ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
43 sonuç · “Allah”
01Hasan-ı Basrî
Hasan-ı Basrî (21/642, Medine – Receb 110 / Ekim 728, Basra); Basralı meşhur tâbiî, âlim ve zâhid. Allah korkusunu esas alan Basra zühd okulunun kurucusu , tarikat silsilelerinin çoğunda Hz. Ali'den sonraki halkadır.
Hz. Muhammed Mustafa
Hz. Muhammed, İslâm’ın son peygamberi, Kur’an’ın ilk muhatabı ve Müslüman hayatının temel örneğidir. Tasavvufî yollar onu tarih içinde kurulmuş bir tarikatın mensubu olarak değil; tevhid, kulluk, ihsan, merhamet ve güzel ahlâkın müşterek nebevî kaynağı olarak kabul eder.
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ Süleymân Çelebi, peygamberlerin övünç kaynağı olan Hz. Muhammed (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’i medh eden kişidir. Bursa’da, zînet-sâz-ı âlem-i şuhûd olmuştur. Yıldırım Bâyezîd Hân devri ricâlindendir. Bu mübârek zât, mazhar-ı feyz-i Muhammedî olup, yüzlerce seneden beri, eyâdî-i ihtirâm-ı ümmette bulunan manzûme-i…
Şeyh Muhammed b. Hâlil Eşrefî
Halîl Efendi-zâde’dir. Hac niyyetiyle ve pederini ziyâret maksadıyla cânib-i hacca revân ve ba’de’l-hac avdetinde Şâm-ı şerîfde âzim-i dâr-ı cinân oldu. Müstakîm-zâde şu târîhi söylemiştir: Kıldı çün şâm-ı behişti cesedi cây-ı mezârı Radıya'llâhu anh okuna târîh-i vefât (= )رضي ﷲ عنه اوقنه تاريخ وفات1201/(1787) Pederinin târî
Şeyh Muhammed-i Sahfî
Şeyh Muhammed-i Sahfî Bursa’da Şehâbeddîn Mahallesi’nde nice zamân tahsîl-i ulûm-ı zâhirî ve kitâb bey’ u şirâsıyla iştigâl etmiştir. Bundan dolayı “Sahfî” (tahallus) eylediler. Hz. Mısrî’den ahz-i feyz edip, nâil-i hilâfet olarak hânkâh-ı şerîfde seccâde-i irşâda câlis olmuştur. 1146/(1733-34) senesinde terk-i hayât-ı müsteâr eyledi. Bursa’da Âsitâne-i Hz. Mısrî’de medfûndur. (Kaddesa'llâhu sırrahû). İlâhî cilve-gâh-ı Şeyh Sahfî'i…
Halvet der encümen
Toplum içinde bulunurken kalben Allah ile beraber olma şuurunu korumak. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Bâz geşt
Zikir sırasında niyeti yenileyerek Allah'ın rızasına yönelmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Tevhîd-i sıfât
tevhîd-i sıfat a. tas. Tasavvuf inancına göre, “hayat, ilim, sem, basar, iradet, kudret, kelâm” gibi Allah’ın sıfatlarınm halkta oluşması.
Tevhîd-i zât
tevhîd-i zât a. GJj ^ji) tas. Tasavvuf inancma göre, Allah’ın birliğini ifade eden terim. Bunun karşıhğı “Lâ mevcûde illallah” tır. tevhîdât ç. a. [Ar. tevhîd ç. b. ] Tevhitler, bk. tevhîd tevhîdhâne a. [< Ar. tevh + F. hâne] tas. Bağımsız mes leri olmayan tekkelerde ay yapmak, namaz kılmak ve zi ya da dua etmek için ayrılm bölümlere verilen ad ve bun için kullanılan terim. tevhîd ilmi a. AUah’m zatı ve sıf ları açısmdan birliği başta mak üzere inanç esaslarını neUikle Selef akîdesi çerçe sinde ele alan ve inceleyen bü dalı. te'vîl a. [Ar. ] Naslarda geç bir sözü bir delüe dayanarak lî anlammın dışında taşıd öteki anlamlardan birine yü leme. tevkî (I) a. [Ar. ] İslâm devl lerinde, hükümdarın karan, b nun yazıh belgeleri ve müh anlamında resmî yazışma te mi. tevkî (II) a. (^jA [Ar. ] İslâm h sanatında, “sülüs” (bk. bu ma de) yazı türünden geUştirüm ve geneUikle sultanların res yazışmalarmda kuUanılmış ol yazmın adı ve bu yazı için k lanılan terim. Bu yazı türü, h sanatmm altı yazı çeşidi arasında yer almaktad bk aklâm-ı sitte 659 Tevvâb ’tan tevkîl a. [Ar. ] ftk. Bir kimsey herhangi bir işte veya konuda kendisi adına vekü tayin etme. d’in
İhlâs
Ameli yalnız Allah için yapmak ve insanların görmesi, takdiri ya da kınaması üzerinden değer üretmemek. Melâmetî öğretinin merkez ilkelerindendir.
Zikr-i Celâl
Allah lafzıyla yapılan ism-i zât zikri. Nehrî çevresinde mürşidin telkini ve gözetimi altında yürütülen ferdî virdin başlıca biçimlerindendir.
Nefy ü isbât virdi
Lâ ilâhe illallah kelime-i tevhidiyle yapılan; olumsuzlama ve yalnız Allah'ı tasdik anlamlarını birleştiren zikir uygulaması.
İsm-i Hû
Allah’a işaret eden Hû zamiriyle yapılan zikir. Celvetî kaynaklarda ileri sülûk mertebeleri ve müntehî zikriyle ilişkilendirilir.
Etvâr-ı Seb‘a
Sözlük anlamı: “Yedi tavır” veya “yedi evre”. Tasavvuf terimi: Nefsin kötü sıfatlardan arındırılması ve mânevî olgunluğa yönelmesi sürecini yedi ana mertebede açıklayan seyrüsülûk tasnifi. Yaygın sıralama nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râziyye, marzıyye ve kâmiledir. Halvetî geleneklerin bir bölümünde bu mertebelere Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr isimleri bağlanır. Renk, nur, makam, seyr ve peygamber kademi eşleştirmeleri müellif ve kola göre değişebilir; bütün tarikatlar için tek ve değişmez şema sayılmaz.
Esmâ-i Seb‘a
Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli bir seyr, makam ve mânevî dikkat biçimiyle ilişkilendirilir. Zikir sayısı ve mertebeler arası geçiş, kaynaklarda mürşidin gözetimine bağlanır.
Abâdile
Abâdile , Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden birinin tecellisini kendisinde belirgin biçimde gerçekleştiren kimseleri ifade eder. Sâlik, hangi ilâhî ismin hakikatine daha güçlü biçimde mazhar olmuşsa o isme nispet edilen kulluk vasfıyla anılır. Meselâ el-Mün‘im, “nimet veren” demektir. Bu isme belirgin biçimde mazhar olan kul, Allah’ın nimet vericiliğini daha çok müşahede eder; kendisine ulaşan nimeti başkalarına yansıtması onun ahlâkında öne çıkar. Böylece isimle kul arasında rubûbiyet ve ubûdiyet ilişkisi kurulur. Abdülcebbâr, Abdülmüntakim, Abdülkādir, Abdülhâdî, Abdülhalîm ve Abdüssabûr gibi isimler de aynı adlandırma mantığı içinde değerlendirilir.
Âbaü'l-ahval
(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere mağlup ve mahküm olup kendilerinden geçen ve dengelerini kaybeden sâliklere ebnâü'-ahval (hal çocukları) denir. Bunlar sekr ve cezbe halindeyken şer'i hükümlere uymayan sözler söyleyebilir, fıkıh ölçülerine göre caiz olmayan işler yapabilir; fakat bu türden beyan ve davranışlardan sorumlu olmazlar. Zira hal sebebiyle bilinç ve iradelerini ya kısmen ya da tamamen yitirmişlerdir. Bu zümrenin en iyi örneği meczuplar ve behlüllerdir. Dini his ve heyecanların etkisiyle olağan olmayan biçimde konuşan ve hareket eden her sâlik ebndülahval'dendir. Âbaü'l-ahval temkin, ebndü'l-ahval telvin sahibidir. Temkin, telvinden üstündür. Hallâc, “Peygamberler haller üzerinde tam olarak hâkimiyet kurmuşlardır; bu hallerde diledikleri gibi tasarruf ederler. Diğerlerine ise haller musallat kılınmıştır. Onlar üzerinde haller tasarruf eder, oysa haller nebilerin yönetimi ve etkisi altındadır” der. Bkz. Temkin, Telvin. Abd—Abdiyet i. ar. (4 (عبد - عبد 1. Kul, köle, bende. 2. tas. Hakk'a kul olduğu için başkasına kul olmayan. Hz. Peygamber'in en yüce makamı, insanoğlunun sahip olduğu manevi mertebelerin en yükseği abdiyettir (kulluk). Kelime-i sehadette,
Kādisiye
Kādisiye · Irak · Şakīk-ı Belhî'nin onu 149 (766) yılında görüp Allah'ın velîlerinden biri olduğunu söylediği yer. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.
New York
New York · ABD · 1970'lerin sonundan itibaren katıldığı davetlerin ve İngilizce eserlerinin ( Submission , Ninety-nine Names of Allah , The Unveiling of Love , Love is the Vine ) merkezi; Cerrâhiyye'nin Batı'daki tekkeleri bu seyahatlerle açılmıştır.
Muhasebe, Murakabe ve Amel Bilgisi
Bilginin ahlâka dönüşmesi. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetî Zikir Yolu: Tevhid ve Hû
Kelime-i tevhidin merkezî, esmâ zikrinin tâli konumu. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâzelî terbiyesinin beş esası ve çalışma hayatı
Takvâ, sünnet, halka ihtiyaçsızlık, teslimiyet ve Allah’a yöneliş ilkelerinin gündelik hayattaki karşılığı.
Esmâ-i Seb'a ve Etvâr-ı Seb'a
Yedi isim, nefis mertebeleri ve seyrüsülûk. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Semâ Mukabelesi: Safhalar ve Sembol Dünyası
Meydanın hazırlanışından dört selâma, Kur'an ve gülbanka. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
El-Uṣûlü'l-aşere: On Esas
Necmeddîn-i Kübrâ'nın kısa fakat yoğun seyrüsülûk rehberi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Kādiriyye'de Esmâ, Vird ve Kol Çeşitliliği
Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.
Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ
Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî esmâ terbiyesini açıkladığı 1289/1872 tarihli risalenin yapısı, nüshaları ve kavram dünyası
Ahmed el-Bedevî'nin Vasiyetleri ve Bedevî Âdâbı
Kur'an ve Sünnet Vasiyetlerin ilk ilkesi dinî hayatı Kur'an ve Sünnet ölçüsünde sürdürmektir. Tarikat alâmetleri bu ahlâkî omurganın yerine geçmez. İbadet ve zikir Gece namazı, kalbin Allah'ı anması, murakabe ve tefekkür vurgulanır. Daha sonraki Bedevî çevrelerinde cehrî, ayakta ve oturarak yapılan toplu zikir biçimler
Ebû Medyen'in Öğretisi: Tevhid, Tevekkül ve Şöhretten Sakınma
Metinlerle kurulan tasavvuf Ebû Medyen Kuşeyrî'nin Risâle 'sini yanında taşır, Gazzâlî'nin İhyâ 'sını üstün tutar ve Muhâsibî'nin Riâye 'sini okurdu. Öğretisi fıkıh, ahlâk ve tasavvufu ayırmaz. Tevhid ve tevekkül Tevekkül sebepleri bırakmak değil, kalbin sebeplere bağımlılığını çözmektir. Helâl kazanç ve yoksula hizmet
Sa‘diyye'nin On İki Esmâlı Sülûk Dizisi
Esmâ dizisi Sefîne kaydında sülûk şu on iki isimle açıklanır: Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hayy, Kayyûm, Kahhâr, Vâhid, Azîz, Vedûd, Vehhâb ve Müheymin. Liste değil eğitim Esmâ yalnız ardışık kelimeler değildir; şeyhin gözetiminde zikir, ahlâk, hizmet ve hâl denetimiyle yürüyen eğitimin aşamalarıdır. Kaynak farkl
Zenbûriyye: İki Yolun Cem‘i
Zenbûriyye'nin teşekkülü, zikr-i zenbûrî, inâbe belgesi, silsile katmanları, tekkeleri ve sonraki temsilcileri kaynaklar karşılaştırılarak açıklanır.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 10–15
Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme