Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 484–492
hisselâma lâyık Adem zade olurlar, Allahu tealâ'ya lâyık bir kul, Resûlullah'a lâyık bir ümmet olurlar ki, cennet-i âl'â onlar için hazırlanmıştır, Cemal-i bâ-kemal ile taltif olunacaklar da onlardır. Riza ve Rıdvan, bu zümrenin hakkıdır.
Bu zümre-i nâciyye, mahşerde Livâ-i Hamd altında toplanırlar, mizan, hesap ve sırat görmeden cennete dahil olurlar.
Resülullah sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek ve münevver ellerinden Kevser şarabını içecekler de bunlardır. Cennet-ül- Me'vâda Seyyid-ül-Ebrâr efendimize komşu olacaklar da bu âşıklar ve sadıklardır.
Cenab-ı Hak ve Feyyâz-ı mutlâk hazretleri, bizleri bu âşıklar ve sadıklar zümresine bağışlasın... Bizleri de, Allahu tealâ ve Resûl-ü müctebâ'yı can ve gönülden seven ve öven âşıklardan ve sadıklardan eylesin ve cennette Habib-i edibine komşu olabilmek mazhariyyetine erişen zümreye ilhak buyursun...
Isimlerimizi, âşıklar ve sadıklar defterinden silmesin, Allah ve Resûlünün aşkları kalplerimizden eksilmesin... Ümmet-i Muhammed'den olabilmenin ne yüce bir ni'met ve devlet olduğunun idrak ve şu'uruna eriştirsin, bu sırra agâh olan âriflerle buluştursun, âşıklar ve sadıklar divanına kavuştursun... Çeşme-i füyuzat-ı Rabbaniyye'den ve yed-i envereyn-i Muhammediyye'den aşk şarabını kana kana içen, aşkullah ile iki cihandan da geçen, ölmeden önce göçen, Hak yolunda ve Resûlullah uğurunda can-ü tenden vazgeçen erlerden eylesin... Zât-u ülûhiyyetine kul ve Habib-i edibine ümmet olmakta sabit-kadem ederek, nefsine kul, şehvet ve hevâsı ile meşgul olan gafillerden ve şaşkınlardan bizleri daima uzak bulundursun... Baktığı ve gördüğü herşeyden ibret alan, Hak kelâmından zevk bulan, seherlerde aşk deryasına dalan, günahlarını hatırladıkça gözleri yaşlarla dolan ve daima tövbe ve istiğfarla meşgul olan âriflerden eylesin...
Ölümü düşünmenin ölüm getirmeyeceğini, fakat önünde sonunda öleceğini akıl edememenin zulüm getireceğini unutmayan, kalbinde hiç kimseye karşı kin, nefret ve intikam duyguları tutmayan, geçici dünya zevk ve eğlenceleri ile kör nefsini avutmayan, gözleri uyusa bile kalbini uyutma-
yan kullarından eylesin... Hak ile daim ve aşk ile kaim olmayı dileyen, aşk ve ihlâs ile her dem ALLAH diyen, elinden geldiği ve gücünün yettiği kadar bütün gayreti ile Hak rizasını gözleyen, iki cihan serverinin mübarek izini izleyen sadıklardan eylesin... Ölenleri ve ölümü gördüğü halde ibret almayan, kendisini rahmet deryasına salmayan, âhiret azığı tedarikinde bulunmayan, Hak rizası yolunda bir kuruşuna bile kıymayan, açların, muhtaçların, yoksulların, yetim ve öksüzlerin elem ve ıztıraplarını nefsinde duymayan naşipsizlerden eyle-.
mesin... Şeytanın şerrinden, dünyanın elem ve kederinden, zâlimin zulmünden, nefs-i emmârenin tasallûtundan Rabbim cümlemizi hıfz-ü emin eylesin.. Rahmet ve inayetine nihayet olmayan Mevlâyı müte'al, bizlere tevfikini refik ve Habib-i edibini şefik eylesin.. Rizayı ilâhiyyesine varan Sırat-1 müstakim üzere bulunmayı, şefaat-i Resûlüllah ile mağfiret olunmayı bizlere nasip ve müyesser eylesin... İnsanız, kuluz, günahkârız, elbette kulluk görevlerimizde noksanlarımız ve hatalarımız vardır. Ancak, kuldan hata, Mevlâ'dan atâ sadir olacaktır. Rahmetine sığındık ilâhi, merhametine ve âtıftine güvendik, suçlarımızı lûtfen ve keremen bağışlayarak biz âciz ve günahkâr kullarını sevindir yâ Rab!.. Resûl-ü zişân hürmetine, Kur'an-ı azim-üş-şân izzetine, bizleri af ve mağfiretinle bağışla, biz günahkârlara adlinle değil, affınla muamele eyle yâ Rab!.. Bizleri rahmetinin deryasına daldır, içinde bulunduğumuz süfliyattan, zât-ı ahadiyyetine lâyık kulların misali ulviyyata kaldır, biliyoruz ve inanıyoruz ki, rahmet ve mağfiretin boldur ilâhi, dergâh-i bârigâh-ı ülûhiyyetine iltica ediyoruz, cümlemizi Habib-i edibinden ayırma yâ Rab!.. Bizleri kapından boş çevirme, şeytan gibi hâ'ib ve hâsir geri gönderme, bu münâcatımızı lûtfen ve tenezzülen kabul buyur yâ Rab!.. Senden, yine sana sığınır, sana güveniriz. Ancak sana kulluk ve ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz. Zira, kulluk ve ibadete lâyık ve müstehak Hak mâ'bud yoktur, illâ ve ancak sen varsın, bizleri şeytan gibi kapından kovarsan nereye gider ve kime dehalet ederiz? Celâlinden, cemaline sığınıyoruz, affımızı niyaz ediyoruz, Settâr sıfatınla ayıplarımızı ve günahlarımızı örterek Gâf-
fâr sıfatınla bizleri affına ve mağfiretine mazhar buyur yâ Rab!.
Devletimize ve milletimize saadet ve selâmet, devlet büyüklerine feraset ve fetanet, ordularımıza nusret ve muzafferiyet ihsan ve inayet eyle yâ Rab!.. Yataklara düşmüş şifa bekleyen garip hastalar hürmetine, zâlimlerin zulmü altında ezilip kahrolan mazlümlar, yetimler ve öksüzler hürmetine, din yolunda dökülen tertemiz kanlar, i lâyı Kelimetullah için seve seve verilen canlar hürmetine, ibadetle ağaran saçlar ve sakallar, huzurunda eğilen beller ve bârigâh-ı ahadiyyetine ihlâs ile açılan eller hürmetine içinde bulunduğumuz fitne ve fesadı def'u ref'eyle yâ Rab!.. Düşmanlarımızın içeride ve dışarıda bizler için hazırladıkları bölme ve parçalama plânlarını, mâ'sum insanları kandırmak için uydurdukları yalanlarını, bağrımıza kadar sokulan korkunç yılanlarını kahr-u perişan eyleyip, hiyle ve hud'alarını kendi başlarına mâ'kus eyle yâ Rab!.. Dini ve milli birlik ve beraberliğimizi bozdurma, çok verip bizi azdırma, ümmet-i Muhammed'e birbirlerinin çukurunu kazdırma, bu şeref ve haysiyetine, mâ'neviyyat ve mukaddesatına can ve gönülden bağlı bulunan müslüman Türk milletini düşman çizmeleri altında ezdirme yâ Rab!..
Sayılı nefeslerimiz tükenip, ölüm bizlere eriştiğinde iyman-ı kâmil ile son nefesimizi vermeği, o mühlik ânda Habib-i edibinin cemalini görmeği, iltifat ve şefaatlerine ermeği hepimize nasip eyle yâ Rab!.. Kabrin vahşetini nur-u Ahmed'le, mahşerin dehşetini Envâr-1 Muhammed'le nurlara gark ederek, arşın gölgesinde, Livâ-i Hamd'in sayesinde âşık-ı Resûlullah olan zevat-1 zevil-ihtiram ile bizleri de haşr-u cem'eyle yâ Rab!.. Hesapta ve mizanda şefaat-i uzmâsına nail olanlardan ve Zebani'lerin yakalarımıza yapışmalarından kurtulanlardan eyle yâ Rab!.. Lûtfuna erenlerden, cennete girenlerden, civar-1 Mustafa'ya yerleşenlerden eyleyip cemal-i bâ-kemalinle müşerref olan âşıklar, sadıklar zümresine bizleri de ilhak eyle yâ Rab!..
Bu risalemizi okuyanları, okutanları ve dinleyenleri iki ci.
handa da aziz ve mükerrem eyleye... Okuduklarımız, dinledik-
lerimiz ve öğrendiklerimizle amel edenlerden eyleye... Dualarımızı kabule makrun ve mahzun kalplerimizi mesrur ve memnun eyleye...
Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillâhi Rabbil-âlemiyn...
(EL-FÂTİ-
HA)
El-Hac
MUZAFFER OZAK
ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları)
DERS: 25 MÜNDERECAT:
El-Alâk sûre-i celilesinin tefsiri - Vahiy hakkında malûmat ve izahat - Sadık rü'yâ nedir - Hatice't-ül-Kübrâ radıyallahu anha validemizin üstün haslet ve meziyetleri - Hz. Ali Kerremallahu vechehu efendimizin ilim ve cehil konusundaki vecizeleri - Harun Reşid devrinde Hristiyan âlimlerine İmam-ı Şafi'i hazretlerinin verdiği ders - Rebia't-ül-Adviyye sultanın doğumu ve hayatı - Hasan-ül-Basri ve Habib-i Acemi hazretlerinin kıssaları - Şeytan, insanlara üç şeyle galip olur - Varaka bin Nevfel'in tebşiratı - Insan vücudundaki muhteşem âhenk, tenasüp ve uzvi faaliyetler - Kalem, ilim ve yazı arasındaki ilgi ve ilişkiler - Kitaplar neden insanın en iyi dostlarıdırlar - İslâm dininin ilme verdiği kıyınet ve ehemmiyet - Islâm dininin ilme ve terakkiye mâni olduğunu zan ve iddia eden müfterilere cevaplar Hakka rücû ne demektir - İnsanları, Rabbil-âlemiyne ibadetten men'eden zâlimlerin âkibetleri - Ebu-Cehil'in iyman ve itaatine engel olan sebepler - Ebu-Cehil, günümüzdeki vârislerinin neden yüzlerine tükürürdü - Islâm dinine bidayetten itibaren yapılan ihanetler - İslâm düşmanlığı neden sürüp gitmektedir - Ehl-i islâma tecavüz edenlerin âkibetleri - Müslüman Türkleri insan saymayan bir siyaset canavarının hüsranı - Müslüman Türklerin fethettikleri ülke- (Devamı arka sayfada)
_— 490 — ler halkına sağladıkları hürriyet ve menfaatler - Allahu tealâ, islâm düşmanlarından ergeç intikamını alacaktır - Müslüman Türklere revâ görülen haksızlıklar, cinayet ve katl-i âmlar - Içine düştüğümüz anlaşmazlık felâketinden kurtulmanın şart olduğu - Günümüzde din ve tarikat adına yürütülen yanlış uygulamalar - Tanzimattanberi başımıza gelenlerin sebebi nelerdir ve kimlerdir - Müslümanlar, hiç kimsenin dinine, inancına ve ibadetine müdahale etmemişlerdir - Ebu-Cehil mel'unu nasıl gebertilmişti - Islâmda cihadın farz oluşunun hikmetleri - Müslüman olan bir Alman Yahudi'sinin ifşa'atı - Mescitleri imâr ve ihyâ edenlerle tahrip edenler karşılığını göreceklerdir - Allahu tealâ her işinde, her hükmünde galip olduğu - Nefs-i emmâre, Ebu-Cehil'e misaldir - Nefsi terbiye ve tasfiye etmenin lüzum ve ehemmiyeti - Secde hakkında bazı bilgiler...
