Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 211–217 mağa çalışalım. Anladıklarımızı da değerlendirıneğe alışalım. Birbirimizi aldatmayalım ve itirat edelim ki, düşmanlarımız bize nazaran çok ama pek çok çalışıyorlar. Bu çalışmalarının karşılığını da dünya hayatında buluyor ve alıyorlar. Onun için de şeklen ve zâhiren bütün emellerine nail olabiliyorlar. Allah azze ve celle, çalışan kullarına vereceğini vâ'detmiştir. Müslim, gayr-i müslim kim çalışırsa, bu çalışmasının ve emeğinin karşılığını muhakkak bulur. Çalışana, çalışmasının karşılığını vermemek zulümdür. Allahu tealâ ve tekaddes hazretleri ise, zulümden münezzeh ve müberrâdır. Hiçbir kuluna zulmetmediği gibi, zulmedenleri de sevmez. Zulme uğrayan kâfir dahi olsa, o kimse ile Allahu tealâ arasında hicap yoktur. Zulmeden müslüman ve zulüm gören kâfir bile olsa, Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri mazlûmun hakkını zâlimden alır. Allahu tealâ, zâlimleri sevmez. Dini, milleti, vatanı, mukaddesât ve mağ'neviyyâtı için çalışmayan, elinden geldiği ve gücü de yettiği halde dinine ve milletine yardımda bulunmayan da zâlimlerden olur. Allahu tealâ, tenbelleri ve zâlimleri sevmediği için…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.