ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
35 sonuç · “Berr”
01Murâdiyye
Muhammed Ma‘sûm'un halifesi Murad Buhârî'ye nispet edilen; Şam Berrâniyye ve İstanbul-Eyüp merkezlerinde gelişen Ma‘sûmî-Müceddidî kol.
Muhammed Müştâk Kemterî
Edhem Baba'nın halifesi Muhammed Müştâk Kemterî, Vezneciler'de yeniden kurduğu Keşfî Osman Dergâhı ve Hüseyin Vassâf'a verdiği teberrük icazetiyle Müştâkıyye'nin son Osmanlı halkalarındandır.
Muhyiddin İbrâhim el-A‘zeb er-Rifâî
Muhyiddin İbrâhim el-A‘zeb (ö. 609/1212), Ahmed er-Rifâî’nin kızı Fâtıma ile Ali b. Osman’ın oğlu; Ümmü Abîde’deki Rifâî rivâkının üçüncü postnişini ve zühd, hayâ, hizmet ve kanaat anlayışıyla anılan Rifâî şeyhidir.
Şeyh Muhammed Fakrî-i Kırımî
Muhammed Fakrî-i Kırımî, Halvetiyye’nin Cemâliyye hattına mensup; Sezâî-i Gülşenî’nin sohbetinden ve teberrüken hilâfetinden faydalanmış, Menâzilü’s-sâirîn’i şerh etmiş Kırımlı bir sûfîdir.
Teberrük tâcı
Bir tarikatta eğitimini tamamlamış kişiye başka bir tarikat şeyhi tarafından muhabbet ve bereket niyetiyle giydirilen tâc. Esas eğitim nispetini mutlaka değiştirmez.
Hırka-i Teberrük
Bir şeyh veya yol ile sevgi, bereket ve yakınlık bağını göstermek üzere giydirilen hırkadır. Muhib hırkası veya muhib kisvesi diye de anılabilir. Bu bağ, hırka-i irâdet yahut hilâfetle aynı değildir. Çoklu tarikat nispetleri değerlendirilirken teberrük bağı fiilî sülûk ve irşad hattından ayrılmalıdır.
Berrâni
نى) Ly) 1. Harici, zahiri, 2, tas. Tarikatin haricinde bulunan ve tasavvufa yabancı olan (sME 110).
Berrâniyye Tekkesi
Şam · Suriye · Murad Buhârî için Şam'da inşa edilen tekke. 1097 (1686) yılında İstanbul'dan Şam'a döndükten sonra burada uzun yıllar irşad faaliyetinde bulundu; üçüncü Hicaz yolculuğunun ardından tekkenin postnişinliğini oğlu Muhammed Bahâeddin'e bırakarak 1120'de (1708) İstanbul'a gitti.
Hacı Evhadüddîn Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Şeyh Elîf Efendi’nin Tenşîtu’l-Muhibbîn’de naklettiğine göre Mısrî’nin bir hücresinde itikâfa girdiği, Yedikule civarındaki dergâh; sonradan Mesnevîhan Hüsâmeddîn Efendi teberrüken burada oturmuştur. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.
Üsküp
Üsküp · Kuzey Makedonya · 1886'da üçüncü devre Melâmîliğinin pîri Seyyid Muhammed Nûrü'l-Arabî ile görüşüp “teberrüken” icâzet aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Amiş Efendi : Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.
Selâmî Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Selâmî Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 2 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Şeyh Ramazâneddîn-i Mahfî (Kuddise sırruhu'l-celi). 1917: vefat sonrası meşihat ve teberrükât devri 8 Kasım 1917 tarihli kayıtta, Üsküdar Çamlıca’daki Selâmî Dergâhı şeyhi Nurullah Efendi’nin vefatı sonrasında meşihatın kardeşinin oğlu Şeyh Mustafa Efendi’ye tevcihi ve dergâh teberrükâtının kendisine teslimi ele alınır. Bu, kurum görevi ile dergâh eşyasının devrine dair idarî kayıttır.
Altın Silsile: Kırk Halka
Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.
Tâc, Sikke ve Şemle: Tarikatlar Arası Farklar
Mevlevî, Rifâî, Nakşibendî, Celvetî ve Halvetî adlandırmaları. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Sefîne-i Evliyâ Cilt 1 Tarikat Haritası
Ana yollar, şubeler ve geç Osmanlı hafızası. Birinci cildin tamamı indekslenerek hazırlanmış editoryal rehber.
Şâzeliyye silsile varyantları nasıl okunmalı?
Sefîne’deki dört farklı diziyi tarihî öğretmen ilişkisi, Ehl-i beyt nispeti ve gelenek hafızası bakımından ayıran okuma notu.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Tomâr-ı Turuk Nasıl Okunmalı?
Sâdık Vicdânî'nin büyük silsile projesini, Lütfiye Tezer'in karşılaştırmalı tenkidi eşliğinde; güvenilir omurga, tarihî tasnif ve ihtilaflı kol adı katmanlarına ayırır.
Müceddidiyye'nin Hicaz, Şam ve İstanbul'a Taşınması
Ma‘sûmiyye'nin Sirhind'den Kâbil, Buhara, Mekke, Şam ve İstanbul'a uzanan yayılışını kişi, eser, hac ve tekke ağlarıyla anlatan rehber.
Müştâkıyye ve Enveriyye: Ortak Mürşidden İki İstanbul Ağına
Hacı Hasan Şirvânî, şiir, semâ, ev sohbeti ve tekke musikisi hakkında kişi, eser, mekân ve silsile katmanlarını birleştiren ayrıntılı çalışma.
Tarikatların Müşterek Unsurları
Pîr, pîr-i sânî, şeyh, halife, mürid, silsile, zikir, halvet, seyrüsülûk ve tekke kavramlarını tek biçime indirmeden açıklayan kurum haritası
Yolları Nasıl Sınıflandırıyoruz?
Ana yol, kol, şube, irşad hattı, bölgesel çevre ve çoklu nispet arasındaki farkları açıklayan editoryal yöntem
Medyeniyye'nin On Kolu: Teşkilat, Silsile ve Tesir
Adlandırılan kollar Abbâsiyye, Amûdiyye, Ayderûsiyye, Dücâniyye, Haccâciyye, Mehdâviyye, Meşîşiyye, Meymûniyye/Havâtıriyye, Sebtiyye ve Tâziyye klasik ve modern tasniflerde Medyenî nispetle kaydedilir. Aynı tür bağ değiller Bazısı doğrudan halife teşkilatı, bazısı sonraki silsile, teberrük veya çoklu icazet bağıdır. Ay
XVIII. Yüzyılda Tasavvuf Ağları
Islah, ihya, şehirler arası dolaşım ve çoklu icazetleri tek bir gerileme hikâyesine indirgememek
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 37–42
Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B
Sayfalar 50–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · şarı atılabilir ve şehadet kapısı yüzüne kapanabilir. Iş, kitaba taallük etmiştir. Hadis-i şerifi, dikkat ve ibretinize sunarIm: inne ahadeküm yücmeu halkuhü ti batni ümmihi erbaiy
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve