Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 204–210 Buna mukabil, sıdk-u sadakatle döğüşen şehitler ve gaziler de, şan ve şefket içinde ve Allahu talâ'nın kendilerine bahş ve ihsan buyurduğu ni'metler ve dereceler bütün mahşer halkına ilân edilerek cennete girerler. Onun için, savaş halinde bile olsa kimsenin hakkına tecavüz etmemeli, haksızlıktan kaçınmalı ve özellikle devlet malına ve millet hazinesine ihanet etmekten son derece sakınmalıdır. Zira, devlet malında ve millet hazinesinde saçı bitmedik yetimlerin, beli bükülmüş ihtiyarların, kimsesiz dulların ve şehit olmuş kahramanların geride bıraktıklarının hakları vardır. Dinine, milletine ve devletine ihanet eden hainler ise hiçbir zaman iflâh olmazlar. HIKAYE Hz. Imam-ı Ali kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh efendimiz, Recep ayının on üçüncü cuma günü kadem nihâde-i âlem olmuşlardı. Altmış üç yıl bu fâni âlemde ve bahr-i belâda Rabbine kulluk etmiş, din ve millet düşmanları ile Allah rizasıyçün kahramanca vuruşmuş, yiğitçe kılıç kullanmış ve bunun için de kendisine Resûl-i zişân tarafından ESEDULLAH (Allahu talâ'nın…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.