Sallû alâ Seyyidinâ Muhammed...
Sallû alâ envâr-1-kulûbinâ Muhammed...
Sallû alâ Şeti-i zünûbinâ Muhammed...
Sallû alâ Şems-id-Duhâ Muhammed...
Sallû alâ Bedr-id-Dücâ Muhammed...
Sallû alâ nûr-il-hüdâ Muhammed...
El-Evvelü Allah... El-Ahirü Allah.. Ez-Zâhirü Allah. EI- Bâtinü Allah... Hayrihi ve şerrihi min'Allah... Men kâne fi kalbihi Allah... Fe-mu'inuhu ve nâsıruhu fid-dâreyni Allah...
Rabbişrahli sadri ve vessir-li emri vahlûl ukdeten min lisani yefkahu kavli ve ufevvidu emri ilâllah Vallahu basiyrün bil-ibâd...
Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ent-el alim-ül-hakim...
Sübhaneke lâ fehme lenâ illâ mâ fehhemtenâ inneke ent-el cevvad-ül kerim...
E.ûzü billâhi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillâh-ir-rahman-ir-rahiym Ikre' bismi Rabbik-ellezi halak halâk-el-insane min alâk ıkre' ve Rabbükel-ekremü ellezi alleme bil-kalemi allem-el-insane mâ lem ya'lem kella innel-insane le-yetga en re'âbüstagnâ inne ila Rabbük-errüc'a ere'eytellezi yenhâ abden izâ sallâ ere'eyte in kâne alel-hüda ev emere bit-tekva ere'eyte in kezzebe ve tevellâ elem yâ'lem bi-ennallahe yerâ kella le-in lem yentehi lenefes'an bin-nâsiyeti nâsiyetin kâzibetin hâti'eh fel-yed'u nâdiyehü sened-uz-zebaniyeh kellâ lâ tuti'hu vescüd vakterib...
El-Alak: 1 -19 (Herşeyi yaratan Rabbinin adı ile oku!.. O, insamı bir kan pıtısından yarattı. Oku!.. O, keremine nihayet olmayan Rabbin'dir. Kalem'le yazı yazmayı öğreten O'dur. Insana, bilmediği şeyleri de o öğretti. Gerçekten insan malına ve mülküne güvenir de Rabbine ihtiyacı olmadığını zannederek azgınlıkla haddi aşar. Oysa, hepiniz Rabbinize döneceksiniz. Bir kulu namaz kılmaktan alıkoyanı gördün mü? Elbette görmüşsündür!..
Haber ver bana!.. Ya, o namaz kılan Hak din üzerinde ise veya tekvayı emrediyorsa, öteki de dini yalanlamış ve iymandan yüz çevirmişse, Allahu talâ'nın onun yaptıklarını ve herşeyi de gördüğünü bilmiyor mu? Namaz kılanı namaz kılmaktan alıkoyan ve yasaklayan, bu gibi düşünce ve teşebbüslerden vaz geçsin. Eğer vaz geçmezse, Celâlim hakkıyçün onu perçeminden yakalayıp, cehennem ateşine sürükleriz. Onu, yalancı, günahkâr ve hatalı perçeminden yakalayıp cehenneme sürüklerken, bütün kavim ve kabilesini çağırıp yardım istesin, biz de Zebanileri çağırırız. Sakın onu dinleme, ona itaat etme, tâ'atinde devam ve sebat eyle ve Rabbine yaklaş...)
Aziz din kardeşlerim ve Hak yoldaşlarım:
Düstur-u mükerremimiz olan Kur'an-ı azim-ül-bürhan, yukarıda aslını ve me'alen özetini sunduğumuz (Alâk) sûre-i celilesiyle başlamıştır. Yerlerin ve göklerin, yerlerle gökler arasında görünen veya görünmeyen, bilinen veya bilinmeyen her şeyin yaratıcısı, sahibi, müstakillen mâliki, Rabbi ve mürebbisi olan Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri, Habib-i edibine (IKRE'...) emr-i sübhanisiyle hitap buyurmuş ve: