ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
42 sonuç · “Acem”
01Acem Hoca Sâdık
Acem Hoca diye tanınan İsfahanlı Sâdık (ö. 1132/1719-20), İstanbul Fethiye'deki Sinan Paşa Medresesi'nde talebelere Farsça öğreten; Türkçe ve Farsça şiir örnekleri Vekāyi‘u’l-Fuzalâ'da korunan şair ve hocadır.
Acem Seyyid Ömer Efendi
Acem Seyyid Ömer Efendi (ö. 4 Rebîülevvel 1138/1725), Mirza Mustafa Efendi'den mülâzemet alan; Hayreddin Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğinden Sahn-ı Semân ve altmışlı medreselere yükselen Osmanlı âlimidir.
Abdüllatîf en-Nakşibendî
Abdüllatîf en-Nakşibendî (ö. 1563-64), Emîr Buhârî’nin halifesi Hâce Mahmud Efendi’nin müridi, damadı ve Fâtih’teki hânkāhın halefidir; İstanbul’daki erken Ahrârî-Nakşibendî mirasını tekke, sohbet ve kitap hizmetiyle sürdürmüştür.
Ârifî Fethullah Çelebi
Ârifî Fethullah Çelebi (ö. 969/1561-62), Kanûnî devrinde beş ciltlik minyatürlü Osmanlı şehnâmesini hazırlayan; evindeki saray atölyesinde hattat ve nakkaşları yöneten Farsça şair ve resmî tarihçidir.
Habîb el-Acemî
Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.
Hâce Muhammed Ârif Rîvegerî
Hâce Muhammed Ârif Rîvegerî (doğumu yaklaşık 1165; vefatı için güçlü yazma kaydı 1236-37), Abdülhâlik Gucdüvânî’nin halifesi, Mahmûd Encîrfağnevî’nin mürşidi ve Farsça Ârifnâme’nin müellifidir.
Kara Mahmud Efendi
Kara Mahmud Efendi (ö. 979/1571), Ankara'da yerleşen Acem kökenli bir ilmiye ailesinden; fıkıh, usul ve kelâm alanlarında tanınmış müderris ve müftüdür.
Kürd Sa‘dî bin Mahmud
Kürd Sa‘dî (ö. Muharrem 974/Temmuz-Ağustos 1566), Kalecik doğumlu; Molla Acem, Saçlı Emir ve Ebüssuûd Efendi çevresinde yetişmiş Osmanlı âlimidir.
Kürd Sa‘dî Kalecikli
Kürd Sa‘dî Kalecikli (ö. 974/1566), Mollâ Acem, Saçlı Emir Efendi ve Ebüssuûd Efendi çevrelerinde yetişmiş; Edirne Hüsâmiyye ve Sirâciyye medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Muhammed Pârsâ
Hâce Muhammed Pârsâ (749/1348, Buhara – 24 Zilhicce 822 / 11 Ocak 1420, Medine); Bahâeddin Nakşibend'in halifesi, hadis âlimi ve müellif. Nakşibendiyye'yi taşra tecrübesinden şehirli bir tarikata dönüştüren eserleri onundur; Medine'de vefat edip oraya defnedilmiştir.
Mûsâ Efendi (Mûsâçe)
Mûsâ Efendi yahut Mûsâçe (ö. 977/1569), Germiyan çevresinden yetişmiş; Kepenekçi Sinan Medresesi'ne kadar yükselmiş, tarih, şerh ve mesnevi türlerinde eserler vermiş Osmanlı âlimidir.
Acem
Arapların Arap olmayanlara ve özellikle de İran halkına verdikleri ad.
acemî
acemî a [Ar.] Fasih konuşsun veya konuşmasm Arap olmayan kimse.
Basra
Basra · Irak · Basralı zâhid olarak anılır; Hasan-ı Basrî'nin meclisine burada katılıp tövbe etti ve gündüzleri ondan ilim tahsil etti. İlişkili kişi dosyası Habîb el-Acemî : Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.
Sahn-ı Semân Medreseleri
İstanbul · Türkiye · Tahsilini sürdürdüğü medrese. İlişkili kişi dosyası Kürd Sa‘dî Kalecikli : Kürd Sa‘dî Kalecikli (ö. 974/1566), Mollâ Acem, Saçlı Emir Efendi ve Ebüssuûd Efendi çevrelerinde yetişmiş; Edirne Hüsâmiyye ve Sirâciyye medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Topkapı Sarayı
İstanbul · Türkiye · Kanûnî tarafından şehnâme yazmakla görevlendirildiği saray; Süleymânnâme (Hazine, nr. 1517), Vekāyi'-i Sultân Bâyezîd (Revan Köşkü, nr. 1540) ve Fütûhât-ı Cemîle (Hazine, nr. 1592) bugün buradaki kütüphanededir.
Hüsâmiye Medresesi
Edirne · Türkiye · Yirmi akçe ile müderrislik yaptığı ilk medrese. İlişkili kişi dosyası Kürd Sa‘dî Kalecikli : Kürd Sa‘dî Kalecikli (ö. 974/1566), Mollâ Acem, Saçlı Emir Efendi ve Ebüssuûd Efendi çevrelerinde yetişmiş; Edirne Hüsâmiyye ve Sirâciyye medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Kahire
Kahire · Mısır · 966'da (1558-59) sıla için gittiği ve üç yıl sonra vefat ettiği ülke merkezi; dedesi İbrâhim Gülşenî'nin âsitânesi de buradadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Fethullah-ı Acemî (Ârif) : Fethullah-ı Acemî Ârif (ö. 969/1561-62), Türkçe ve Farsça şiir yazan; Kanûnî devrinin savaşlarını yaklaşık 60.000 beyitlik Şehnâme'de anlatan saray şehnâmecisidir.
Sühreverd
Zencan · İran · 1 Şâban 539'da (27 Ocak 1145) doğduğu, Irâk-ı Acem bölgesinin Cibâl eyaletinde Zencan'a bağlı kasaba; babası burada kadı iken idam edilmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî : Bu kayıt Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî ana dosyasıyla birleştirildi.
Fırat kenarındaki zâviyesi
Basra civarı · Irak · Attâr'ın kaydına göre geceleri ibadetle meşgul olmak için Fırat kenarında yaptırdığı zâviye. Kesin yeri bilinmemektedir. İlişkili kişi dosyası Habîb el-Acemî : Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.
İstanbul
İstanbul · Türkiye · 1545 tarihli arşiv kaydına göre bulunduğu, kasideleriyle Kanûnî'nin dikkatini çektiği ve evinde minyatür atölyesi kurulan şehir. İlişkili kişi dosyası Fethullah-ı Acemî (Ârif) : Fethullah-ı Acemî Ârif (ö. 969/1561-62), Türkçe ve Farsça şiir yazan; Kanûnî devrinin savaşlarını yaklaşık 60.000 beyitlik Şehnâme'de anlatan saray şehnâmecisidir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Silsilenin kendisinden sonraki halkalarının şehri: Dâvûd et-Tâî'nin talebesi Ma'rûf-i Kerhî, Serî es-Sakatî ve Cüneyd-i Bağdâdî burada yetişmiştir. İlişkili kişi dosyası Habîb el-Acemî : Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.
Sarâciye Medresesi
Edirne · Türkiye · Yirmi beş akçe ile müderrislik yaptığı medrese. İlişkili kişi dosyası Kürd Sa‘dî Kalecikli : Kürd Sa‘dî Kalecikli (ö. 974/1566), Mollâ Acem, Saçlı Emir Efendi ve Ebüssuûd Efendi çevrelerinde yetişmiş; Edirne Hüsâmiyye ve Sirâciyye medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Tebriz
Tebriz · İran · Babası Derviş Mehmed Çelebi'nin İbrâhim Gülşenî'nin kızıyla evlenmiş olabileceği iki yerden biri; kesin kayıt yoktur. Ayrıca babasının elçi olarak gönderildiği Elkas Mirza'nın çevresidir. İlişkili kişi dosyası Fethullah-ı Acemî (Ârif) : Fethullah-ı Acemî Ârif (ö. 969/1561-62), Türkçe ve Farsça şiir yazan; Kanûnî devrinin savaşlarını yaklaşık 60.000 beyitlik Şehnâme'de anlatan saray şehnâmecisidir.
Basra
Basra · Irak · Silsilede kendisinden önce gelen Habîb el-Acemî'nin ve Hasan-ı Basrî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Hasan-ı Basrî'nin Tasavvuf Silsilelerindeki Yeri
Tarihî temas, ilmî isnad ve manevî aidiyet katmanları. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Râbia ve Habîb Anlatılarını Nasıl Okumalı?
Menkıbe, kronoloji ve öğretici kurgu. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Halvetiyye Silsilesi ve Kollar Haritası
Halvetiyye'nin ortak erken silsilesi, Zâhidiyye kavşağı, dört ana kolu ve doğrulanmış alt şubeleri tek bir ayrıntılı ağda gösterilir.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
TASAVVUFTA EDEB
Avârifü’l-Maârif · 31. bölüm · Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: ‘‘Beni Rabbim terbiye etti ve edebimi de ne güzel yaptı.”272 Edeb; insanın içini ve dışını güzelleştirmesidir. Kulun zâhiri ve bâtını terbiye olu
YEME-İÇME ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 43. bölüm · 1-Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek. Rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur: “Ya Alil Yemeğine tuzla başla ve tuzla bitir. Çünkü tuz
GECE İBÂDETİNİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 48. bölüm · Allahu Teâlâ, gece ibadeti hakkında buyurmuştur ki: “Onlar, geceyi Rableri için secde ve kıyamda geçirirler." (Furkan (25), 64.) “İşledikleri salih amellere mükâfaat olarak onlar i
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 48–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 204–210
Muzaffer Ozak Külliyatı · Buna mukabil, sıdk-u sadakatle döğüşen şehitler ve gaziler de, şan ve şefket içinde ve Allahu talâ'nın kendilerine bahş ve ihsan buyurduğu ni'metler ve dereceler bütün mahşer halkı
Sayfalar 402–409
Muzaffer Ozak Külliyatı · «RAMAZAN» Jn bir ayın sultanı yıne şevk ile geldı Muhammed bülbülleri hâfızlar dile geldi Melek yüzlü mü'minler dağıldı câmilere, Hak inayet eyledi, affa vesile geldi.. Minareler d
Sayfalar 364–372
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey Hz. Ömer'in aleyhinde konuşan! Senin iyman ile göçecegin şüpheli iken, bu iltifatı nebiyye mazhar olan Hz. Omer kadıyallahu anh hakkında ne cesaretle ilerı gerı konuşabılırsin?
Sayfalar 484–492
Muzaffer Ozak Külliyatı · hisselâma lâyık Adem zade olurlar, Allahu tealâ'ya lâyık bir kul, Resûlullah'a lâyık bir ümmet olurlar ki, cennet-i âl'â onlar için hazırlanmıştır, Cemal-i bâ-kemal ile taltif olun
Sayfalar 500–507
Muzaffer Ozak Külliyatı · olan islâm âlimlerini buraya davet etmedik. Yoksa, korkarım ki yalnız rahipler değil, bütün tebaam ve milletim müslüman olurdu ve ülkemde bir tek Hristiyan bile kalmazdı, diye kend