ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
26 sonuç · “Cezb”
01Çapkun Dede (Şeyh Sâlih)
Şeyh Sâlih, kaynakların “Meczûb-ı İlâhî Çapkun Dede” başlığıyla andığı; süratli hareketleri sebebiyle bu lakabı taşıyan, vaktini ilim tahsiline ayırmış ve çevresinde güven telkin etmiş bir derviştir. Cemâziyelevvel 1112/Ekim-Kasım 1700’de vefat etmiştir.
İbrâhim Gülşenî
İbrâhim Gülşenî (ö. 9 Şevval 940 / 23 Nisan 1534), Halvetiyye-Rûşeniyye'den doğan Gülşeniyye'nin pîri; Akkoyunlu sarayında “tarhan” unvanı taşıyan bir devlet adamıyken cezbeye tutulup Kahire'de dergâh kuran, üç dilde 75.000 beyit yazmış şair-şeyh.
Meczup Kadı Süleyman Efendi
Kadı Süleyman Efendi (ö. 8 Cemâziyelevvel 1124/1712), Bursa'da tahsil ve medrese kariyerinin ardından cezbeye yönelip Sultan Ahmed Medresesi'nde yaşayan Osmanlı sûfîsidir.
Saçlı Mehmed Dede
Saçlı Mehmed Dede (ö. Rebîülevvel 1043/Eylül-Ekim 1633), Gelibolu çevresinden yetişip Konya’da Ezelîzâde Abdurrahman’ın hizmetinde bulunmuş; İstanbul’da uzun yıllar sade bir hayat sürmüş derviştir.
Şeyh Hacı Bekir Cezbi Efendi
Hacı Bekir Cezbî Efendi, Yamalı kökenli; Bağdat'ta öğrenim gören, çok sayıda dil ve ilim dalında bilgi sahibi Tophane İhtiyat Alayı müftüsü ve Kādirî şeyhidir.
Şeyh İbrâhim Cezbî
Tırhalalı İbrâhim Cezbî, Himmetzâde Abdullah ve Abdüssamed Efendilerin sohbetinde yetişen; Rumeli Kalemi ve kadılık hizmetlerinden sonra tasavvufî şiiriyle tanınan, sürgün ve vefatı hakkında farklı rivayetler bulunan şair şeyhtir.
Cezbe
بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). Cezbeye tutulan velilere meczup (cezbeli) adı verilir. Cezbe geçiçi olduğu gibi sürekli de olabilir. Cezbe halindeki sâlik sorumlu ve yükümlü sayılmaz. Cez- be-i kayyumiyet-i zatiye kelime-i tevhit zikriyle elde edilir. Cezbe-i maiyet-i Zatiye is- mi-i celal zikriyle elde edilir (NR 26). Bkz. Behlül, Meczup. Cezbe tariki Nakşbendi şeyhleri bazı sâlikleri icmalen cezbeyle terbiye edip Hakk'a vasıl kıldıkları için bu yola cezbe tariki denmiştir (NR 16). Cezbü'l-ervah r, Velillerin ruhlarını Allah'ın kendine çekerek onlara zikir ve vus- latın hazzını tatırması (SL 445), 2. Hakk'ın ruhları yüceltmesi (Bs 621),
Sünbül Efendi Hankâhı (Koca Mustafa Paşa Dergâhı)
İstanbul · Türkiye · Sefîne, Karasarıklı İbrâhim Efendi'nin bu hankâhın semâhânesinde zikre katıldığını ve bir cem‘iyyette cezbeye tutulduğunu kendi ağzından naklettiğini kaydeder. Metinde "Sünbül Hankāhı" ve "Hankāh-ı Hazret-i Sünbül" olarak iki kez geçer.
Kırkçeşme
İstanbul · Türkiye · Pîr-i Sertıraş'ın bulunduğu semt; Beşir Ağa'nın tıraş olurken cezbeye tutulup intisap ettiği yer olarak anlatılır. İlişkili kişi dosyası Lebeni Şeyh Beşir Ağa : Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…
Tebriz
Tebriz · İran · Molla Hasan'ın evlât edinip medrese öğrenimi gördürdüğü, Uzun Hasan'dan “tarhan” unvanını aldığı ve cezbe hâlini yaşadığı şehir. Şah İsmâil'in 1502'de girmesiyle terketti. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Gülşenî : Dede Ömer Rûşenî'nin yanında yetişen; Diyarbakır ve Kahire'deki irşadıyla Gülşeniyye'yi kurumsallaştıran sûfî.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Abdurrahman Hâlis Kerkükî'nin Eserleri
Dîvân, Mesnevî şerhi ve Behcetü'l-Esrâr tercümesi. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Hacı Bayrâm-ı Velî’nin Halifeleri ve Bayramiyye’nin Kolları
Hacı Bayrâm’ın kesin ve tartışmalı halifelerini ayıran; Şemsiyye, Melâmiyye ve ince irşad hatlarını tarihî bağlamıyla gösteren dosya.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SEMAÎ REDDEDENLER
Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra
HALVET (ÇİLEHÂNE) ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 26. bölüm · Sûfiler, kırk gün çilehaneye girmekle, diğer zamanlarda peşine düşmedikleri özel bir şeyi arıyor değillerdir. Ancak, onlar, nefsin edebe muhalif tutumları ve içinde bulundukları ha
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 48–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet
Sayfalar 108–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · O'na da deriz ki: Senin milliyetin, din ile kaimdir. Bulgarlar, Macarlar, Finliler ve bir takım kavimler aslında hep Türk soyundan idiler. Hıristiyan dinine girdikten sonra kendi s