Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

25 sonuç · “Cisim

01
Şahsiyet

Bosnevî İbrâhim Efendi

Bosnevî İbrâhim Efendi (ö. Şaban 1139/1727), Saraybosna’dan İstanbul’a gelerek Uzunîzâde Süleyman Efendi’nin yanında yetişen ve medrese hiyerarşisinde mûsıla-i Sahn pâyesine ulaşan Osmanlı müderrisidir.

02
Şahsiyet

Enderunlu Şeyh İbrâhim Ağa

Enderunlu (Edirneli) İbrâhim Ağa (ö. 1145/1732), Üsküdarlı Mehmed Nasûhî’nin yakın halifesi; şeyhinin 1711-1718 arasında gönderdiği sülûk mektuplarını Mürâselât adıyla tertip eden ve Nasûhî güftelerini besteleyen musikişinas derviştir.

03
Şahsiyet

III. Selim

III. Selim (27 Cemâziyelevvel 1175 / 24 Aralık 1761 – 28 Temmuz 1808, İstanbul); Osmanlı padişahı, Mevleviyye müntesibi , “İlhâmî” mahlaslı şair ve bestekâr. Sûzidilârâ makamının ve âyininin sahibi ; Şeyh Galib'in hâmisi. Nizâm-ı Cedîd'in kurucusu, tahttan indirilip şehid edilmiştir.

04
Şahsiyet

Maksûd Dede

Maksûd Dede (ö. 970/1562-63), Tokat'tan İstanbul'a gelip Sünbül Sinan'ın yanında yetişen; Hayrabolu ve Siroz'da irşad faaliyetinde bulunan Halvetî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Mehmed Ârif Dede Efendi

Mehmed Ârif Dede (1752–1823), Anabolu’daki Cerrâhî çevresinde doğup İstanbul’da yetişen; devlet hizmeti, Mora’daki tekke vakıfları ve Cerrâhî Âsitânesi postnişinliğini bir arada yürüten şeyhtir.

06
Şahsiyet

Mehmed Zekâi Dede Efendi

Mehmed Zekâi Dede Efendi (1825-1897), İsmail Dede Efendi'nin talebesi; beş Mevlevî âyini, dinî ve din dışı besteleri, Dârüşşafaka hocalığı ve yetiştirdiği musikişinaslarla repertuvar aktarımının ana halkalarındandır.

07
Şahsiyet

Muabbir Hasan Efendi

Mostarlı Muabbir Hasan Efendi (ö. 1097/1686), Bosnevî Osman Efendi'ye yirmi yıl hizmet edip hilâfet alan; Vefa Camii vaizliği ve rüya tabirindeki şöhretiyle tanınan Nakşibendî şeyhidir.

08
Şahsiyet

Muhammed b. Ali es-Senûsî

Muhammed b. Ali es-Senûsî (12 Rebîülevvel 1202/22 Aralık 1787, Cezayir – 9 Safer 1276/7 Eylül 1859, Cağbûb); Senûsiyye'nin kurucusu . Hac ve ticaret yolları üzerine yirmi iki zâviye kurmuş, Cağbûb'da 8000 ciltlik bir kütüphane tesis etmiş, ictihad kapısının kapanmadığını savunmuştur.

09
Şahsiyet

Muhammed Fâzıl İmbâkī

Muhammed Fâzıl İmbâkī (ö. 1968), Ahmedü Bamba'nın oğlu; kardeşi Muhammed Mustafa'nın ardından 1945–1968 arasında Mürîdiyye şeyhliğini yürüten ve Tûbâ'nın cami, medrese ve şehir merkezi olarak gelişmesini sağlayan halefidir.

10
Şahsiyet

Muhammed Garîbullāh el-Hindî

Muhammed Garîbullāh el-Hindî, Hindistan'da Kādiriyye irşadıyla tanınan; icâzet şeceresi Abdülkādir-i Geylânî'ye ulaştırılan şeyhtir.

11
Şahsiyet

Muhammed Hanîf Kâbilî

Muhammed Ma‘sûm'un halifesi Muhammed Hanîf Kâbilî, Müceddidî irşad ağını Kâbil ve Afganistan çevresine taşıyan başlıca temsilcilerdendir.

12
Şahsiyet

Mustafa el-Boluvî

Mustafa el-Boluvî (ö. 1717), Karabaş-ı Velî’nin halifesi; Şam, Hicaz, Mısır ve Edirne’de irşad hizmeti yürütmüş Halvetî-Şâbânî şeyhidir.

13
Sözlük

Cisim

Madde ve hacim sahibi varlık; beden. Parçalardan meydana gelen, yer kaplayan ve duyularla algılanabilen nesne için kullanılır. Tasavvufî kullanımı Tasavvuf metinlerinde cisim, çoğu zaman ruhun veya mânevî cevherin karşısında zikredilir. Cismânî âlem, beden ve madde şartlarıyla kayıtlı görünür âlemi; rûhânî âlem ise maddî ölçülerle kavranmayan varlık alanını anlatır. Cismin bütünüyle kötü sayılması tasavvufun ortak hükmü değildir. Beden, nefis terbiyesi ve ibadet için bir emanet ve vasıta olarak ele alınır; eleştirilen, insanın kendisini yalnız bedenden ibaret görmesidir. Ruh , cismânî âlem ve rûhânî âlem maddelerine bakınız.

14
Eser

SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER

Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer

15
Eser

SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi

16
Eser

NAMAZIN EDEBLERİ VE SIRLARI

Avârifü’l-Maârif · 38. bölüm · Namaz kılan kimsenin riâyet edeceği edeblerin en güzeli, kalbinin, az veya çok, hiçbir dünyevî şeyle meşgul olmamasıdır. Çünkü uyanık kalbli akıllı kimseler, namazı kendilerine emr

17
Eser

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

18
Eser

Sayfalar 135–140

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü

19
Eser

Sayfalar 168–173

Muzaffer Ozak Külliyatı · de, buyuruyor: «Benim size in'âm ettiğim nimetlerimi sayınağa kalksanız, takatiniz yetmez, sayamazsınız.» diyor. (Ve in ta'uddo nimetallahi la tuhsuha.) (Sûre-i Ibrahim: 34) Meâli

20
Eser

Sayfalar 210–215

Muzaffer Ozak Külliyatı · RAHMAN VE RAHIM OLAN ALLAHU TALÂ'NIN ISMIYLE Allahu teâlânın yarattığı taneler sayısınca LÂ ILÂHE ILLALLAH derim. Allahu teâlânın hayatı sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim. Allahu t

21
Eser

Sayfalar 216–224

Muzaffer Ozak Külliyatı · gazabından kim kurtarabilir? Bize ikram edersen, bu ikramına kim mâni olabilir? Ya Hannan! Ya Mennan! Ya Deyyan! Ya Sübhan! Ya Kadimel-Gufran ve Ya Kadimel Ihsan! Bize lutfun ile m

22
Eser

Sayfalar 285–291

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ne mübarek bir ay ki, bu ramazan; bu mübarek ay, bizlere rahmet, magfiret ve lûtfu-keremi-ilâhi oluyor. Resûlü efham efendimizden, Ibni Abbas radiyellahu anh rivayet etmiştir: «Ege

23
Eser

Sayfalar 314–319

Muzaffer Ozak Külliyatı · böyle bir içkiyi tadınca yok olabilir mi? Elbette hayır!.. Insan, ölümle yok olup gitmez. Belki, dünya hayatında vücutları kendilerine perde olduğundan, gözlerden nihan olurlar. Ba

24
Eser

Sayfalar 381–387

Muzaffer Ozak Külliyatı · ara vermeden birbirine ekli olarak kefaret orucu tutması ve bir gün de bozduğu orucu kaza etmesi gerektiği cevabını aldı. Padişah daha kolay bir yol olup olmadığını sordu ve: - Can

25
Eser

Sayfalar 346–351

Muzaffer Ozak Külliyatı · birleştigi Istanbul'u fethettigi zaman Hazret-i Fâtih henüz 22 yaşında bir gençti. Bu örnekleri, yüzlerce ve binlerce çoğaltmak mümkündür. Tarih, hristiyan ordularına karşı islâmın