyle! Âfiyet ile beni güzelleştir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Allahü teâlâ, hayâ, hilm ve iffet sâhiblerini sever. Fuhuş ( çirkin ) söyleyenleri ve sarkıntılık yaparak dilenenleri sevmez. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
İlim, öğrenmekle; hilm de gayretle hâsıl olur. Allahü teâlâ hayırlı iş için çalışanı, maksâdına kavuşturur. Kötülükten sakınanı, ondan korur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Hilmi sebebiyle kul, gündüzleri oruç tutan, geceleri namaz kılanların derecesine kavuşur. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)
Öfke ânındaki hilm, zâlimlerin gazabından korur. (Hazret-i Ali)
Allahü teâlânın hilmi o kadar çoktur ki, kullarının cezâlarını vermekte acele etmiyor. (İmâm-ı Rabbânî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, yumuşak başlı olmayı ifade eden bir kelime, eğer “halm veya hulm” olarak bir başka kalıptan olursa, rüya görmek anlamına gelir. Öfke sırasında kul, itidal ve sükûnetini koruyarak, gücü yetmesine rağmen, muhatabından uzaklaşabiliyorsa, bu özelliğe hilm denir. Allah da el-Halîm’dir, günah işleyen kulun cezasını hemen vermez. Belki hatasından döner diye geciktirir.