Ara
Menü

Şeyh İbrâhim-i Cezbi

Şeyh İbrâhim-i Cezbi Tırhala'dan zuhur ile kesb-i kemala.t edip, Himmet-zade Abdullah ve Abdüssamed efendiler hazeratının şeref-i sohbetine mazhar olmuş ve onlardan istifaza eylemiştir. Bidayet-i hallerinde Başmakcı-zade Seyyid Ali Efendi'nin kazaskerliği zamanında Rumeli Kalemi'ne devam edip ba'zı yerlerde kadılık dahi etmiş idi. Müstağrak-ı derya-yı cezbe…

Yol
Bayramiyye
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı, irşadı ve metinleri

Tırhala'dan zuhür ile kesb-i kemâlât edip, Himmet-zâde Abdullâh ve Abdüssamed efendiler hazerâtının şeref-i sohbetine mazhar olmuş ve onlardan istifâza eylemiştir.

Bidâyet-i hâllerinde Başmakcı-zâde Seyyid Ali Efendi'nin kazaskerliği zamânında Rumeli Kalemi'ne devâm edip ba'zı yerlerde kadılık dahi etmiş idi. Müstağrak-ı deryâ-yı cezbe olduklarından, “Cezbi” tahallus etmişler. Âlem-i tasavvufda söylediği sözler ehl-i zâhirin hoşuna gitmediğinden, bi-çâre Dersaâdet'ten teb'id olunmuştur. Bir rivâyette burada şehid edilip Edirnekapı hâricinde defin-i hâk-i rahmettir. “Şer'i şerif” (شرع شريف) 1160/(1747) (vefât) târihidir.

Kıymeti maa't-teessüf bilinememiştir. Müretteb Divân'ı vardır. Mütâlâa ettim. Gayr-i matbü'dur. Pek kıymet-dârdır.
Der-i lutfun bize dârü'l-emândır yâ Rasüla'llâh
Saâdet re'fet andan râyegândır yâ Rasüla'llâh
Kerem-dide keminendir umar ihsânını Cezbi
Kapunda zâr u üftâde gedâdir yâ Rasüila'llâh
**#*
Derd-i aşkı ister isen gel beru kim kân budur
Ger ilâç ister isen zahm-ı dil-i Lokmân budur 386. — Bu ibârenin hesaplanmasından 1127 çıkmaktadır. (H)

Gayriye hâcet bırakmaz Himmeti'nin himmeti İşte her yüzden devâ-yı himmeti dermân budur Gel tarik-ı Hazret-i Sultân Hacı Bayram'a ir İster isen kim gönül menşürunu sultân budur Vâsıl-ı Rabb olmak istersen eğer zâhid yürü Halka-i tevhide irgür ki özün divân budur Ko şu âlâyişi terk it kâmilen dil-dârını Vakıf ١ sırr-ı “aref' olmak dilersen şân budur Bulmak istersen eğer dürr-i maârif dânesin Gir hakikat bahrına gör bahr-ı bi-pâyân budur Râbıtayla dik gözün Cezbi tecelli beytine Her seher durma tavâf it süret-i irfân budur

***

/(353/Eyâ gül yüzlü sultânım gönül sensiz karâr itmez Tabibim derde dermânım gönül sensiz karâr itmez Ne yerlerde karâr itsem dahi seyr ü şikâr itsem Aceb mi âh u zâr itsem gönül sensiz karâr itmez Cihânın bâğ u bostânı dahi seyr-i gülistânı Bana arz itdiler anı gönül sensiz karâr itmez Görünmez gözüme âlem olamam dâimâ hurrem Çü sensin cümleden akdem gönül sensiz karâr itmez Karârm yok bu yerlerde aceb kim uğradım derde Figân idüp seherlerde gönül sensiz karâr itmez Bu Cezbi şem'-i cânâna dolaşup misl-i pervâne Düşüp nâra Halilâne gönül sensiz karâr itmez

*** Mekteb-i dilden açıldı nüsha-i tefstrimiz Ehl-i aşka bahş-ı cân eyler bütün takririmiz
(Hamzaviler) 569
Talib-i ilm-i maâni anlamaz zâhid anı
Bir muammaâ söyleriz esrârdır tâ'birimiz
Biz Mesihâ-demleriz hem haste-i cânân içün
Bir devâdır ehl-i derde nefha-i iksirimiz
Biz gürüh-ı Himmeti'yiz sorar isen zâhidâ
Mümtezicdir çün nüfüs-ı aşk ile tahmirimiz
Gelmişizdir aşk ile Cezbi cihân iklimine
Çün uyanmışdır ezelden şem'a-i takdirimiz
Bayramiyye-Himmetiyye tâcı
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIBayramiyye-Himmetiyye tâcı

Terksiz Himmetiyye tâcı. Müze kaydında Himmetzâde Dergâhı'nın son şeyhi Tâhir Himmetoğlu ile ilişkilendirilir.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Kur'an-ı azimü'ş-şanı mev'ıza tariki üzre tefsir eyleyip, iki defa tefsir-i şerif hatmi mü,esser olmuştur. "Düşdü gönlüm burcuna tlr-i muhabbet ya RasUla'llalı" kendilerinindir. Sandukalarının önündeki levhadan: Kutb-ı alem Hacı Bayram-ı Veli Sırrım takdis ide Hayy ü Sabur Salıkam zümresinin ekmeli Şeyh-i kamil vô.sıl-ı sırr-ı Şekur

Metni gösterMetni daralt

Kur'an-ı azimü'ş-şanı mev'ıza tariki üzre tefsir eyleyip, iki defa tefsir-i şerif hatmi mü,esser olmuştur. "Düşdü gönlüm burcuna tlr-i muhabbet ya RasUla'llalı" kendilerinindir. Sandukalarının önündeki levhadan: Kutb-ı alem Hacı Bayram-ı Veli Sırrım takdis ide Hayy ü Sabur Salıkam zümresinin ekmeli Şeyh-i kamil vô.sıl-ı sırr-ı Şekur

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Kirabu'l-Vakrat'da, Şeyh Abdüllatif Bursevi nakl ederler ki, Şeyh Abdüşşekur Efendi hazretlerinin bir gün Ayasofya'da va'z buyurdukları sırada biri, kürsüye bir kağıt uzatmış, o da almış, okumuş; sa.ilin maksadı devran-ı sfifıyye hakkında ve müntesibin-i tarikat aleyhinde, ulema-yı zahire tarafından vuku' bulan iddiaya göre, hangi tarafın haklı olduğunu meydana çıkarması idi. Şeyh, buna kestirme cevab vereceğim diye, o "Hangi taraf beyaz baldır ile san altından mu'nz ise taraf haklıdır." buyurmuşlardır. Beyaz baldırdan murad, nefse hakim olup onu kahrederek ruhaniyyet sıfatıyla muttasıf kılmadan kinayedir.

Metni gösterMetni daralt

Kirabu'l-Vakrat'da, Şeyh Abdüllatif Bursevi nakl ederler ki, Şeyh Abdüşşekur Efendi hazretlerinin bir gün Ayasofya'da va'z buyurdukları sırada biri, kürsüye bir kağıt uzatmış, o da almış, okumuş; sa.ilin maksadı devran-ı sfifıyye hakkında ve müntesibin-i tarikat aleyhinde, ulema-yı zahire tarafından vuku' bulan iddiaya göre, hangi tarafın haklı olduğunu meydana çıkarması idi. Şeyh, buna kestirme cevab vereceğim diye, o "Hangi taraf beyaz baldır ile san altından mu'nz ise taraf haklıdır." buyurmuşlardır. Beyaz baldırdan murad, nefse hakim olup onu kahrederek ruhaniyyet sıfatıyla muttasıf kılmadan kinayedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.